16.4.1952
×

Hakkında

Künye

İletişim

Ankara :

Millet Partisinin organı olarak şehri­mizde çıkmakta olan Kurdet gazetesi­nin bugünkü nüshasında Devlet Baka­nı Başbakan Yardımcısı jSamet Ağ&oğ;-lu'nun anî bir kriz neticesi hastahaneye yatırıldığına dair ajansımıza atfen ya­yınlanman haber tamamiyle asılsızdır.

Anadolu Ajaınsı iböyle bir haber verme­miştir ve Başbakan Yardımcısı sıîıhat-fte ve işinin başındadır.

Tahkikatımız neticesinde bunun gazete tarafından uydurulmuş 1 Nisan balığı şakası olarak yapıldığı anlaşılmıştır.

—Ankara :

Eisenhower (karargâhını ziyaret maksadiyle Paris'e gidecek olan Genelkurmay

Başkanımız Orgeneral 'Nuri Yamut ve maiyeti erkânı, bugün saat 16.30 da Etimesgut Askerî Hava Alanlından fcal1-

kan özet bir askerî uçaMa, İstanbul'a ve yarım 12.30 da ıda K. L. M. nça^ğı üe Paris'e hareket edeceklerdir.

—İstanbul :

İstanbul iBirinci Ordu Temsil büdirilmiştâr.:

boşaltılmış olan evlerin skinleri müna­sip yerlere yerleşıtirilLmişierdir.

Kızılay tarafından!- bugüne kadar 3.000 liralık bir yardım yapılmıştır.

—İstanbul :

Türkiye 'Millî Talebe Federasyonu G&-nel Kurulu çalışmalarına bugün de de­vam edilmiştir.

'Sabahleyin saat 11 die toplanan kongre­de 'komsiyon çalışmalamıa .başlanılmış ve Federasyon Genel1 Sekreteri Vedat özsan'ın(Avrupa birliği kurulabilir mi?) mevzuundaki konuşmasından son­ra Muğla Milletvekili ve Cumhuriyet Gazetesi Başyazarı Nadir Nadi aym bahiste izahatta .bulunmuş ve delegeler tarafından ileri sürü'len muhtelif sual­leri cevaplandırmıştur.

Kongre toplantılarına yarın da devam edecektir.

—İstanbul :

Eisenhower Karargâhını ziyaret maksa-diyle Paris'e giderecek olan Genelkur­may Başkanımız Orgenaral Nuri Ya-onut ve maiyeti erkânı bugün saat 18 de özel uçakla şehrimize gelmiştir.

—Çankırı :

Cumihrubaşkanı Celâli Bayar ve beraber­lerindeki zevat, Zonguldak posta treni­ne bağlanan hususi vago-nlariyle saat 23.20 de Çankırı istasyonuna muvasalat etmişlerdir .Gecenin geç vakti olmasına rağmen istasyonu dolduran kalabalık bir ıhalk kitlesinin alkışları ile ıkarşılaaan Cumhurbaşkanı, vagonlarının pencere­sinden halkı selâmlamışlar ve hatırları­nı sormuşlardır. Cumhurbaşkanımız ve (beraberlerindeki zevat saat 23.45 te hal-ıkm alkışları arasında şehrimizden ayrıi-ımışlardır.

Cumhurbaşkanımız sabah, saat 6.25 te Karabük'e muvasalat 'edeceklerdir.

2 Nfean 1952

—Karabük:

Karabük çelik ve demir fabrikalarHida-iki tsisleri tetkik etmeSt üzere Ankara'­dan ayrılmış olan, Cumhurbaş^kanunız Celâl Bayar, Çalışma Bakanı ve işlet­meler iBakan Vekili Nuri Özsan ve be-

raberlerindeki zevat bu sabah saat 9.00 da Karabük istasyonuna gelmişlerdir. 'Bütün Karabük ve istasyon baştan aşa­ğı 'bayraklarla süslenmiş bulunuyordu. İstasyonda Zonguldak milletvekilleri, 'Zonguldak Valisi, Belediye Başkanı, Vi­lâyet erkânı, parti başkanları ve Kara­bük Çelik ve Demir Fabrikaları ileri ge­lenleri ve binlerce Karabüklü'nün can­dan sevgi ve saygı gösterileri ile kar­şılanan Cumhurbaşkanımız halkın bu samimi ve içten tezahüratına mukabele etmişler ve hatırlarını sormuşlardır.

Daha sonra Çelik ve Demir Fabrikala­rının yeni işletmeye açılan (tesisleri ile eski tesisleri gezilmiştir. Cumhurbaşka­nımız Fabrika Müdürü ile mühendis ve teknisyeni erden faaliyet, istüısalât, ye­ni kurulan tesisler ve yapılması düşü­nülen inşaat hakkında gerekli izahatı almışlardır...

Yem kurulmakta olan" Ekinci Kok Fabri­kası, haddehane, yüksek fırınlar, ikinci defa yeniden yapılan. ;Sinter tesisler, haddehanenin yeni kısanları hakkında verilen malûmatı mütaakıp Müdüriyet odasında bir müddet istirahat eden Cum­hurbaşkanımız işçi mümessilleı-inden beş kişii'lk bir temsilci heyetini kabul ede­rek dileklerini dinlemişlerdir- Çalışma Bakanı ve İşletmeler Bakan Vekili Nu­ri özsan ve Sümerbank Umum Müdürü lüzumlu izahatta bulunmuşlardır.

Bu hususta ikendi düşüncelerini bildi­ren Cumhurbaşkanımız işçilerin dilekle­rinin ehemmiyetle tetkik edilmesini em­retmişlerdir.

Karabük Çelik ve Demir Fabrikaları hakkında verilen: izahata göre agiir sa-nayümiain ilk maddelerini istihsal et­mek ve meonelktimizin demir malzeme ihtiyacını karşılamak .maksadiyle birin­ci beş yıllık sanayi plânına dair tesis­lerin en büyüğü olarak Karabük'te ku­rulan demir ve çelik fabrikalarının te­melleri 1937 yılında atılmış biraların dı-letilmesi Türkiye .Demir ve Çelik Fab­rikaları Müesseselerine tevdi edilmiştir. Bir kok fabrikası, biri halen çalıştın I-hakıta; olan iki yüksek fınn, bir çelikha-ne, bir haddehane, bir Iboru fabrikası ve bir sülfriîk asit ve süper fasfat fabrika­sı, müessesenin başlıca ünitelerini teş­kil etmektedir.

leketiımi'zde ruam mikrobiyle yapılam ça­lışmalar ve tedavi tecrübelerinin mu-vaıffakiyetlıi nıelticelerünl anlatmıştır. Bundan sonra, fen kurbanlarımın çalış-.tı'kl'an Mikrobiyoloji Dâbaratuvıan <g;e-zöılereik iMafale son verilmiştir.

—İstanbul :

Amerika'nın Akdeniz Altıncı Filosuna. menisup Neıvport News Ağır Kruvazö­rü, Grand Canyon Destroyeri, Piftltısburg Ağır Kruvazörü, Tarawa Uçak Gemisi, Marias ve Caoıisteo tankerleri Vogelge-sazıg, Bordelon, Steinaker, Ellison ve Jjs.rson destroyerlerinden müteşekkil bir filo 11 ile 16 NÜs'an tarihleri arasın­da lÜmanumiKi ziyaret edecetetür. Amerikan Filosu 11 Nisan g"ünü saat 8 de Jjrnamjaniza gelecek Selimiye açıkla­rında 21 pare topla şehrd selâmlafdıktan sonra Selimiye'dem aynı atım topla mu­kabele ediiıeçektîİT.

Filo Dolmabaîıçe açıklarında demirle-diktea sonra mutat karşılanma töreni yapılacaikitür. Altıncı Filo Komutanı Arniraî Gardner aynı gün ugakla Yeşil-iköy Hava Alanına gelecektir.

12N.lsain g^ünü misafür AınıiıralAmeri­kan Başkonsolosunu, Vaili veBelediye
ıBaS'kanmt, istanbul De^nizKomuıtanmı -ve BiTıinci Ordu Müfettişini ziyaret ede­cektir. Bu ziyaretlerde Anıiral Gardner merasim 'kıtası tarafından, selâmlana-caiktır. Daha sonra ziyaretler iade edilecek'tir.

13Niisan günü islbaınİDul Deniz Komuta­nı tarafından misafir Amiraü ve Subay kokteyl partisi verilecektir. 14 Ni­san günü Amiral Gardner uçaikla Yeşil-
Icöy'den Ankara'ya gidecektiır. 15 Nisan günü Donanma Komutam misafir Ami­
ral ve Suib-aylar şerefine öğ"le yem.egi ve­recektir.

Filo, 16 Nasan g"üûü liım anımızdan ayri-lacaktur.

—Karaibüik :

KâralKüik Demir ve Ç'elıik Fabrilkalann-da incelemelerde bulunımaik üzere bura­ya gelmiş olan Cu'mhunbaşlkanıımız Ce­lâl IBayar, Çalışma Bakanı ve İşletmeler Bakan VekilS Nuri ÖzSan ve berabejie-rindsiki zevatla öğleden sonrayı Kara-.bükte geçi rmişlerdir. Cu.mhur'başlkanı-mız, Çalışma Bakam ve İşletmeler ıBa-

kan Vekili Nuri özsan ve beraberlerin­deki zevatla öğleden sonrayı Karabük'te geçirmişlerdir. Cumhurbaşkanımız, çalış­ma Bakanı Nuri Özsan, Zonguldak Mil­letvekilleri Nusret Kürifçioğto, Hüseyin. Baiik, Feıhmi Açi'klsöz, CemaıI Kıpçak, A.VHİ Yurdabayrak, Suaıt Başol, Zongul­dak Valisi ve Belediye Başlkanı aîcşam saat 18,15 te Karabük DemdT ve Çelik Müessesesi tarafından Yenişehir Kulü­bünde şereflerine verilen çayda haızır bulıunnıuşlardiT. 'Cumhurtoaşkaniimız, Ça-hfma Balkanı ve îşl/etmöler Balkan Ve-kiOd Nuri Özsan ve ıberatoerl-eıiiinldelki ıze-vat fbu gece sıaait '23.30 da trenle Çan-kiT-.'ya hareket edeceklerdir.

—Van :

Van'ın kurtul! usunun 34 üncü yıldönümü bugün coşkun tezah-ürattla kutlıammışltır.

—Karabük :

Halen Karaibülk'te .bulunmakta olan Cumhuribaşkannmız CelâH Bayar, bugün biüJbün gün tetkiıklerüne deva.m etmıişler-dir.

Cumhurbaşkani'mız, Karaıbük'ü çok in­kişaf etmiş g-ördüklerinü, iKaraıbüik sa­nayimin büyük ilerlemeler kaydettiğiinî ve ıbiLhassa: Üıalen yapılımaücta olan yeni tesisatla Karabük'ün Demir <ve Çelük Müessesesinin çoîc daha geEşmeye nam­zet olduğunu tetoartiz ettirmişler ve btun-dam büyük bir memnunüyeit duyidukları-nı ifade let'mişlerdir.

— Istanıbul :

1 Dün Ro^ma yotlu île Paris'ten dönmüş bulunan Dışişleri Bakanımız Profesör Fuat Köprülai beraberinde özel Ka-lıem Müdürü''Sadi Eîdem olduğu failde bu akşamki ekspresle .şehrimizden Anka­ra'ya 'hareket etmiştir.

—İsit'anibul :

Fransız .tıp âlemin'İn tanınmış şamala­rından Profesör Paâteur Vaıllery-Radot ile Profesör Gaııdant D'alleines, muhte­lif konferanslar vermek üzere foir Fran­sız 'uçağı i"e bu aikşaım isaaıt 19 'da şeh­rimize gelmişlerdir.

Büyük Pastör'ün torunu olan Prefesör Pasteur, Fransız AkFadeim'isi ile Fransız Tıp Akademisi âzası ve PastÖr Ensti­tüsü îda^re Mecliısi Başkanıdır.

Amiral Garaey Karaır,g"âhma m-ensup âkisi general ve sekizi albay, yarbay rüıtb'esindeki subaylardan kurulu bir he­yet yana saait 7.30 da Ankara'dan uçakla hareket «deceik saat dokuzda Yeşillköy CHava Alanına inecektir. Misafir Heyetin Ifearşilanımasmda, İstan­bul ıBogazı Miöstahkem Mevki Komuta­nı, Ondu KTirnray Başkanı, İstanbul Merkez ve ÎDenâz Komutaın-laırı, Hava ■Harp Akademisi Komutasın, Ordu Ame-kan Egiti'm 'Ekibi Başkam hazır Ibulu-nacaklaT'dır.

Heyete, şehir gezdirildikten sonra, Par-kotelde ibir öğle yemeği verilecelctir. Misafirheyet aynı gün saat 15.30 da uçakla şehrimizden ayrılacaktır.

— lAnikajra :

'Cumhurbaşkanı Celâl Bayar ibugün sa­at 16.50 ide Zonguldak trenime bağlam-an özel bir vagonla Karabük'e gitmek üze­ne Ankara'dan aynlanıstır. Oumlıurtoaışkanın'a Çalışma Bakani' ve İşletmeler Bakan Vekili Nuri özsan, Ankara MiHetvekdli Mümtaz Faük Fe­nik, Başyaver Kurmay Yarbay Nured-din Aüpıkartal, Hususi Katem Müdürü Fikret Belbez, Mak^ina ve Kimya En­düstrisi Kurumu Umum Müdürü, İşlet­meler IBafcanıIiijği Plân Dairesi Başkanı, tBakanbJkTeknik Müşaviri, Basın Ya-

binlerce Çarikırılmin. samimi sevgi ve saygı fceızahürleri arasımda yiirüyerelk Vlâyeit Konağına giden Cumhurtoaşika-nııraz, Vilâyet .makamında Çalışma 'Ba­kanı ve İşletmeler Balkan Vekili ile be­raber Valü'den ve .Şube Müdürlerinden Vilâyeltlin durumu hakkımda izahat al­mışlardır.

Cumhurbaşkanımız "bu amada Vilâyet İleni gelenlerini, Demokrat Parltl, Cum­huriyet Halk Parltisi ve CMilliet Partisi lemsitMleriıni kalbuıl etmişlerdir. Daha sonra Belediyeyi ziyaret eden Cumhurbaşkanımız burada d'a Belediye Başkanı ve Çantaırilılarla görüşmüş, mütaaıkâben Ziraat Bankası aiyaret .edil­miştir. Ziraat Bankasında ibanlka ile mu­amele yapmakta olan çiftçi vatandaş­larla görüşen Cumhurbaşkanı Kız Sa­nat Entstitüsünü dıe ziyaret 'ederek Ens­titüyü gezmiş ve dershanelere giderek bir 'müddet dersleri talkip etmiştir.

Cumhurbaşkanımız saat 12.30 da Gar­nizon Komutanlığımı ziyaret etmiş, ve Öğle yemeğini Askerî Mahfelde yemiş­lerdir.

—ı Ankara :

Bugün saalt 17:30 'da ÜYKÜM Eğitim Ba-teanlığı ailtı aydamiberi hıazırlılklan de­vam eden öğreıtici Film Merkezinin açı­lış töreni yapılmıştır.

Törende Büyük Millet Meolüsi Başkanı Refik Koraltan, Ekonomi ve Ticaret Bakanı Muhlis Ete, Ulaştırma Bakamı Seyfii Kurtbeik, Tartm Bakanı Nedim ökmen, Millî Eğitim Bakanı TevfÜk île-ri, Ecnebi Kültür Heyetleri Mümeissll-üeri, Bakanlık ileri gelenileri ve dıi^er alâkalı zevat 'hazır ibulunmuştur.. Ateılıye Müdürü Siması Barutçu, öğretici Film Merkezinin şimdiîye kadar kî çaılış-malan ve bu çalışmaların 'bundan son­raki safhadan hakkında verdiği Sosa izahattan sonra sözü 'Millî Eğitim, Ba­kanına lbır;akimştır.

Tevfik İleri komuşmaısımlda, fou (müesse­senin kurulmasmdan duyduj^u rnıemnıi-niyeti bıelirterek demiştâr ki : Maarif dâvasında terbiye ve tedıriB hu­susunda öğretici filmlerin rolü pelk mü­him olduğu halde bu sahada çok 'geç îcaümıştık. (Fakat nüihayet bu işi de ele almış ve faaliyete geçrmüş bulunuyoruz.

Bu ımünaısöbetl'e Unesco Teşkilâtına ve IbiKhassa Unescon'un yardımı ile memle­ketimize gelen Profesör Huibl'e kendi­lerinden İner saman yardım ıgördüğü-'müız Amorikan iHalberler Bürosuma, bu müessesenin krsa iNr zamanda kurul­ması hususunda bütiiin gayretlerliyle ça-, lisan vazifeli arkadaşlarımla teşekkür ederim.

.Bundan sonra Millî Eğitıim ''BaJkısjmmın rücası 'üzerine büyük İMillet Meclisi Baş­kanı Refik Koraltan, «yurdiimuzıda yıl­lardır özlediğimiz !bdr eser, bugüın him­metimizle ;meydama getiriiLmiş Ibulumu-yor» dİyereEk kordelâyı Jkesuniştir.

Davetlilere Öğretici Film Merkezimin aıtelıyıelıeri gezldirilidâlkten sonra müesse­senin Antalyaı ve zeytincilik üzerine ha­zırladığı ilk film gösterilmiştir.

4 NİNam 1952

— Ankara :.(Basın - Yayın)

Çankırı'da (bulunmakta olan Cum­hurbaşkanımız Celâl Bayar 'bugün be­raberinde Çalışma Bakanı ve işletmeler İBakan Vekili 3Muri özsan ve 'diğer ze­vat olduğu halde saat 16 da Çankırı Piyade Okulumu ziyaret etmiştir. Okulun bahçesinde Okul Komutan ve subayları tarafımdan karşılamam Cum­hurbaşkanımız beraberinde Kara Kuv­vetleri Piyade Dairesi Başkamı Tümge­neral Tahsin Çelebican, Dördüncü Yurt îçi Bölge Komutamı Tümgeneral Av-ni Aynagöz, Okul Komutanı Tuğgeneral Aziz Avman, olduğu halde Okulum der-sane ve tesislerini gezmiş ve bazı ders­leri takip eıtmişler.dir. Bu tetkikleri sonunda son .derece müte­hassis olduğunu ifade eden Curahurbaş-kanımaz, Çamkın'nnı yüksek bir sırtın­da kurulmuş olan bu kahramanlar yu­vasında yurd savunması için hummalı bir şekilde hazırlanmakta olan genç su-baylaomızı çalışma ve gayretlerinden dolayı tebrük etmiş ve Okulun şeref sa­lonunda kısa bir müddet istirahat ede­rek generaller ve Okul Komutan Mu­avini Albay Celâl Dora ile görüşmüş­lerdir.

Cumhurbaşkanımız Okulun laltın defte­rine şunları yazmışlardır : «Sam/at,marifet,kudret ve cesaretle birleşince istihdaf olunan netice kolay-

lıkla elde edilir. Burada memnunlukla gördüklerim bana bu nazariyeyi hatır­lattı. Kıymetli müessesede emeği, geçen­leri takdir etmeği vazife sayarım.» Cumhurbaşkanımız saat 18.15 te Okul­dan ayrılmışlardır. Akşam (Belediye ta­rafından Cumhurbaşkanımız şerefime bîr yemek verilecektir.

—İstanbul :

Fransız Jeanne d'arc Okul gemisi ya­rın sabah limanımıza gelecektir. Gemi 'Komutam Albay Moris Amman saat 9.30 da Vali Muavini Fuat Alper'i ma­kamında ziyaret edecektir. Vali muavini saat 12 de komutanın ziya­retini iade edecektir. Gemi Komutanına Fransız Konsoloshanesinde bir öğle ye. meği, akşam saat 20,30 da da Ünyon Fransez'de gemi subay ve talebeleri şerefine bir balo verilecektir.

—Amasya :

Bir haftadan beri mütemadiyen [kabar­makta olan sular dün saat .17 den iti­baren yavaş yavaş inmeğe başlamıştır. Dün istasyon, civarında münakalât ka­yıklarla temin edilmiştir. 'Bir ara sula­rın 'istilâsına maruz kalan P. T. T. bina­sının muhabere kısmı Emniyet Müdür­lüğü binasının bir odasına taşınmıştır. Suların inmesiyle makinalar tekrar pos-tahane binasına nakledilmiş ve normal çalışmalara başlanmıştır. Şehir dahilin­de 8 kadar evin çöktüğü tesbit edil­miştir. Bunlar arasında bir de ilkokul binası vardır. Amasya'nın diğer ilçeler ve köylerle olan münakale irtibatı ta­mamen kesilmiştir. Dün 'Samsun'a git­mekte olan posta treni bir tesadüf eseri olarak Kayabaşı mevkiindeki köprüden geçtikten sonra köprü 'tamamen yıkıl­mıştır. Irmak kenarında bulunan ev ve bahçelerde hasarın büyük olduğu tah­minedilmektedir.

Şehrin ekmek ihtiyacını temdn etmek üzere Amasya Belediyesi Merzifon'a 4.000 aded ekmeğin 'gönderilmesi için müracaatta bulunmuştur. Bir kısım halkı tahliye edilmiş olan Ka­yabaşı Köyü hâlen sularîa mahsur fou-lımanakt'adır. Bayındırlık Bakanı Kemal Zeytinoğlu bu sabah saat 9,30 dan son­ra beraberindeki zevatla birlikte Kaya­başı mevkidne hareket etmiştir.

—Ankara :

Ege bölgesinde dolaşmakta olan Türk Hava Kurumunun bâr sinema ekibi son-bir ay içinde Çine, Akçaova, Karpuzlu* Kuyucak ve Bozdoğan ilce ve ibucakla-rmdaki köylerde 13.150 kişiye havacı­lık, tarım, hayvancılık, kültür filüm.erî göstermiş, broşür, kitap ve afişler da­ğıtmıştır. Ekip dolaşmalarına devanı et-mekt€idir.

—İstanbul :

Fransız donanmasına mensup Jeanne D'arc mektep kruvazörü bu sabah saat S.30 da iKazafolanka'dan 'limanımıza ge­lerek Dolrmabahçe önlerinde demirl-eimiş-tir.

Gemi Komutanı Albay Maurrice Amman refakatinde Fransız AtaşemilSteri oldu­ğu halde saat 9 da; Dolmabahçe'de ka­raya çıkarak evvelâ Fransız Büyükelçisi Ekselans M. Jacqueıs Tarbe de Sakıt Hardoiîin'i ikametgâhında ziyaret et­miştir.

Misafir kruvazör komutanı müteakiben vilâyete giderek Vali adına Vaıll Mu­avini Fuat Alper'i .makamında ziyaretle limanımıza yaptığı bu resmi ziyaretten dukdugu memnuniyeti ifade eden bir beyanatta bulunmuştur. Vali Muavini m'isafir denizcilere hoş geldiniz diyerek bu nevi ziyaretlerin iki dost ve müttefik niıenıieket arasmdaiki samîmi münasebetlerin takviyesine ya­radığınıtebarüzettirmiştir.

Vilâyete geliş ve ayrılışında îbir polis İhtiram kıtası tarafından selâmlanan misafir gemi komutanı müteakiben is­tanbul Deniz Komutam Tuğamiral Ta-cett'İn Talayman ile Merkez Komutanı Tuğgeneral Reşit Erkmen'i makamla­rında ziyaret etmiştir.

Fransız Büyükelçisi, Vali Muavini ve komutanlar saat 10.30 dan itibaren Jeanne D'aırc Kruvazörüne giderek Fransız komutasının ziyaretini iade et­mişlerdir.

Geçen yılın Kasım ayından î>eri tetkîk seyahatinde 'bulunan Jeanne D'arc lima­nımızda birkaç gün kalacaktır.

Jeanne D'arc Kruvazörüne bu seyahat­te refakat etmekte olan Elan karakol gemisi ancak bu aîcşam saat 17 de li­manımıza varmış olacaktır.

Sağlık Bakanlığa itirafından (halika pa­rasız sağlık filıimleri gösterilecektir.

—istanbul :

Dün saabh ılımanımıza gelen Fransız Jeanne D'arc MeKtep Kruvazörü subay ve talebeCeri bu sabah saa-t 9.30 da Tak-sim'e giderek Cumhuriyet Âbidesine çelenk koyımuşlıardır. Kadim Türk - Fransız dostluğunun hâ­kim olduğu samimi bir hava İçinde ce­reyan eden 'bu merasimden sonra Jean­ne D'arc ve Elan g-emİJsri suibay ve ta-tebelerinden ımürek&ep bir heyet, Feri­köy Lâtin Mezarlığına giderek orada yatan Fransız denizci ve askerlerinin kabrinde bir ihtiram duruşunda bulun­muşlardır.

—istanbul :

Birkaç g-üındeniberî şehrimizde bulunan Kanada Ayan Âzasından eski Tİ'caret Müsteşarı Mc. Kinnon, kendisiyle görü-şen muhabirimize şunları söylemiştir : «Türkiye'ye gelişim ve bilhassa şehri­nizde bulunuşum, dünyanın, refahlı bir istikbale namzet bulunan ve her ba­kımdan m'üım'bi't ve mahsuldar bir böl­gesi olan memleketinizin İktisadi duru­munu incelemek gayesine matuftur.

Türkiye'nin 'diğer memleketlerle ticaret münasebetleri, muhtelif sahalardaki is­tihsal imkân ve kabiliyetleriyle mukay­yettir. Dünyanın .başka bir (kışımı mem­leketleri gibi sizin yurdunuzda da bakir tojraklari ve sahip olduğu çeşitli kay-naklariyle iti/cari ve iktisadi münasebet-ler tesisini arzu eden iyiniyetlii iş adam­ları için bilhassa alâka çekicidir.

Atlantik Paktı fötrini ilik defa ileri sü­ren Kanada olmuş ve bu fikıpin tahak­kukunda kendi 'hassesine düşen vazifeyi tamamiyle yerine getirmiştir. Türkiye'­nin son günlerde Atlantik Paktına ilti­hakı, Batılı tmeım'lek eti erin ve hususiyle Birleşik Amerika'nın fiilî ve müessir yardımıyla hukukunuzun dünya muva­cehesindeki mevkiini ehemmiyetli suret­te takviye etmiştir.

Üçüncü bir dünya harbinin pıefc yakın olduğu hakkındaki endişe, kanaatimce doğru değildir. Demokratik ana hürri­yetlere bağlı ve aşıik dünya miHetHerini daha iyi bir asltitobate götüren ylou iyim-

serlikle düşünebilecek durumda bulun­duğumuza inanıyorum.

îdeoloji bakımından Türkiye ve Kanada aynı safta bulunımakita ve aynı zihniyeti taşımaktadır. Komünizm, Tür.kiye ve Kanada İçin (kanun dışı sayılan foir mef­humdur.

Kanada, mamul ve ham olarak Türki­ye'nin ihtiyaç göstereceği çeşitli mad-de'ısrj temin edelbiflecek. durumdadır.»

Görüşmede îıaaır Ibulunan Tunanifötan'-ın Washin'gtcm. Büyüikeılçji'liğ:! eslki fahrî Ticaret Müşaviri .Malarua-kis de Kana­da İle Türkiye arasında (mevcut ticari iktisadi ve kültürel .rabıtaların takviye­sinin esaslı bir ^aruret olduğu nokta­sında İsrarla durmuş ve yakın g-elecek-te bunun tahakkukunun çok arzu edilir müsbet neticeler verebileceğine işaret etmiştir.

Mc. Kinnon, bugün uçakla Anikara'ya hareket etmiştir.

—Ankara :

Türkiye'deki Karşıliklı Güvenilük Teşki­lâtı programı hakkında ilfgl'ld makamlar Amerilca Büyükelçisi Mc. Ghee, Türki­ye'deki Karşılıklı Güvenlik Teşkilâtı özel İktisadi Misyonu Başkanı Russell H. Dorr ve Amerika'nın Türkiye'deki Askerî Yardum Heyeti Başkanvekili Amiral L. Re'es ile görüşmelerde bulun­mak üzere memlektimize gelım'Sİeri bek­lenen Karşılıklı 'Güvenlik Teşkilâtı Di­rektör Muavini Mr. V. Joûîı Kenney ve Amerika'nın Nato nezdindeki Başmü-messili ve .Karşıliıklı Güvenlik Teşkilâ­tının Avrupa''dıaki Direktör Muavini Bü­yükelçi Frederick L. Anderson !bu s.abah saat 11.45 te özel bir uçaMa Etimesgut Askerî Hava Alanına inmişlerdir.

Misafirler Paris'te toplanacak olan Kar-şıMda Güvenlik Teşkilâtı Başkanları Konferansına iştirak etmek üzere yarın sabah şehrimizden ayrılacaklardır.

—îstanbul :

Bugün saat 17..30 da Güney Doğu Ak­deniz seferini yapan Adana Vapuru âle Atina'yı ziyaretinden dönen istanbul Belediye Heyetinin (Başkanı Viali ve Be­lediye Reisi Prof GÖkay rıhtımda ken­disini karşılayan Basın mensuplarına aşağıdaki beyanatta bulunmuştur :Pire'ye ayak bastığımız dakikadan ay­rılıncaya ikadar bize.gösterilensıcak kabul kelimelerle ifade edilemez.Ken­dimizi Ikendievimizde.gibihissettik. Her taraf Türfk ve Yunan bayrak lariyle donatılmıştı.Gittiğimizheryerde mı­zıkalarla,tezahüratla ikarşılaştıik. Ope­radaolsun,Üniversitedeolsun(her tarafita bir 'kardeşlik havası,esiyordu. Bilhassa Üniversite gençlerininyaptığı tezahürat, milletimize 'karşıgösterilen sevgi son derecede idi. Ayrı. ayrı muh­telifteşekküll-er.ziyaretimizegeldi. 25 - 30 yıl evvel memleketimizden ayrı­lanlarTürkiye'yeolanbağlılıklarını gözysşılariyle ifadeetttüLer.»Taralbya toprağimdır»diyen .eski ıbirvatandaş hâlâ oranın havasını teneffüsettiğin: söyledi. YunanKiralaMajestePaul, Başbakan Vekili Venizelos, İçişleri Ba­kanı, Vali hepsi ayrıayrıheyetimizi kabul ettiler. Biz haftanın nasıl geçtiği­ni ibilemiyoruz. Atina ve civarında, !git-tiğ:ımi(Z (köylerde büyük sevgitezahür -leriyle karşılaştık, îki memlekettarih ve iklim bakımından nasılbirbirlerine yakınsa bugün de mukadderat ve en sa­mimi anlaşmalar içinde .birleşmişlerdir. Bunu her yerde gördük. Bize İki ımiılle-tin müşterek bayraklarım hediyeeltti-ler. Hareketimizden yarım saatevvel de Pire 'Belediyesinde ıbir kabulresmi yapıldı.AtinaBasını bizimleyakinen alâkadar oldu. Ben de.benimi kıymetli BasınarkadaşlarımvasıtasiyleAtina Basınına,Atinalılara bir daha teşekkü­rü 'sizin delâletinizle tekrar etmekis­terim.

Bu temaslar sık sık devam edecektir. Bilhassa Pakt münasebetiyle Yunanis­tan'dan bir çok heyetler gelecektir. Bu arada şunu da kaydetmek İsterim ki, Patrik Athenagoras hakkında orada büyük bir muhabbet var. Memleketi­mizden .gidenler 30 yıl evvel yaraları­mız vardı, fakat 'bugün bunlar kapan­mıştır,dediler.

Bilhassa sayın Cumhurbaşkanımıza ve Başbakanımıza büyük sempati (bekleni­yor. Belediye Meclisi Atina'ya gelme­miz dalayısiyle fevkalâde bir toplantı yaptı. Heyetimiz, üyelerle tanıştı. Üni­versite gençliğinden Türk Üniversiteli­lerine mukabil biır mesaj getirdim.

Ayrıca sarsma ikıi tane fahrî profesör­lük de tevcih edilımiş bulunmaktadır. Heyette bulunan arkadaştanım üa. bele­diye mevzuatı üzerinde tetkiklerde bu­lundular. Kendileri size izahat verecek­lerdir.

Belediye Heyetimiz üyeleri rıhtımda Şehiır Meclisi Azaları, Vali iMuavinleri, Meükez Komutanı, Yunan .Başkonsolo­su, Emniyet Müdürü, Patrİkttıane Tem­silcisi ve dostları tarafından karşılan­mıştır.

—- Ankara :

Bugün şehrimize gelmiş olan Karşılıklı Güven. i:k Teşkilâtı Direktör Muavini Mr. V. John Kenney ve Amerika'nın At­lantik Faktı nezdindeki Başnıümessili ve Karşılıklı Güvenlik Teşkilâtının Av-rupa'daki Direktör Muavini Büyükelçi Freüerrck L. Anıderson, bugün saat İS te Dışişleri Balkanı Profesör Fuat Köp-rüil-ü'yü makamında ziyaret ederek gö­rüşmelerde bulunmuşlardır.

Bu görüşmede, Karşılıklı Güvenlik Teş­kilâtı îktlsadi İşbirliği Genel Sekreteri Fatin Rüştü Zorlu ve Dışişleri Bakan­lığı İktisadi İşler Umum Müdürü Hay­dar GÖrk hazır bulunmuşlardır.

6 Nisan 1952

—t îzmir :

izmir Pamuk Tarım Satış Koopertifleri Biti iğinin iki gündenberidevameden

Genel Kurul toplantısı dün akşam sona ermiştir.

Son oturumda tenkitlerine devam eden delegeler, umuım müdürlerin salâhiyet­leri -mevzuu üzerinde hassasiyetle dura-

raik Statünün bu 'baptaki kısımlarının tâdileni istemişlerdir.

Tenkitlere cevap veren İdare Heyeti Sözcüsü Mustafa Altsoy, üyeleri tatmin

eden izahlarda, bulunmuş ve Jpannuk fi­yatlarının .anormal temevvüçleri karşı­sında herkesin hataya düşebil ecegini açıkla-mıştir.

idare Heyeti Sözcüsünün ifou izahatın­dan sonra eski İdare Kurulu ibra edil­miş ve iş siyasası raporu müzakere edi­lirken seçilen bir Komisyon,zararların

telâfisini Hükümetten talep etmeik üze­re "bir protokol (hazırlamıştır.

Son olarak yeni idare Kurulu seçiminde Mustafa Aksoy ve Dr. Sabri Alan asil üyeliklere, Şevket Arasel, Haydar Bix-gengen yedek üyeliklere, M. Çobanoğlu .ile Halit Çayırlı, Kontrol Kuruluna se­çilmişlerdir.

—İzmir :

Som günlerde limanımızda müşahede edilmekte olan faaliyet itki gündenjberi bir izd-ham halini almıştır. Evvelce la­mana girebilmek iiçin mendirek dışında sıra bakliyen gemiler şimdi -de Mmana girdikten sonra işlerin çokluğundan do­layı tahmil ve tahliye içim sıra bekle­mek mecburiyetinde <kalm aktadırlar.

—izmir :

Hahüa sonunda Pamuk Borsası 'hara­reti; olmamakla beraber muameleli ka­panmıştır.

Hafta sonu fiyatları Tariş'in verdiği 285 kuruş olup '.muamele yekûnu 110 tondur. Bunun 90 tonunu Tariş, anüta-bak.sini de ihracatçılar almışlardır. Hafta sonunda Tariş'in verdiği 285 ku­ruşa mukabili ihracatçı fiyatı ise 282,5 kuruştur.

—ı Ankara :

Dün şehrimize gelerek memleketjımizdeki Karşılıklı Güvenlik Teşkilâtı prog­ramı hakkında 'görüşmeler yapmış, dlan Karşılıklı Güvenlik Teşkilâtı, Direktör Muavin: Mr. V. Jolhn Kennsy île Ame­rika'nın Atlantik Faiktı nezdindeki Baş-■mümessili ve Karş:Qıklı Güvenlik Teşki­lâtının Avrupa'daki Direktör Muavini .Büyükelçi Frederick L. Anderson, Pa­ris'te toplanacak olan Karşılıklı Güven-IMî Teşkilât: 'Başkanları Konferansına ■iştirak etmek üzere, bu sabah saat 10.20 de uçafeila ımem'akdtimizden ayrıl­mışlardır.

Mr. V. John Kenney, hareketinden evvel kendisiyle .görüşen muhabirlmiize, eskidenberi çok görmek ist ediği Türki­ye'yi ziyaret edebilmiş ve Başbakan Ad­nan Menderes Sle Dışişleri Bakanı Pro­fesör Fuat Köprülü ile görüşmüş oldu­ğundan dolayı ziyadesiyle memnum öl-üuğunü, fakat vaktinin dar olması sebe-

biyle bu ziyaretini ancak bir güne sığ­dırmaya mecbur kaldığını beyan etmiş­tir.

—■ Ankıar-a :

Türkiye'deki .Karşılıklı Güvenlik Teşkj-lıtı Özei iktisadi Komisyonu Başkanı Russe! H. Deri' beraberinde Muavini ol­duğu halde, Paris'teki Karşılıklı Güven­lik Teşkilâtı Başkanları 'Konferansına iştirak etmek üzere, Mr. V. John Ken­ney. ve Mr. Frederick L. Anderson'la birlikte bu sabah saaıt 10.20 de uçakla memleketimizden ayrılmıştır. Mr. Russel :H. Dorr, önümiüzdeki hafta­nın sonlanndu 'Ankara'ya avdet etmiş olacaktır.

— İstanbul :

23 Nisanda başlayacak olan çocuk haf­tası münasebetiyle Çocuk' Esirgeme Ku­rumunun istanbul teşkilâtı başkanları, dün Kurumun Cağaloğlunıdaki merke­zinde Zühtü Çobukcuoğlu'nun Başkankanlığında bir ıtoplantı yapmışlardır. Bu toplantıda:

— Yer yer tertip edilecek törenlerin canlı, hareiketlü olması için gerekli ha­zırlıklarınyapılması ve Kuruluntesis ettiğiçocukba"tamevlerindehimaye edilmekte olan çocuklar için bakım ev­lerinde eğlenceler tertibi,

— Kollartarafından'munitlerindeki yoksul ve himayeyemuhta.ççocuklara elbise ve ayakkaîbı temin!: ve bu arada Nisanın 10 -una k£idar Kurumun istan­bul şubesi veya kollarına her çocuk için yedibuçuklirateberrüdebulunacak
hayırsevenierih getireceği paralarla ço­cuklara birer talkım elbise verilmesi, .

— 23NisanÇarşamba:günüsaat 15 ten19 a 'kadar devam etmek üzere TaksimBelediyeGazinosmdaeğlenceli bir 'Çocuk çayı verilmesi ve bu münase­
betlekurumayapılacakteberrülerin, zayıf ve .bakıma 'muhtaç çocukların prevantroyomda tedavi ve bakımlarına sarfedilmesi,

— Haftaiçindeevlereve okuMara teberru zarflarıdağıtılarakbunlardan toplanacakparanınaynen,Kurumun tesis eylediği doğum, bakımevi gibi mü­ esseseleriyle çocukspans erlerinin faaliyetlerinin'devamıveinkişafına
takarrür etmiştir.

7 Nisan 1952

— İstanbul:

'Mimar (Sinan'ın 364 üncü anıma gününü Teknik Üniversite Talebe Birliğîi, Edir­ne'de kutlayacaktır.

Bugün saat 9 da il 00 kişilik bir (kafile otobüslerle Edirne'ye hareket etmiştir. Mimar Sınanın 'eserlerini üncelemelk üzere Mimarlık Fakültesind'en Ordinar­yüs Prof. Paul ıBoaartz ve Ord'. Prof. Brandl bu kafileye iştirak etmişlerdir. 7 Nisan Pazartesi gecesi Edirne liisesi salonlarında ımillî sanatlar mevzulu il­mî bir konuşma olacak ve Mimarlık Fa­kültesi Talebe Cemiyeti aynı lisede 3 gün müddetle ucuz evler proje sergisi akacaktır.

Teknik Üniversite Talebe Birliği' Spor Kulübünün Edirne'de tertiplediği Mi­mar ISinan (kupasına üniversitemizin baslketboi voleybol ve futbol takımları da iştirak edecektir.

9 Nisan Çarşamba günü ihtifalden1 son­ra Selimiye 'CamiindeMimarSinan'ın ruhuna Talebe Birliği bir mevlid oku­tacaktır. Kafile Çarşamba 'akşamı dönecektir.

— izmir :

Birkaç, gündenberi şehrliımizde misafir bulunan ve bu arada muhtelif askerî tesislerle Eefes ve ıSeferihisar'ı ziyaret etmiş olan Türkiye'deki Amerikan As­kerî Yardıım Kurulu 'Kara Grubu Baş­kam Tümgeneral R-oibert Csnnon, bugün saat 12 de Amerikan Haberler Bürosu izmir şubesi binasında bir basın top­lantısı tertip etımüştir.

Toplantıda hazır bulunan basın onen suplariyle ayrr 'ayrı tanışan Amerikalı General, bilâhare kendisine sorulacak sualleri eevapl amıy a hazır olduğunu bildirmiştir.

General Cannon'a gazeteciler tarafın­dan sorulan suallere bu suallere Gene­ral tarafından verilen cevapları aynen 'bildiriyoruz:

iSual: Türkiye'de ıbulumduğunuz günler ilcinde muhtelif yerlerde muhtelif Türk-askerî birlik ve müesseselerini gezip gördünüz. Bu husustaki intilb alarmı lüt­fen anlıatırmismız

Cevap: Memleketimizdeki Yardım Ku­rulunda vazifeli bulunan (bütün Ameri­kalılar Türk birliMerindekii; Türk Su-baylariyle eratı ve yapılagelen işleri çok beğenmektedirler. Şimdiye kadar gezmiş olduğumuz 'memleketlerde en iyi eğitim gören askerleri Türkiye'de gördük. Askere alman Türk gençleri, bur askere düşen her türlü vazifeleri ve askerden istenen disiplin ve itaati mü­kemmel, (bir sekilide: idrak edebilmefetedMer. Kısaca1 izah etmek gerekirse Türk generalleri, subayları ve erleri çok iyi eskerlerdiir.

Bu vesile ile şunu da ilâve etmek iste­rim: Türk askerleriyle Amerika'n as­kerleri arasındaki işbirliği anlaıyışı çok yüksektir.'

•Sual: Atlantik Paktı Orduları Akdenliz Karargâhı Kara Kuvvetleri Komutan­lığına bir italyan generalinin getirilece­ğinden bahsedilmektedir. Bu hususta şahsi fikriniz nedir ve; bu ımevkie1 hangi devlete mensup komutanın getirilmesi­nin daha m;ünasip olacağı kanaatinde-siaıiz?

Cevap: Bu, benim vazifemin fevkinde bir meseledir ve bu hususta en çok sa­lâhiyetle 'konuşacak [kimseler herhalde sizlerce 'malûmdur.

Yalnız Türkiye'de vazifeli İttir Ameri­kan Generali olarak değil de sivil bir Amerikalı olaraik şun'Iarı söylemek is­terim ki Türk komutanlarının kendi birliklerini çok ınıükeım'mel Iblir şekilde idare ettiklerine her yerde şahit oldum. Diğer taraftan öğrendiğime göre, Ge­neral! Yamut, şimdi Paris'te bu veya buna benzer meseleler etrafında 'müza­kerelerde bulunmaktadır.

Sual: (Dünyanın bu durumu karşısında yakın, bir istikbalde üçüncü dünya har-foıi çıkabilir mi?

Cevap: Her zaman için böyle bir ihti­mal:vardır. Fakatbizler, hepbirlikte

böyle bir şeye ımâni olmaya çalışmak­tayız ve 'muvaffak 'da oluyoruz. Kor­kunç bir üçüncüdünyaharbine mâni olmak için dalıa çok çalışacalk ve para serf edeceğiz.

<îeneral bundan sonra Amerika'dan Türkiye'ye gönderilen yardan malzeme­sinin eskidüfeçe takviyesi ve yedek ak­samın temini için çalışıldığa, ve Kore harbi hakkında gazetelerde yazılanlar­dan fazla Ibir malûmat sahibi' olmadığı­nı da kendisine tevcih odlİLen iki sual üzerine söylemiştir.

General 'Cannon, 'dâvetine icabet ettik­lerinden dolayı gazetecilere teşekkür et­tikten sonra sözlerini şöyle bitirmiştir: «Zannıanca İzmir, Türkiye'nin en güzel şehirlerinden birisidir. Tardım Kurulundaki bütün Amerikalı 'arkadaşlar, Tıürküye'-d-e her sahada gö­rülen büyük ilerleme ye gelişmelere hayrandırlar. iMuhakkak ki Türkiye'nin büyük ibir istikbali vardır. Bu sözlerim­den Türkiye'nin iyi toir hali olmadığı mânası çıkarılmasın. Ben, bu sözlerimle Türkiye'nin 'daha pek genç toir devlet olduğunu izaih etmek istiyorum.»

Amerikalı General, yarın Ankara'ya müteveccihen şehrimizden ayn'lıacaiktir.

— Antalya;:

Antalya'ya 45 -kilometre mesafede bu­lunan Beîikis harebeleri adı İle anılan tarihî Aspendus Açık Hava Tiyatro­sunda her yıl mutad olarak tertip edi­len eğlenceler dünkü Pazar günü An­talya'yı tanıtma ve Turizm Derneğimin iştirakile harikulade bir festival havası içinde yapılmıştır. Aspendus dünyada mevcut eski tiyatroların en iyi muha­faza edilmişi olup 40 bin Oîişiyi alabile­cek büyüklükte bir âbitdedir.

Dün sabahın erken saatlerinden' İtiba­ren halk festival mahallime akın etmeğe 'başlamış ve civardan gelen 20 bini mü­tecaviz seyirci kütlesi gösteleri büyük tir alâkayla tâMp etmiştir.

öğeleden sonra Antalya1 Valisi îhsan Sabri Çağlangil, Belediye Başkam, An­talya MİHetvetkillerindeir Dr. Burhanet-tin Onat ve Ahmet Tokuş. Ankara'dan bu münasebetle gelen bazı Milletvekil­leri, Basın - Yayın ve Turizm Genel Mü­dürü Dr. Talim Alyot, Devlet Tiyatrosu 'Genel Müdürü 'Cevat Mamduh Altar, Ankara'dan ve civardan gelem ibir çok

davetliler ve Amerikan Büyükelçisi Mc Ghee ve işi Aspendus'a gelmişlerdir. Halik tiya.tron.un1 kapısında ve içerde misafirlere .büyük sevgi tezahüratı yap­mıştır. Hazırlanan program, gereğince pehlivan gürşelerinden sonra Devlet ■Konservatuvarı .Tiyatro bölümü talebe­leri Profesör İStfıoeder tarafından sah­neye konulan Oedipus trajedisinin1 bazı1 sahnelerini büyük bir başarı ile temsil etmişlerdir. Tems'i'li müteakip Aksu Köy Enstitüleri talebeleri tarafından zeybek gösterileri yapılmış, dasha sonra Antalya civarının foliklor hususiyetle­rinden, biri olan Oğur Han raksı köylü tarafından oynanmıştır.

Gece, Antalya iBelediye Başkanının Konservatuar arstistleri şerefine verdiği züyafet neş'eyle geçmiştir. Bu ziyafette (hazır ibulunan Amerikan Büyükelçisine hitaben. Belediye Başkanı tarafından söylenen sözlere cevaben dost Birleştik Amerika Devletleri Elçesi iki memleket arasındaki samimî 'dostluk ve işbirliğıini tebarüz ettirmiş, her tarafta kendisine gösterilen misafirlikten sitayişle bah­setmiştir.

8 Nisan 19512

—Ankara :

Büyük Türk ;Sanat!kârı Mimar Sinan'ın Ölümünün 364 üncü 'yıldönümü dolayısı-Je Türk Yüksek Mimarlar 'Birliği Üni­versite Gençliğinin de iştirakile bir an­ma töreni tertip edilmiştir.

Tören yarın saat 18.30 da Dil ve Tarih-Cografya Fakültesi Hâmid Salonunda, yapılacaktır.

—izmir :.

izmir Belediyesi tarafından iki sene ev­vel kurulmuş olan İzmir ikısa1 dalga radyosu Basını - Yayın ve Turizm. Genel Müdürlüğünce teslim alınmış bulun­maktadır.

Genel Müdürlükçe 'bür hafta Önce İm radyonun Müdür Vekilliğine tâyin edil­miş olan. Ümit Demir izmir Radyosu­nun faaliyetlerihaJkkmda izahat ver­mek üzere bu sabah saat 11 de Radyo-evinde bir basm toplantısı tertip etmiştlir.

Gerek İspanyolların ve gerekse Macar­ların şehrimizden satın almış oldukları tütünlerin memiLeketflerine naikline önü­müzdeki günlerde başlanacaktır.

—Adama :

Büyük Millet Meclisi Başkam Refik Ko-raltau, beraberlerinde Bayındırlık Baka­na Kemal Zeytino'ğiu, Büyük Millet Mec­lisi Başkanlığı Özel Kalem Müdürü Bed­ri Akyüz ve diğer zevaıt olduğu halde bugün, saat 19.30 da Adanaya varmış­lardır. Pozanti'de ISeyhan ve içel Valli-'leri, Tarsus Kaymakamı, Adana ve Mersin Belediye 'BaşkanJarı ile Jan­darma Komutanları ve partililer ta­rafından karştfaiıan Büyük Millet Mec-lisi Baştkam önce Belediyeyi ziyaret et­miş ve Belediyede ilçelerden gelen he­yetlerle Adanalıların il ve köy yolları­mın yapılması için dileklerini dinlemiş­lerdir. Bayındırlık Bakanı bütün bu di­lekleri tatmin edici ibıir şekilde cevap­landırmış ve Hükümetin takip etmekte bulunduğu, yol politükası hakkuıda geniş izahat vermiştir.

Büyük Millet Meclisi İBaşkanı şerefine saat 20.30 da Belediye tarafından Şehir Kulübünde bâr akşam yemeği verilmiş­tir. Yemekte muhtelif teşekküller ve Millet Partisi Başkanı hazır bulunmuş­lardır.

Refik Koraüitaia, geceyi (burada geçirecek ve yann sabah Gaziantep'e uğradıktan sonra Birecik'te yapılacak olan köprü­nün temel atıma ıtöreininde hazır buluna­caktır.

—İstanbul :

Bdrfeag günd enberi misafirimiz olan dost ve müttefik Fransız bahriyesine mensup Jeaimıe D'arc mektep kruvazö­rü bu sabah saat 7.30 da Akdeniz'e mü­teveccihen limanımızdan ayrılmıştır. Fransız Kruvazörü Komutanı Albay Amman, Çaınaklkale'de bir müddet du­racak ve Birinci Cihan1' Harbinde bura­da çarpışarak ölen Fransız, İngiliz ire Türk kıtalarının ımedfura bulundukları mezarlıklara törenle bir çelen-k koya­caktır.

Fransa Büyükelçilik Müsteşarı M. Wap-pler ve Askerî Ateşesi Albay Tattan, bu törende hazır bu'kımnrak üzere Jean-ne D'Arc Kruvazörü ile Çanakkale'ye gitmişlerdir.

10 Nisan

—Gaziantep :

Geceyi Adana'da geçiren Büyük Millet Meclisi Başkanı Refik Koraltan bu sa­bah saat 7 de beraberinde Bayındırlık Bakana Kemal Zeytinoğlu, Özel Kalem Müdürü Bedri Akyüz ve Seyhan Valisi ile diğer zevat olduğu halde " Antep'e hareket etmiştir,

Aııtep Valisi, Jandarma Komutamı, Be­lediye ve Demokrat Parti il başkanları, İslahiye Kaymakamı, Büyük Millet Mec­lisi Başkanını Antep il hududu olan Gökpınar mevkiinde karşılamışlardır. İslahiye'den geçerken meydanda topla­nan kalabalık halk kütlesi ve öğrenci­ler tarafından hararetle karşılanan Bü­yük Millet Meclisi Başkanı, halkın hatı­rını sormuş ve yağışlardan, işlerinin gi­dişinden, malûmat almış, yol, bataklık ve toprak dağıtımı mevzuunda halkın, ileri sürdüğü dilekleri dinlemiştir. Refik Koraltan, aynı sevgi gösterileri arasında İslahiye'den uğurlanmıştır. Aııtep şelıir hududunda Ki'Hs ve Antep-liü-er büyük bir otomobil (kafilesi halin­de Meclis Başkanımı karşılamışlar ve şehir içinde başta bando bulunan bir kı­ta asker selâm resmind ifa etmiştir .

Binlerce Antepliler, öğrenciler, izciler,. Meclis Başkanına büyük sevgi tezahü­ratı göstermişler ve buketler sunmuşlar­dır. Bir müddet halikla birlikte yürüyen Meclis Başikanı, .doğruca Vilâyete ge­lerek ziyarette bulunmuşlardır.

Aûtep Belediyesi, Meclis Başkanı şere­fime biır öğle yemeği vermiştir.

Yemekten sonra Meclis Başkaca ve be-raberlerindaki zevat Birecik köprüsü­nün temel atma töreninde hazır bulun­mak üzere Antep'tteîi ayrılacaklardır.

—istanbul :

Mareşal Fevzi Çakmak'm ölümünün yildönümü münasebetiyle bugüo şehri­mizde toplantılar yapılarak hâtırası anılmıştır.

İstanbul "Üniversitesi Talebe Birliğinim tertiplediği toplantı saat 15 te Marma­ra Lokalinde yapılmış ve kalabalık bir öğrenci ve halk topluluğu hazır bulun­muştur.


Her köy ve (kasabada binlerce atlı, yüz­lerce kamyon ve otomobil kafileye ilti­hak ediyor, durmadan davullar ve zur-rtaiar çalmıyordu. Bu içten gelen büyük heyecanının sebebi muhtelifti. 'Bar taraf­tan memleketi ,Şank ve Garp diye ikiye ayıran Fırat'ın asîl sularına ;kÖprü ku­ruluyor, diğer taraftan ise Urfa'nm ya­rınki kurtuluş 'bayramımın arifesi kut­lanıyor. Bu büyük tarihî günde milletçe beraberliğin timsalini halik, Meclis Baş­kanımızın, 'Bayındırlık Bakanının ve kend: seçtiği milletvekili edinin huzurla­rında doya doya görüyordu.

Nisan 1952

Birleşik Amer:ka Bahriyesine 'mensup 8 parçalık bir Filo Tuğamiral F. T. Waitk:ns komutasında olduğu halde "bu sabah saat 8 de limanımıza gelmiştir.

18 Ndsan tarihine kadar Ilımanımızın mi­safiri olacak olan dost memleket filosu Roanore Kruvazörü, Picıking Destroyeri ile YVairinıgton, îrwin, 'Preston, Good­rich ve ıS. Potter muhriplerimden mürek­kep 'bulunmaktadır.

Saat S de mendirekten bir 'buçuk mil uzakta .demirÜyen ımiBafir filo limana girişte Sancak Gem-isinden ati'lan 21 pa­re topla şehri selâmlamış ve Saokış-ia'dan da aynı sayıdaki top atımı İle mukabelede ibulıunulmuştur.

Filosuna ituhak etmek üzere bugün uçakla şeririmize gelen. Tuğamiral Wrat-kins îzmi'r Askerî Hava Alanında .mera­simle 'karşılanmıştır.

Misafir Amiral hava 'atanımdan ayırıl-dıktan sonra şehre inerek resmî ziya­retlerde bulunmaya "başl'ami'Şİtır.

Amiral öğleden sonra da Sancak Gemi­sinde, Valinin, Belediye Başkanının, ikinci Yurt îçi BÖUge Komutanının ve Amerükan Konsolosunun iadei ziyaret­lerini kabul edecekıtir.

— İstanbul :

Dost Amerika'nın Akdeniz'deiki Altıncı Fiiosunıa 'mensup 11 parçadan mürek­kep bir Deniz Harp Birliği hu salbalı sa­at 8 de limanımda gelmiş ve îDolıma bahçe önünde demirlemiştir.

Misafir 'FiiLo, 17 bin tonluk 'Newport News Ağır Kruvazöründen, Pittsburg Kruvazörü ile H, Ellıison, Grarad Can-yon, .Böod'elon, Everett Darson, Vagel-gesnag, Steinaker ımuhriplerinlden ve Marios, Mentaihale akaryakıt gemilıe-riyle 37 'bin tonluk Tarava Ugak Gemi­sinden .mürekkeptir.

Misafir Amerikan 'Filosu ile Id-manımıza gelen denizcilerin sayısı 525 subay ve 805 0 erdir.

Newport News Ağır Kruvazörü Filo Komutanı Viıs Armiral Oardmer'in. ıSan-cak Gemisidir. Amiral gemisinde 110 subayla, 1500 er bullunmaktadır. Vis Amiral Gardoıer bugü^n özel .uçağı ile şehrimize gelecek ve filoya i'ltiihaık edecektir.

— Ankara :

Öğrendiğimize 'g"Öre EskSişehir Şeker Fa'briıkası işçîL&ri geçenlerde Adana'nm Feke İlçesinin Kiseımüt İKÖyünden. Aihmet Ural'm eşinin bir batında doğurdu­ğu dördüzlere bir yardım olmak üzere aralar-oıda 151 lira toplamışlardır. Rad­yo Gazetesi tavassutu ile gönderilen bu yardım, iışçîileriaı arzusuna uyularaik Ah­met Ural ve eşıine veri:lınııe'k: üzere Feke. Kajymakam.lığına .i'letilmiiştir.

—- îstanibul :

Dost Amerikan Filosunun îimanınıızı ziyareti münasebetiyle hazırlanan aiıya-' ret 'programı yarm başlayacaktır. Bu­gün vizite subayları arasıad'a ziyaret­ler yapılacaktır.

Yarın sa'bah sajat 8.45 ite istanbul De­niz .Kjomuitanı ISanoaık Gemisine güde­rek. Amıirail Garâner'i ziyaret edecek, aymlışında 13 top atışı ile selâmla-naeaktur.

Saıat 9ilO da misafir Aımiıral Komutanını ziyaret edecek ve 'mütaaki-ben program .mucibinıce şu ziyaıretleri yapacaktır :

9.45 te Amerikan ıBüyülk elçisini, 10.15 te Viıl'âyefce geleî'elk Vali ve Belediye Başkanıaıi, 1.0.45 te istanbul Deniz Ko­mutanını, '11.15 te iRirinciı Ordu Müfet­tişini ziyaret edecektir.

11.50 de 'Donanıma Komutanı Sancak Gemisine giderek Amıinalıi, ziyaret ede Oelk ve ayrılışında 15 top atışı ile selâm­lan acaktır.

12.Iİ5 te Birinci Ordu Müfettişi, yanımda istanbul Komutanı olduğu halde San­cak Gemisinde Amirali ziyaret edecek ve 'ayrüiışıoda 17 top atışı ile selâmıla-macaıktiT.

Saat 12.40 daı Vali vb Belediye Başkanı Amirali iziyıaret edecekiaynîışmda17 top laitışı ile sel'âımlanacaMir. Saat 13.10 da da Amiral 'Gar.din>er'ıi AmerikanBü-yükelçiBii ziyaretedecektir. iBüyükelçi Mag'hee, -misafir Filo şerefi­ne yarın 18.30 ile 20.30 aırasuada foir res­mi kabul verecektir. 13Nisam 'Cumartesi ^alkşaımı saat 18.30

—20.30 arasında da istanbul DenizKo­mutanı .mıisarfıir subaylarşerefinebir
kokteyl parti verecektir.

—ManbUl :

M'saıfiir Amerikan Silosu Komutanı Vis Amiral Gardner 14 Nisan Pazar BEdbahı saat 10 'da uçaMa Ankara'ya gidecek ve 15 Nisan P-azarteısi günü dönecektir.

—Urf a :

Bugün kurtuluşumun 32 nei yıldönümü­nü kutlayan Urfa bir bayram havası iğinde eski günlerim aynı sevinç ve he-yacanını yaşıyor.

Sabahın erken saatlerinde 'on binlerce Urfah bayraklarla donanmış caddeler­den tou mesut günü kutlamak iğin tören mahalline akın ediyordu. Civar il ve ilçelerden gelen heyetler ve kafileler, Urfalılaırın tou bayramına iştirak ediyor­du.

Urfaılılarm diğer -bir sevinci Meclis Baş­kanı Refik IKoraltan'ı aralarında gör­meleri idi. TJrsBaiMar misafirlerimi her yerde büyük tezahüratla karşılıyorlardı, saat 8.30 dıa [Belediyeyi ziyaret eden Meclis Başkam, saat 8.45 te Atatürk Anıtına giderek bir çelenk koymuş ve saygı duruşunda bulunmuştur. Refik Kbraltan beraberlerimde Bayındırlık Ba­kanı Kemal Zeytinoğlu, bazı milletve­killeri ve İHuhusi iKalem Müdürü, Urfa, Mardin ve Gaziantep valileri olduğu halde saat idokuzda Urfa Kurtuluş sa­vaşının cereyan ettiği Şehitlik mevkiine geldiler. Atılan üç 'el ateşle tören baş­ladı. Büyük MİMet Meclisi Başkanı aıl-

kışlar arasında veciz bir hitabede bulu­narak ezcümle dediki :

Kahraman UrfaMar, şu anda duyduğu­muz heyecanı ben de duyuyor, ben de yaşıyorum. Bu millet kendini refaha ualştıram Devlet sistemlerinden cumhu­riyeti bizlerin a.çtıgı mücadele 'ile kazan­mış ve kendine mal etmiştir.

Bugün yine bu ımillet demokrasiyi de lîendine inal etmiş ve Garp miiiöüerinio ancak iki asırda 'varabiLduği bu rejimi benimsemiş bulunuyor. 14 Mayıs İmkilâ-biyle .garp milletleri bu sessiz, müteva-zl ve kahrajr-'an rr.illet önünde eğilmek-tedirler. Bu imltilâp iledir kfi Türk mil­leti bugün gamsız, kedersiz ve1 büyük hamleler yaparak yaşıyor. Eşsiz kah­raman Atatürk'ün ruhu şad olsun, müs­terih olsun. ıNe mutlu Türk milletine iki bugün garp devletleri yanında şerefli mevkiini almış bulunuyor. Türk imdi-Mi yeni bir devir yaşıyor. Bu devir, kal­kınma devridir. Bu devir ileriye gi'diş devridir. Bu ıdevir Türk milletinin tarihe mal olan en şerefli zamanının yeniden canlanış ve Garp medeniyetinde önem­li yerini alış devriıdir.

Uirfalılar, dedeleriniz müsterih olsunlar. Bu yurd köşesi de mâmur olacaktır. Onların varmak istediği hedefe sizler varacaksınız. Onların erişmek istediği gayeye sizler erişeceksiniz. Ümıitlisinâz, .hatta sabırlısınız. Sizin sevginize daya­nan Bizlerim itimadına mazhar olan hü­kümetiniz, ü'mltlerinizi tahakkuk ettir­me yolunda gece ve gündüz çalışmak­tadır. Mem!leketiiımizin siyasî durumuna gelince, Atlantik Paktına girmekle yur­dumuz daha büyülk bir huzura kavuş­muş, hudutlarımız emniyet altına alın­mış bulunuyor. Bu pakta girmekle aynı zamanda medeni âlem içinde büyük bir vazife .almış ve değer kazanmış oluyo­ruz. Aynı zamanda bütün cihana şunu anlatmış ve isabet etmiş oluyoruk ki, Türk milleti tarilıân her -devrinde oldu­ğu igiibi sulhu, insanlığı ive hürriyeti ko­ruma yolunda göğsünü siper ederek ecdadına yakışır kahramanlığı göster­miştir. Şimdi ıbu mesut varlığı, bu sağ­lam örgüyü gölgelemek isteyen, sars­mak 'isteyen, içeriden veya dışarıdan miktarları pek az olan bazı bedbahtlar olacaktır, güneşten gözü kararanlar bulunaeaktır. Onlara tavsiyemiz, gözlük takmaları olacaktır.

Sözlerimi "bitirmeden önce, bir vazifemi de yerine getiyerim. Cumhurbaşkanımız ve Başbakan, sizlerin bu mesut gününe lîatılmayı çok arzu ediyorlardı. Fakat memleket için mühim ve hayırlı olan işleri dolayısdyle geleir.ediler. Tebrikle­rini onlar adına bildiriyorumı.

Muhterem şehitlerin ruhları .önünde eği­lirken, bayramınızı candan kutlarım, kalırETnaîiUrfalılar.

Coşkun alkışlarla karşılanan bu hitaıbe-<ten sonra, daha ibîr çok hatipler söz al­mış ve tarihî güne ait menkıbeler anlat­mışlar dır.

Bundan sonra millî kıyafetler giyinmiş. efeler temsilî mahiyette Urfa'nın kur­tuluşunu canlandırmışlardır. Müteakiben Büyük Millet Meclisi Baş­kam, beraberindeki zevatla birlikte şe­hitliğe giderek saygı duruşunda bulun­muştur.

Yapılan parlak bir .geçit töreni ile kut­lama merasimi semaermiştir.

— Ankara :

Orta Doğu ile ilgili meseleleri müzakere ve münakaşa etmek üzere Amerika'da-ki «Mİddle East Institute» (Orta Doğu Enstitüsü) tarafından her sene tertip edilmekte olan konferanslar serisine da­hil olmak üzere bu senenin Mart ayın­da «Orta Doğu Milliyetçiliği» mevzuu ele alınmış, ve konferanslar sırf Ameri­kalı mütehassıslar tarafından verilmiş­tir.

Bu münasebetle Amerika Princeton Üniversitesinin-Türk Tarihi ve Dili Do­çenti Mr. Lewis Thomas, bu. ımevzuu Türkiye bakımından tahlil ederek ez­cümle şöyle demiştir : 1918 mağlubiyeti, Türkleri, varlıklarına inandırma, bakımından büyük bir tesir yaratmıştır. Kendd millî hudutları da­hilinde millî bir inkişaf arzuları bundan sonra başlamış, .millî hudutlar dahilinde kendi varlığına sahip olacak ibir millet fikri doğmuştur. Türklerin millî hakla­rını ve istiklâllerini istirdat etmek için başlıyan 'millî harekata kara ordusu su­bayları Önayak olmuşlardır. Bu harekâtı, Atatürk'ün «ne mutlu Tür­küm diyene» sözünde en yüksek seviye-

sine erişmiş olarak görüyoruz. Halktan ziyade münevver tabakaya hitabeden bu söz, bilhassa genç nesil üzerinde çok büyük tesirler icra etmiştir. Münevver tabaka, bundan ziyadesiyle mülhem ol­muştur. Türk nesllain milliyetperverlik hislerinin yükseltilmesi gayesi takip olunmuştur.

Bu arada lisan meselesi mühim rol oy­nanmıştır. Azınlıkların türkçeyi iyi fail-memeleri, onların yeni Türk .milliyetçi­liğinden lâyikıyle istifade etmelerine ■mâni oluyordu. Binaenaleyh, Türk dili­nin sadeleşmesini temin için kabul edi­len yenilikler bu bakımdan da faydalı olmuştur. Halkçılık umdelerinin, geri düşünüşlere irr.-ukab.il asrî ve demokra­tik ibjjr zihniyetin ikamesi için. büyük hamileler yapılmıştır.

Milliyetçilik hareketi ve hamleleri ara-" sına Türkler, an'anelerine, .mazilerine ve islâmiyete arkalarını çevirni'iş değil­lerdir. Demokratik sisteme doğru bil­hassa 1946 danberi büyük adımlar atıl­mış, olgun bir milliyetçilik, doğmuştur, îlk devrelerinde şovenizm ile meşbu bu­lunan milliyetperverlik, zamanla düze­ne gİTmiştir. Su ilk günlerde, eski kapi­tülâsyonların tesiri altında yabancı düş­manlığı müşahade edilmiş, hatta bazı Amerikan şahıs ve müesseselerine karşı basının açtığı kampanyalara şahit olun-muşsa da bilâhare bu gibi tezahürler yerlerini akliselime dayanan muvazen-e-11 ve olgun bîr milliyetperverliğe terket-mistir .

Bugün Türk milliyetçiliğinin dinamizmi­ni, îialka dayanan demokratik bir Tür­kiye Cumhuriyetinde müşahade ediyo­ruz. Bu dinsmizm, yaratıcı, dinî taas­suptan âri, muvazeneli ve hürriyete ka­vuşturucu bir hareket olarak göze çar-maktadır.

Türklerin Türk olarak iftihar edecekle­ri bu yeni anlayışın yaratıcısı Atatürk'­ün Türk gençliğine hitabesi bu gençlik, tarafından tamamen benimsenmiş ve bugün bizim dahi kendisice iftihar ede­ceğimiz bir Türk nesli doğmuştur. Bu­günkü Türkiye, bu gençliğin Türkiyesi-dir.

Yukarda hülâsası verilen konuşmasın­dan sonra Prof. Thomas kendisine sorulan muhtelif sualleriaşağıda göste­rildiği şekilde cevaplandırmıştır. : Sual

Türk -Sovyet münasebetlerinin turan-cılık yüzünden kötüleştiğihakkındaki rivayetlerhakkındabizi tenvireder misiniz ? Cevap

Bugün Türkiye'de turamcıhk diye bir şey yoktur. Türk mdUiyetçiliği, toprak­larını genişletmek arzusunu besleme­mektedir.

Sual

Türkiye'de ilkzamanlardamüşahade

edilenyabancıdüşmanlığı nasıltecelli

etti?

Cevap

Evvelce de söylediğim gibi tougün böyle bir şey .mevcut değildir. Türkler kim­seye körü körüne husumet beslemezler.

Sual

Türkiye'deki yollar hakkındamalûmat verir misiniz?

Cevap

Yollar eskisine nazaran memlekette bü­yük faydalar sağlamaktadır. Millî foir yol şebekesinin kurulması işi tedricen gelişmektedir.

Sual

Parlâmento sist&mi ve iktisadî bakım­dan Türkiye Orta Doğuya mensup bir Devlet değil imidir?

Cevap

Türkiye'yi bir Orta Doğu -memlektei olarak vasıflandırmak hatadır. Türkler ve bilhassa Türk köylüsü gizli oy verme hürriyetine kavuşmuştur, ve bugün. Türk köylüleri vergi mükellefleri olarak •memleketin hakiki hâkimleridir. Bun­lar iyi asker ve vatanperver b-ir kütle olarak istikbal hakkında -bize emniyet telkin etmektedirler. Ben istikbalden katiyetle eminim.

— Istaaıibul:

Türk - Amerikanı Üniversiteleri Derneği­nin açılışı münasebetiyle bugün saat 17 de istanbul Üniversitesi Profesörler E-vinde bir toplamii yapılmıştır. Toplantıda îstanibul Üniversitesi Rektö­rü Prf. Kâzım ismail Gürkan, Dermek Başkanı Ord. Prf. Ömer Celâl Sarç, de­kanlar ve profesörlerle Amerika Büyük Elcisi Mc ıG-hee, Millî Eğitim Müdürü ve

şehrimizde bulunan Amerikalılar ve da­vetliler hazır foulunmuşlardir. Açış konuşmasını yapan Dernek Baş­kanı Ord. Prf. Ömer Celâl ıSarc'ın Der­neğin kuruluş gayesini belirten Mtabe-siınıden sonra söz alan Rektör Prf. Kâ­zım îsmail Gürkan, Derneğin iki mem­leket arasındaki dostluğu takviye etti­ğine ve birbirini daha yakından tanı­ma bakımından oynryacağı ırole temas­la Derneğe muvaffakiyetler (dilemiş ve kuni'Iması hususumda gösterilen faali­yeti takdirde karşıladığüm söylemiştir. Mütaakıben söz alan Amerika Büyük Elçisi Ekselans Mc Ghee, Dernek âzala­rının birçok hususlar'da ilmî disipline tabi olmuş ve iki maml ©ketteki üniver­site hayatını tatmış Türk ve Amerikan üniversiteleri mezunları olduğuna işa­ret 'ettikten sonra Türkiye ile Birleşik Amerika arasında öğrenci ve profesör mübadelesinin iki imemTekete muayyen menfaatler temin ettiğinden bahisle ye­ni kurulan Derneğin' karşılıklı eğitim, müesseseleri arasında daha sakı bir bağ. vücuda getirdiğini ifade ile Türkiye -Birleşik Amerika Hükümetleri arasın­daki anlaşma gereğiınıce Eulbıright Ko­misyonu olarak tamnan teşekkülün Bü­yük Elçi sıfatiyle Başkanlığından fay­dalanarak daha gentiş ölçüde çalışması­nı sağlamak azminde bulunduğunu söy­lemiştir.

Büyük Elçi, bunıdaın sonra Amerika'nın Türkiye'ye yaptığı ve yekûnu bir (mil­yar doları aşan askerî ve iktisadi yar­dımdan bahisle 'bundan elde edilen se­merelerden Amerîkalıl&naı çok .mütehas­sis olduklarına ve bunun iki millet ara­sında hakikî bir oırtaMıik teşkil ettiğine işaret eylemiştir. Büyük Elçi,, memle­ketimizdeki vazifeleri arasında iki mi'l-letto yaşayış tarzım daha iyi anlamak ve İdrak etmek mevzuunu da genişlet­mek .bulunduğu kaydiyle şunları söyle­miştir :

«Türkiye hakkındaki bilgimiz Batılı ta­rihçilerin hakikate vâkıf ölımadan, ver-dükleri hükümlerıle tahrif edilmiş romair-ttük fikirlerdi. Amerikalılar ancak Birin­ci ve İkinci Dünya Harpleri arasındaki senelerde hakikî Türkiye'yi farketmeğe başladılar. Bizim, dikkatimiz ıtarihin en mümtaz siyasi ve askerî dehalarından bir: olarak tanınması lâzımgelen. Türkiye'udsı büyük lideri Atatürk'ün.' hayret-ler verici mesaisi neticesinde Türkiye-ye çevrilmişti. B ubüyük adam dehası­nın eseri olarak Türklerin Katı dünya-siyle rabıtalarınım kuvvetlendirilm'esiıii'-deki ehemmiyeti idrak ekmiştir. Bu bü­yük liderin bilgili görüşü ile yeni Tür^-kiye'nim imkânları karşısında Amerika da dâhil Batı 4un.yaisrn.iai duyduğu alâ­kanın canlanması (bizi bu kadar sıkı surette bir araya getiren son gelişmele­re yol açmıştır.

Bu görüşe göre Türkiye'nin Kuzey At­lantik Teşkilâtına dâhil edilmesi, tarihi bîr Türk talebinin, yerme getirilmesidir. Birleşik Amerika'mın katî olarak des­teklediği bu adım delaletiyle Türkiye Batı camiasının ayrılmaz parçası ol­muştur. Türkiye simidi' Avrupa'nın en yüksek topluluğu olan Kuzey Atlantik PaMı Organizasyonu Konseyinde tem­sil edilmiştir. Türk Devlet iıdareeiliğiniaı dörayieti şimdi Nato kararlarına tesir etmekte ve uyanan Türk halkının mâ­nevi kuvveti maneviyatı zayıflayanları tahrik, teşci ve 'teşvik etmektedir. Bun­dan başka tarihin, hakikî mânasi; izah edilirse, Türkiye'nin. Batı ile bu sıkı münasebetinin bir ihtimal veya fırsat­tan istifadeye dayanmadığı, esaslı te­meller ve daimî ibağlar üzerine tesis edilmiş olduğu .meydana çılkar. IMüblötle-rimiz sadece idealleri olan değil, fakat aynı zamanda bu Mealler uğrunda sa­vaşa hazır olan kütlelerdir. İcabında bu gayeler uğrumda catn. vermeğe hazırız. Halin askerlerimiz komünist tecavüzü­ne 'karşı Birleşmişi Milletlerini kollekıtif güvenlik gayretini desteklemek üzere omuz omuza savaşmaktadır. ıBuiıdaın çok ıdaha evvel Türkiye, Orta Doğuda komünist /tazyiki karşısında ttiuttıkem bir kale olarak vazife görmekte idi. Ha­kikaten Türkiye' olmasaydı -bugün belki (Ma Doğu diye bir. bölge olmazdı. So­ğuk ha/rib kaybedilirdi ve şimdi herhan­gi muhtemel bir tecavüze karşı Nato müttefiklerimizle birlikte .müşterek 'as­kerî bircepheteşkilederek Atlantik

Paktı organizasyonunda birleşmiş bir vaziyette bulunamazdık. Türkiye'nin 'mevcudiyeti bize bumu temin etmiştir.»

Büyük Elçi, konuşmasını şöyle bitirmiş­tir :ı

«Ortaklığımız sağlam, surette bilgili ve ■ karşılıklı menfaat ve hürmet esası tile­rine kurulmuştur. Bu büyük tarihî ha­rekete müştereken iştirakimizdin Bu şekil de sadece, hükümetlerimiz arasın­da değil, aynı zamanda yurttaşlarımız arasımda da kuvvetli anlayışa dayanır. Bu amJayışın bilgi ve eğitim sayesinde daha büyük kuvvet kazanımasraı sağla­mak bizim vazifemizdir. Bu yüzden bil­hassa sizin gibi (bugün burada hazır bu­lunanların görecekleri işler gayet ehem­miyetlidir. Türk - Amerikan ortaklığı sizin lelinlade bulunuyor. Bu ortaklığın iyi ve kiU'dretli ellere emanet edildiğine kaniim.»

Büyük Elçinin konuşmasından sonra toplantıda .bulunanlara ve davetlilere bir ikoyteyü verilmiştir.

— Urfa :

Kurtuluş Bayramını kutlama (töreninden sonra Büyük Millet Meclisi Başkanı Re­fik Koraltan, Bayındırlık Bakamı Kemal Zeytinoğilu ile kutlama 'töreımine iştirak eden misafirler şerefine Urtfa Belediye­si tarafından bir yemek verilmiştir.

Samimî bir hava içersimle geçen yeme­ğin sonunda UrfaMar aıdima konuşan ha­tipler, bölgelerinin 'İhtiyaçları üzerinde dilek ve temennilerde bulunarak Bire­cik köprüsünün temelinin aıtılmış olma­sından duydukları sevinci belirtımişler köylüye yapılan yardımlardan, Uırfa köylüsünün süratle kallkınmasuna yar­dım edildiğinden dolayı itetidara ıteşek-kürlerinâ bildirmişler, bi'lıhassa Birecik köprüsünün Diyarbakır, Gaziantep, Mar­din ve Urfa'yı içine alan bir milyonluk halkın .manen ve maddeten bu sunetle kalkınmalarının mümkün olacağını ifa­de etmişlerdir.

Hatiplerin sözlerine cevap' veren Büyük Millet Meclisi Başkanı Refik iKoraltan, bundan evvelki gelişinde de müşahede ettiği gibi bugün de Urfalıları aynı lıe-

yecan ve birbirine ibağlıük içinde gördü­ğümü belirttikten sonra, «fentler teker teker emek'Lerinin meyvasıını kısa bir za. 'toplayamaE;. F.akat bu iş topluca,

ele alınırsa ve vatandaş ken­disini toprağında ve' vatanında sürekli bir emniyet içinde görürse 'memleketlin saadete kavuşması için emeklerini muimage001.gifhassalasını ıtoplıyacağından eanin- olunsa bu gayretlenmen en yüksek 'randımanlı neticeleralınması mümikün olur.»

BLinıdan sonra sözü 'bütçeye getiren. Mec­lis Başıkanı 'bu Benekli bütçenin yarımı aşıra yankın aaman içimdeki [bütçelerin en, verimli ve en yapıcısı olduğunu söy-ledüMen sorara, «en kısa zamanda yur­dumuz isvnind işittiğimiz ımâmureier ya­nında yerüni alacaktır. IHepimize :bu me-.sut savaşta geri ikal mamayı temenni ederim.» demiş ve bayındırlık işleri hak­kımdaki faaliyetin izanını Bayındırlık Bakanına /bıraktığını ıs'öyLiyerek hazır bulunan!! arın .şiddetli alkışlan arasında sözlerimi bitiırmiştir.

Müit&akıben Bayımdıırlılk Bakanı söz ala­rak UrfalııLarm Hükümetin mânevi şah­siyetine gösterdikleri yakın alâkaya te­şekkür ettikten sonra Demokrat Parti iktida,rı tarafından 1951 yılında yapılan ve 1952 programı ile ele almanı İşler hakkımda rakamlara isfötaalt ederek yol, .su ve ıdiğer nafıa hıizm etlerini geniş mikyasta izah etmiş ve bu arada Urfa ve civar vilâyetleri çok yakından alâ-kaîandıran yer altı suları ve yol mevzu­undaki çalışmaları anıl atmıştır. Bu Üş iÇinj Bayındırlık Bakanlığı bütçesine 3 milyon liralık tahsisat konulmuş bulun-duğunu, Hidroolojî Enstitüsü nıütehas-.siBİarunm Urfa, Mandin ve ıDdyarfb-aikir vilâyetlerinde bu günlerde yapacakları teıfkiikaıt sonunda ıtecrüibe sondajlarına başlanulacağını nzah etımiş, 195'2 yol programına ıd'âhîıl bulunan Urfa - Mardim ve MandlnGLzne iyonlarının tougümlerde ihaleye e^ari'Iaıcagı anüj'desini de vermiştir.

Bayındırlılk Kakanınm (Birecik feöprüsü-nün temelinin atılımasıından sonra tou bölgeyi çofk yakımdan alâkalandıran yol ve su ımevzularonoın >da Hüküımetçe ele almmış olduğunu söylemiş ve sa'lonu dolduran urfalılar 'tarafından hararetle aüoşlaınmıştıır.

Bu .konuşmaları 'mütaalkıp (Meöliis Baş-.kanı berabeırinde Baymdırtlık. Bakana ve .düğer zevat olduğu halde Urfa'nın taıri-hî eseriler'inl gezıdikıten sonra yüzlerce atlının iştiraikiyle yapılan ıcirit gösteri­lerimi, ayrıca Mardin ve Urfa takımları .arasınida yapılaın. ve 4 — 0 Urfalılarınsnıetiee'lenjen futlbolmaçını

tafei-p et,miştir. Daha sonna 'kız ve erkek sanat ofku&arıfiı sergilerini ziyaret eden ■Refik .Koraltan ile B'ayındirhik Balkanı şehiî-de yapılan imar faaliyeti en hak-(kmıda Vaü Rifalt Bing-öl'den i^aîıat al­mışlardır.

Kurtuluş Bayramı ımüınas'ebdtiyle gece binlerce Urfalmın ıkıaıtıldığı fener alay­ları tertip 'edi'lnıiş ve gemçililk tarafun^ dian eğlenceler hazır'lanmıştır. Meclis 'Başkanı ve Bayındırhk Bakanı ile beraberlerinde bulunan zevat yarıaı sab.ah otomobille Mradim'e .mülteveccihen Urfa'dan ayrılacaMaırdır.

12 Nisam 1952

—İstanlbul :

Liiman"imızda- mitsafdr bulunan dost Amerikan Fîilosu Komutanı Visamiral Gardner, saalt '9.10 da I&tanbuıl Komu­tanı N'azımıi Ataç'ı, saat 9.4Ö te de Ame­rikan Büyükelçisi Ekselı&ns Mac Ghe-e'yi ziyaret etmiştir.

— İstanbul :

Misafir Amerikan 'Filosu Komutanı Vi­samiral Gardner, ıbugün saıat '10.15 te Vilâyete gelerek Vali »ve Belediye Baş­ıkanı Prof. GÖkay'ı makamında zdyaret eitmişitıir.

Amiral Gardne.r, Vıilâyeite gelişinde ve ıgi'dâşinde !bir piölis ■müfrezesi tarafından selâmlanmış ve.Vilâyet biaıasş önünde toplanan halik tarafından alkışlanmıştır. 15 da'küka kaıdar süren bu nezaket zi­yareti esnaismda Vali ee Belediye Baş­kanı Gökay misafir Amirali şeîırimiızde üçüncü defa selâmlamak fırsatını Ibul-duğundan dolayı bahtiyarlığını belirt­miş ve kendisine .güzei günler greçinme-sıjjnâ .'temenni ıettikten sonra bu gibi sıkı münasebetlerin ve ziyarettiler in dünya barışının ■sağ'Ianmlaşmıasi ■'bakımından faydalı olduğuma ve Atina'ya yaptığı z:ıyaret esnasında iki komşu Alkdeniz imıi'Iletin'iın birbirleri hakkında besledik­leri yakınlık ve dostluk duygularına şa­hit ve bu Ibüyülk anlaşma ruhunun dün^ ya .;barışı için faydalı olduğuna .işaret ettikten 'sonra demiiştir İki : «Kore'de .müşterek ibtiyük dâıva İçin akan ikanlar, Ibugün Akdeniz'de barış çiçekleri yaratmış bulunmaktadır.» Amiral Gardner, buduygularabütün yle İ-ştÂralk ettiğini 'söylemiş ve şu ■cevabi vermiştir :

«Kimyada mütecanis unsurları birleş­tiren ve katalizör ismi verilen ibir (kuv­ve: vardır. Altıncı Amerikan Filosu iş­te bu katalizör rolünü oynamak suretiy­le güze!) (bir barış havası yaratma yo­lundaki vsiîlifesiine devam 'etmektedir.» Amiral Gardner Vilâyetten ayrılırken Anadolu Ajansı muhabirine de şunları söylemiştir :

«Türkiye'yi 'üçüncü defa ziyaret etmek f:ıs:.;:nı bulduğumdan dolayı çok mam-nunum. Burasını kendi vatanım telâkM ediyorum. Paris'teki S'hape toplantısın­dan yeni dönmüş bulunuyorum. Orada ■.Orgeneral'Nuri Yamut ile görüştüm. Paris "teiki toplantılar sırasında Feld Mareşal Mc:ntg"omery, Orgeneral Ya-mut'tan Ikonuamasmı niea etti ve şunu sordu : «OngeneraFe Türkiye Bahriyesi ile Amerikan Altıncı Filosunun yapa-csğı müşterelk manevralarda veya ta­lim ve tenteye sahasında 'anlaşmak için bir lisan 'güçlüğü olabilecek midir?

Orgeneral Y,amüt'tun buna cevabıtek keliıme ilıe «bayır» demek öldü. Eunîan söylemekle ifade etmekistedi­ğim hakikat şudur : Türk ve Amerikan milletlerini birbir­lerine bağlaıyan rabıtalar, esaslıtemel-lere dayanmıştır ve sarsılmasına,bun­dan böyle lıiç bir sebep olamaz.

—• istanbul :

istanbul Deniz Komutanı Tacettin Tarım, .bu salbah saat 8.45 te misafir Amerikan Filosunun 'Sancak Gemisi olan New,porit News Ağır Kruvazörüne giderek Viısasmiiral Gardner'ü ziyaret et­miştir.

Amiral Tacettin Talayman, ziyareti mütaakıp Newport News''den ayrılırken 13 top atışı ile selâmlanmıştır.

— İstanbul :

Dün gece geç vakit limanımıza Fransız bandıralı Foch Transatlaıntic Turist Ge­misi ite 500 turist gelmiştir: Turistler bu sabahtan itilbaren şehrin görülecek yerlerini gezmeye başlamış­lardır.

— İstanbul :

Çalışma Bakam Nuri Özsan, Bafkan-lığmın çeşitli faaliyetleri hajkkıiıda bu­gün ç:ksn Kaftabk Siyaset Gazetesine aşağıdaki .beyanatta ibulunmuştur : «14 QVCayıs':ta hakiikî ımlllet iradesi ile memHekeit işlerimin mesuliyatini lüzerine alan iktidar ımâîılî haıyatımızm bütün me­seleleri ıg'bi -sosyal ımeseleleriyle de ya­kından ilgilenmiş ve programının ;gös-terdiği yolda halka Hizmet hedefine doğru, ikt'sad; imikânlarla ölçülü olarak ehenımiiyeM: adımlar atmıştır. Bu cüm-eden olarak :

1— Bilindiği üzerepartimizinprog­ramına uygun şekilde hafta tatiü ve 'ge­
nel tatillerde ücret ödenmesi (hakkında­ki Kamun 1 Mart T952 tarihinden itiba­
ren yürürlüğe girmiş bulunmaktadır, îşçi ücretlerinin muayyen n'ispetdâhi­
linde fiilen artırılması neticesiniveren bu kamunun tatbikiyle takriben Hazine­ye 30 milyon Krayayakın(birkülfet tahmi'ledi-'ÎJnekte'dir.

Demokrat Parti liktiıdan, Devlet Malî-yesiıni en güç şartlar altında devralmış olduğu halde memlekette alın teriyle hatayım kazanan işçilerimizin sosyal dâvaların benimsemiş -ve bu malî (kül­fetleri seve seve kaıbuî 'etmekten çekin-'meımıiştir.

îktisadi ve imali durumun gelişmesiyle hâsıl olacak i!k fırsat ve iımkân karşı­sında bu yevmiyelerin yarım değil gön­lümüzün arzu ettiği gfbi tam olarak Ödenmesini sağlamaya çalışacağımız ta­biidir.

2-r- 1961 ytfında asgari ücret tatbika­tına geçmiş bulunuyoruz. î!k önce Sey­
han, îçel ve Hatay illerinde tarım işçîleriniitn asgari ücretlerinin itesfaiti İle işe bgşlaomış ve aynı bölgedemensucat,çırçır ve nebati yağ sanayiine de teşmil edüımiştıir.

iSon haftalar içinde İzmir ve Bursa'da tütün işçilerinin mevsim başı dolayı-sLyle vâki tehacümü karşısında düşük ücretle işçi çaüıştırılttnasını önlemek için asgari ücret komisyonlarının kurulma­sına karar vermiş bulunuyoruz. Zaman zaman ^asgari ücret usulünün ni­çin ımıemleketin her tarafında şümullü

bir tarzda tatbik edilmediği hakkında BuaMfârlû karşılaşmaktayız.

Biz asgari Ücretleri işçi emeğinin çok düşük ücretlerle istismarını önlemek üzere ancak iktisadi ve içtimai zaruret­lerin hududu ile .mu-kayyet ölçülü olarak tatbik eıtmek Tazını geldiği kanaatinde­yiz. Bu zaruretler dışında kalan haller­de ücretlerin hayat seviyesine uygunlu­ğunu temin edecek makandzma asgari ücret usulü değil ihtilafların uzlaştırma ve tahkim .makanizmasıdir. Bu hususta istanbul gtilbi sendikalarımı­zın 'inkişaf etmiş olduğu merkezlerde iş­çilerin Iküçümsenmiyeceik zaniilar sağla­mış oldukları söylenebilir.

Filhakika :son sene zarfında iş ihtilâf­ları bilhassa İstanbul'da ehemmiyetM bir g-elişme göstermiştir. 1939 dan 1961 yılana kadar 1 sene zarfında Yüfcs&k Ha­kem Kuruluna intikal etmiş olan ihtilâf­ların sayıısı 4ıl iden ibaret iken yaSauizı 1951 yılı.içinde 67 iş ihtilâfü bu Kural tarar-fısndan hükme bağlanmıştır. Hakem Ku­rulu kararı ile istihsal edilen ücret zam­ları tutarı >da bir hesaba ıgöre takiiben 25 - 30 milyon löraya baliğ olmuştur. Bu (gelişme ânıiMeri, senıdükalarunızm tamı foiitr ıhürriyet havaisi içlode inkişafı işçi­lerimizin haklarını aramak imlkânlarım sağlayan Demokrasi reji'miniîi memle­kette hâkim bulunması ve nihayet Hü-hüküimetıimizıin takip e-ttlğii ilttisadi .kal-knma politikasının 'biır neticesi olarak iş piyatsasınm bu ücret zaımlarını mıüım-fkün kıian elverişli şartlarma atfetmek yerinde olur.

Bu araüa ımemlıaketinıizde işçi, sigorta-laıonm gö&terdiğî .dikikaıbe şayan, iınkiişa-fa kısaca temas etmek isterim. 105O1 yı­lında bütün Türkiye'deki senduka yekû­nu ancak 88 den ibaret iken bugün vl.9® e çıikmış sendika birilikleri de 10^ u bul­muştur.

,Bu kadar kısa ibfir zamanda ımeydaiıa gelen bu inkişaf demokratik rejimimi­zin sendika hürriyetine veırdlğri kıyme­tin Mr neticesi ve bu surötle sendikala­rın işçi hayatına faydalı olmak imkan ve teminatını bulmasının1 ibir delilidir.

Yurduımıuzda teessüs 'eden d'emoikraltük havanın 'gelişmesini sağladığı müspet ve sağ dmyu sahibi sen'düka harefketânin siyasi tesir ve mücadelelerden uzak kalnispette iş hukuku nizamımızı ta­mamlayıcı bir unsur olıarak memleketi­miz iş ve işçi âlemine çok faydalı hiz­metler ifa edeceğineşüpıheetmiyorum.

İhtiyarlık sigortası

5417 sayılı Ühtiyanlık Sigortası Kanunu­nun 40 inci maddesi 5752 sayılı kanunla kaldırılmış ve îş .Kanununun 13 üncü maddesinin altıncı fıkrası 5868 sayılı kanunla tadil ediılmiştir. Bu suretîe ih­tiyarlık sigortasından faydalanan işçi­lerin kıdem tazmionati teminat altma alınmıştır.

Basım mensuplarının çalışma şartlarım ve sosyal sigortalardan istifade şekille­rini tanziım eden kanun tasarısiı bilhas­sa Ibasm -meslek teşekküllerinin ihtiyacı bcJinten kıymetli mütalâalarına da ge­niş ölçüde yer verilerek tekâmül ettiril­miş büyük Meclise sunulmuştur. Bu tas arının kanunlaşması ile fâ'kîr .iş­çilerinden en mühim bir BÜmreoin ça­lışmaları değerlendirilmiş ve muhtaç olduğu nizama 'kavuşturulmuş olacak­tır.

İhtiyarlık sigortasının ilk tatbikatında alına neticelere göre alâkalılar için da­ha faydalı olmasını sağlayan esaslar dairesinde hazırlanan tadil tasarısı Bü­yük Millet Meclisi koı-nilsyonlarMida in-celenme'ktedir. Tadilât Büyük Millet liselisinin taısvülbin© iktîıran edince ih­tiyarlık s'ig-ortası taibbiıkatı işçiler le­hine ıslâh edilmiş olacaktır.

Garsonların yüzde onları meselesi

Ötedenberi bir ihtilâf ve şikâyet mev-.zuu olan g-arson yüzde onları hakkında tekemmül eden kanun tasansı Bafcan-lar Kuruluna sunulmuş bulunmaktadır. ıMemleketiım'izde .çalışma şartlaırı henüz bir nizama varılamamış' elan ziraat iş­çileriyle, deniz işçilerinin hukukunu te­minat ve müeyyide aJıtnna alan kanun tasarısı hazırlık safhasındadır. Her ilki tasarının da önümüzdeki içtima devre­sine yetiştirilmesine gayret edilecektSr. Memleketlimizde sendikaların iş hayatı­mız için daha veri'mli müesseseler geüşınesiini sağlamaık ü^ere 5MS sayılı İşçji vıe işveren 'Sendikalar Kanu­nunun demokratik esaslar dâhilinde ta­dili için bir tasarı hazırlanmıştır. Büyük Millet Meclisine arz etmeden önce sen-dSkalanmıssm mütalâa ve görüşlerinden faydalanmayı ihmal etnüiyeoeğimlizi ta­biidir.

îş hukuku sisteminde yapılan yenilikler

Bir taraftan üş hukuku sis'tem'imizi ta­mamlayan ve islâ'hıa ımiâtuf hazırhkü&r üzerinde çalışmalarımız dlerlerlken, diğer taraftan mevcut kanunların tatbikim afflâJkıadar edem tüzükler üzerindeki ha-zırlMar da tamamlanmıştır.

Geçen yıl 'is ihtilâflarının uzlaştırma ve tahkaınıi hakkındaki tüzük yeni fbaş-itan demokratik esaslara 'göre tanzim ile yürürlüğe komi'lmuş bulunmaktadır.

Ağır ve Tehlikeli işler Tüzüğü, üş haya-tmın icaplarına göre tadil ©dManiıŞtir. Zonguldak maden işçilerimin sosyal yıar-dıım ibltilyaçTarmi karşılayan amele bir­liği Bakanlığımızın murakabesi altına alınmıştır.

iş (kazaları ve meslek hastaliklarnıa karşı işçilerimizin hayat ve sağlığını koruma yolunda '"bir tedbir olarak (par-laıyi'cı ve patlayıcı, tehlikeli ve zararlı ıaaddslerdn işlendiği yerlere ait alınma­sı icap eden sağlıik ve emniyet tüzüğü) Danıştay'ın tetkikinden .geçirilerek son şeıkidni almış bulunmaikta'dır.

İş yerleri

Bunlardan .başlka reısımî ve hnısusi iş yer­lerinin teftişine ait rt'üzüikler] e -kreşler ve :emzirme odaları, iş T/e fişçü ibulma ünahsıllî danışnua ikurullari giibi ları tanziım 'eden ttüzüklerin de İarı ilerlemiş bulunmaktadır.

iş Kanununun 10 dan az sayıda işçi ça­lıştıran ıküçiiîk İşyerlerine peyderpey teşmili yolunda <bir prensip kararma varmış bulunuyoruz.

iş Kanunun en aç 10 -işçi çalıştırmayı icap ettiren (işyerlerine tatbik edilmesi­nin hukuki ve ekonomik bakımlardan -doğurduğu şikâyetleri nazara alarak kanunun verdiği yetkiye g"öre Bakanlar Kurulu karariyle teşmil etmek yoluna tevessül edeceğiz. ,Bu yoldaki tatbikatı­mızı teşkilâtımızın ve -elde mevcut ye­tişmiş personel limikânl arımızın hududu üe ölçülü olarak en az 50 'bin nüfuslu şehirlerimiizdeişçilerinbilhassakanun

himayesine mıuihtaç ağır, tehlikeli ve g-ayrısıhhi .işlerden ibaşlıyarak tahakkuk sahasına intikal ettireceğiz. Başlangıçta tek işçiye kadar inebilenin müşkülâtına gözönünde tutarak bu hu­susta 'da kademeli Ye tedrici .bir tatbi­kat şeklinin amelî ıbakımdan daha fay­dalı olacağı kanaatindeyiz.

İş ve İşçi Bulma Kurumunun faaliyeti

îş ve îşçi .Bulma Kurumunım faaliyet­lerini daha müessir bir hale getirmek
üzere 'Amerika'dan cellettiğimiz kıy­metli bir mütehassısın da yardımı ile ıslah etmıiş bulunuyoruz. İGiünden güne gerek teşkilât ve gerekse işçi birleştir­
me bakımından inkişaf eden 'bu mües­sese daha müsbet işler başarma yolun­
dadır.

Mevcutlara ilâveten memleketin muh­telif yerlerinde bir şube, S ajanlık ve 6 mutemetlik açmıştır. Kurumun ehemmiyetle üzerinde durdum ğu mevzula-rdEin birisi de işsiz vatandaş­ların toanamaflaran sağlıyacak tesisler vücuda getirmesidir.

Halen istanbul, Adana, Samsun, Deniz­li'de 'mevcut bulunan yurtlara ilâveten Eskişehir'de 100, Manisa'da- 80 yataklı birer yurt inşasına ibaşlanmış ve Önü­müzdeki yıl içinde de istanbul'da 150, izmir'de 150, Manisa'da 80 yataklı birer yurt İle Deniali'de 1000 tanımı işçâsö istiap edecek bir barınağın inşası teşebbüsüne geçilmiş, arsaları da temin olunmuştur. Şurasını belirtmeyi de faydalı görüyo­rum ki, İş ve îşçi ıBulma Kurumunun rolü bütün' 'dünyada olduğu ıgibii ancak iş -arz ve takibimi karşılaştırmak ve iş piyasasını tanzim etmektir. Yoksa mem­lekette iş hacmini arttırarak yeni iş kadroları yaratmak Kurumun vazifesi dışındadır. IBuna, kadir değildir.

Bununla beraber şurasını memnuniyetle arzedeyim ki mıemdekette bugün tecelli­sini iftiharla srrjüşalhede ettiğimiz zirai kFi'kınîra köylüyü refaha kavuşturduğu aîsbette şehirdeki müstekar İşçinin ha­yat seviyesini: de yükseltmiş olacaktır. Bugün köylünün iştira kudretinin art­ması nispetinde sanayi mamu'lerinin sü­rüm imkânları ve onunla mütenasip o'ar?k memleketteki sınai iş hamca yük-sSlrr.ektedir.

Bizi görmek için katlandığınız zahmet­ten dolayı çök sıcak sevgi ve teşekkür­lerimizi sunarım. Var olun, yaşayın An­talyalılar.»

Başbakan, Belediye binasında bir müd­det istirahat ettikten sonra Vali Kona­ğına gitmiştir.

Bu akşam saat 20 de Askerî Gazdmoda verilecek olan aikşıaım yemeğinde ve ye­mekten sonra Antalya öğretmenlerinin tertip edecekleri suvarede bulunacaktır.

— Manisa :

Manisa'da vukubulan don hâdisesi do-Iayısiyle Manisa Valisi Cemal Dinç, Anadolu Ajansı muhabirine şu beya-natta bulunmuştur :

«iki gece evvel Manisa bağlarını harap eden müessif don hâdisesi bizi en. çok üzen ve meşgul -eden bir konu haline ge'miş bulunmaktadır. ÎSk. günden itibaren Ziraat Teknik Teş­kilâtına mensup arkadaşlarla bağlar ve meyveliklerde gerekli incelemelerde bu­luncum. Üzülerek söyliyeyian ki, netice esef vericidir.

Manisa bağlarında zarar yüzde 80, Ak­hisar'da yüzde 60, Kırkağaç'ta yüzde 90. Salihli'de yüzde45, Soma'da yüzde 20, Turgutlu'da yüzde 70 ve Eşme'de yüzde 20 dir.' Alaşehir ilçesinde de za­rar hayli büyüktür.

3u durum karşısında bize düşen İş, bu . _ âfet dolayiisiyle zarar görmüş olan bağcılarımızı Hükümet yardrmiyle ya­ni bankalar ve .kooperatiflerie takviye ederek bağlarının gelecek yıl tatm mah­sul verecek Ibir sekile sokulabilmesi İçin gerekli fennî tedbirleri sağlamaktır. Sayın Cumhurbaşkanımız ve Hüküme­timizin bu felâket karşımda gösterdiği hassasiyet ve alâka halk arasında (bü­yük memnuniyet uyandırmıştır.

— Konya :

Konya îli hudutları içinde kurulması (karar altınaalınmışIbulunan.Şeker

Fabrikası hazırlıkları büyük bir hızla nkişaf etmektedir. Bu meyanda Konya Milletvekilleri ve Şeker Şirketi Genel Müdürü Baha Esat Dekant ve beraber­lerindeki zevat bugün Eskişehir - Akşe­hir yoluyla Ilgın'a ıgelerek Mahdut Me-

suliıye'tîi Akşehir - Ilgın ve câvtarc, Pan­car Ekicileri istihsal Kooperatifi Or­taklığınla Genel Kurul toplantısında ha­zır fcu Sunmuşlardır. Genel Müdürün Ko­operatifinin, ortaklarına ve memlekete sağlayacağı faydalar ve inkişaf hak­kında ver diği uzun izahat hazır bulu­nanlar tarafından büyük bir alaka ve sevinçle dinlenıTiiiş .ve anütaaifeisben top­lantı .gündemine geçilerek idare ve mu­rakabe kurulları seçilmiştir. Toplantı­dan sonra ha'lkla temas eden Mililetve-fkiMeri ve Genel *Müdür Konya'ya hare­ket etmişledir.

Akşam saat 20.30 da îl Genel Meclisi saılonunda yüzlerce vatandaşın hazır bu­lunduğu bir toplantıda ıda kurulacak Şe­ker .Fabrikası hakkında !izıaihat verilmiş ve haiJkm. bu husustaki dlileklerl dinlen-ımlıŞtii1. Şeker Şirketi Miüd'ürüniün Kon­ya'ya yaptığı bu seyahat muhitte <mem-muinOjkla karşılanmıştır.

Urfa :

Büyülk Millet Meclisi Başkanı Refik Kü-TPİ'tan beraberinde Bayındırlık Bakanı iKemal Zeytinoğlu, Urfa Valisi, Urfa GKimrüfe Muhafaza Alay Komutanı ve diğer zeva.t o'.duğu halde saat 9.30 da Mardin'e müteveccihen Urfa'dan ayrıl-ımıtır.

Büyük' Mîllet Meclisi Başkanı, Urfa'dan ayrılışlarında bir askerî kıta- tarafından selânUaamrcş ve UrfaMarm coşkun al­kışlan ve şevki gösterileriyle uğurlan-'mıştır.

Büg-üın saat 11 de şehrimize gelen Bü­yük Millet Mecl'iısi Başkanı Refik Ko-raltan, yeni inşa 'edilmiş olan Adalet 'binasını açmıştır.

Bu münasebetle kısa bir Ikonuşma- ya­pan Meclis Başkanı, hâkimlerimizin bu yeni binada memleket İçin, hayırlı üsler görmelerini temenni ederek adaletin ibftr miıLletin huzuru ve yükselmesi için esas olduğunutebarüz etitirmliş ve«dileriz

ki, bu gaye için .çalışacak, arkadışl arı­mız çalışmaya ve eser vermeğe muvaf­fak olsunlar, bu iblina, devrin kıymetli bir eseri olark kalsın ve emsali çoğal­sın» diyerek kordelâyı Ikesmiştir.

/Bundan sonra ıbazı valtandiaşLana dileklerini dinleyen Korailtan, hastane bina­sını ziyaret ederelk ihtiyaçları hakkımda izahat .almıştır.

— Mardin :

Urfa'dan gelmekte olan Büyüik Mafllet "Meclisi Başkanı ile Bayındırlık Bakanı, saat 14.30 da Ceylanpmar Devlet Üret­me Çiftliğine vâsıl 'Olmuşlardır. Bura­da Mardin Valisi, bazı Milletvekilleri, Mardin Belediye ve Demckrat Parti ti Başlkan'lan tarafından karşi'Ianmişlar-dır.

Bura'da Koraltan, Viranşehir İlçesinden gelen heyeti kabulederekdileklerini

Ceylaııpmar'ındaiki temaslarından son­ra yolıuna devam eden Büyük Millet Meclisi Başkanı, geç vakit şehrimize muvasalat etmiş ve mülkî ve askerî er­kân ile bir ihtiram Kıtası tarafından se­lâmlanmış, halkın şevki tezahüratiyle karşılanmıştır. Bu tezahürat aımısmda Belediyeye giden Meclis Başkanı, ora­da toplu toir halde bulunan hakla görüş­müştür. "

— tstanibul :

Limanımızda misafir bulunan Dost Amerika'nın Akdeniz Altıncı Filosu Ko­mutanı Koramiral Gardner bugün saat 10.45 ite İstanbul Deniz Komutanı Tuğ­amiral Tacettin Talayman'ı ve saat 11.15 te Birinci Ordu Müfettişi Orge­neral Zeikâi Okan'ı makaml arında Zi­yaret eltmiştir.

Donanma Komutanı Tümamiral Rıdvan Koral saat 11.50 de, Ordu Müfettişi Or-

g-eneral Zekâi Okan beraberinde İstan­bul (Komutanı Korgeneral Nazmi Ataç, olduğu halde saat 12.15 te Vali ve Bele­diye Başkanı Profesör Gökay saat 12.40 da ve Amerikan Büyükelçisi Ekselans (Mîc. Ghee, saat 13.10 da Sancak Gemi­sine giderek Amiral Gardner'in ziya-retleriinii İade etmişlıerdir.

—. İstanbul:

İngiliz Ticaret Odasının tertip ettiği în-giîıiz Sanayi Sergisi [bugün saat 18 de Spor ve SergiSarayında açılmıştır.

Bu münasebetle yapılan törende Vali ve Belediye Başkanı, Merkez Komutanı,

İngiltere Başkonsolosu, Şehir Meclisi Azaları. Türkiye'deki İngiliz Ticaret Odası Temsilcileri, şehrimiz İktisadi ve ticaret çevrelerine mensup şahsiyetler ve Basın mensuplariyle kalabalık bir halik topluluğu hazır bulunmuştur.

İngiltere Başkonsolosu Mister Napier1-in ırioası üzerine, Vali ve Belediye Baş­kanı Prof. Gökay, İngiliz Ticaret Oda­sını tebrik etmiş ve uğurlu olması dile­ğiyle sergiyi açmıştır. Bu arada înıgıi'lıtere Büyükelçisi Sir Knox Helm'in .başarılair dileyen mesajı okunmuş ve mütaakiben sergi davetli­ler tarafından 'gezltoıiştir.

14 Nisan 19512

—■ Mardin :

Büyük Millet Meclisi Başkanı Refük Ko-ralitan Lle Bayındırlık Bak;anı Kemal Zaytinoğlu ve roe'raberindeki zevat dün sabaıh saat 10 da Belediyeyi ziyaret ederek orada toplanmış olan Mardinli­lerin M&mlekeıt Hastanesinin tam teşek­küllü hastane haline getirilımetsi, kavak ihracı içip. döviz temin editlmesi, akarya­kıt ve Gelir Veırgisi Kanunu, koy okul­ları, yol ve sulatma mevzularında dilek ve temennilerini dinlemişler, bu arada cemaat mensupılarıjıdan mürekkep bir heyti kabul etmişlerdir. Buüdan sonra Demokrat Parti $1 Merkezi ziyaret edil­miş, burada da toplanmış olan partililer­le muhtelif memleket meseleleri görü­şülmüştür, önce Mecb's Başkanı kısa bir (konuşma yapmış ve demiştir ki : «'Toprak ve topraksızlık meselesi De­mokrat Parti li!ktida.rur.in en önem ver­diği dâvalardan biridir. Biz şuna ina­nıyoruz ki bu topraklar üzeninde yaşı-yan vatandaşlar sür'atle topraıklanma-lıdırlar. Toprak sahibi olmalıdır. Gaye­miz en yakın zamanda, ben topraksı­zım, diyen vatandaş bırakmamaktır. Hükümet hizin gibi bir millete hizmet etmek gibi bir taMJhe sahipttlir. Bu mil­letin hayatı medeni âlemde ebedî ola-caMır. Çünkü olmaya lâyıktır» diye­rek sözlerini bitirmiştir. Bundan sonra parti binasının içini ve dışını dolduran binlerce Mardiljlere h:ıtaben Bayındırlık ıBalkam Kemal Zeytinoğlu Hüküımet ça­lışmaları ve Ifau arada Ibayınıdırlıjk işleri 'hakkında genüş lizahat vermiş vesözü

Mardin Vilâyeti dâhilinde ele alınan yol ve su mevzul arına İntikal ettirerek mu­hiti ;pk sevindiren beyanatta bulunmuş

Bunlardan bilhassa TJrfa ve Mar­din, Savur, Midyat, OÜzıre yolu yapısı­nın 1352 yalı programına alındığını söyler altı suyu çaihşmalan için 650 bin liralıik tahsisat ayrıldığı, Çağ:-çağ Suyu sulaması jjkinei kısım ihale­sinin önümüzdeki aylarda yapılacağı haberleri dinleyiciler tarafından uzun uzun alkışlanmıştır. Zeytinoğlu «Hükü­metinizin en büyük kuvveti, mükâfatı sizlerin gösterdiğiniz şu yakın alâka ve tezahüratınız dır, demokrasilerde netlerin nnivaffakiye.tlerin.in sırrı da bu değil raidir ? diyerek konuşma­sın?, nihayet vermiştir.

Refik Korâltan ile Bayındırlık Bakanı bundan sonra şehrin tarihî yerlerini gezmişler ve bu münıaseibetle ziyaret :"ori Manastırda Süryani vatandaş­ların büyük sevgi gösterileriyle karşı­lanmışlardır. Metropolit Hanna bu zi­yaretten mütevellit samimi hislerini ve Süryani vat^ndaş'-'irm ÜBJüfkiknste bağ1-lılıilüannı şu cümlelerle ifade etmiştir : «Reisimiz Sayın 'Refik Koraıltan ve muhterem Bayındırlık (Balkanlımız Ke-, mal Ze-ytinoğîu ve miıîletv eklilerimizin bugün Manastırımıza.şerefvermeleri smiizi son derece sevindirmiştir. Oalsra kalplerimizin tam ifadesi olanlarımKi takdim ederiz. Bütün benliğimiz ve varağımızla Cumhuriye­timizi ve Demokrasiye olan bağlılığı­mızı bir daha İfade etmeik isterlin.» de­miş ve 'milâdi 400 tarihinde kurulan bu Manastırı ziyaret etmekle tarihî eser­lere verilen ehemmiyetin bir kere daha ispat edilmiış olduğunu tebarüz etıtirerek Manastırın bazı ihtiyaçlarından bahsetmiştir.

Memleket Hastanesini de ziyaret eden misafirler burada hastaların hatırlarını sormuşlar ve şereflerine verilen öğle yemeğini .mütaatap Diyarbakır'a müte­veccihen Mardin'den aynltmışlar ve hal­kın sevgi gösterileriyle uğurlanmışlardır.

— Diyarbakır :

Büyük Millet Meclisi Başfeanı ile Ba­yındırlık Bakanı ve diğer zevat dünsaat 18 de Mardin'den şehrimize geldiler. Diyaıfoaikır Valisi Servet SÜrenkak ile Kolordu 'Komutan Vekili Tümgeneral Fazıl Bilge, Belediye ve Parti Başkan­ları tarafından îl hududunda 'karşılan­dılar.

Şehre girişlerinde ihtiram kıtası tara­fından selâmlanan Meclis Başkam, bin­lerce vatandaşın âiçjten samimi tezahür­leri arasında Beıledûye binasına gelmiş, burada 'kısa "bir müddet islirahatten sonra vaktin ' geg olmasına rağmen meydanda bekleyen Diyarbakırlılara kendisine karşı gos't erdikler i candan sevgi tezahürü ve ' asîl misaıfirperver-likten duyduğu mamnuniyeti ifade ede­rek ıteşekküriıerini bildirmiş ve halikın yine candan sevgi tezahürleri arasında Belediye binasından ayrılmıştır.

— Antalya :

İki gündür şehrimizde bulunan Başba­kan Adnan Menderes, bu sabah Antalya Belediyesine giderek bir müddet şehir ihtiyaçları üzerkıde alâkalılarla görüş­müştür.

Öğleye doğru. Antalya Vilâyet binasına gelen Adnan -Menderes Alanya, Gazi­paşa, Korkuteli, Afeseki, Gündoğmuş 'kaizaianndan gelen heyetleri kabul ede­rek bir müddet görüşmüştür. Bu arada Başbakan, Antalya Çiftçiler Birliği ve Şoförler Cemiyeti namına ge­len heyetleri de kalbul ederek bunların dileklerini de dinlemişlerdir. Antalya Vilâyet binasından ayrılan Başbakan Evkaf Umum Müdürlüğüne ait zeytinlikleri de görünüştür.

—-iAntalya :

Başbakan Adnan »Menderes, be^alberim-dekj zevatla birlikte saat 12.30 da An­talya'dan Özel uçalkla Ankara'ya hare-!ket 'etmiştir.

Başbakanı Milletvekilleri, Vali,Garni­zon Komutam, bir 'ihtiram kıtası ve ka­labalık bir halk kitlesi uğurlamıştır. Başbakan ayrılmadan öncemuhabiri­mize şu beyanatı venmiştir : «S'eyaaatiım çok müspet olmuştur. Mem­nun 'olarak dönüyorum. Geniş imkânlar arşeden g'üzel Antalyanız'mihtiyaçla­rını sür'atle 'karşılamak içinHükümet elden 'geldiği kadar çalışacaktır.Başlanarak bu faaliyet gelecek senelerde daha da artırılacaktır. Memleketin muhtelif mıntakalarmda ol­mak üzere İdarenin elinde dört yüz bin­aen fazla zeytin ağacı vardır. Bunların lâyıkı veçhile istifade edilemiyen mühim bir kısmı Ziraat Bankasının açacağı edindirme kredisinden karşılığı temin edilmek suretiyle o mmtakalarda bulu­nan topraktan ve geçim vasıtasından mahrum vatandaşlara değer bedelleri üzerinden tevzi edilecektir. Bu suretle hem bu millî- servet ferd elinde kıymet­lendirilerek hem de onların refahına va­sıta olacak ve İdare âtıl olan bu varlı­ğın derhal ele geçeceği bedelini daha rantabl sahalarda kullanmak imkânını bulacaktır. Bu tevziata bir program dâ­hilinde Temmuz 1952 den itibaren baş­lanacak ve idarenin elinde bulunan. fm-dıklıkı incirlik, narenciyeler de aynı e-saslar dâhilinde peyderpey tasfiye edile­cektir. Bu ıslâh ve kalkınma çalışmaları yanında Vakıflar idaresinin 1951 yılın­daki tamir faaliyeti de başarılı olmuş­tur.

Geçen yıllarda en çok 630 bin lirayı geç-miyen ödenek ile senede ancak 60 kadar cami tamir edilebildiği- halde 1951 yılın­da 970 bin liralık bir ödenekle 47 ilde 116 cami tamir olunmuş, ayrıca halk idaresinde veya köylerde bulunan 72 ca­miin tamirine de nakten yardım edil­miştir. Bu faaliyet bu yıl daha da art­mış olacaktır.

— Ankara:

Şehrimizde misafir bulunan Amerika'­nın Akdeniz Aîtmcı Filosu Komutanı Koramiral Gardner bugün saat 15 te be­raberinde Amerikan Deniz Ataşesi Al­bay Walter ve mihmandarı Albay Ek­rem Tetik olduğu halde Millî Savunma Bakanlığına gelmişler, Bakanlık adına Deniz Kuvvetleri Komutanlığı Yaveri Deniz Binbaşı Hayri Pars ile protokol­den Deniz Binbaşı Tarık Üigen tarafın­dan karşılanarak kendilerine evvelce hazırlanmış ziyaret programı gereğince sırasiyle Millî Savunma Bakanı Hulusi Köymen'i, saat 15,20 de Deniz Kuvvet­leri Komutanı Koramiral Sadık Altın-caa'm, 15,45 te Genel Kurmay Başkan vekili Orgeneral Şükrü Kanatlı'yı ma­kamlarında ziyaret etmişlerdir.

Deniz Kuvvetleri Komutanını ziyareti esnasında Deniz Kuvvetleri Kurmay Başkanı Tümamiral Kemalettm Bozkurt hazır bulunmuştur.

Bu akşam saat 18 de Amerikan Deniz Ataşesi tarafmdah şereflerine bir kok­teyl, Amerikan Büyük Elçisi tarafından da bir akşam yemeği verilecektir.

— Doğu Bayazıt:

İlçemizin kurtuluşunun 34 üncü yıldönü­mü olan bugün, törenle kutlanmıştır. Havanın soğuk olmasına rağmen kesif bir kalabalık sabahın erken saatlerinde merasim yerine toplanmıştı. Merasime, evvelâ milis kuvvetlerinin şehre girişiyle başlanmış ve bunu mütaakıp bir süvari müfrezesi Hükümet konağını işgal ede­rek halkın yaşa nidaları arasında şanlı bayrağımızı çekmiştir, istiklâl marşın­dan sonra Teğmen Baki ve Fahri Aytaç ve halktan Zeki Özkan tarafından gü­nün önemini belirten konuşmalar yapıl­mış, öğrenciler tarafından şiirler okun­muştur. Atlı, motorlu, yaya ve milis kuvvetlerinin iştirakiyle geçit resmi ya­pılmış, bilâhare şehitliğe gidilerek aziz şehitlerimizin ruhları taziz edilmiştir. Gece fener alayları yapılacaktır.

—Diyadin;

ilçemizin kurtuluşunun 34 üncü yıldönü­mü bugün coşkun tezahüratla kutlan­mıştır. Bu münasebetle yapılan törende günün mâna ve ehemmiyetini belirten nutuklar irad ediîmiş, şiirler okunmuş­tur.

—Diyarbakır:

Bayındırlık Bakanı Kemal Zeytinoğlu bugün saat 9 da Karayolları vs 9 uncu Bölge Müdürlüğünü ve teşkilâtını, atel-yeleri, Doğu Yapı işleri Reisliğini ve ti Bayındırlık Müdürlüğünü gezmiş, muh­telif mevzular üzerinde ilgililerden iza­hat almıştır.

Bakan bundan sonra beraberinde İstan­bul Milletvekili Ahmet Hamdi Başar ve İçel Milletvekili Halil Atalay olduğu halde Vali Servet Sürenkök'ü, Kor. Ko­mutan vekili Tümgeneral Fazlı Bilge'yi makamlarında ziyaret etmiştir. Daha sonra Demokrat Parti ti Merke­zini de ziyaret eden Bayındırlık Bakanı, burada toplanmış olan halka hitaben kı­sa bir konuşma yapmış ve bilhassa Di­yarbakır'ı ilgilendiren bayındırlık işleri­ni izahla, yol faaliyetinden, Dicle nehri­nin' amenajman plânından ve yeraltı su­larından bahsetmiştir.

Diyarbakırlılar bunlardan dolayı duy­dukları memnuniyeti ifade ettikten son­ra toprak dağıtımı ve orman dâvası üze­rinde dileklerde bulunmuşlar ve bunlara icabeden cevaplar verilmiştir.

Kemal Zeytinoğlu, bayındırlık işleriyle uğraşan mühendis ve mütaahhitlerle gö­rüşmüş ve ihtiyaçlarını tesbit etmiştir.

15 Nisam. 1952

—Ankara:

Resmî ziyaretlerde bulunmak üzere dün şehrimize gelen Amerikanın Akdeniz 6 ncı Filosu Komutanı Koramiral Gard-ner, bu sabah saat 10 da Etimesgut Ha­va alanından kaikan Özel bir uçakla İs­tanbul'a hareket etmiştir.

Amiral Kava alanında, Deniz Kuvvetleri Komutanlığı ileri gelenleriyle, Ameri­kan Büyük Elçisi, Askerî Yardım Heyeti Başkanı ve Deniz Yardım Grupu Başka­nı tarafından uğurlanmıştır.

— Nevşehir:

Bir haftadan beri devam eden soğuk, Nevşehir'in bağ ve meyva ağaçlarını ta­mamen kurutmuştur. Ürgüp ve Gülşehir mmtakalarmda da vaziyetin aynı olduğu bildiriliyor. Üç kaza ve mmtakasmın meyva ve bağdaki zararı on milyon lira civarında olduğu tahmin -edilmektedir.

—Ankara:

Cumhurbaşkanı Celâl Bayar, bugün sa­at 14.45 te Ege Ekspresine- bağlanan ö-zel bir vagonla şehrimizden ayrılmışlar­dır.

Cumhurbaşkanına bu seyahatlerinde Ça­lışma Bakanı ve işletmeler Bakan Ve­kili Nuri Özsan, Kütahya Milletvekili Dr. Ahmet İhsan Gürsoy, Denizli Millet­vekili Eyüp Şahin, Muğla Milletvekili Nadir Nadi, Aydın Valisi Dilâver Argun, Başyaver Kurmay Yarbay Nurettin AIp-kartal, Basın-Yayın müdürlerinden Şe­rif Arzik refakat etmektedirler.

Cumhurbaşkanı garda Başbakan Adnan Menderes, Bakanlar, Milletvekilleri, ka­ra, deniz ve hava kuvvetleri komutan­ları, Bakanlıklar ileri gelenleri, general­ler, Ankara' Valisi, Belediye Başkam, Garnizon ve Merkez Komutanları ve Emniyet Müdürü tarafından uğurlan-mışlardır.

— Ankara:

Çanakkale Milletvekili ve Demokrat Parti Genel İdare Kurulu Üyesi Emin Kalafat, eski Başbakan ve halen Erzin­can Milletvekili Şemsettin Günaltay'ın İstanbul'daki beyanatı dolayısiyle Büyük Millet Meclisi Başkanlığına aşağıdaki takriri vermiştir:

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkan­lığına:

Erzincan Milletvekili ve eski başbakan Şemsettin Günaltay'ın 13/4/1952 tarihine raslıyan Pazar günü, İstanbul'da Cum­huriyet Halk Partisinin Süleymaniye semt ocağında yapmış olduğu konuşma­da hâdise ve misal zikretmiyerek, umu­mi ve şâmil mahiyette olmak üzere, Devlet' ve hükümet idaresi hakkında berveçhi âti ithamlarda bulunduğunu gazetelerden öğrenmiş bulunuyorum. Şöyîe ki:

— Memurlar baskı ve tesir altında tu­tulmaktadır.

— Anayasayı tatbika memur olanlar iktidar mensuplarının emri altına alın­mak suretiyle mezkûr kanun hükümleriihlâl edilmiş bulunmaktadır.

—İktidar Partisi mensupları büyü­ğünden küçüğüne kadar yağma peşinde koşmaktadırlar.

— İktidar muayyen insanları zengin ederek asıl büyük halk kütlesini zarure­ te sürüklemektedir.

Halk Partisi iktidarının son başbakanı olan sayın Şemsettin Günaltay'm, yu­karda işaret edilen konuşmasından alı­nan işbu ithamları karşısında memleke­timizde Devlet ve Hükümet mefhumları­nın kalmamış olduğunu düşünmemek ve değil diktatörlük bir bakımdan onun tam aksi olan anarşinin hüküm sürdü­ğünü' kabul etmemek mümkün değildir. Hakikatten uzak olduğu muhakkak olan bu ithamlar memleket içinde, vatandaşlar nazarında devlet haysiyeti ve otori­tesini kıracak ve onların kalplerinde te­reddüt ve endişeler uyandıracak ve hat­tâ içtimai bir karışıklığa meydan vere­cek mahiyette olduğu gibi ayrıca da bin-bir müşkülât ile kazanmış bulunduğu­muz dış itibarımızı da geniş bir nispette sarsacak mahiyettedir. Bu itibarla Şemsettin Günaltay'm bu a-ğlr ithamları karşısında Hükümetin ne düşündüğünü, münhasıran politik gaye ve ihtraslarla tevali eden bu çeşit zarar­lı konuşmaların doğurabileceği mahzur­ları önlemek hususunda düşünülmüş her hangi bir tedbiri bulunup bulunmadığını açıklamasını arz ve rica ederim.

—Ankara:

Amerikan Büyük Elçisi Ekselans Mc. Ghee, refakatlerinde Amerikan Haberler Bürosu Başkanı ve Amerikalı ziraat müşavirleri olduğu halde bugün saat 15 te Ankara Üniversitesini ziyaret etmiş, Üniversite rektörü ve profesörlerle muh­telif mevzularda konuşmuştur. Büyük Elçi, Ziraat ve Veteriner fakülte­lerinin umumi kütüphanelerini gezdik­ten sonra Ziraat Fakültesinin muhtelif enstitülerini dolaşarak verilen izahatı alâka ile dinlemiştir. Ziraat Fakültesi kütüphanesine muhte­lif konularda kıymetli kitaplar hediye eden Mc. Ghee, Fakültede gördüklerin­den duyduğu memnuniyeti ifade ederek saat 16,45 te Üniversiteden ayırlmiştır.

—Ankara:

13 üncü Devlet Resim ve Heykel ıSergî-si. bugün saat 15.30 da Dil veTarih -Coğrafya Fakültesindeyerli ve yaban­cı seçilin bir sanatsever kütlesinin hu­zuru i'.e ve Mil'i-Eğitim Bakanının tosa bir nutku rte açılmıştır. !:n, hazır bulunanlara ser:;! münase­betiyle yapılan davete icabet ettiklerin-dolayı teşekkür ettikten sonra, ser 128 ressamın 515 tablo ve 4hey-:. aşın 18 heykel ile- iştirak ettilklerl-ni, jürininbüyük birhassasiyetle 74 ressamdan 160 tabloya re 3 heykeltraş-6 heykel iteşhir etmek içinuygun bulduğunu belertmiş ve serginin ne bü­tün memleketressamlarım birarada ; ve ne de çok yüksek sergi oî-

rmaik gibi 'bir iddiası olmadığım, bilâkis mütevazı olduğunu kaydederek sözleri­ni şöyle bitirmiştir :Serginin bü-yük iddiaları yoktur. Te--memliımıiiz 14 üncü ve 15 inci sergilerin daha ytülkıS'ek olmasıdır. Bu temenni ile sergiyi açıyorum.;»

—- Elâzığ :

3üyiik (Millet Mcc!âsi Başkanı Refik Ko-raltan ile Bayındırlık Bakamı Kemal ZeytinoğUı, beraberlerinde özel Kalem Müdürü ıB'ödri Akyüz, Diyarbakır ve Elâzığ Valileri olduğu halde bugün sa­at 10 <La uçakla Diyarbakır'dan buraya geldiler. Diyarbakır hava alanında Kor Komutan Vekili, Belediye Başkam ve halk tarafından uğurianan Büyük MI'.-let Meclisi Başkanı ile Bayındırlık Ba­kam, Elâzığ kava alanmda Tümen Ko­mutan Vekili, mülki ve askerî erkân ve Elazığlılar tarafından karşılanmışlar­dır.

Hava alanından doğruca Hazeroğlu hidro - elektrik santralı ve baraj inşaatı mahalı]erime gidilmiş ve burada mühen­dis ve mütaahhitlerden izahat alınarak şehredönülmüştür.

Hükümet ibinasi Önünde toplanan bin­lerce S'lâzığünün sevgi ıgösterileriyle k^rş:Janan Mec!:s Başkanı ile BayiBdır-lık Bakanına, başta bando bulunan bir kıtta asker selâm nesmânâ ifa etmiştir. Vilâyette kısa bir müddet iıstirahatten sonra Refik Koraltan, Hükü,met binası Önünde toplanan haîika hitaıben kısa bir konuşma yaparak ezcümle dedi ki : Muhterem Eîâzığ1!! kardeşlerim, ilk zi­yaretimi 1948 yılında yapmıştım. Esa­sen yurdun lıer tarafını gezme talihine maahar olmuş bir millet çocuğu olarak dertleriniz.! dinlemiştim. [Bugünkü gidi-şimizd hepiniz görüyorsunuz. Bu g"id:ş millet ve imeımleiketm ostilklbali iıç:n en verlimli gidiş yoldur. Bu yol asil mil-leıtim'izi lâyıte olduğu huzura ve refaha kavuşturacak yoldur. 14 iMayıs inkılâbı i'.e tou 'milletin muhtaç, olduğu rejimin kurulmıasını sağladınız. Bu inkılâp .siz­lerim topyekûrı .milletin eseridir. En iyi istikbale ılâyık olan siz Elâzığ-lılara, gösterdiğiniz âlicenap misafirperverliğe teşekkürlerimi bildiririm. Allaiı hepini­zi mesut ve bahtiyar etsin.»

. Atatürk ve in/kıl âp-lıa-rına yapacakları her hücum ve her sinsi teşebbüs için ihtar ediyor ve diyoruz ki: İnkılâpçı Türik iğrençliğinin sinesi her an bu hücumlara siper olacaktır. îple-r:r>:zin (kimler tarafından oynatıldığını büdiğiımiz siz kuklalar Atatürk inkılâp­larını yrkamaizsınız, o bizim (kutsal emanetimizdir.

Atatürk ımaddeten aramızdan ayrılabl-:lir, fakat eserlıeri mânevi varlığı ile be­raber ilelebet yaşayacaktır. Ve bunu da biz inkılâpçı Türk gençliği yapacağız, sizleri lanetle anıyoruz.

—tamir :

11 Nisan t&rihiliıden'beri Umanımızın mi­safiri bulunan Amiral "VVatkİns komuta­sındaki Amerikan Filosu üslerine dön­mek üzere bu sabaih saat 7 de limanı­mızdan ayrılmıştır.

—İstanbu! :

1 Nissm'danberi >misaf irimiz bulunan dost Amerika'mın Akdeniz Altıncı Filo­suna basiti 11 parçadan mürekkep Deniz Harp Birliği, başta Filo Komutanı Kor­amiral Gardner'ln forsunu taşıyan san­cak gemisi Newport News Ağır Kruva­zörü olduğu ha'lde bu sabah saat 6.30 ■da 11 atını topla şehri selâmladıfktan sonra Akdeniz istitemetinde limanrmız-dan ayrılmıştır.

—' İzmir :

Şeüırâm&z Palamut İhracatçıları İdare Heyeti -dün 'aıkşa.m fbir toplantı yapmış ve birliği ilgilendiren mühim mevzular üçerinde görülmüştür. Ticaret işlerine dair 397 sayılı sirküler tabükat: üzerin­de yapi!ıan dünkü konuşmala,rda pala­mut ihracat nevirleri için foba kadar ve buna ilâveten düğer masraflar nazarı itibara alimmak suretiyle ufa.k farkla değişebilen hadler dâhilinde evvelâ fiyat ifade olunmasının tatbikat bakımından faydalı olacağı netice ve mutabakatına varılmıştır.

Bu suretle yüzde 30 taneli-pal amut için fob net kiloda 18,5 - 19 kuruş arasında bîr rayiç fiyat uygun görülmüştür.

Amerika'ya yapılacak ihracatta 30 ta-neffi cîmpsı icabeden fakat âzami bir derece farka nihayet 39 panaelekadar yapılmış oılan satışların normal telâkki edilebileceği prensip itibariyle :Ka,bul olunmuştur. Bu hususun tatbik şekli ile Palamut İhracatçılar Birliği mevzuuna dsBr diğer tedbirlerdi kararlaştırılması bilâhare yapılacak olan toplantıya bı­rakılmıştır.

— İstanbul :

Şehriımizdeki îngiliz Ticaret Odası ta­rafından bugün saat 13.15 ;te Park Otel­de, Ekonomi ve Ticaret Bakanı Prof. Muhlis Ete ve İngiltere Büyükelçisi Sir Knox Helm şereflerine bir öğle yemeği verilmiştir.

Yemekte Vali ve Belediye Başkanı Prof. Gökay, ingiltere Başkonsolosu Napier, Emniyet Müdürü Ahmet Tekelioğlu, şehrimiz Banka Müdürleri, Ticaret Odası Umum Kâtibi Zeki Zeybek-ogf'u, Ticaret ve Sanayi Odası, Tüccar Derneği üyeleri, ticaret ve iktisat maülıme mensup tanınmış şahsiletler ve basın te^msilcileri hazır bulunmuşlardır. Yemeğin sonlarına 'doğru söz alan Eko­nomi ve Ticaret Balkanı Prof. Muhlis Ete, İngiliz Ticaret Odasının böyle bir toplantı vesi'esi ile istanbul'un tsnm-rniş simalarını bir araya getirmiş olma­sından duyduğu hazzı beliırterek, oda­ma bilhassa son senelerdeki faaliyetini yakından takip ettiğim söylemiş ve Ta:k.:ye ve İngiltere arasmda ticari mü­nasebetlere temasla ezcümle şöyle de­miştir :

«Türkiye ve İngiltere arasındaki müna­sebetler son beş yılda Türkiye aleyhine açık vermektadiır. Bu açığın miiktan beş yıllık 24 milyon Türk lirası tutmakta­dır. Her iki Hü'küımeUn gayreti ile bu açığın kapatılması ve emtia mübadele-.sin'n yanı başında, sermaye hareketleri­nin gelişmesi temenniye şayandır.

Gsiek İngiliz madamları ve gersk în-gıVz Ticaret Odasın™ Türk makamları ile berifber gösterecekleri' gayretle i'kti-sadi münasebetlerimizi .mevcut dostluk münasebetleri derecesine çıikaracaklarins, şüphemiz yoktur. Temenni ve arzum şudur ki dostluk münasebeti erindeki kuvvetimiız; ticari münasebetlerde de ta.kviye edecek olursak İki memleket arssmdaiki bağları daha siık'laştırmış oluruz.»

—Ankara :

Geçen Şubat ayında, Yunanistan Başba­kan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Ek­selans Sofokles Venselos'un Türkiye'ye yaptığı resmî ziyaretle iki dost memle­ket sırasında teessüs eden ve bu dostlu­ğun sıklaşması ve faal bir hale gelmesi bakımmdsaı hayırlı neticeleri derkâr bu-lurm devlet adamları 'arasında şalisi temas usulünü devam: ettirmek ve aynı zamanda1 sözü geçen ziyarete, Türk -Yunan dostluğunu .bir .kat daha tebarüz ettirecek şekilde mukabele etmek mak­sadıyla Başbakan Adnan. Menderes'in, refakatinde Dışişleri Bakanı Prof. Fuad Köprülü bulunmak üzere Yunanistan'a resmî bir ziyaret yapması takarrür ■et­miştir.

Başbakanın maiyetinde Yunanistan'a gidecek heyet aşağıdaki şekilde terek­küp edecektir:

Barbakan Adnan Menderes, Dışişleri Bakam Prof. Fuad Köprülü,

Firuz Kesim, Hariciye Encümeni Reisi, Samsun Milletvekili, Ethem Menderes, Ayd:n Milletvekili, Ahilya Moshos, is­tanbul Milletvekili, Mehmet Aid emir, İz­mir Mil! stvekili, Nuri Birgi, Kâtibi Umumî Birinci Muavini, Orgeneral Şük-■ rü Kanatlı, Kara Kuvvetleri Komutanı R:fkı Zorlu, ikinci Daire Umum Müdü­rü, Sadi Bideni', Kalemi Mahsus Müdü­rü, Yüzbaşı Muzaffer Ersu, Başbakan­lık Yaveri.

Başbakan,Dışişleri Bakanı ve .mezkûr heyet 25 NisandaAnkara Vapuruile Yunanistan'a müteveccihen istanbul'den hareket edecektir. Bir Türk gazeteciler grupu da heyeüfc seyalmta katılacaktır. Resmî programa Atatürk'ündoğduğu evin kâin bulunduğu Selanik'in de ziya­reti dahil olacaktır.

—İstanbul.:

1 inci Ordu Tem.sü .Bürosundan bildiril­diğine göre, denizkuvvetlerimizin mi­safiri olarak İstanbulgazetecilerinden

25 Mşilük bir grup, Ordu Temsil Bürosu subaylar ile birlikte 17 Nisan sabahı muavenet muhribi ile Gölcüğe gidecek­ler ve G-olcükteki deniz tesislerini ve de­niz birliklerimizi ziyaret edeceklerdir.

— istanbul :

Uzum müddetten beri üzerinde çalışma­lar devaju> eden 300 odalı Hiılton Otelimin temel atma töreni bugün saat 17 de ya­pılmıştır.

Törende Ekonomi ve Ticaret Bakanı Prof. Muhlis Ete, Türkiye Büyük Mil­let Mecüisi Turizmi Grup Mümessili Sey. han Milletvekili Dr, Sedat Ban, îstanfbul Vali ve Belediye Reisi Prof. !GÖkay, Mer­kez Komutanı Tuğgenerali Reşit Erk-men, Emekli Sandığı Genel Müdür Mu-" amm-, Amerikan Başkonsolosu, Basra Yayın ve Turizm İstanbul il Temsilcisi, Şehir MecHsi üyeleri, Vilâyet ve Beledi­ye erkânı, Denizcilik Bankası TJmum Müdür Muavini ve diğer banka müdür­leri, yabancı hava yolları müdür ve mü­messilleri, seyahat acenteleri, yerli ve yabancı ajans ve basın mensup'ları Sfe kalaibalık bir hal'k (topluluğu hazır bu­lunmuştur. Emekli Sandığı Genel Müdür Muavini temel atma törenine takaddüm eden. hazırlık devresinin tasa bir tarihçesini yaponaş ve bu mesaiye dalıma ilgi ve müz ahar etlerini esirgemiyen, hükümet erkânına, îstanîbul Vali ve Belediye Re­isine, Basın Yayın ve Turizm Genel Müdürü ,H. Ailyot'a EmeMi Sandığı adı-na teşe'kkür etmiştir. MüteaMben İl Basm Yayın Temsilcisi, Dr. H. Alyot'un gönderdiği aşağıdaki mesajı okumuştur:

Sayın İstanbullular,

Memleketimiz, Tabiat ve tarih hazine­leri ibakîmımdan, dünyanm hiç bir yeri ile ikıyaslanmıyacak zeng'imii'klere sa­hiptir. Bu mücevher kümesinin pırlan­tası 'ise; friÇ. şüphesiz istanbul'dur. İs­tanbul, tabiatın cömert ellerinden bol bol nasibini alırken, insanilik tarihi de en nadide eserlerini oraya getirip bırak­mıştır. Bi'Zİer, bu Itıymetli varlıkların bugünkü m ir a,s çil arı olmakla nekadar iftihar etsek yeridir. Ancak, güzel Istanbulumuzun bu emsal­siz .kıymetlerini, insanlığın seyahat hürriyeti diye adlandırdığa turizme, bütün ihtişamile açmak ve bizzat milletin hiz­metine arzetmek, elbette vazifemiz ola­caktır.

Adnan Menderes Hükümeti, iktisadi ve içtimaî ,bir dâva olarak memleket tu­rizmini, işbaşına geldiği ilk günden iti­baren, otel, yol, nakil vasıtaları, güm­rük ve seyahat kolaylıkları gibi, bütün cephelerinden ele almış, yurdumuzun diğer turistik bölgelerinin yanı sıra, İs­tanbul'da da layık olduğu ehemmiyeti vermiş ve dâvanın tahakkukuna giden. yollan bütün vüsatiyle açmıştır.

Bugün temelinim atılmasına şahit oldu­ğumuz turistik otel Adnan Menderes Hükümetinin bu mevzuda meydana ge­tirdiğieserlerden" biridir.

Evvelce muhtelif vesilelerle izahına ça­lıştığım gibi, bir kere daha arzetmek isterim ki, turizm, birinci planda yo1! ve otel demektir. Bugünkü turist gittiği yerde, her şeyden evvel asgarî bir kon­for arayan kimse demektir. Seyahın :ar-zu ettiği tabiat ve tarih hazinelerinden müteşekkil muhitin yanında medenî konforu ihtiva eden bir otel bulunma­dıkça, turistik ımevzul aramızı değerlen­diremeziz;. Bu sebepledir ki, Antalya, 'İz­mir, Bursa, Mersin ve daha bir çok yer­lerde kurulacak otellerarasında, İstan­bul'da da turistik bir otelan inşaasını programımıza almak ve -bu büyük zin­cirin en mühim halkasını teşkil eden 300 odalı bu otelin temelinin atılmasını bu gün hakikat safhasına getirmiş bulunu­yoruz.

Hilton Müessesesinin bu otelin âşletmesine iştirakini bugün ehemmiyetle kar-şılanı?ktayız. Otelcilik sahasında, Ame­rika'nın ve dünyanın en mühim teşek­külü olan Hilton Müessesesinden otel hizmetleri ve (işletmeciliği bakımından olduğu kedar dünya üzerinde mevcut binlerce ajanı vasıtasiyle meml ek etimizi geniş ölçüde tam-tabilmesi noktasından da mühim hizmetler beklemekteyiz.

Gönüllü bir Türk dostu bulunduğuna muhtelif vesilelerle şahit olduğumuz Mr. a'un geçen sene bu münasebetle bizzat gelmesi, kardeşini, otel inşaatını takip ile tavzif eylemesi umumi vekili ve en kıymetli elemanı Mr. John Hau-ser'î bizim ile daimi temasa memur et-

mesi bu ümidimizi kuvvetlendirmekte­dir. Ayrıca gerek bizzat Hiltondan, ge­rekse Jhon Hauser'den bu otel temeli­nin atılması münasebetiyle aldığım: «bugün sizinle olmayı çok isterdim. Bu fikri desteklemiş o'lan sizin ve arkadaş­larınızın İman ve ümidini haklı çıkar­mak için, müessesemiz bütün imkânla­rını kullanacaktır.» mealindeki sitayiş-kâr mesajları da 'bizler için kıymetli bir senet mahiyetindedir. Kendilerine huzurunuzda teşekkür etmek isterim.

Emekli Sandığı müessesemizin, başla­rında Sayın Ulvi Yenal olduğu halde gösterdiği anlayış bu İşin tahakkukun­da kıymetli bir amil olmuştur. Bu münasebetle İstanbul'un, kıymetli Vali ve Belediye Reisi Sayısı Gökay'a, turistik otel mevzuundaki faaliyetlere -gösterdiği müz aha retten dolayı teşek­kürlerimi arzederim. Turizm; davamızın ehemmiyetini belirt­miş ve bu dâvanın tahakkukuna anla­yışlı neşriyatı iıîe geniş ölçüde hizmet etmiş olan matbuatımıza da şükranla­rım; sunmayı bir borç bilirim. Bugün yüksek huzurunuzla temeli atılmakta olan turistik otel, memleketimizin tu­rizm hamleler: inkişafında, mühim bir amil ve ciddi bir merhaledir. Bu güzel günü idrak etmiş olmakla turizmimiz için beslediğim emellerden birinin ta­hakkukunu gören insan sıfatıyla haya> tunun en mesut günlerinden birini yaşa­maktayım.

Bu otelin İstanbul'a ve bütün memle­kete hayırlı o-masmı diler, hepinizi hürir.etle selâmlarım. Müteakiben konuşan Hilton Otelcilik Müessesesi Temsilcisi Mr. Hilton, bundan tam 33 yıl evvel Amerikan bahriye su­bayı olarak İstanbul'la gelmiş olduğunu, ve bugün de Türk - Amerikan teşekkül­lerinin müşterek çalışacakları bir eserin başlangıcında hazır bulunmak üzere İstanbul'da bulunduğunu belirtmiş ve kurulacak otelin Boğaziçinden başlaya­rak Batıya doğru uzanacak sulh abi­deleri zincirinin bir halkasını teşkil ede­ceğini ifade ederek dünyanın hiç bir yerinin turistler için İstanbul kadar ca­zip olmadığını söylemiştir. Mr, Hilton sözlerine devamla, İstanbul-daki tarihi saray ve abideleri, müzeleri, riyeti diye adlandırdığa turizme, bütün ihtişamile açmak ve bizzat milletin hiz­metine arzetmek, elbette vazifemiz ola­caktır.

Adnan Menderes Hükümeti, iktisadi ve içtimaî ,bir dâva olarak memleket tu­rizmini, işbaşına geldiği ilk günden iti­baren, otel, yol, nakil vasıtaları, güm­rük ve seyahat kolaylıkları gibi, bütün cephelerinden ele almış, yurdumuzun diğer turistik bölgelerinin yanı sıra, İs­tanbul'da da layık olduğu ehemmiyeti vermiş ve dâvanın tahakkukuna giden. yollan bütün vüsatiyle açmıştır.

Bugün temelinim atılmasına şahit oldu­ğumuz turistik otel Adnan Menderes Hükümetinin bu mevzuda meydana ge­tirdiğieserlerden" biridir.

Evvelce muhtelif vesilelerle izahına ça­lıştığım gibi, bir kere daha arzetmek isterim ki, turizm, birinci planda yo1! ve otel demektir. Bugünkü turist gittiği yerde, her şeyden evvel asgarî bir kon­for arayan kimse demektir. Seyahın :ar-zu ettiği tabiat ve tarih hazinelerinden müteşekkil muhitin yanında medenî konforu ihtiva eden bir otel bulunma­dıkça, turistik ımevzul aramızı değerlen­diremeziz;. Bu sebepledir ki, Antalya, 'İz­mir, Bursa, Mersin ve daha bir çok yer­lerde kurulacak otellerarasında, İstan­bul'da da turistik bir otelan inşaasını programımıza almak ve -bu büyük zin­cirin en mühim halkasını teşkil eden 300 odalı bu otelin temelinin atılmasını bu gün hakikat safhasına getirmiş bulunu­yoruz.

Hilton Müessesesinin bu otelin âşletmesine iştirakini bugün ehemmiyetle kar-şılanı?ktayız. Otelcilik sahasında, Ame­rika'nın ve dünyanın en mühim teşek­külü olan Hilton Müessesesinden otel hizmetleri ve (işletmeciliği bakımından olduğu kedar dünya üzerinde mevcut binlerce ajanı vasıtasiyle meml ek etimizi geniş ölçüde tam-tabilmesi noktasından da mühim hizmetler beklemekteyiz.

Gönüllü bir Türk dostu bulunduğuna muhtelif vesilelerle şahit olduğumuz Mr. a'un geçen sene bu münasebetle bizzat gelmesi, kardeşini, otel inşaatını takip ile tavzif eylemesi umumi vekili ve en kıymetli elemanı Mr. John Hau-ser'î bizim ile daimi temasa memur etmesi bu ümidimizi kuvvetlendirmekte­dir. Ayrıca gerek bizzat Hiltondan, ge­rekse Jhon Hauser'den bu otel temeli­nin atılması münasebetiyle aldığım: «bugün sizinle olmayı çok isterdim. Bu fikri desteklemiş o'lan sizin ve arkadaş­larınızın İman ve ümidini haklı çıkar­mak için, müessesemiz bütün imkânla­rını kullanacaktır.» mealindeki sitayiş-kâr mesajları da 'bizler için kıymetli bir senet mahiyetindedir. Kendilerine huzurunuzda teşekkür etmek isterim.

Emekli Sandığı müessesemizin, başla­rında Sayın Ulvi Yenal olduğu halde gösterdiği anlayış bu İşin tahakkukun­da kıymetli bir amil olmuştur. Bu münasebetle İstanbul'un, kıymetli Vali ve Belediye Reisi Sayısı Gökay'a, turistik otel mevzuundaki faaliyetlere -gösterdiği müz aha retten dolayı teşek­kürlerimi arzederim. Turizm; davamızın ehemmiyetini belirt­miş ve bu dâvanın tahakkukuna anla­yışlı neşriyatı iıîe geniş ölçüde hizmet etmiş olan matbuatımıza da şükranla­rım; sunmayı bir borç bilirim. Bugün yüksek huzurunuzla temeli atılmakta olan turistik otel, memleketimizin tu­rizm hamleler: inkişafında, mühim bir amil ve ciddi bir merhaledir. Bu güzel günü idrak etmiş olmakla turizmimiz için beslediğim emellerden birinin ta­hakkukunu gören insan sıfatıyla haya> tunun en mesut günlerinden birini yaşa­maktayım.

Bu otelin İstanbul'a ve bütün memle­kete hayırlı o-masmı diler, hepinizi hüriretle selâmlarım.»

Müteakiben konuşan Hilton Otelcilik Müessesesi Temsilcisi Mr. Hilton, bundan tam 33 yıl evvel Amerikan bahriye su­bayı olarak İstanbul'la gelmiş olduğunu, ve bugün de Türk - Amerikan teşekkül­lerinin müşterek çalışacakları bir eserin başlangıcında hazır bulunmak üzere İstanbul'da bulunduğunu belirtmiş ve kurulacak otelin Boğaziçinden başlaya­rak Batıya doğru uzanacak sulh abi­deleri zincirinin bir halkasını teşkil ede­ceğini ifade ederek dünyanın hiç bir yerinin turistler için İstanbul kadar ca­zip olmadığını söylemiştir. Mr, Hilton sözlerine devamla, İstanbul-daki tarihi saray ve abideleri, müzeleri,

camileri gezmenin, seyahat için katla­nılan zahmet ve sarf edilen paraya uâs-betle pek ucuza elde edilen mükâfat sayılabileceğimi kaydetmiş ve Hilton Otelcilik Müessesesinin bu oteli işlet­mek için seçilmiş almasından duyduk­ları şerefi tebarüz ettirerek rr.innettar-lık hislerinin hükümete iblâğım Voli ve Belediye Reisinden rica ederek otelin en yüksek vssıf ve şartlar altında1 idare edileceği: terröıatı ile sözlerini bitirmiş­tir.

Hütan Müessesesi mümessilinin hararet­le karşılanan nutkundan sonra Vali ve Belediye Re:s:i, Hilton otelinin İnşaasına muvaffak olunması dolayısiyle İstan­bul'un turistik gelişmesine yapacağı hizmet bakımından Emekli Sanıdığmm şuurdu bir kararla meydana getirmiş olduğu bu güzel esere ve Basın - Ya­yın ve Turizm Genel Müdürü H. Alyot'-un mesajında gösterdiği samimi hislere ve sarfetüği başarılı gayretlere, Hilton Müessesesi .mümessiline ve telgrafla memleketlimize bağlılığını bildiren (Mr. Hilton'a şehir adına teşekkürlerini 'bil­dirmiş ve sözlerine Şöyle devam etmiş­tir :

«Mr. Hilton söze başlarken bizi hatıra­larımızın scı günlerine de götürdü. Bu­rada toplanan İstanbul çocuklarına o günkü azmimizi hatırlattığı için teşek­kür ederim. Bu güzel boğaz ve mavi gök bir daha karariramak üzere -ay­dınlan mistir. Barışa hizmet uğrunda iki millet dünya güvenliği için Kore'de kan kardeşi olmuştur. Oteller yabancı İnsanları 'birbirine daha. çok yaklaştırır ve dost yapar. Bu otelin temelinin atı-'lışı -bu şehre iktisaden. büyük hizmet olrr.uştur. İstanbul "üniversitesi ile, so­ğuk hava deposu ile tarihi eserleri ille ve bunların restorasyonu ile imar namı­na yapılan en musibet hareketlere ka­vuşmaktır. Bu mevzuda hassasiyet Ve çok yakın alâka gösteren Sayın Başba­kanla Hükümet erkânına, Türkiye Bü­yük Millet Meclisinin İstanbul hakkın­daki yakın alâkasına, İstanbul Şehir Mecîiiine burada alenen şükranlarımı bildirmeği vazife sayıyorum».

Vali ve Belediye Başkanı müteakiben kordelayı kesmiş ve uğurlu olması di-leyi ile ilk kazmayı vurmuş ve bu su-

retle filen otelin ıinşaasma başlanılmış­tır.

Otel 300: odayı ihtiva edecek, içinde mü­teaddit yemek salonları, tba Ikon ve ban­yoları, yüzme havuzu, dans pistleri, patinaj mahalleri bulunacak sosyal ihti­yaç vs eğlenceler bakımından çeşitli te­mayülleri karşılıyacak mükemmel bir dinlenme ve eğlence yeri olacaktır.

Temel atma töreni münasebetiyle Hil­ton Müessesesi Mümessili Hauser tara­fından, aşağıdaki telgraflar gönderil­miştir:

«İstanbul'daki otelin, İstikbal için ümitli ve güvenli bir dünya yaratmak husu­sunda işbirliği eden milletlerimiz bakı­mından barış abidesi olmasını dilerim. Yalnız Skfcîssdi 'menfaatler sağlamakla kalmayarak aynı zamanda Milletlerara­sında yakınlık temin, edecek olanı bu müstesna misafirperverlik .merkezinin, vücuda getirilmesi içinde sizlere katılır­ken, Türkiye'n'n parlak istikbaline olan inancımı da teyld eylerim.» Mr. Hauser Vali ve Belediye Başkanına ayrıca şu telgrafı göndermiştir İstanbuldaki otelin bugünkü temel at­ma töreni, hür milletler camiası İçinde Türkiye'nin cesaretli ve uzak görüşlü siyasetinin timsalidir. Bu otelin memle-kf-tiiTiize ve hür insanlar dâvasına en iyi şekilde hizmet edeceğine inanıyoruz.»

— Nazi îl i :

Geceyi Nazilli'de geçiren Cumhurbaşka­nımız Calâl Eayar ıbu sabah Pamuk Is­lâh İstasyonunu gezmiş ve İlgililerden izahatalmıştır.

Akala tohumunun memleket SklimSne alıştırılması hakkındaki çalışmaların muvaffakiyetli neticeler verdiği görül­müştür.

Halkın, rağbeti, iyi tohuma ve istasyonun çalışmalarına olan ehemmiyeti gittikçe artmaktadır. Geçen sene 10 bin dekar akala ekilmiş bu sene 70 bin dekar için de tohum verilmiştir. 1954 de bütün bölge tam olarak -akala üzerinden çalı­şacaktır.

Cumhurbaşkanımız laiboratuvarları gez­dikten, sonra Tohum Islâh İstasyonunun ilk Müdürü merhum Celâl Eğriboz'un halkın yardımiyle yaptırılan büstünü açmışve demiştir ki :

Bu tören şunu gösteriyor ki, hangi sahada olursa olsun: memlekette hizmet edenler milletin kalbinde yaşamaktadır­lar.»'

Cumhurbaşkanımız .bundan sonra Ya-zırlı kanalını görmüştür. Cumhurbaşkanımız refakatinde Tarım Bakam Nedim Ökmen, Çalışma Bakanı ve İşletmeler Bakan Vekili Nuri Özsan, Kütahya Milletvekili Ahmet Gürsoy, Muğla Milletvekili Nadir Nadi, Denizli Milletveıkilli Eyüp Şahin, Aydın Milletve­killerinden Cevait Ülkü ve Şevki Hasırcı, Aydın. Valisi, .Sümer.bank Genel Müdürü ve Adana'nm tanınmış iş adamlarından Fabrikatör Hacı Ömer .Savuncu olduğu hadde saat 11 de Denizdi - İzmir posta treni ile 'İzmir'e hareket etmiştir. Na­zilli'de muazzam tezahüratla uğurtanan Cumhurbaşkanımız Celâl Bayar saat .18.10 da İzmir'e varacaktır.

—İzmir :

Cumhurbaşkanı Celâl Bayar, -beraberle­rinde Tarım Bakam 'Nedim ö-kmen, Ça­lışma Bakanı re İşletmeler Bakan Ve-Skili Nuri Özsan, Muğla Milletvekili Na­dir l^adi, Kütahya Milletvekili: Ahmet Günsoy, Aydıa Milleitvekil'l&ri Şevki Ha­sırcı ve Cevat Ülkü, Denizli Milletvekili Eyüp Şahin, Başyaver Kurmay Albay Nurettin Alpkartal, Cumhurbaşkanlığı özel Kalem Müdürü, ıSüımerbank Genel Müdürü ve Bayar'm şahsî misafiri Ada-na'lı Bay Ömer olduğu halde,. «ıûtad Denizli trenine bağlanan özel bir vagon­la ibugün saat 18,20 de Nazilli'den şeh­rimize gelmişlerdir.

Celâl Bayar, kendilerine il hudu­dunda Vali Muzaffer Tuğsavul ile izmir Milletvekillerinden Abidin Tekön, îkin-ci Ordu Müfettişi Korgeneral Abdülka-dir Seven, Beşinci Kolordu Komutanı Tuğgeneral Ekrem Alkalin refakat et­tikleri halele Alsamcak garıma gelmişler ve orada başta Belediye Başkanı Rauf Onursal, Vali (muavinleri, mülkî ve as­kerî erkân, siyasi partiler temsilcileri ile çak 'kalabalık ibir halk kütlesi .tara­fından büyük bir tezahüratla karşlan-mışlardır.

Cumhurbaşkanımız Alsancak garında etrafını dolduran (binlerce vatandaşın kolları üzerinde güçlükle gar dışma çı-

kabilmişlerdir. Burada kendilerine tek­rar büyük bir tezahürat yapılan Cum-hurlbaşkanmnız otomobile binerek doğ­ruca ikanuet edecekleri binaya gelmiş­lerdir.

Celâl Bayar şerefine ibu 'akşam saat 20.30 da Belediye Başkana Rauf 'Onur­sal tarafından Wr akşam yemeği veri­lecektir.

Cuimhur'başk anımızın) izmir'i ziyaretleri dolayisiyle ibu'gün öğleden itibaren bü­tün şehir baştan aşağı bayraklarla do­natılmıştır.

— Bursa :

Gümrük ve Tekel Bakanı Sıtkı Yıroalı, beraberinde Demokrat Parti Grupu Baş-kanvekiHerinden Esad Budakoğlu, Balı­kesir Milletvekili Vacit Asenal ol­duğu halde (bugüm inegöl'e ' gelmiş ve orada Hükümet binasında tütün muba­yaaları hakkımda .ilgililerle görüşmeler yapmıştır.

Mubayaaların geçen seneye nazaran iki misli fazla bulunduğu ve vasati fiyat­ların 4a 13 kuruş yüksek olduğu ve şim­diye kadar geçen- <bir aylık müddet için­de yarısıria yakın bir miktarın satılmış bulunduğu ifade edilerek, piyasanın nor­mal inkişafından, memnuniyet izhar edil­miştir.

'Saat 14.30 da Bursa'ya muvasalat eden Sıtkı Yıroalı, Tekel toinasmıda tütünle­rini satmış bulunan Demirtaş ve îsme-tiye köyleri tütün, müstahsilleri ile gö­rüşmüş, satışlar ve fiyatlar hakkında fikirlerini sormuştur. Müstahsiller, tütünlerinin satışınidan, fi­yatlardan m efiîinunjy etlerini beraberce izhar etmişler ve Demirtaş 'Köyüoden Ali Koca «Allah bereket versin. Aldığij-mız fiyattan .çok memnunuz. Hemen bedelini alıp gitmek istiyorum» demiş, îsımeüye Köyünden Ahmet Tutuk ve ar­kadaşları ise «Devletin gösterdiği kolay­lıktan ve ödediği paradan memnunuz, Allah razı olsun» .düye teşekkür etmiş­lerdir.

Tekel Bakanı «gönül isterdi ki tütünler diğer .mahsullerimiz gibi 'daha fazla pa­ra etsin. Fakat Ibîz ancak bütün diğer vatandaşlarımızın müşterek imkânları­nı kullanarak mubayaa yapıyoruz. Aldı­ğımız mahsulleri satıp diğerini yin-e Devlete ve 'diğer millet hizmetlerine sarfa mecburuz. Malları yakmak veya de­nize dökmek için almadığımıza göre, dış piyasayı da takibe mecburuz» demiş, köylüler «elbette böyle olacak, biz de verilen fiyatlardan ve ödenen paralar­dan memnunuz. Devlet ve millet sağ" ol­sun» diyerek, tekrar teşeikkür etmişler­dir.

Bakan ve beraberindekiler saat 17 de Balıkesir'e gitmek üzere Bursa'dan ay­rılmışlardır.

—Ankara :

Memleketimizi ziyaret ©decek olan bir Tümgeneral, bir Albay ve iki Yarbay­dan müteşekkil Yunan Askerî Hayeti, yarıcı saat 8 de trenle Ankara'ya gele­cektir.

Ankara Palasta ikamet edecek olan mi­safirler saat 15 ite Atatürk'ün geçici kabrini ziyaret ettikten ısonra saat 16 da Genelkurmak İkinci Başkanı Orge­neral Şahap Gürler'Ie görüşmelerde bu­lunacaklardır.

—İzmir :

Bugün şehrimize gelmiş olan Cumhur­başkanı Celâl Bayar şereflerine saat 20.30 da Belediye Başkanı Rauf Onur­sal tarafından Gül Gazinosunda bir ak­şam yemeği verilmiştir.

Yemekte başta Cumhurbaşkanı Celâl - Olımak üzere Tarım Bakanı Ne­dim Ökmen, Çalışma Bakanı ve İşlet­meler Bakan Vekili Nuri özsan, Cum­hurbaşkanına refakat eden ve halen şehrimizde bulunan milletvekili eri, Vali Muz-affer Tuğsavul, generaller ve seç­kin bir davetli kitlesi iıaz^r bulunmuş­tur.

—İstanbul :

Adalet Bakanı Rü'knettin Nasuhioğlu bugün Adliyeye gelerek tekiklerde bu­lunmuş, bu arada kendisini ziyaret eden gazetecilerin sorduğu .muhtelif sualleri cevaplandırarak aşağıdaki beyanatta bulu-muştur :

«Ceza Kanununun 159 uncu maddesini tadil etmek, matbuata ve tenkit hürri­yetine karşı bir baskı değil, hakaret ve tezyif hareketlerini önlemeğe matuf 'bir tedbir olacaktır. Matbuatın her hangi bir mevzuu tenkitetmesi, yanlışlıkları

düzeltmek için irşad ötmesi demokratik esasın bir şartıdır. Meselâ gazetecilerle Bakaalığirna taallûk eden tenikitleri, mütalâaları görünce bunlardan istifade ediyoruz. Fakat, tenlkit çerçevesinden çıkıp da tahkir ve tezyif şekline giren yazıları matbuat "nasıl telâkki eder. Ta­dil teşlifi şüphesiz ki Büyük Millet Mec­lisinin esaslı tetkikinden' geçecektir. Memleketimizde matbuat hürriyetinin korunması içio. hiç şüphesiz ki bütün şartlar muhafaza edilecektir .

İstanbul Barosunun, toplantısından bah­sediyorsunuz. Barolar kendi kanunları mucibince böyle toplantılar yaparlar. Yalnız bu toplantıda hâkim ile avukat arasında mucip bir hal olduğu za.maa, hâkimin vekâletini avukatların deruhte etmiyec ekleri hakkında bir karar alın­mış iise böyle bir karar müdafaa mües­seselerinin mahiyetine ve tessüsü mak­sadına" uygun değildir. Müdafaa îıakkı istisnasız herkes için tanınmış bir hak­tır. Bunumla fo&raber henüz kararı gör­müş .değilim. Gazetelerde çıkan yazılar­dan öğrenerek bu mütalâada bulunuyo­rum.

Çocuk mahkûmlara gaiince: Çocuk mah­kûmların ileri memleketlerde tabi olduk­ları infaz sistemlerini biz de tahakkuk ettirmek, için dikakitle çalışıyoruz. Bu dâva Bakanlığın üzerinde ehemmiyetle durduğu ve çalıştığı bir mevzudur. Bu mevzuda şunları yapacağız :

- Suçlu çocuklar için ayrı çocuk mah­kemeleri kurulacaktır. Bu husustaki ka­nun tasarısı bitmek üzeredir. Kısa bir zamanda Büyük Millet Meclisine sunu­lacaktır.

- 11 île 15 yaş arasındaki çocuk hü­kümlülerden 6 aydan yukarıya mahkûm olanlarhalenAnkara'daKeçiören'de Çocuk Islah Evinde terbiye edilmekte­dirler.Memleketim her tarafındabu yaştaki suçlu çocuklar bu cezaevine ge­tirilmektedir. Çocuk ıslah evinde 'İhalen 107 çocuik bulunmaiktadır. Bunlar ilk tahsillerini orada yaptıkları gibi demir­cilik, marangozluk,terzilik gibi sanat­
larıdaöğrenmekteidirler.Burası ceza evi değil islah evidir. Bu islah evindeki birçocuğa sordum.:

— Ne için buraya geldin?» dedim, Okumak ve sanat öğrenmekiçindedi. Bundan da anlaşılıyor Odbu çocuik-lar hükümlü istilahıını [burada konuşul­madığı için öğrenmiyorlar ve terblyele-ıri [bozulmuyor. Çocukları 'buradan cemi­yete iade edörlkıem iyi vasıflarla gönde-riyoruz. Bu müessesenin 'daha geniş ve esaslı oilması için 'tertibat almaktayız. Bundan haş'ka memleketin muayyen yerlerimde 6 aydan aşağı hükümlü ço­cuklar 'içim. müesseseler açacağız.

3 - Suç işle dükleri vakit yaşları 15 i geç­miş genç çocuklar, genç suçlular ıdiğer mahkûmlarla [muhtelit değil aynı yer­lerde bulundurulmaktadırlar. Buraların da tahsil ve terbiye bakımlarımdan du­rumlarını nazarı dikkate almaktayız. İki sene evveline gelinceye kadar bun­lar muhtelit halde idi, halen bunlardan durumu müsait olanlar cezaevlerine na­killeri yapılmak suretiyle İhtiLat kaldı­rılmıştır. Ve bu usulün değişmez bir hal­de tatbiki için çok .dikkat ediyoruz ve edeceğiz.

BütUn cezaevil erinin bir program dâhi­linde bina bakımımdan İslahı yolundayız. Son iki sette zarfımda eskileri yıkarak yerlerine ©O kadar bina yapıldı. Bu bi­nalar miktarının çoğaltılması değil, mü­sait olmayanların İslahıdır. Mevkuf ile •mahkûmu: ayrı bulundurmak gayesini takip ediyoruz. 'Diğer taraftan cezaev­lerinin iç emniyetini mahkûmilarm ya­sak silah ve sair şeyler taşım amalarını, temin için 'mevcut usul ve nizamları dik­katle takip ediporuız.

— Gölcük :

İstanbul gazetecilerinden müretkkep 25 kişilik bir heyet Birinci Ordu Temsil Bü­rosu subaylarınım refakatinde Detniz Kuvvetlerimizin misafiri olarak bu sa­bah Haydarpaşa önlerinde kendilerini bekleyen Muavenet muhribine geçmiş­ler, Donanıma Komutanı Tümamiral Rıâ~ van Koral'ın. kısa bir konuşmasından sonra Gölcük istikametinde hareket et­mişlerdir.

Gemilerin normal eğitimi safhası olan bu devrede, siısleıme ve sis perdesi altın-da torpido hücumu yapılmış ve bilâhare uçaksavar toplarının hava hedeflerine hakikî mermi ile yaptıkları (talimler s eyr edilmiştir.

Filotilla Komodoru ile Muavenet Muhri­bi Komutanının idaresi altında yapılan bu tatbikat çok başarılı olmuştur. Gazeteciler saat 14 te Gölcük'e varmış­lar, donanma mensupları tarafından karşılanmışlar, denizaltı birlitkleri, gar­nizon tesisleri ile yangın okunuru ziya­ret ettikten ve (bir kısım tatbikatta bu­lunduktan sonra geç vakit Donanma Evine avdet etmişlerdir. Basın mensupları geceyi Donanma Evin­de geçirecekler, prograim mucibince ya­rın sabah Tersane tesislerimi ,gezeceıkile.r ve saat 11.30 da yine MuavemiOt Muh­ribi ile istanbul'a döneceklerdir.

İzmir :

Cumhur başkanı Celâl Bayar'la birlikte dün akşam şehrimize gelmiş olan Ta­rım Bakanı Nedim ökmen ıdün gece Tüccar Kulübünde İzmir'deki airaatçi-lerle bir toplantı yapmıştır.

Toplantıda Ege'nin zirai durumu ve son don, kırağı âfeti tahribatiyle tütürader-de zarar yapan tirips haşeresi ve niha­yet pemibe kurtlarla yapılmakta olan mücadele .mevzuları üzerinde çok önem­li bir hasbihail yapılmıştır.

Bakan, toplantıda ilgili .uzmanlardan gerekli izahatı aldıktan sonra bazı «31-rökitifler ide vermiştir. Bu toplantıda aynı zamanda stajyer zi-raatçilerle, zirai panayırların açılması mevzuu üzerimde de konuşmalar yapıl­mış ve Tarım Bakanı stajyer memurla­rın kadroya alınmaları için iki bin me-mutr kadrosunun Bütçe Encümeninden geçtiğini bildirmiştir. Tarım Bakanı Nedim ökımeın, zirai pa­nayır mevzuu üzerinde de önemle dur­muş, ilgililere memlekete büyük fayda­lar sağlıyacak olan zirai panayırların bir program içine alınarak hazırlanması nususnda emirler vermiştir. Manisa bağcılarının don ve krağı âfeti hakkındaki 'dilek ve temennilerini ma­hallinde tetkik etmek üzere Manisa Zi-raatçiler Derneği İdaresi Heyetinin vâ­ki teklifi de Bakan tarafımdan kabul edilmiştir!Diğer taraftan toplantıda ilgililerin bah­settiklerine göre kırağının büyük tahrlbat yaptığı Manisa - Turgutlu - Kemal­paşa üçgeni içinde bulunan bölgede 20 bin tondan fazla tahmin edilen rekolte tamaimen harap olmuştur.

—Ankara :

Bir Tümgeneral, bir Albay ve iki Yar­baydan müteşekkil bir Yuman Askerî Heyeti, res'rnî ziyaretlerde " bulunmak üzere bu saibah saat 8,05 te ekspresle îstambul'dan şehrimize gelmiştir.

Heyet, garda Genelkurmay Muhabere Dairesi Başkanı Tüm general Remzi Bil-sev, Hareket Dairesi Başkanvekili Tuğ­general Cevdet Sunay, Haber Başkan-vekili Kurmay Albay Ziya Ünal ile Mer­kez Komutanı ve Haber 'Başkanlığı ile­ri gelenleri tarafından karşılanmıştır.

—İstanbul :

Ekonomi ve Ticaret Bakam Muhlis Ete evvelki gün Ticaret ve Sanayi Odasın­da yaptığı ziyaretlerden sonra Toprak Mahsulleri Ofisinin Beşiktaş'ta kurmalı üzere bulunduğu saguk hava tesisleri­nin vesair depoların yerlerini görmüş vg Balta Limanındaki Balıkçılık Ensti­tüsünü ziyaret etmiş, Enstitü Müdürü ve uzmanlariyîe görüşmelerde bulun­muştur.

Bakanbugün de bs-zı hususifabrika­lardatetkiklerdebulunmuştur.Yarın sigortacılarlabir toplantı yapacaktır. EkonomiBakanı Dr. MuhlisEte ken­disiyle görüşen ve sual soran muharri­rimize aşağıdaki cevaplarıvermiştir: S — Bu seferki'Ziyaretlerinizin sebebi nedir.

C — İstanbul'da İngiliz Ticaret Odası­nın toplantısında bulunmak ve tertip et­tikleri sanayi sergisini görmek, bundan maada İstanbul'da kurulmakta olan soğuk hava tesislerini tetkik etmek içjin lim.

S — Türkiye ile ingilterearasında ti­cari münasebetlerimiz nasıldır?

C — Türkiye ile İngiltere ara­sındaki ticari: muvazenemiz Türkiye aleyhine açıktır. 1951 yılında Türkiye İngiltere'den 190.000.000 liralık mal al­mış buna mulkabi'l ancaik 73 küsur mil­yon Türk liralık mal sataibilmiştir. iki memleketarasındaki ticaret bilançosu

son beş senede ortalama olarak 240 milyon lira açık vermiiş bulunuyor. İn­giltere'nin dalıa fazla emtea almasiyle bu açığın kapatılacağı tabiidir. Dış ti­caret ne kadar çok taraflı olursa olsun, nihayet malını alan memleketten mal almağa çalışmak ta lâzımdır. Emtea mübadelesinin yanıibaşıiuda Türkiye sa­nayii ve maadin sahasına para yatır­mak ta gelir. Yabancı sermayeyi Teşvik Kanununa istinad eden bir kaç İngiliz sermayedarı memleketimize gelmek üzeredir.

S — Son aylarda Türkiyenin dış tica­retinde ithalâtın fazlalığımdan dolayı bir çok açık olduğundan bahsediyorlar, bu durumu nasıl izah edersüniz.

C — Ticaret muvazenemiz filhakika bir açık arzetmektedir. Fakat endişe edilecek bir vaziyet yoktur. Faydalı mevzulara inhisar etmek şartı ile itha­lât ımuzır bir şey değildir, Dikkat eder­seniz piyasada herşey boldur. Buhran yoktur. İktisadi tediye birliğine dâhil oian memleketlerde zaıman zaman böyle açıklar olur, sonra ihracatın artması veya tediye bilançosuna dahil sair mev­zuların gelişmesi ile beraber açıklar kapanır. Nitekim son aylarda ihracatı­mızda kayda değer gelişmeler vardır.

S — Yerli sanayii ithalâta, karşı hima­ye ediyormusunuz ?

C — Elbette, ancak bu hususta şu kıs­taslarıgözönünde tutmaktayız:

— Yerlisanayiin mem'Iefeet ihtiyacı­nın mühim bir kısımını karşılaması,

— KaEite bakımından yabancı maldan'daha aşağı olmaması,

— Fiyat bakımından yabancı maldan çok fazla olmaması,

ithalâtta dövizlerin tahsisini bu şartla­ra .göre tanzim ediyoruz. Gümrük mua­mele vergisinin tadilinde gerekse Güm­rük Tarife Kanununun tadilinde b:ı ci­hetleri bilhassa gösteriyorum. Kaldıki sanayicilerimizle daima temas halinde bulunuyoruz. Yani sanayi odaları ile Ankara'da kurulan odalar ve borsalar birliği ile bu teşriki mesai artacaktır. Sanayi hakkındaki anket ve istatistik­lerimiz tamamlanmak üzeredir. Bu iş de tekâmül ettikten sonra sanayi politikası ile dış ticaretpolitikasınıdaha esaslı surette ayarl'amaik nniimkün olabile-cefktir.

S — Piyasadaikii ıctemir sıkıntısına Ka^ ırabük Demir ve Çeliik Müessesesinin amil olduğumu söylüyorlar,

C — Bilirsiniz iki !Karabüfk Müessesesi memleket demir ihtiyacının anea-k üçte bMnıi temin :eder. Bakiyesi Itt'îıaJ yolu ile sağlanır. Tüccarın deha suhuletle demir ithıal edelbil'ımeıı.ıeri için [kararna­mede dolaylıklar sağladık. "Çimentoda olduğu 'gibi 'Otomatik ıtans'isLsr yaptık, diğer taraftan İşletmeler Bakanlığı ve Karabük Müesseseleri ile yaptığımız ça­lışmalarla bu 'müessesenin hususi şahıs ve ımüesseselıere daha fazla deımiır ver­meleri üzerinde anlaştık.

S — Kâr hadlerinin yeniden tesıbiti1 ve­ya tamamen ikaldınlması mevzuunda görüşünüz nedir?

C — Millî Korununa Kanunu ile ve1 ona istinaden çıkarılan kararnsıme ile tes-bit edilen (kâr hadlerinin esasen çoğu kalmıştır. IHaılen, malhdut' birkaç madde üzerimde 'kâr hadleri vsmîir. Norma1! zamanlarda (bumun 'faydalı değil bilâkis zararlı olduğuna inanan1!ardanım. Aıo-cak alâkalı mesleık teşekkülleri bu had­ler üîa'ıktiiktan sonra fiyatların derîıal yükselmemesini de îherJıacoıgi Ibir şeıkilde temin etmelidir. Her Üıaüde ımevcut had­leri yeni ibir revizyona taJbi ıtuıtmak ve bazılarını Ibeüîîi de kaldınmaik 'gerekecekr tir. Bu husus'ta belediyeler ve odalarla temas halindeyim.

— İzmir :

Cumhurbaşkanınıız Celâl 'Bayaır (Bu sabah otomobille İzmir'den Ke.maılpaşa ve Armutlu'ya giderelî don sebebi Be ha­sara 'Uğrayan.' Ibağhk. bölg-eyi gezmıiş, vatandaşlara geçımiş olsun demiış zarar görenlerin drtlerini ve arzula^rını dinle­miş ve yardım tedbirleri üzerinde gö­rüşmüştür. Bu tetkik gezisinde Cuffl-hurbaŞk anımıza Tarım ve Çalışma. Ba-hanlıarı ile Milletvekili erli, İzmir Valisi, Belediye Başkanı, askerî komutanlsı* ve tarım teşkilâtı mensupları refakat et-miştir. Gerek yol boyırai'ca. (köylerde gerek Armutlu ve Kemalpaşa'da büyük muhabbet tezahürleri ile karşılanan Cumhurbaşkanımızahasarhalckında

izahat verilımjş 9 Nisanı 10 Nisana bağ­layan gece' vukua: gelen don 'hâdisesin­den zarar gören 16 civar ıköyde be.ğ z£-yanı endeiksir.in yer yer yüzde 34 ile yüzde 76 .arasında olduğu, 'bildirilmiş, 'köylülerin banılîa ve .kooperatif borçla­rının tecili ve (buna mümasil istekleri aırzedümiştür. OuırnSrarbaşikaınımız ilik-okui biiüaei önünde toplanmış .o-lan ve kendisini hararetle alkışlayan Kemal-paşalrlara fkisa bir hitsbede (bu.'unımıış, geç'nıiş O'teu demece geldiğini söylemiş bir ftarajftan vilâyetin to:r taraftan da Tarım Bakanlığının tetkiklerini yaptı­ğım, nûticenin :marlûm olduğunu ve Hü-'kıüımetin işi ele almış bulunduğunu be-'lirtmiştir.

Hükümet ve mütehassısları mümkün olan vasıtalarla yapîlacatk' yardımın şeklini tâyin e'tımek üzere ıçahşmafcta-dır. Bu hususta teferruata germeye ha­cet yoktur. Lâzıımge'lenm yapulmafeta gecikikiinılyeceğ'i muhaıklkaktır. Şimdi­ye Jtadar olduğu gibi vs'tandsşlsrm menfaati [feorunacaJk ve zararın 'telâfisi için elde mevcut' bütün imkânlar kıullanilaca'ktır.

Gumlıurb£uşikanımızın bu sözleri alkış­larla; ve yaşa varol sesleriyle karşrlıaıa-mişhr. Cumhurbaşk anımıza refaıkaıt et-melkte olan Tamnı BaOtanı Neıdim öfk--men umumiyetle ibağ" .durumu hakkmda tetikilî'lerde bulunmak lüzere Armıitlu'-dan Manisa'ya doğru hareket etmiştir; Cumhurbaşkanımıza Balıkesir yolundaedecektir.

Cumhurbaşkanımız bugün ayrıca Al-sanesfe ıStadyöonunda, meımlıeıkctimı'îzde ilik olarak izmir'de geniş ölçüde teşiki-1'âtlan.dınlmîş bulunan ikiz - erötek küçük yaşıtaıki çocu!kla.rıımızıaı. «yavru (kurt a'la.ymı» teftiş etmiştir. 2000 Türik yav­rusunun, dedeleri İstiklâl Harbinde çar­pışan Egeli, efelere ve onların fczanüairı-na yaraşır bir ciddiyet ve intizamla ve ayn: -zamanda beşuş bir yüızlıe Devlet Başkanımızınönündengeçişlere!Çok heyecan verici olmuştur. Cumhurbaş-ikanıımız meml'eütetîn yarındki ümitlerine

muvaffakiyetler temenni etmiş ve yav­ruların heyacanlı ve berraık alkışları arasında stadyomdan, ayrılmıştır.

— Balıkesir :

Cu.ımiıurbaş'k.:j-ii:mız Cölâl Eayar bu­gün öğleden sonra, Kolordu Ağır Tcp-çu Alayı ille Uçaksavar (bataryalarını teftiş etmiş ve aüay poligonumda üç batarya ile mevftmun düşman hedeflerine telsiz irtibatlı aitış tali'ml erinde bulunmuştur. Cv-iıhurıbaşkani'nıız bundan sonra, Balı­kesir' hava üssüne giderek, tepkili jet uçaklarını ve bunlar üzerl-nde yapılan ıvıiivaffaikiyetli eğitimi .gönmüş, dersa-neLeri gezmiştir.

Saat 17 de Cumhurbaşkanımız Celâl 3ayar, yanında Tarım, iGümrük ve Te­kel ve Çalışma Bakamlara ile Milletve­killeri ve Vali olduğu halde Belediye sa­lonunda Balıkesir ve ovar kazalar he­yetleri ite Bursa ve îkazaîiarradan gelen heyetlerin 'iştirak ettiği b:.r toplantıya başk.anh'k etmiştir Bu toplantıda, bö^ge ihtiyaçları ve istekleri bahis mevteuu edilmiştir.

— Balıkesir:

Bugün Balıkesir'de Belediye salonunda Cumhurbaşkanımız Celâl Eayar'm huzu­runda Tarım, Gümrük ve Tekel ve Çalış­ma Bakanları üe (milletvekilierinin ve Balıkesir ile Bursa'nm merkez ve kaza­larından gelen heyetlerin iştirakiyle ya­pılan toplantıda mahallî ihtiyaçlar, is­tekler bahis konusu edilmiştir. Birisi iç bölgeye ait şeker fabrikası diğeri de körfez bölgesine ait zeytin mücadelesi olmak Üzere bilhassa iki mevzu görü­şülmüştür.

Balıkesir ve civarının zirai ve iktisadi kalkınmasını hızlandırmak için burada tir şeker fabrikası kurulması isteğinin yeniden izharı üzerine Cumhurbaşkanı­mız Celâl Eayar, Hükümetin iktisadi sa­hadaki çalışma prensiplerini ve niyetle­rini bildiği için burada bunları ifade et­mek istediğini tasrihle, Balıkesir bölge­sinde bir şeker fabrikası kurulması fik­rinin tarihçesini yapmış ve bugün bu­nun ne şekilde tahakkukunun mümkün olabileceği hakmda izahat vermiştir. Her şeyin bir vakti ve zamanı vardır ve inşallah Balıkesir şeker fabrikasının za­manı da şimdi gelmiştir, diyerek söze başlıyanCumhurbaşkanımız,evvelce

1936 senesinde Karacabey - Susurluk bölgesinde bir şeker fabrikası kurulması için tetkikler yapılmış olduğunu, bu böl­genin pancar ziraatine çok elverişli bu­lunduğunun katı bir raporla tevsik edil­diğini hatırlatmış, münakale ve muva­sala yolları üzerinde bulunması, denize ve İstanbul'a yakın bir yerde olması se­bepleriyle gerek iktisadi, gerek ticari bakımlardan burada bir şeker fabrikası kurulmasının çok uygun ve elverişli ola­cağını kaydetmiş ve demiştir ki:

«Bugün memlekette sanayiin gelişmesi­ne hükümetçe çok büyük ehemmiyet ve­rilmekte ve bilhassaiptidaimaddesi memleketteyetişen sanayi ilk plânda göz önünde bulunmaktadır. Bunlar ara­sında zirai endüstri hem mühim bir sa­nayi şubesini tarnamlıyacak hem de mil­lî istihsalin artışına hizmet hizmet ede­cek bir mahiyet arzeder. Şeker fabrika­ları, pamuklu mensucat fabrikaları bu meyandadır. Öte yandan hidro-elektrik işlerde köprüler inşasında ve memleke­tin imarında birinci sınıf rolü olan ve dünyapiyasalarındaçokaranan bir maddeyi teşkil eden çimento sanayii de yine bunlar arasındadır. Bu gibi sanayie kıymet vermek ve fabrikaların miktar­larını artırmak istiyoruz. Yakinen bili­yorum ki Hükümet bu bahiste tam ka­rar halindedir. Yalnızeskidenolduğu gibi hareket bahis mevzuu değildir. Bu­gün ilk teşebbüsün bizzat vatandaşlar­dan gelmesi lâzımdır. Evvelce kurulan fabrikalarınveşirketlerinsermayesi yüzde yüz bankalar elindedir.Sırf hu­kuk bakımından bir nevi hususi teşebbüsj mahiyeti arzetseler dahi, Hükümetin an­layışına göre, bunlar tam hususi teşeb­büs denemez. Bunlar daha ziyade Dev-lete dayanırlar.EvvelceHükümet w Devlet teşebbüse geçiyor, sonradan va­tandaşı bu teşebbüse iştirak ettiriyordu. .Şimdi insiyatifi tamamiyle vatandaşla­ra, hususi teşebbüse bırakıyoruz. Eğer bizzat vatandaşlar, meselâ burada şeker fabrikasımevzuundaolduğu gibi, bir fabrika kurulmasını kendileri için men­faatti bulurlar, teşebbüse geçerler, hi^:-senetleriyleortaklık kurarlarsa,hüld^H met de bu teşebbüsün muvaffak olması ve müessesenin ortaya çıkması için son­radan kendi vasıtalariyle, iştirak temini teknik ve malî yardım yapılması vesa

gmi şekillerde harekete geçecek ve te­şebbüsü himaye edecektir.» Cumhurbaşkanımızsözlerine şöyle de­vam etmiştir:

«Şeker sanayii bakımından memleketi­mizde muhtelif teşebbüslerin vaki oldu­ğunu biliyorum. Meselâ Amasya'da, Samsun'un Bafra'sında, hattâ Kayseri'-de, Konya'da ve Kütahya'da teşebbüsle­re geçilmiş, lüzumlu sermaye hissedar kaydiyle toplanmaya ve bankaya yatı-1ya başlanmıştır. Bunlar kendileri muayyen bir miktar para topladıktan sonra yardım, için hükümete müracaat edeceklerdir. Hükümet de bu yardımları yapmaya arzuludur. Eğer buradaki te­şebbüste de Bursalılar ve Balıkesirliler ön ayak olurlarsa onların da bu tarzda harekete geçmeleri lâzımdır. Teşebbüsün nasıl yapılacağı sizlere aittir. Ben bura­da yalnız prensipleri bahis mevzuu edi­yorum ve Hükümetin niyetlerini, pren­siplerini bildiğim için bunları sizlere bil­dirmeye vasıta oluyorum.» Cumhurbaşkanımızın bu konuşmasını mütaakıp şeker fabrikası mevzuunda söz alan Balıkesirli vs Bursalılar bu sa­hada yakında harekete geçileceğini, hat­tâ köylüler, kasabalılar ve çiftçiler ara­sında yapılan ilk soruşturmalarda 5 mil­yona yakın taahhüt sağlandığını bildir­mişler, teşebbüsün malî kısmı hallolu-nunca teknik ve zirai teknik yardımının ve malî desteklemenin yapılması için Hükümete müracaat edileceğini söyle­mişlerdir.

Bundan sonra toplantıda Balıkesir'in zeytinlik bölgesinde güve ve diğer hağe-re ile mücadele meselesi konuşulmuştur. Zeytinlik araziyi teşkil eden Edremit, Ayvalık, Burhaniye mmtakalan ile Er­dek ve Edincik müstahsilleri bu yıl Ta­rım Bakanlığınca kesif nispette girişil­miş bulunan güve mücadelesi çalışmala­rından ve alman muvaffakiyetli netice­lerden dolayı teşekkür ve minnetlerini ifade etmişler, ziraat memurlarının ve mütehassıslarının masa başında değil fakat tarlalarda hummalı bir faaliyet göstermelerini görmekten duydukları sevinci bildirmişlerdir. Bu hususta Ba-1 kanun kendilerine Verdiği sözü fazlasiy-le yerine getirmiş olmasından dolayı memnunluk] arını izhar ederek gerekirse

gelecek yıllarda masraflara iştirake de hazır bulunduklarını söylemişlerdir. Bu sene alman muvaffakiyetli neticelerden sonra, Çukurova'da pamuk bahsinde ol­duğu gibi Balıkesir'de de zeytinlik sa­hipleriyle birlikte çok daha kesif faali­yete geçileceği anlaşılmıştır.

Toplantıda ayrıca Manyas Gölünün ıs­lahı ve zeytin fabrikaları işçilerinin hu­susi durumu da görüşülmüştür. îki saat kadar süren bu samimî ve verimli has-bihalden sonra Cumhurbaşkanımız al­kışlar ve tezahürler arasında bu gece Balıkesir'de misafir kalacağı Gümrük ve Tekel Bakanı Sıtkı Yırcaîı'nm evine gitmiş, akşam Demokrat Parti tarafın­dan Atatürk Parkı Gazinosunda verilen yemekte hazır bulunmuştur. Cumhurbaşkanımız yarın saat 12,25 te Balıkesir - Ankara trenine bağlanacak hususi vagonu ile Balıkesir'den ayrıla­cak ve Pazartesi günü sabah saat 7,20 de Ankara'da avdet edecektir.

—Konya:

ilimizin temel ziraatini teşkil eden hu-bub atçılığı deha feyizli bir merhaleye erdirmek hususunda gösterilen gayret­ler cümlesinden olarak tarlaların yabani otlardan temizlenmesi denemesine baş­lanmış bulunmaktadır. Bu faaliyet için teknik ziraat teşkilâtı Imperial Chemical Şirketinden temin ettiği hususi bir tay­yare ile tarlalara Agrekson, Fernamin ve Esther ilâçları serpilmiş ve ayrıca traktör ve jiplerin arkasına takılan pul-veriza,tör!er de aynı maksat için vazife-lendirilmiştir. Mütehassıslarca yüzde 20-30 nispetinde fazla mahsul alınacağı tahmin edilen Gözlü Devlet Çiftliği ve Cihanbeyli İlçesinin bazı kısımlarındaki deneme sahaları aynı zamanda köylüye müspet fikirler telkin etmek bakımın­dan dikkate değer bir hizmet telâkki o-lunmaktadır. Bütün bu deneme faaliyet­leri reknli olarak filme alınmış olup bü­tün köylerde gösterilecek, müsbet neti­cenin faydaları teşhir edilecektir.

—Edirne:

Adalet Bakanı Rüknettin Nasuhioğlu, bugün saat 17,30 da Edirne'ye gelmiştir. Kendisini Edirne Vaİisi, Belediye Başka­nı, Trakya sınır Komutanı ve Cumhuriyet Savcısı Lüleburgaz'da karşılamışlar-dır.

Bakan, Havsa'da bir müddet tevakkuf ederek halkın dileklerini dinlemiş ve bu­cağın ihtiyaçlariyle ilgilenmiştir. Şehre gelince Valilik makamına giden Bakan, Toprak Komisyonu Başkanından Yahsi-fakih ve dene tarlası tevziatı hakkında izahat almış, sonra da doğruca Lalapaşa İlcesine gitmiştir.

Burada da halkın dileklerini ve mahallî ihtiyaçlarını inceleyen Bakan Edirne'ye dönmüş ve akşam yemeğini mütaakıp Demokrat Parti Lokalinde yapılan bir toplantıda hazır bulunmuştur.

Şehrin her sınıf insanından büyük bir kalabalığın iştirak ettiği bu toplantıda ileri sürülen muhtelif dilekleri dinleyen Bakan bunlara cevaplar vermiş ve di­ğerleri hakkında da mümkün olan gay­retin sarf edileceğini kaydetmiştir.

Bu sene içinde ceza ve hukuk usulü mahkemeleri kanunlariyle icra ve iflâs kanunlarında icap eden değişikliklerin yapılacağını belirten Bakan, yeni mah­kemeler teşkilâtı kanunu ile 1953 sene­sinde seyyar mahkemelerin kurulacağı­nı ilâve eylemiştir. Toplantı geç vakit sona ermiştir.

20 Nİsaıı 1,952i

•— Balıkesir:

Cumhurbaşkanı Celâl Bayar bu sabah Balıkesir Lisesini, Öğretmen Okulunu, Erkek Sanat Enstitüsünü ve Atatürk Parkmdaki büyük stadyomu gezmiş da­ha sonra Balıkesir hava üssüne giderek tepkili uçakların talim uçuşlarında bu­lunmuştur.

Cumhurbaşkanımız bir kısmı Amerika-da, bir kısmı memleketimizde yetişen genç havacı subaylarımızı tebrik etmiş ve muvaffakiyetler temennisinde bulun­muştur.

Cumhurbaşkanımız Celâl Bayar refa­katlerinde Tarım Bakanı, İşletmeler Ba­kanı ve Milletvekilleri olduğu halde pos­ta trenine bağlanan hususi vagoniyle saat 12,25 te Balıkesirlilerin sevgi teza­hürleri arasında Ankara'ya hareket et­miştir.-

Cumhurbaşkanımızı Gümrük ve Tekel Bakaniyle Vali, Belediye ve D. P. Başkanları Çandır istasyonuna kadar uğur-lamışlardır.

Cumhurbaşkanımız yarın sabah saat 7,30 da Ankara'ya varacaktır.

— Antalya:

Bir kaç gündenberi şehrimizde ve kaza­larda tetkiklerde bulunan Ziraat Banka­sı Umum Müdürü Mithat Dülge aşağı­daki beyanatı vermiştir:

Antalya'ya gelmem vesilesiyle gerek Antalya'nın ve gerek kazalarının zirai sahada, bilhassa son iki sene zarfındaki inkişafını görmek ye bankamıza kredi cephesinden terettüp eden bu inkişafa muvazi olarak alınması icap eden ted­birleri incelemek ve müstahsilin satış kooperatifleri kurmak suretiyle teşkilât­lanması imkânlarım hazırlamak istedim. Antalya'da çiftçi ve tüccar arkadaşlarla yaptığımız toplantıda kendilerinden bankamız cephesinden ihtiyaçlarını ve arzularını bildirmelerini rica ettim. Çift-Çi vatan'daşlarm istekleri hülâsa olarak şu noktalarda toplanmaktadır.

— Antalya'daki zirai gelişmeye naza­ran bankamızın zirai plasmanihtiyaç miktarının arttırılması.

— Çeltik müstahsillerine dekar başına verilmekte olan 20 liralık çevirme kredi­si haddin istihsal masraflarını karşıla­ madığı ve bunun hakikî masraf miktarı­na yükseltilmesi.

— Narenciye bahçeleri yetiştirenlere verilmekte olan tesiskredilerinden dekar basma hesap edilen 320 liranın kifa­
yetsizliği ve yarısının 5 senede taksitle verilmesi keyfiyetleri.

—İpotekli zirai kredilerin hesap ve tevziine esas olan arazikıymetlerinin bankaca bugünkü değerlerine nispetle noksan tesbit edildiği ve bu yüzden kre­dilerinde kifayetsizlik bulunduğu cihetle
bu kıymetlerin tezyidi.

Müstahsil tarafından ortaya konan bu isteklerden başka başlıca Antalya tüc­carlarında ticari kredi plasmanlarının ve ticari borçlu cari hesaplarının artırıl­masını istemişlerdir.

Antalya çiftçilerinin büyük gayretlerle Çalıştıklarını ve iklimin fevkalâde müsa­adesine rağmen topraklarının taşlı ve yeni açmaların masraflı olduğunu yakinen müşahade ettiğimden kendilerine zirai plasmanların hakikî ihtiyaç nispe­tinde artırılacağı, banka şubesine ge­rekli plasman emirlerinin verileceği ve toprak barem değerlerinde de tadili lâ­zım gelenlerin tetkik ettirilerek tezyit ve ıslah edileceği vaat edilmiştir. Çeltik müstahsillerine gelince, Antalya topraklarının hususiyeti sebebiyle dekar basma halen verilmekte olan 20 liralık çevirme kredisi miktarının dekar başına 30 liraya ve birinci nevi çeltik yetişti­renlere de 33 liraya iblâğı hususunda şubeye şimdiden talimat verildiği ve simdi çeltik ekimine başlama zamanı olduğundan bu seneki kredilerin bu mik­tarlar üzerinden tevzi edileceği bildiril­miştir.

Narenciye bahçeleri yetiştirenlere veril­mekte olan tesis ve bakım kredilerinin Tarım Bakanlığı mütehassısları tarafın­dan tesbit edilmiş olması itibariyle, bu Bakanlıkla temas ederek bunların da artırılması " mevzuunu tetkik ve takip edeceğimi vadettim.

Tüccarlar tarafından istenen artırımı da Antalya'nın ticari ve iktisadi hayatında görülen gelişme muvacehesinde yerinde görülmüş ve bu hususta şubeye gereken talimat verilmiştir.

Pamuk fiyatlarının son aylarda arzetti-ği durgunluk sebebi ile ihracatçı tücca­rın mubayaa yapmaması karşısında bu mmtaka müstahsillerinin elinde 1500 ton miktarında pamuk kalmıştır. Bu pa­muk Hükümetin tatbike koyduğu karar­name hükümleri mucibince izmir Tarım Satış Kooperatifleri tarafından Antal­ya'ya sureti .rnahsusada gönderilen Umum Müdür Muavini başkanlığındaki ekip tarafından dünya piyasaları fiyatı ile son kilosuna kadar satın alınmakta olduğu alâkalılara bildirilmiştir. Antal­ya ve kazaları pamuk müstahsillerinin de bu sene behemehal bir kaç satış ko­operatifi kurmaları suretiyle teşkilât­lanmalarının kendilerine sağlıyacağı büyük faydalar da etraflı surette izah edilmiş ve bu teşkilâtlanmaya girişme­leri halinde bankanın da yardımları ile teşebbüsün kolaylaştırılmış ve genişle­tilmiş olacağı ifade edilmiştir. Bu izahlar karşısında değerli Antalya Çiftçileri. Satış Kooperatifikurmanın

faydasını idrak ettiklerini, bankanın da bu hususta kendilerine yardım etmesini söylediler ve bir mütehassıs bankacı ele­manın bu maksatla Antalya'ya gönderi­leceği hususundaki vadimi memnuniyet­le karşıladılar.

—Antalya.:

Ziraat Bankası Genei Müdürü. Mithat Dülge, ilimiz ve dolay!anadaki tetkik­leri ıneticeisi'ndie, İsparta'da gül bahçesi tesis edenlere verilmekte olan 'gül tesis kredisinin, Korkuteli'ne de teşmilini mu­vafık görerek, yetiştiricilere uzun va­deli kredi verilmesi hususunda talimat vermiştir. Su suretle Korkuteli için yep­yeni toir istihsal ve kazanç kaynağı sağ-îanm-.ş bulunmaktadır.

Diğer taraftan, Korkuteli ve Elmalı'da eima, armut've ayva bahçeleri yetiştiri­cilerime tesis kredileri verülecegiı^i ve icabeden püâsoıanm arttırnacag El­malı'ya arıcılık -kredisi verileceğini, Fi­nike, Alanya, Manavgat ve merikez An­talya'da .10 'dönüm, için verihncikte olan narenciye çevirme 'kredisimiırı -30 .dönü­me çıkarılacağını ve Alanya ve Manav­gat'ta muz .kredisinin, .arttırılması husu­sunun tetkik enüleceğisıi beyan eden ilvlthat Diiîge, ımüstaiısiülere Manaygat-ta birkaç zirai kredi kooperatifi, Fini­ke, Antalya, Alaraya. ve Manavgat na­renciye bölgelerinde de birer satış ko­operatifi (kurma sin tavsiyelerimde bu­lunmuştur.

—Emet :

Cumhurbaşkanı CteflâJ Bayar, beraberin­deki zevatla birlikte Balıkesir posta tre­nine bağlaman özel vagoniyle saat 17.20 de Değirmiş az'a gelmiş ve istasyonda Emet Kaymakamı, Belediye .Başkanı ve ka.îabalı(k Ibir halk ve işçi 'kitlesinin coş­kum tezahür atiyle.

Cumhurbaşkanı, trenin istasyonda te­vakkufu esnasında, Değirmisaz maden işletmesi hakkında müessese müdürün­den ve diğer ilgililerden izahat almış ve Değirmitsaz'da .esaslı bir tetkikat yap­mak üzere belirsiz bir zamanda bir sürpriz yapacağını vaıdetmiştir.

Cu-mhurbaş-kanı aynı samimî tezahürat arasında Anikara'ya müteveccihen ay­rılmıştır.

Yani Almanya, bu Orduyu Av­rupa ordusuna ve onum müşterek kur­may heyeti tocKmU'tasma vermelidir. Fransa'da böyle yapmaya lıazıırıdır.

S. — Hindicini ımeselesânden bahseder misiniz ?

C. — Vietminh sadece bir (komünist azımlıMır. .Fransa, dünya banşı iğin. fou büyük fedakârlığa katlanmakladır ve bm'ayı komünist taiıaklküanüaden 'kur­tardıktan sonra çekilecektir. S. — Amerika ıseçiımlerirıi Taft kazan­dığı takdirde Amerika Avrupa'ya yap­tığı yardımı azaltacaktır. Bu hususta Fransa'dâki kaaaat aejdir ?

C. — Bu vaziyette üç hal düşünülöb'&iT: Ya Avrupa Biriliği tahakkuk edecektir ve tou halde Taft da yardımdan kaçMimı-yacaktır veya Avrupa ibirleşeımiyecektir, bu- takdirde Avrupa ımemle-ketleri Taflt-' in savmama sistemi hudutları dışında kalacak ve ibu da Avrupa'nın sömürge haline gelmesine yol akacaktır. Avrupa'nın ibirteşmesi, iktisadi ve aske­rî müşkülatı ıve dünya barışını 'hallede­cek çaredir.

S. — Üçüncü DünyaHarbininçıkaca­ğına inanıyor musunuz ? C. — 'Benim kanaatiım !bu harbinçık-mıyacağı ım-eiikezıindedir.

—Ankara :

Yedek iSubay Okulunun 35 inci dönemi­nin sona ermesi münasebetiyle bugün Yedek Subay' Okulunda saati 5te" bir tören yapılmıştır.

Törende Büyük Millet Meclisi 'Başkanı Refik Koraltan, Kara 'Kuvvetleri Komu­tanı Orgeneral Şükrü Kanatlı, Genel­kurmay İkinci Başkanı Orgeneral Şa­hap Gürler, 'Kara ve Deniz Kuvvetleri Kurmay Başkanları, Amerikan Askerî Yardım Kurulu Kara Grup Piyade Kıs­mı Başkam, Amerikan Eğitim Kurulu Müşaviri ve şehrimizde -bulunan Yunan asker: heyeti, Harp Okulu ve Muhabere Okulu Komutanları, Ank ar a Va îisi v e birçok generaller hazır ibuIun,.TiUş!tı_ır.

—Polatlı :

35/1 inci dönem Topçu Yedeksubay Ta­limgahının eğitim ve öğretimini başarı ile bitiren 335 asteğmene bugün saat 15 te Polatlı Topçu Okulunda yapılan bir törenle dipiomaları verilmiştir.

—İstanbul :

Cuma günü bir .turist gemisi ile şehri­mize ıgelen Yunanistan Maliye B-aikan aYrdımcısı Y. Greguri ve Epek Partisî tkinei 'Başkanı G&aeral Bötsaris bugün saat İS .de Yutnan "BaşkonsolüiSilu'.ğiLnda bir basın top::antlısı yaparak .gazeteciler­le görüşmüşlerdir,

îlik konuşan Gemıeral Betsaris, İka mem­leket arasındaki işbirliği ve dostluğun sağlam temellere dayandığını b-eılirtmiş ve ibu diastluğun hiç >bix zaımaa sansula-mıyacağını ifade etmişıtir.

Yunaoı Maliye Bakan Yardımcısı da Tüifeiye ile1 Yunaaıistan arasındaki tica­ri münasebe'ı'lerin son -günieüde geniş Ölçüde (geliştiğini ibelir'tereik şöyle de­miştir :

İki memıleiket arasındaki dostluğa, itlti-fajk ve sevgiye ikuvvet veren diğ"er bir nokta aa Anlkara'da müzakere edilem gümrük b^Fİeşni'eJsidir. Birkaç ,güiue ka­dar mühiım .bir anlaşma daha imza edi­lecektir. Buna göre. iki memleket ara­sında .seyahat edeceik turistler lıiçibiT formaliıt-eıyıe ıtaibi olmayacaklarıdır. Biz Türkiye'den gelen turislerin, ietedikieri kadar patra getirmelerine müsaade ede­ceğiz ve hitşbir komurol yıapıoııyacağız. Türlk Hü'lîüm'ötiaııin, de ayna şartlan ka-buL edeceğini .kuvvetle tahmin ve ümit ediyoruz.

Diğer taraftan, iki imemieiktin ihraç et­tiği aynı cins mahsuller için müşterek siyasetimiz olmalıdır. Bu 'mevzuda tü­tünü ele aJalbiiiriz. Bu mahsulde hâsıl olan rekabet ilki memleket istihsalinde bir taŞmn z_ara.rlar tevlit -ediebilir. Bu­nu- nıüsbet ibir İcarara bağlaımak zaru­reti aşikârdır.

Misafirlerimiz bu ıgece Egeen vapuru ite Yunanistan'a .mült-eveccihen şehrimiz-deü aynknışiardır.

—İstanlbul :

Atila.ntik Paktı Orduları Genel ICanargâ-hini ziyaret etmek üzere Paris'e giden ve mütaakiiben Loncîra-'yi da ziyaret et­miş buluttan Genelkurımay Başıkanımız Orgeneral Nuri Yamut beraberinde Ge­nelkurmay 'Harekât Dairesi Başkanı Korgeneral Necati Tacan, Hava Tuğge­nerali Telkin Arıburnu, Tuğamiral Fah­ri Korutürk, Kurmay Altoay Cemal Aytlınalp, Hava Kurmay Yarbayı Sadi AtıkÜtan, Deniz Kurmay Binbaşİsi Faik Taluy, Emirsubayı Üstteğmen Ragıp Uluğıbey, olduğu halde bu gece saat 24,30 da K. I* M. uçağı ile' Londra'dan Amsterdam yoliyle şehrimize gelraiştir. Genelkurmay Başkamimız Yeşilköy Ha­vaalanında Vaili adına Vali Muavini Fu-ad1 Alper, Birinci Ordu Müfettişi Orge­neral Zekâi Okan, Onbeşimci Korkomu-tanı Korgeneral Naamıi Ataç, Birinci Ordu Kurmay Başkana Tümgeneral Su-ad Kuyaş, Karadeniz Boğazı Bölgesi Komutamı Tüımjgmeraî Yâkuıp Gürkay-nak, AitnuŞaltmcı Tümen Komutanı Tüm^aneral Behçet Türkmen, Merkez Komutanı Tuğgeneral Reşit Erkmen, istanbul Den&z .Komutanı Tuğamiral Ta-cettia Talayman tarafından karşılan­mıştır.

Genedkuırinay Başkanımız uçaiktaa indi­ği ssrada kendisine hoş geldniiz diyen 'basın mensuplarına, Atlantik Pakıtı Or­duları Genel Karargâhım ziyaret ffiak-saöiyle Paris'e gitmiş olduğunu ve da­ha sonra Londra'ya giderek İmparator­luk Genelkurmay Başkanı Mareşal Slim'e tt>ir nezalket ziyaretimde bulundu­ğumu söylemiş ve seyahatinden mem­nunluk duyıduğü^u ilâve etmiştür.

22 Nisan 1952

— Ankara :

Büyük Millet Meclisi Başkam Refik Ko-raltan ve Başbakan Adnan, Menderes beraberlerinde Çanalk'kale iMiUetvekille-riyle daha bazı milletveklileri olduğu halde saat 9.20 de uçalkla Çanakkale'ye hareket etmişlerdir.

Büyük Millet Meclisi Başkanma ve Baş-baıkanı lıava .al-anında. Devlet Bakanı Başbakan Yardımcısı, BakatnJar, Millet­vekilleri, Generaller uğurlamışlardır. Cumhuribaşkanlığı" Başyaveri Kurmay Yarbay Nu-rettin Alp-kartal Cumhurbaş­kanı adına kendilerine iyi yolculuklar temeamlsiııtde ıbıuılunenustır..

—Ankara :

Ekonomi ve Ticaret Balkanı Prof. Muh­lis Ete Anadolu Ajansı Muhabirinin zi­rai sigorta 'mevzuu etrafında sorduğu suallereaşağıdaki cevapları vermiştir :

—Nisan/m onumı 1 line (bağlayan gece Manisa ve çevreler indeki bağlarda kırağının husule ıgetirdiği büyük zararlar malûmunuzdur. Bu gilbi tabiî âfetlere karşı zirai sigorta düşünülmekte midir?

Zirai sigortanın memleketimiz tat­biki konusu üzeriii'dıe önemle duru'lmıuşve biir ıkanun tasarısı hazıianmııştır. Zi­rai sigoTtanmmemlekti'mizdetatbikî kabil oiııp olmadığı ive hazırlanan 'kanun
tasarısı hakkındakifikirvemütalâam, alırumaik üaere İsyiçre'den !bir müitehassıs getirilmiştir. İsviçre don'a karşı si­gorta şirketi' müdürü olan !bu zait geçen sene BakanlığımınSigortalar Dairesi Müdürü ile memlektimizin muhtelif böl­gelerinde tetkiklei1yapmış,ilgiililerle
tennaslarda buılunımuş ve üç ay sürem 'on tetkik gezisinden sonra bir (rapor hazıriayara'k Sakaı-ilığıma tevdi eltmiştir. Mütahassısıai'hazırladığı raporagöre, zirai sigortama m emi ektimizde tedricen
tatbjki mümkündür. Raporda bu sigor­tanınbaşlangıçta Türkiye'ninhangi bölgelerimde ve hangi mahsullere karşı tatbiki lâzımgeldiği izah olunmaktadır.
Hazırlanan flsaanin tasarısı mütahassıslarla gözden ıgeçirilm:iş ve dk-
mal oâirjmuştur. Sigortamın tatbiki ha­linde buma ait umumi şartlar ve tarife­ler de mütahassısîa birlikte iıazırlanmaştır.

Zirai sigortanın anemleikıetimiade tat­bikine ne vakit geçiıleceiktir ?

— Haziflaınun kanun tasarısı ımütalâa-ları alınmak üzere :Bakan!ıklara gönıde-rilmiş ve müitalâaları alınmıştır. Alınan im mütalâalara göre ıkanun tasarısında iktiza eden rötuşlar yapılmış ve tasarı Büyük Millet Meclisine takdim edilmek üzere bugünlerde Bakanlar Kuruluma sunulacaktır. Tasarı bu sene kaaumiyet kesbefctiği takdirde lâzımgalen hazır­lıklar ikmal edilerek zirai sigortanın önümüız'detki kim mevsiminde tatbiki­ne geçilecektir.

—Zirai sigarta>yı. başlangıçta hangi böl­gelerde,hangi .mahsullere ve âfetlerekarşıtatbikini düşünüyorsunuz?

—Bilindiği üzere zirai sigorta hemen bütün Avru-pa memleketlerinde.doluya karşı tatbik edilmektedir. Amerika Bir­
leşik Devletleriyle Japonya'daMahsul sigortası, mevcuttur. Bu iki memlekettezirai sigorta bütün tabii âfetlerekarşı tatbik olunmaktadır.Ancak,elimizde bulunan istatistiklere göre ımahsuü sigortası gerek Amerika Birleşik Devletlerin­de vegerdk Japonya'da menfi neticeler husule getirmiştir.

Biz memlöketimizde Amerika Birleşik Devletlerinde ve Japonya'da olduğu gi­bi mahsul sigortası, yani "bütün tabii âf&tlere karşı bir sigorta tatbikini şim­dilik düşünmüyoruz. Falkait yalnız do­luya karşı tatK'k -edilecek ibir sigortanın çiftçilerimizi hoşnut edeceğini de zannet­miyoruz. Nitekim mütehassısın çiftçile­rimizle yaptığı da bu kanaa'tıl verznişür. Biz .memleketimizde zirai reiaSısu'Herinıize en fazla zarar veren dona, doluya, kuraklığa ve feyezana fcanşi sigortanın tatbikini düşünüyoruz. Bundan başka zirai sigortayı başlan­gıçta ziraatin geılişmiş ve zirai teşek­küllerin mevcut oOduığu bölgelerde tat­bik etmek ve alınacak neticelere göre bu sigortayı bütün, memlekete tedricen teşmil .ötmek istiyoruz. îik adlımda Ege, ÇukurovaveKaradenizbölgelerinde

tatbikini düşünmekteyiz. Zirai sigortayı başlangıçta bağlara, incirlere, pamuğa, tütüne, fındık ve narenciyeye -karşı tat­biki tasavvur etmekteyiz. Esasen ka­mım tasarısında zirai sâgortanın hanıgi bölgelerde, hangi mahsullere ve âfetle­re karşı ta-tfoik edileceği selâhiyeti Ba­kanlar Kuruluca bırakılmıştır.

Ziraisigortayı nasıl bir teşkilâtla
idare ötmek istiyorsunuz?

iMenıleketmmizde zirai sigortanın, tat­biki için bir anonim .şirket kurmak is­
tiyoruz.Gereksigortaişlerininsür'alt ve selâmetle yürütülmesi ve gerekdı-
şarda reassürür -bulabilmek imkânlarını sağlamakbakımından anoniım şirketi
tercih ettik. Kurlaıcaık anonimşirket Ziraat lEanfeaisiyle daimî ve sıkı işbirli­
ği yapacaktır. Başlangıçta idare bakımmdaaı fazıla masraflarakapılmamalı
için teknik hususlarda memleketimizde faaliyette bulunan sigorta şirketlerinin
teknik ci e manlar midan veekspertiziş­lerinde de Ziraat Bankasının hemen her
tarafta bulunan şubelerindenveajan­larından âzami derecede istifadeye çalı­
şacağız.

Zirai sigortayı ne gi'besaslar dahi­ linde tatbik edeceksiniz?

Zirai sigorta, taibii âfetlerin sigorta müddeti içinde zirai mahsullere her de-

fa yapacağı zararlaırın karşılanması, mahsul zararının müktara göre temin edilmesi, sigorta, primlerinin her yıl si­gorta aktinde peşinen veya bilâhare aynen alınması, sigorta primlerinin ıtafaiî âf&tlerin geniş tahribaıt yapacağı yıd-lar'da-ki zararia^ı^karşılaımaya kâfi dhti-yatlar (tesjısîn'e müsait o'laıcak şekil ve miktarda hesaplanması1 esaslarına göre .tatlbilk

Sözlerimi bitirmeden önce sunasını tek­rar eyleyeyim ki, zirai aigonta meımle-ketimizde ilk defa tatbik olunaeağma göre başlangıçta bu sigortanın mahdut bölgelere ve mahsullerle âfetlere tatbi­ki ve alınacak neticelere göre tedricen bütün memleikete teşmilini sigortanın muıvaffalkiyetue tatlbiıki bakımından za­ruri görmekteyiz.

Zirai sigorta ile .çietçi gelirlerinin kıs­men dahi olsun teminat altlına alınaca­ğına şüp'he yoktur.

-— Çanakkale :

Büyüik Millet Meclisi Başkanı Refik Ko-raltan, 'Başbakan Adnan Menderes .re­fakatindeki milletvekilleri ile birlikte buıgüiı saat 11,30. >da uçalkia şeîırimdze geılm işlerdir.

Meclis Başkanını ve Başbakanı hava meydan'inda VaLi Sefahattin Karanakçı, Kor ÖKJlmıutaını İhsan Eriç, Tuğ-geaeml İhsan Güney, şehrimizde bulunan mil­letvekilleri, Belediye Başkam, Müftü, İmroz'dan gelen Metropolid Melikton'un başikanlıgında Ruan vaitanıdaşlajrdan mü­rekkep bir heyet, Musevi cemaati mü­messili, izciler, öğrıenciler, Demokrat Panti Kongresine iştirak eden delegeler, partiler mümessilleri, kazalardan ve köylerden g-elen binderce Çanaikkalali karşıl amışlar dır.

Başbakan, kendilerini karşıılamağa ge­lenlere iltifat ettikten sonra otomobil­lere binilerek şehre gidilmüştir. Misa­firler yol boyunca halkın1 sevgi, tezaîıür-leriyle karşılanmış ve genç kızlar tara­fından çiçek atılmak suretiyle selâmlaa-mışi ardır.,

Büyük Millet Meclisi Başkanı, Başbakan ve beraberindekiler ana caddeyi takiben yaya olanak ve tezahürat arasında D. P. binasına gelmişlerdir.

us Meydanı, Cebeci çayırlığı, Zafer Anıtı ve Yıldırım Bayazit Meydanların­da da -dört ayrı grup halinde yapılan toplantılarda, bando refakatinde hep bir ağızdan söylenen İstiklâl Marşı ile baş­lanmış, daha sonra her okul adına bir öğrenci söz alarak bu kutsal günün değerini ve önemiaıî belirten bir konuş­ma yapmış ve şiirler okunmuştur. Mü­teakiben yine hep bir ağızdan «türküm, doğruvum, çalışkanım, yasam küçükle­rimi korumak, büyüklerimi saymak, yurdumu ulusumu özümden çok sevmek-' tir. Ülküm, yükselmek, ileri gitmektir. Varlığım Türk varlığına armağan ol-suar» sözleriyle andiçilmdş ve çocuk mar­şının söylenmesi ile törenlere son veril­miştir.

Bundan sonra genç ilkokul öğrencileri merasim mahallerinden ayrılmışlardır. Şehrin dört ayrı yerinde yapılan bu tö­renleri kalabalık halk kütleleri takip etmiş ve bilhassa genç hatiplerin konuş­maları coşkun tezahürata yol açmış ve İter fırsatta büyük Ata'nm aziz hatıra­sıtazimle 'anılmıştır.

Saat 15 te her okuldan seçilecek bdrer öğrenciden müteşekkil :bir grup Çanka-ya'daki Cumhurbaşkanlığı Köşküne gi­derek Gumkurfbaşkanımızi ziyaret ede­cektir.

öğleden evvel törenlere katılmaş bulu­nan bandolar, çocukları eğlendirme1;; rr_"v^adiy]e öğleden sonra da saat 18 e kadar şehrimizin' dört muhtelif meyda­nında milli marşlar çalacaklardır.

—îzmir :

23 Nisan Egemenlik ve Çocuk Bsyramı bugün şehrimizde parlak bir şekilde kutlandı. îlk tören Cumhuriyet Alanın­da yapıldı, heykele çelenk kondu. Al­san cak Stadyomundaki diğer törende ise, VM,-mülki ve askerî erkân hazır tou-lundu'ar. Diğer taraftan bayram müna­sebetiyle muhtelif okullarda eğlence ve müsamereler verildi. Saat 15 te Çocuk Esirgeme Kurumu Fuar Gazinosunda bir çocuk balosu tertip etti.

—izmit :

23 İNisan Millî Hakimiyet ve Çocuk Bayramı bu gün diğer senelerden daha güzel bir törenle kutlanmıştır. Atatürk Anıtı önünde yapılan merasim ve geçit

resmimden sonra Bağ-Çeşme yo:ur.un açılış merasimi de yapılmıştır. Kurulu­şundan beri İzmit şehri için hayati olan bu yolun açılması kırk hm nüfuslu şe­hir halkını çok sevindirmiştir. Bu yolun ilk kısmı 520 metre olup bir bulvar ha­lindedir. Perke ve yaya kısmı asfalttır. Törende Belediye Başkanı Sadettin Ya­lım bir konuşma yaparak, bu yolun şeh­re kazandırdığı değeri anlatmış ve yol, Vaîi Ethem Yetkiner tarafından hayırlı olması temennisiyle açılmıştır. Davetli­ler ve halk yeni yolun sonuna kedar yürüyerek çıkmışlar ve inşaatı devam eden iki-nci kısım faaliyetini görmüşler­dir. Belediye Başkanı bu yola 14 Ma; adının verilmesini arkadaşlarına teklif edeceğini söylemiştir.

—- Ankara :

Atlantik" Orduları Hava. Kuvvetleri mutamMareşalSaundersbugün s; 17.30 da özel bir uçakla şehrimize mistir.

Msreşal,havaalanındaGenelkur ikine: Başkanı Orgeneral Şahap Gürlt Hava KuvvetlenKomutanıOrgeneral MuzafferGöksenin,HavaKuvveti Komutanlığı yüksekrütbeli suba; Garnizon -ve MerkezKomutanları Frsnsız. ingiliz, Yunan askerî atasek-tarafmdan karşılanmıştır.

Selam resmini ifa eden askerî birliği teftişten sonra Mareşal Saunders ken­disiyle görüşen basm mensuplarına şu beyanatta bulunmuştur:

«Sözlerime ziyaretimin gayesile başhya-yım. Biliyorsunuzki, Türkiye ve Yunan­istan Atlantik Paktı devletleri arasına iltihak etmiş bulunuyorlar. Bu paktın gayesi, barışı muhafaza etmek ve gele­cek bir harbi önlemektir. Ziyaretiı mahiyetine gelince, Türk hava kuvve leri hakkında bilgi edinmektir. Bunui beraber, uzun zamandan beri Türk ha kuvveleri hakkında bir fikir edinim başlamış bulunuyorum. Bu ziyare aynı zamanda Türk hava kuvvetleri ilk temasımı mümikün kıldığından bunu memnuniyetle karşılıyorum. Ankara'< yapacağım temaslarla hava generaller nizle tanışmış olacağım. Aynı zamane muhtelif hava meydanlarını da ziyaı edeceğim.

Bahçelerin çiçeği, gül fidanlarının şen­liği olan bülbüller gibi cıvıldaşıyorsunuz. Vatan bahçelerinde neşe içinde cıvılda­şarak yetişiyorsunuz. Hepiniz istikbalin, geleceğin ümidi clar2İk babalarımızın, 'büyük miltetm, şefkatle dolu bağrında yetişiyorsunuz.

Sizlerin en iyi bir şekilde bu bahçenin feyizli, tatlı meyvaları olarak yetişme­nize çalışılmaktadır.

Şurası bir hakikattir ki bundan 32 sene evvel kapkaranlık bir dünya içinde ba-babalarmız bu aziz toprakları korumak için harekete geçmişlerdi. O günlerin, milletin kahraman ruhunun timsali ola­rak tanıdığı büyük bir sima vardı. Onun adı Mustafa Kemal, onun adı Atatürk'tü. O, yalnız yurdumuzu, sizin için bugnü feyizli bir bahçe haline gelen cennet yurdumuzu istilâ eden o günkü düşman-iarı milletle beraber kovmak için çalış­madı. Bu maksada erdikten sonra ma­ziyi tasfiye ederek geçmişte Türk mil­letini, Türk neslim gerilik içinde bıra­kan, hürafeleşen sistemleri de yıkmak için mücadeleye geçti. Hedef şu idi:

Dışişleri Bakanlığının tebliği :

Ankara : t (A. A.) —

Dışişleri Bakanlığından tebliğ edilmiştir :

Yunanistan Başbakan Muavini ve Dışişleri Bakanı Ekselans M. Venizelos'-un, geçen Şubat ayı başında memleketimizi ziyareti sırasında, Türkiye ile Yunanistan arasındaki itimatlı teşriki mesainin sıkılaştırılması hususunda mutabık kalınarak, üzerinde işbirliği yapılacak mevzularla bir sureti tesvi­yeyi icabettiren meseleleri tetkik etmekle vazifeli bir muhtelit komisyonun kurulması kararlaştırılmıştı.

Bu karara uyularak, Yunanistan Hükümeti, eski bakanlardan Ekselans M, Bakkalbaşı'nın riyasetinde, Ticaret Bakanlığı Genel Müdürü Athanase Trian-taphyllis, Dışişleri- Bakanlığı Teknik Müşaviri Georges Papadakis, Maliye Bakanlığı Gümrük Müdürü Jean Frangos, Ticaret Bakanlığı Müdürlerinden Jean Comitsas, Türkiye'deki Yunanistan Büyükelçiliği Ticaret- Ateşesi De-metre Vosniacos'dan müteşekkil bir heyeti memleketimize izam etmiştir. Türk delegasyonu ise Dışişleri Bakanlığı Yüksek Müşaviri, Büyükelçi Ce­mal Hüsnü Taray'm başkanlığında İçişleri Bakanlığı Emniylt Genel Müdür­lüğü Dördüncü Şube Müdürü Azmi Yumak, Dışişleri Bakanlığı İkinci Daire Umum Müdürü Rıfkı Zorlu, Dışişleri Bakanlığı Ticaret ve Ticarî anlaşma­lar Dairesi Umum Müdür Muavini Semih Baran, ayni Bakanlık Milletler­arası Ekonomik İşler Dairesi Umum Müdürlüğü Şube Müdürlerinden Hü-veyda Mayatepek, Maliye Bakanlığı Hazine 'Genel Müdürü Nail Gidel, Eko­nomi ve Ticaret Bakanlığı Dış Ticaret Dairesi Reisi Munis Faik özansoy, aynı Bakanlık Dış Ticaret Dairesi Müşavirlerinden Recai Basan, Gümrük ve Tekel Bakanlığı Ekonomik İşler Müdürü Rüknettin Birge, Ulaştırma Bakanlığı Tarife ve Ticarlt Dairesi Başkanı Enver Mersinoğlu ve Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Genel Müdürlüğü Dış Muameleler Müdürü Fikret Sözer'den mürekkep bulunmaktadır.

Komisyonun bugün saat 17 de yapılan ilk toplantısını Dışişleri Bakanlığı Umumî Kâtibi Büyükelçi Cevat Açıkalın açmıştır. Umumî Kâtibin beyanı hqş âmedisinden sonra iki delegasyon başkanları metinleri aşağıda bulunan nutukları irad etmişlerdir.

—Washîngton :

General Eisennower'in ıBaşk?nTık seçim­lerine adaylığını koymıası için Birleşik Amer:ka'ıda gen'ş çapta faaliyette bulu­nan Cumhuriyetçi'er, Generalin Avru-pa'dak; vazifesinden îstifssını îbüyük bir memnuniyetle karşılamışlardır.

—- Washington :

Başksn Truman, Birleşik Amerika Baş-kan'îğı vazrfes:ne başlamasının yedmci yıldönümü .münasebetiyle ıbugün Beyaz Sarayda basın fotoğrafçıları ve sinema­cıları kabul etmiştir.

13 mam 1952

—Lima (Peru)

Amerika m-emleketleri arası dördüncü turistik kongre, hemenhemen bütün

Amerikan memleketleri ve İngiltere, Kanada, îta'ya ve İspanya temsilcileri­nin de iştirakiyle açılmıştır. 20 N:s3.îia kadar devanı edecek ibu kong­rede Amerika'da turüsnaîn ileride daha fazla gelişmesi içiü verilen projeleri tet­kik .edilecektir.

14i Njsanı 1952

—Wash.:ngton :

DemVr ve çelik sanayii işçilerinin geniş çapt?:ki .grevini önlemek maksadıyla Başkan Truman'm geçen Salı gecesi çelik sanayiine 'hükümetin el ikoyduğu-nu ibi'diren kararı hakk:nda konkenin taihikiikata girişmesi, Cumhuriyetçiler tarafindam talep e di'm ektedir. Ayan "Üyesi Rdbert Taft, Cumhuriyetçiieci-n bu ta!e'b!ni dest eki iyeceğ:ni> foüdinrv.stîr. Cumhuriyetçi liderlerden Styîes Br'dg'es, bahis mevzuu talebi ihltiva eden karar suretini, bugün Ayan Meclisi Adalet Kc,nT.syonuna, sunacaktır.

—Washington :

Siyasi şahsiyeti erden [birinin bugün bil­dirdiğine göre, Birleşik Amerika Su­dan meselesinden dolayı vukua gelen In-gİli'Z-M^str 'ihtilâfı müvacephesinde bir takım uzlaştırıcı tedbirler ileri sürmüş­tür ve 'bu teklif Ingi'iz Dışişleri Bakan­lığınca tetkik edilmektedir. Yine aynı siyasi şahsiyete gö're, Birle­şik Amerika, meselenin Sudan halkı ta­rafından bir karara (bağlanmasına, mti-zaren, (Kral Faruk'un geçici olarak Su­dan Kralı tan:naıas:nı gayri resmî su­rette teıkVîf etmiştir.

18 Nisan 1952»

—Washington :

Beyaz Sar2y Basın Sekreteri Joseph Sihort, dünkü bas:n toplantısı sıras;G-3a g-azeteci'er kendisine Başkan Truman'm Wash;ngton dışm-da üç büyükler arasın­da yapılacak muh'ternel ibir konferans hakkındaki durumunu değiştirip değiş­tirmediğini sordukları zaman kati ola­rak «hayır.» diye cevap vermiştir.

Radyo yorumcularından (birinin Pazar 3;kşa.rra ypmış olduğu konuşmada Baş­kanın hareket hattın: değiştirdiğini ve şimdi 'barışın menfaatine uygun okluğu

image002.giftakdirde Stalin ile Amerikan toprakları haricinde görüşmeğe hazır 'bulunduğunu "beyan etmesi üzerine gazeteciler bu su­ali sormuşlardır.

Radyo yorumcusu, Moskova'dak'i Ameri­ka Büyükelçisi George iKennan'n:n böyle bir görüşme ihtimalleri hakkında ma'û-anateideetmeklevazifelendirildiğini

ilâve etmişti.

~ Washington :

Başkam Truımaa, Güney Dakota ve îowa eyaletlerinin su baskınına uğramış böl­gelerine âcil yardım olarak: 500.000 do-Iaır tahsis edilmesine dün karar vermiş­tir.

—Washington :

Başkan Truman Japon Barış And'.aş^ıa-sınm İmza merasiminde, Pasifimin em­niyetine ait üç vesikayı daha imzala­mıştır.

—Washington:

Başkan Truman ibugün Japon Barış Andi;şrr..ası ve Avustralya, Yeni Zelan­da, Japonya ve Fiîüp İni erle akdecUien Pasifik Güvenlik Paktım imzalamıştır.

16 Nisan 1952,

—VVsshmgton:

Başkan Truman, teftiş maOtsadı ile bu­gün uçakla sel felâketine' uğrayan böl­geye hareekt etmiştir. Zarar ve ziyanla alâkadar olan Trumsn seylâp bö'gesnı-de yeni validen izahat alacaktır. Nebraska'da bir askerî üsse inmeden ev-ve! Truman felâkete uğraysa bö'genin üzerinde uçakla beş saat kadar dolaşa­caktır.

—Washington :

Bu gün burada yaptığı basın toplantı­sında, Birleşik Amerika Dışişleri Ba­kanı Acheson, Birleşik Amerika'nın Av­rupa müdafaa camiasının ^bütünlüğüne alaka 'beslemeğe devana edeceğini söy­lemiş bir suale cevaben de :

—«Sovyetlerin sulh taarruzuadı ve­rilen bir harekete geçtiklerine dair orta­
da her hangi bir alâmet görmüyorum demiş ve sözlerine şöylece devam etmiş­tir:

«Fazla reklamı yapılan sulh. taarruzuna rağmen, Sovyet Rusya Doğu-Batı ay­rılıkları hakkında hâlâ hiç bir samimi arzu göstermemektedir. Şurasını da ay­rıca belirtmek isterim ki Birleşik Ame­rika her hangi bir taarruz karşısında Almanya'yı resmen teminat altını al­mak hususunda önayak olan îngiltere-nin yolundan gidecek değildir.

Sonraları, Kuzey Atlantik: Paktı temi­natı bu eski düşman millete teşmil edil­diği takdirde. Kongreye damşılacsğını siz;ere temin ederimi.

— Washington.:

Başfean Tınman, güzi-de diplomatlardan Robert D. Murphy'yi, bugün, Amerika'­nın, harp sonrası ii'k Japonya Büyük El­çiliğine tâyin etmiştir.

Halen Birleşik Amerika'nın Belçika Bü­yük Elçisi bulunan Murphy, 1942 Ku­zey Afri'ka çıkarmalarında, General EisenJıower'in Baş Siyasi Müşavirliğini yapmıştı.

17 Nisan

— Ban Fransisco S

«The San Francisco Chronicle» gazete­sinin bugün VVashing'ton muhabirinden aldığı bir habere atfen 'bildirildiğine gö­re Uaafk Doğu'daki Amerikan Kuvvetle­ri Başkomutanı General Ridgway, Ge­neral Eisenhower'in yerine tâyin olun­mak için Müşterek Genelkurmay Baş­kanları tarafından tavsiye edilmiş bu­lunmaktadır.

Gazeteye göre General Rİdgway'ı-n Av-rupa'daki Muttefi'k Kuvvetler Başkomu­tanlığına seçiimesinin Atalntik Paktı üye devletler tarafından çok yakında tasdSk edilmesi

— "Washington :'

Dün burada yaptığı 'basın toplantısında Birleşik Amerika DrşLşleri Balkanı Dean Acheson İtalyan mamulılerinden ticari itaihdidatm kaldırulması hususunda İtal­ya Hükümeti tarafından 15 Ocakta Amerika'ya tevdi edilen notaya alenen ■cevap vermek vesilesiyle, Amerikan halkına hitap ederek « ya ecn&bi ma-imuî'erl itb-al etmeli, ysihut da ihraç pa­zarlarınıeî'den çıkart.tıaya katlanmalı demiş ve sözlerine şunları ilâve eyle­miştir :

«İthalâta yanaşmayan alacaıkılı büyük, bir millet yaptığı ihracatın karşılığının ödenmesini asla umamaz»

—Washington :

Başkan Trumaın, -Nebraska feyezanla­rından zarar görenlere yardımda bulun-mak üzere 250.000 dolarlık bir meblâ­ğın verllraıesüıi ıbugün tasvip etmiştir.

—"VVashiıiıgton :.

İyi haber alan çevrelere göre, General Eisenhower'in yerine Atlantik Orduları Başkomutanlığına getirilecek zat ha-k-■kü~da ilk resmî teşebbüs, Önümüzdeki Pazartesi günü Paris'te toplanacak At-latıltük Teşkilâtı Konseyinde yapılacak­tır.

Konsey evvelemirde General Eisenho-wer'in halefinin tâbiiyeti haMnnda 'gö­rüşecek, ;bu vazifenin bir Amerikalı Ge­nerale tevdi edilmesi ha&kmda ka.rara vardıktan sonra yeni ibir Ikumaindanın tâyini hususunda Vaşington'a resmen müracaatta foulumacaıkıtır.

Savunma Bakanı ile Millî Emniyet «Kon­seyi ö vakit foir aday (bildireceklerdir. [Nihai ikarar Başfka-n Truman'a ait tou-îunacaktır.

İS Nisıaıa 19521

—Washington ::

Cumhuriyetçi Temsilci Jcöb Jav/its, Dış­işleri Bakam Dean Acheson'a bir mek­tup :gö':ıdererek «Güvenlik Koseyinde Tunus 'meselesinin oya konulması sıra­sında Birleşik Amerika'nın çekimser kalma kararından derin surette üzüldü­ğünü» teyid ebmiş ve Dışişleri Bakanlı­ğından süratle izahat istemiştir. Amerikan hareket hattının ortaya va­him toir prensip meselesi koyduğunu be­yan ettikten sonra Javits şunları ilâve eylemektedir :

«Kısacası 'bence Dışişleri Bakanlığı, Tu­nus meselesindeki çekimserliğimiz hak-Ikmda Amerikan Milletine esaslı ve tam ibir izahat vermelidir.»

—' Washington :;

Başkan Trumaı, dün yaptığı (basın top­lantısında «şayet Rusya sulhu samimi-

yetle ve hakikaten arzu ediyorsa, Ibunu ispat için Avusturya sulh andlaşmasmı imzalaman ve silâhların tahdidi hakikın-da ileri sürülen Amerikan tekliflerini kabul etmelidir» -demiş ve bilâhare t>u seneki Başkanlık seçimlerine temasla sözlerine şöyle -devam etmiştir :

«Bu yıl adaylığımı koymamağa seneler­ce evvel karar vermiş 'bulunuyorum. Bir Başkanın S seneden fazla Beyaz Saray­da hizmet etmemesi gerektiğine çoktan kaniim.»

Nitekim 1948 senesi seçimlerini müıtaa-ikıp adaylığımı bir daha koymamağa ka­rar vermiştim.»

— Washington :.

Dün yaptığı basın toplantısında çelik ihtilâfı üzerinde sorulan suale verdiği ■cevapta Başkan Truman, demir ve çeiîlk işıçrleri ücretlerinin ûiruhtemel olarak arttırılmasına [karar vermek hakkının kanunen katî olarak kendisime ait bu­lunduğunu belirtmiştir. Bununla beraber Truman, Birleşik Amerika Devletleri İşçileri Birliği Başkam Philip Murray'-m Ücretleri Tâyin Bürosunca vâki tabi­yelere uygun olarak Birleşik Amerika Başkanının demir ve çelik İşçileri ücret-elrine zam yapılmasına müsaadesi icap ettiği yolundaki son beyanatı hakkında herhangi (bir fikir ileri sürmeği reddet­miştir. Başkanın kanaatine göre ücdet-ler, her iki taraf temsilcileri arasındaki müza&erelerde halledilmelidir . Başıkan Truman, tou şekilde cevap ver­mek suretiyel Ibu meseleye kendisi tara­fından ibir müdahale ihtimalini ve böy­le ibir 'müdahale halinde yapılmasına mü­saade edeceği zam miktarını gizli tut­muş -bulunmaktadır. Truımam, sadece ve şöyle demiştir :

«Bu hususta syliyecek Sıiçibir sözüm yok­tur.»

—i Washington :l

Bugün Öğleden sonra Washington'da.ki Eski Muharipler Cemiyeti Merkezini açan Başkan Truman ibir konuşma yap­mış ve radyo ile yayınlanan ıbu nutkun­da halihazır idarenin savunma progra­mını ikuvvetle müdafaa etmiştir .

Başkan Truman ezcümle şöyle demiş­tir :

Sizlerin uğrunda çarpışmış olduğunuz hürriyetler bu sefer de Sovyet istibdadı tarafından tehdit edilmektedir. Hürri­yetlerimizi, ancak .müdafaaya hazır ol­duğumuz takdirde, koruyabileceğimiz ibi-ze açıkça anlatılmış bulunmaktadır.;»

Tnman bilhassa Temsilciler Meclisinin teklif ettiği altı milyar dolarlık kısıntı meselesine temasla şöyle konuşmuştur: «Eğer bu kısıntı sonunda kabul edilecek olursa Savunma sistemimizin .bütün plân ve programlarını altüst edecektir. Yine gayet iyi bilirsiniz ki harp patla­dığı takdirde adama ihtiyacımız ola­caktır .Hür ve esir duaya arasında bir harp patlayacak olursa Birleşik Ameri­ka'nın bu tecavüze karşı bütün müdafaa yükünü üzerine almasını da istemezsi­niz herhalde.

Fakat karşılıklı güvenlik programımız akamete uğradığı takdirde bunlar başı­mıza gelecektir. Diğer milletlerin gerek­li iktisadi ve askerî kuvvete sahip olma­dıkça hürriyet safında harfe etmelerini beklemeyiz .Karşılıklı güvenlik progra­mımızda tenzilât yapmak bugün millî ■güvenlik programını kısmak kadar teh-olacalktır.

Truman nutkuna şu şekilde son vermiş­tir :

«Bizim Amerika'da bu sene seçimler içinde olmamız mümkündür. Fakat Kremlindeikilerin de sırf 'bu sebepten ta­til yapacaklarını hiç zannetmiyorum. Eğer biz zayıflarsak onlar taarruza geÇ-me fırsatını ele geçireceklerdir. Karşı­lıklı yardım tahsisatını azaltacak olur­sak, Üçüncü Dünya Harbini önlemek İçin şimdiye kadar yaptığımız bütün ça­lışmaları ortadan kaldırmış oluruz.»

19 Nisan 1952

— Washington;

Amerikan Eski Muharipler Birliğinin yeni merkez binasının açılışı münasebe­tiyle söylediği nutukta Başkan Truman millî güvenliği sağalmak için Birleşik Amerika'nın muhtaç, bulunduğu tahsi­satı elde etmek maksadiyle Kongreyi icap ettiği müddetçe toplantı halinde muhafaza edeceğini bildirmiştir. Başkan Truman savunma mevzuunda talep ettiği kredileri kabul etmeden ta-

til kararı verdikleri takdirde Ayara. <ve Temsilciler Meclislerin: özel bir toplan­tıya çağıracağını (belirtmiştir.

— Washington :l

Başkan Truman'ın her küçük hareketin faydalı olduğuna inandığı anlaşılmakta­dır. Filhakika Başkan Truman dün im­zaladığı bir emirle, iki. yerine bir kere de 6 vesikayı ponzalamak imkânını elde etmekte ve böylece hem kendisine hem de müstakbel Başkana faydalı olmak­tadır.

Beyaz Saraydan tahmin olunduğuna gö­re Başkan günde 600 imza atmakta ve haftada beş gün çalışmak şartiyle se­nede 160-000 İmza atmaktadır. Halbuki şimdi Başkan senede sadece 155.835 im­za atacaktır.

21 Nisan 1952

-— Washington :

Başkan Truman'ın yardımcısı John Ste-elman ile vâki telefon görüşmesinde General Ridway şunları söylemiştir :

«Elimde mevcut ma'lûmata göre, Birleş­miş Milletler komutaaıının terki ret ey­lediği esas prensipleri fedaya amade bu­lunmadıkça Kore'de bir mütareke an­laşmasının daima müphem kalacağına inanmakta devam ediyor.»

N. B. C. kumpanyasının televizyon vası-tasiyle hazırlanmış bulunan bu muha­vere «harp havadisleri» yayınında neş­redilmiştir.

Steelman aynı zamanda General Rid-way'e müzakereler başarısızlıkla netice­lendiği takdirde Birleşmiş Milletler kuv­vetlerinin umumi (bir komünist taarru­zunu karşılayacak derecede kudretli olup olmadığını sormuştur. General Ridway ibu suale şöyle cevap vermiştir : «Eminim iki eşsiz bir komuta heyetinin idaresi altında bulunan harpci askerler­den müteşekkil şahane kuvvetimiz ko­münist Çinli ve Kuzey Koreli kuvvetle­ri halen girişecekleri her türlü taarruza şiddetle bozguna uğratacak ve bu teca­vüz hareketin fevkalâde ağır kayıplar verdirerek geri püskürtecek kudrettedir.


Kuzey İtalya'ya da 3 tümen, sevket-mes'.y':3 Tneste'n'a su te'Y'keden kur­tarılmış olduğunu söylemiştir.

Trumam'ın bu iki İfşaatı çelik sanayime eJkonrnasımn haklı olduğunu izaha ma­tuftu?.

Truman bu. 'beyanatında soğuk harbin bütn safahatım, Yunanistan, Türkiye, Berlin ve Kore durumlannı teker teker

25 Nisan 1952

-i Wasihuıgton :

Başkan Trurman, dün yaptığı bss:n top­lantısında, Sovyet kıtalarının İrsa'ı tah­liye etmeleri için 1945 senesinde Sovyet Rusya'ya gizli bir ültimatom gönder­miş oMuğunu tai'dirrrrş iken. ıb~s-'n top­lantısından 2 saat sonra Beyazev'den bu ifrde düzett!|îerek böy!e bi'r ültima­tomun asla yollanmamış" bulunduğu .be­yan edilmiştir.

— CoIunYbia. Güney Oarolina :

Halen Güney Caroli'na Valisi bu'unan eski Amerikan Dışişleri Bakanı James Byrncs, dün .gece verdiği beyanatta şöy­le demiştir :

«Balkan Truman'm bahsettiği ultima-temun 1945 yılı Aralık ayında benim ^hsen Stalin'e u'ıaştırd-ğiın şifahî me­saj oMuğunu sanıyorum. Baışkan Tru-man, Staîin'e gönderdiği ültimatomda zor kuşanmak tehdidinde bulunmak is­tememiş ve z?.jinıca bu ültimatom tâbi­ri şu gerçeği kssdstmiştir : Sovyetler, 1942 de Tah'ran'da resmen verilen söz d?ire3inöe kıtalannı İran'dan geri çek­medikleri ve eğer İran Hükümeti Bir­leşmiş Milletler nezdjnde pretestoda bu­lunduğu takdirde İran'ı Genel .Assmble ve Güven'ik Konseyinde desitek'i'yeceği-m:2i, Başkanın tasv'lbiyle 19 Aralık 1945 te Stalin'e şahsan -bildirdim.

Sovyetler, Japonya'nın teslimi oluşun­dan 6 ay sonra kıtalarını İran toprakla­rından geri çeikmeyince İran pretostoda bulundu ve ben 18 Mart 194:3 da Güven­lik Konseyinde Sovyet kıtalarının der­hal geri çekilmeleri hususunda konseyin tavsiyede bulunmasını İsrarla talep et­tim. Sovyet Murahhası Andrei Gronıy-

ko, toplantıyı' terkeitti. Konsey, Bi!r';eşik Amerika (Hükümetinin teki'ifini kabul eftiti ve gayet fcısa bir müddet raarfmda da Sovyet -kıtaları İran topraklarını bo-ş-at!tt:lar,ben bu meselede Başkanla olan görüşmelerimizden sonra faaliyete geç-mişti'm.-»

— Washington :

Dışiş'eri Bakanlığından bi'ldirildi'ğine göre, 24 Nisan'da İran Başbakanı ve Tahrac'daiki Birleşik Amerika Büyükel­çisi arasında teati edilen notalardan sonra, ;Bi;r';2ışik Aımerika'nın iran'a yap­tığı eskerî yardımın temdidine (karar Verilmiştir,

Birleşik A,mer:ka HüSküımeti tarafından ya.p:l-msjkta olan askerî malzeme sevki-yaltmda mümkün oiduğu kadar süratle yenidsn başlanacaktır.

29 Nieaıı 1952

(Bakkam Trunman, General Ri:dgway'm Kuzey Atlantik Paktı Kuvvetleri Başko-mutam.1. olarak General Eisenıhovver'in yerine tâyini ihaıberini teyit etmiştir.

'Başkfi,n aynı zamanda General (Mark 'Clar'k'm Uzak -Do&udaiki Ameriıka-n Si­lâhlı Kuvvetleri 'Bs'Ş'ko'mutanhğTna tâyi­nini ve General Alfred Gruenther'in de Atlanffe Kuvvetleri Kurmay Başkanlı­ğında, ipka ediidiğiDi bilöinmiştiT.

iBu tâyi-nler imıünasebe'tiyle vermiş oldu­ğu kısst .beyanatta (Başkan Truman, şunları söylenmiştir :

«:G-eners'l Ridgvvay ile General Gru&nt-her'in müşterek 'm'üdafau igayretini ta­kip ıhususunda mükemmel bir ekip teş­kil edeceklerine &minim.

Başkan Truman, General E:senhower'in yerine bir Amerikan g-eneralinin tâyin edi1'mesi Atlantik Konseyinin oybirli­ğiyle vâki müracaatı üzerine G-eneral ıRidgway'ın bu vazifeye getirildiğini: ha­tırlattıktan sonra şö-yle demiştir :

«Başkcmutanlık vazifelerini Ma'' 'husu­sunda Ridgway':n ıgereMi bütün vasıfla­rı bilhassa haiz bulunduğu kanaatinde­yim. İkinci Cihan 'Harbi sırasında Av­rupa harekât sahasındaki hizmetleri ve Kore'de BirleşmişMilletlerBaşkomutanliğını İdaresi her kakımdan, mükem­mel olmuştur.

Japonya'da Müttefik Kuvvetler Başko­mutanı olarak son defa edinmiş bulun­duğu tecrübe, milletlerarası askerî me­suliyetler hakkında kendisine geniş bir bilgi sağlamıştır.

Ridgway, Avrupa'nın savunması için müştereık kuşetlerin hazırlanması hu­susundaki müşterek gayrete bugünkü savaş usulleri, modern talim ve terbiys ihtiyaç ve metodları hakkında müstesna bir vukuf sahibi olarak iştirak etmekte­dir etmektedir. Ridgvvay'm müşterek savunma gayretine fevkalâde yardımı olacağına inanıyorum.»

Başkan Truman, beyanatında General Cruenther'in Atlantik Kuvvetleri Kur­may Başkam olarak muhafazasının Ge­neral Ridgway'm isteklerine uygun ol­duğunu söylemiş ve demiştir ki :

«Generaı! R:,gway'm arzularına tevfikan Genera;I Gruenther'i- Kuzey Atlantik Paktı Kuvvetleri Kurmay Başkam ola­rak ipka ediyorum. Gruenther, şayanı dikkat bir tecrübe ve ehliyete ssHüptîr. Kendisi Kuzey Atlantik Paktı işlerine tamamen vakıf 'bulunmakta ve Atlantik kuvvetlerin mnsup bütün komut anlarca gayet iyi tanmmsıktadır. General Gru­enther. komutanlığın-n ş'mdi ibi'hassa lüzumlu olan erkâmharbiyesinin de­vamlı bir surette idamesini sağlayacak­tır.»

eBysz .Saray aynı zamanda Başkan­lıkça General Ridgway'a gönderilen bir mesajın metnini yayınlamıştır :

«Kuzey Atlantik Konseyi Avrupa'da 'Generaıl Eisen<hower'e halef olarak Baş­komutan sıfaitiyle tâyin edilmek üzere ıbdr Amerikan subayını teklif etmemi istem'ştir. Sizi teklif ettim ve .konsey­de tâyininizi yaptı. Size karşı en bü­yük saygıyı beslemekteyim ve bu vesi­le ile en iyi tememninerimi arzediyo-runn. Amerikan milletinin olduğu gibi hürriyet aşıkı bütün -milletlerin de si­zinle beraber olacakT&rına inanıyorum. Nihayet Beyaz iSaray, son bir tebliğ daha yayınlamıştır. Bu tebliğde Gene­ral Clark'tn tâyininden .bahsedilmekte ve şöyle -denilmektedir :

«General Mark Clark'ı Kore'de Blrleşmiş Milletler Kuvvetleri Başkomutanı ve Uzak Doğudaki Amerikan Silâhlı Kuvvetleri BsşkomutEinı olarak Gene­ral Matüıews Ridgway'ın yerine tâ­yin ediyorum. Bu tâyini yaparken Ge­neral Clank'm Kore'de şimdiye kadar General Ridgway tarsfından gayet İyi bir şekilde idare etmiş ve n£<muskâr bir mütarekenin afetini de içine alan siya­seti aynen takip edeceğini belirtmek is­terim.»

Diğer taraftan Ordu -Bakanlığı General Clark'm şimdiki vazifes'nin. halen Geor-gie'de Fort Mc Pherson'daki Üçüncü Amerikan Ordusuna komuta etmekte bu'un an General John R. Rodge'un tâ­yin edileceğini bildirmiştir.

30 Nisan 1952

— New - York :

Birleşik Amerika'da Jhzarî seçim kam­panyası heyecanlı bir safhaya dökül­müştür. Şimdiki halde Cumhuriyetçi aPrti İçinde bsşikan adaylığı için isim­leri ileri sürülen en kuvvetli iki sima­dan Eİsenhower ile Taft aynı derecede­dirler.

'Massaschucest seçimleri sonunda Eisen-3ıower mühim, bir İlerleme kaydetmiş ve Taft'ı geride bırakmışt:r. GeneraJin al­dığı reylerin sayısı, müştereken Cum­huriyetçi ve 'Demokrat adaıylann mec­mu reyierinden fazladır. Böylelikle Ge­neralin son zamanlarda Taft'ın elde et­tiği kazancı telâfi eylediği ve her İki­sinin <ie şimdi berabere durumda ol­dukları belirtilmektedir. Bugün bildirildiğine göre, MassEscnu-cets'de Demokrat seçmenlerden bazıları lan da. reylerini Cumhuriyetçi partiden olmasına rağmen General Eisenhowe-r'e vermişlerdir.

— Paris:

Atlantik Paktı memleketlerine veda ziyaretlerini yapmakta olan General Ei-senhower, 19 Mayıs'ta Türkiye'de bu­lunmak suretiyle bu ziyaretlerij ta­mamlamış olacaktır.

— Milletlerarası foasin ve münakaşa 'hürriyetini elbirliğiyle korumaik ve iler­
letmek (Bundan 'maksat, serbestçe fikir neşretmek,serbestçe haberalmak ve
nakeitmek, serbestçe .gamete çıkarmak)

— Gazetecileribirbirleriyle tanıştır­mak yoliyle mileltlerin birbirlerini tanı­
malarını kolaylaştırmak.

— Milletler arasında doğru,müsbetve muvazeneli haberlerin serbestçe alıp
verilmesi imkânlarını geliştir.mek.

—: Gazeteciliğin ruhunu veusullerini mânevi toaC-îunda:YükseltmeC-c ve iler­
letmek.

Basın hürriyetini milletlerarası temina­ta bağlamak ve mil elti erarasında basın yoiiyle yeni 'köprüler kurmak. Miü-le-jierarası Basın Enstitüsü ilk büyük kongresini dünya ölçüsünde 14 ile 16 Mayıs arasında Paris'te yapıyor. Hür Türk <gazetelerimin kuvvetli bir heyetle bu mühim toplantıda temsil edilmeleri hem memleket, hem de basın hesabına te-iıenni edilmeğe lâyık şeydir.

Münakaşa hürriyetini milletlerarası sağ­lam teminata bağlıyacak bir teşekkülün çakışmalarına biz, eJbeıtte seyirci kala­mayız. Bizi tocC-diyen -müihim tarihî rol­lere ancak, hürriyeti aramızda yaşatmak ve yaşad:ğma bütün medani âlemi inaa-dırmak suretiyle sahip 'kalabiliriz.

Amerika'nın yardıma...

Yasan : M. Nermi.

7 Nisam 195l2 taarjhii Yenli istanbul'­dan :

* Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin yaklaş­ması üzerine, şimdiye değin yapılan yardımlara, hangi ölçüler çerçevesinde devam edilebileceği konusu, Amerika Birleşik Devletlerinde ilk plâna geçmiş bulunuyor.

Yıllarca süren, milyonlarca hür İnsanın hayatiyle ödenen ve milyarlar yutan kanlı ve yırtıcı güreşle erişilmek istnen şey, Sovyetlerin alatoMdiğme kudretlen-■mesi değil, insan hürriyetlerimin kurta­rılması vesağlanması idi. Uzakdoğu'da Japonya'nın, Orta Avrupa'da Almanya'-

nın bozguna uğramasiyle, Sovyetler, çarlar tarihinde görülmemiş fetihler ya­parak ku'dıretlenmişlerdi. Zateıı 'bü'tün iîisan-Iık, şarki, eşsiz bir tarih belâsı ya-rat'iaak için yiülar-ca çahştımtı. Son dün­ya savaşı diner dinmez, dehşetle seyret­tiğimiz tablo budur. Birkaç düşman ye­nilmiştir, ama, çok daha büyüüc feda­karlıklarla dizginlenmesi ve sırasında, akıilandırılması gereken yepyeni bir düşman yoktan yaratılmıştır. Bu düş-■man, barış "yoîlarlyle, baş'ka memleket-leriın içine, kanma, sosyal yapısına sız-ımasını bilen bir düşmandır: Bu duru­mun gizlediği bütün t'ehlikeîeri tam za­manında kavrayan gerçekçi Amerikan politikasıcm hemen geniş yardımlara girişmesi, insanlık kültürü toakımındsaı, • Çok büyük ve kurtarıcı bir adım sayıl­malıdır.

Amerikan yardımının datfıa ne kadar sü­receğini "kestiroıeık çok- güçtür. Bu ba­kımdan, zamanın, bizim için, çak büyük foir önemi vardır. Biz, şimdi; bir çok ih­tiyaçlarımızı, bu yardımla karşılıyoruz. Yardım.dinerse ne yapacağız?Ge~e

. akaryakıtı, suyu, şekeri imi düşünece­ğiz? Bunun ekonomimizde yaratacağı sarsıntıları, şimdiden gözönünde tutmaz ıda kendimizi yalnız 'bahtın keyfine bı­rakırsak,yurdumuzakarşı çokbüyük bir sorumluluk altına girmiş oluruz. O-tnun için, yardımım, aradığı toütun şart­ları, vakit geçirmeden sağlamak ve yar­dımı, ilkönce, tam nıânssiyle elconxniik yatırımlarla verLnılendirmek, bizim için-, ilk gaye olmalıdır. Amerika'nın, kudret­li bir Türkiye görmek istediğini ve bizi en çok güvenilir milletlerden biri olarak düşündüğünü biliyoruz. Onun icra, bu-ıgünkü işimizi yarma bırakmıyarak ve dost uzmanların yardımlarmdan fayda­lanarak kalkınma plânımızı ihemen ger­çekleştirmeye çalışmalıyız. Amerikan yardımı, yukarda söylediğimiz gK, gîinün birinde kesilebilir. O zaman belire­cek güçlüklerle güreşme imkânları araş-tıracaik yerde, şimdiden, hazırlıklı .bu­lunmak ve ekonomimizi son hızla kal­kındırmaya çalışmak, bize göre, en doğ­ru bir yoldur. Truman'ın dış politikasına her noktada taraftar olan Harriman. ortaya atılmış­tır.

Adaylardan ayrı olarak partiler hakkın­da şu söylenebilir ki, 1952 seçimlerinde Cumhuriyet Partisinin kazanması ihti­mali çok daha kuvvetlidir. Fakat parti-

lerin kuvvetlerini adayların kuvvetleri ile de desteklemek lâzımdır. Eğer Ei-seahower aday gösterilecek olursa Cum­huriyet Partisi 'mutlaka seçimi kazana­caktır. Eisenhower'İn zorlujju seçimi ka­zanmak İçin değil de kendi partisi için­de adaylığı kazanmaktır.

12 Nisan 19521

—Tahran :

•îran Baçbsfca.nı Doktor Musadd:k bugün evinde toplanan 61 meclis temsilcisine verdiği beyanatta, îran petrollerinin devletleştirilmesini -müteakip, İngiltere'­nin yarattığa iktisadi «bataklıktan» mu­vaffakiyetle çıkabilmek için iran'ın ke­merini sıkması gerektiğini söylemiş ve şunları ilâve etmiştir :

«Ang'o-îranian Petrol .Kurr.psrryssmın tesislerini aldıktan sonra, îran kolay­lıkla petrol satabileceğini sanmak hata­sına düştüğünü -kafaul ve itiraf ederim. Dolar e'.de etmek için., İngiltere'nin îran petrollerine ihtiyacı alacağına güven­miştim. Fakat Amerika'nın İngiltere'ye yardımda, lbuQu.nm.asi ibu ümit, intizarı boşa çıkardı. "Üstelik İngiltere, yabancı devletlerle yapılan mukaveleelrin yürür­lüğe girmelerine de mani oldu.»

Doktor Musaddiik, mebuslardan bütçeyi desteklemek ve lüzumsuz masraf dan kismaik yolunda 'Hükümetle işbirliği et­melerini istemiş, İran'ın maruz kaldığı iktisadi gaileleri ortadan kaldırmak için, ağır vasıtasız vergiler konulmas'-m en iyi çarelerden biri olduğunu belirtnıis-tir.

16 Nisam! 1952

—La.Haye :

îraa Hükümeti, Angîo îranian Petrol Şirketi dâvasına ait ileri sürdüğü itira­zın tetkiki için duruşmanın talikini is­temiştir.

Milletlerarası AdaletDivanıBaşkam . DivanYönetmeliğinin47 nci madde 2 ncifıkrasınıtatbikederekduruşmayı bir ay sonraya talik etmiştir. Katî tarihi Divan tesbit edecektir.

10 Nsssra 1952

—Tahran :

îran ile Pakistan arasındaki dastluk and':aş,rr.ası 4ün burada Dışişleri Bak2m Kâzımı ile Pakistan'ın îran Büyükelçisi arasında imzalanmıştır.

ıBu hususta 8 ay önce 'başlamış olan müzakereler birkaç hafta evvel sona er-■miş bulunuyordu.

23Nisan 1952

—Tahran :

İyi haber alan kaynaklar, îran Hükü­metinin sıkı yönetimi iki ay müddetle, yani 30 Hazirana kadar, uzatmak tasav­vurunda olduğunu bildirmektedirler.

Şahın Parlamentoyu 27 Nisanda işti-maa davet eden vesikayı dün imza et­miş olduğu teyiö edilmektedir. Halen 76 milletvekili Tahran'da bulun­maktadır. Parlamentoda ekseriyet ni­sabı da 69 dur.

Diğer taraftan bildirildiğine göre, îrak-ın' Bahryn Adası üzerinde bir hak iddia edemeyeceği yolunda beyanatta bulunan İngiltere'nin Tahr2,n Maslahatgüzarı Mlddelton'un sözlerini cevaplandıran Irak Maslahatgüzarı Kemal Assam, Irak'ın, itamamiyle 'müstakil addettiği Bahreyn üzerinde hiçbir devlete hüküm­ranlık hakleri tanımadığını sarahaten ifade etmiştir.

24Nasam 1932

—Tahran :

Hükümet sözcüsü, Tahran'da olduğu gi­bi, bütün bölgelerde de Hükümetin sı­kıyönetimi üç ay uzattığını bugün bil­dirmiştir.

Tahmin edildiğine göre, komünist olan Tudeh Partisinin 1 Mayıs için tertip et­tiği muazzam nüms.yişi bertaraf etmek maksadiyle böyle bir tedbire tevessül edilmiştir.

İlâve edildiğine göre îran., Amerikan askeri müşavirlerinin mukavelelerini ye­nilemeği ve Amerikan askerî yardımına göre yaptığı bazı taahhütleri tecdit et-m.eği kabul 'etmiştir. İTİ aştırma." Bakanı Cevat Buşeri, Hükü­metin, Amerikan askerî heyeti hakkın­da bir kanun hazırladığını ve bunun da ya;k:nda Meclis tarafından tasdik edile­ceğini söylemiştir.

25Naasm 19521

—Tahran :

Hükümet Sözcüsü Cevad Buşerî, bir ba­sın toplantısındabeyanatta bulunarak

hükümetin petrolden .mütevellit gelirleri dikkat nazarına almaksızın denk bir "bütçe tasarısını parlamentoya arzetmek tasavvurunda olduğumu .açıklamış ve demiştir ki:

«Fiihsklka Hükümet böyle bir siyasetin İran için adilâne hükümleri elde etmek maksadıyla ileride yapılacak her türlü -müzakerenin on şartını teşkil ettiği ka­naatindedir.»

Buşsrî, son yıllar müstesna, esasen pet­rol gelirlerinin ssla bütçeye 'katıl me.RUŞ olduğunu hatırlatmış, nihayet Hüküme­tin Meclisi sorumlu'.uklariyle karşı kar-ya bırakacağını belirtmiştir. Son günlerde Baçibakan. Musaddık, ile Birleşik Amerika Büyükelçisi Boy Hen-derson ars,smda cereyan etmiş olan görüşmeleri telmih eden Buşerî, 'bu hu­susta gelecek Pazar günü bir teîbliğ yayınlayacağım bildirmiştir.

Tahran'da sıkı yönetimin uzatılarası ko­nulunda sorulan suale sözcü, hüküme­tin 1 Mayıs nümayişi er ine müsaade et-miyeceğ:ni teyit eylemiştir.

26 Nisan 19521

—- Tahran :

Birleşik Amerika'nın Tahran OBüyükel-çisi Loy Henderson'a dün gönderdiği mektupta Başbakan Musaddık şu nok­talan belirtmektedir :

«İran'daki mali ve iktisadi durumu na­zarı dikkate alarak, Birleşik Amerika'­nın analı ve iktisadi sahada yapacağı yardımı kabule hazır olduğunu 'bildiri­rim.1»'

«îran 'Hükümetinin, Birleşmiş Milletler Anayasası prensiplerini destekleyip mü­dafaa edeceğini, savunma vasıtalarını kuvveti endirm^k iç;n elinden geleni ya­pacağını, hürriyet ve bağımsızlığını -mü­dafaa edeceğini âe ayrıca belirtmek is­terim».

Ayna gün. içinde Başbakan Musaddık'a gönderdiği mektupta, Amerikan Büyük­elçisi Henderson, teşekkürlerini bildir­mekte ve mektubu hükümetine sundu­ğuna işaret etmektedir.

Bahreyin Adaları;

ingiltere ile arasındaki anlaşmazlıkta Iran şimdi yeni bir mesele daha ortaya atmıştır: Bahreyn Adaları üzerinde za­man zaman ileri sürdüğü iddiayı tek­rarlamıştır. Bu adalar grupu B2sra Kör­fezinin Batı kıyısında yani Arabistan tarafmdadır. iran'ın iddiaları 17 nci cs-ra, Şah Abbas'a 'kadar ıglder. 16 ncı asırda bu adaları Portekizliler işgal et­mişler. Bir asır sonra iran'ın hükümran­lığını tanıyan bir şeyhin eline geçmiş. Fakat 18 inci asır sonlarında şimciki şeyhin ecdadı gelerek adaları ellerin.? ge-çirm'.şler ve İran'ı tanımamışlar. Iran ise hiçbir zaman hükümranlık haklann-dası vazgeçmemiştir.

ingilizler kendileri ile mukavele imza­layan her şeyh ve kabile reisini kendi

himayelerine girmiş saydıklarından, Bahreyn Şeyhini de öyle sayıyorlar ve tabiî şeyhin «bağımsızlığı» namına İran­ın iddialarını tanımıya asla yanaşmıyor­lar. Bahreyn'de bol petrol bulunması, İn­giltere 'baSumından şeyhin «bağımsızlı­ğını» çok daha ehemmiyetli toir dâva haline getirtmiştir, Bahreyn'deki petrol kaynaklarında Amerika'nın da ilgisi bu­lunduğundan, bu meselede Birleşik Dev­letlerin de İngiltere'yi desteMiyecekleri şüphesizdir. İran'ın Bahreyn meselesini Birleşmiş Mîlletlere götürüp götürmiyeceği bilinmez. Fakat götürse de dâvayı kazanacağı şüphelidir. Belki de bımu İngiltere'yi iğnelemek için ortaya at­mıştır.

17 Nisan 1952

— T-elaviv :

Polisin henüz isimlerini ifşa etmediği altı yüksek İsrail şahsiyetinin Hayfa'da tevkifleri üzerine çok mühiTn »bir mücev­herat kaçakçılığı meselesi ortaya çık­mıştır.

Yapılan basikın neticesinde bir buçuk milyon İsrail lirası değerinde mücevhe­rat elöe edilmiştir.

Fransa, isviçre ve .Belçika ile iş gören 'tm çetenin bu memleketlerden ham el-ıma« ithal efcmefcte olduğu, bunları isra­il'de gizli traş edip yine gizlice ihraç ettiği sanılmaktadır.

3 Nisan 1952

— Şam :

Resmi kaynaklardan öğrenildiğine göre, Fransa'nın Şam'daki Ortaelçisi dün Dış­işleri Bakanlığına davet edilmiş ve ken­disine Tunus meselesiyle ilgili 'bir nota sunulmuştur.

7 Nisan 1952

-— Şam :

Metnin aşağıda yazılı bulunan kararna­me gereğince .Suriye topraklarının her tarafından bilcümle partilerle siyasi te­şekküller feshedilmiş bulunmaktadır :

«Madde 1 — Partilerle siyasi teşekkül­lerin yeniden teşkilâtlandırılmalarına mütedair kanunun neşrine intizaren iş­bu kararnamenin yayınlandığı tarihte memlekette faaliyette "bulunan bütün partiler, siyasi teşekküller ve kollan ve .mezkûr parti ve teşekküllerin Suri­ye dışındaki şubeleri fesholunmuştur.

«Madde 2 — Her vilâyette mülkiye âmi­rinin başkanlığında Maliye, Millî Sa­vunma Bakanlıkları ve Polis Müdürlü­ğü temsilcilerinden -müteşekkil komis­yon birinci maddede yazılı partilerle si­yasi teşekküllere ait 'büroların kapatıl­masını sağlryacak ve bunları mühürle-yerek mevcudatını tutacağı bir zabıt­name üzerinde tesbit eyleyecektir.

«Madde 3 — Kuruluşlarına kanunen mü­saade edilmiş buluna*! partilerle siyasi teşekküllerin menkul <ve guyrrmenkui malları bu teşekküllerin kendi niaamna-'melerine, veya bir nizamnamenin âdemi mevcudiyeti halinde Adliye Mahkemele­rince tasfiye edilecek, fakat teşekkülle­rine müsaade edilmiş bulunan partilerin malları icra dairesince satılarak safi hâsılları hayıa- cemiyetlerine tevdi olu­nacaktır.»

Bu kararnamenin yayınlanmasından hemen sonra bütün partilerle siyasi te­şekküllerin büroları kapatılmış ve mü­hürlenmiştir.

1Nisan 1952/

—Kahire :

iEki memleket arasında müzakerelerin yeniden başlamasını mümkün kılacak bir formül aramak üzere yapılmakta olan ingiliz - Mısır görüşmelerime bugün de Kahire'de devam edilmiştir .Dün Mı­sır'ın Londra Büyük Elçisi Abdülfettah Amr Pasa ile görüşen İngiliz Büyük El­çisi Ralp Stevenson Ibu sabah Mısır Dış­işleri Bakanlığını ziyaret etmiş fakat yapılan görüşmeye dair hiçbir resmî be­yanda bulunulmamıştır, ingiliz Büyük Elçisi Tnütaakıîben Birleşik Amerika Bü­yük Elçisi Jefferson Caffery'yi ziyaret etmiştir.

Bu sabah Mısır basınımda çııkan haber­lerin hilâfına olarak İngiltere Büyük El-Çişi ingiltere Dışişleri Bakanlığından fevkalâde talimata intizar etmemekte­dir. Büyük Elçi ancaik Dışişleri Bakan­lığı ile daimî it ©mas 'halinde bulunmak­tadır.

2isan; 1952

—Kahire :

Arap Birliği Genel Sekreteri Abdurrah-man Azzam Paşa, bugün Amerika Bü­yük Elçisi Jefferson Caffery ile Tunus meselesi hususnda görüşmüştür. Azzam Paşa; «Amerika'nın Tırrms dâ­vasını desteklemesi ümidiyle. Asya .ve Afrüka memleketlerinin Tunus milleti­nin sulhperver gayelerini müdafaa az­mini Amerika Büyük Elçisine izaha ça­lıştım» demiştir.

3Nisan 1952,

—Kahire :

İngiltere'nin hafta sonundan evvel İngi­liz - Mısır ihtilâfı hakkında (bir beyanat

neşredeceği haberleri üzerine başşehir­de siyasi faaliyetler -birdenbire hızlan­mıştır.

Amerikan Büyük Elçisi Jafferson Caf­fery, evvelâ Mısır Dışişleri Bakani Abdülhali'k Hassuna Paşa, sonra da İngiliz Büyük Elçisi Ue görüşmüştür.

Bunu mütaakıp Hassuna Paşa, Başba-kan Hilâli Paşa'ya mülâki olmuş, Hilâli Paşa. da Saraya giderek. Hafız Afifi Paşa ile bir saat 40 dakika görüşmüştür. El Mısrî Gazetesinin bildirdiğine göre, yayınlanacağı haber verilen beyanatta İngiltere'nin Kıral Faruk'u Mısır ve Su­dan Kiralı olarak tanıdığı (kaydolun­makta, Mısır ve ingiliz anlaşmazlığının halli için gerekli esas formül ana hat­ları ile belirtilmekte, İngiliz 'kıtalarının ıSüvçeyş kanalı bölgesini, bir harp ha­linde İngiltere'nin (buradaki üslerden faydalanması kayıt ve şartı ile tahliye etmesi, prensibi kabulolunmaktadır.

Gazeteye göre, İngiltere ıSudan'm statü­sünü İlerde bizzat Sudanlıların tâyin et­meleri noktasmda İsrar edecektir.

5 Nisanl 1952

— Kahire :

Mısır Hükümeti, Londra ile Kahire ara­sında müzakereler devam ettiği sırada 'Sudan'daki ingiliz Valisinin yeni Sudan

Anayasasına ait tasarıyı sunmuş olma­sı keyfiyetinin İngiliz - Hışır anlaşmaz­lığının hallinde büyük bir engel teşkil ettiğini Londra ve Washimgton'a bildir-miktir. Mısır Hükümeti, Sudan Anaya­sasının Hartum'da teşrii meclise sunul­ması hususunda alınmış .bulunan bil-cüble tedbirlerin derhal kaldırılmasını talep etmektedir.

Bir Danıştay üyesi, bir genel savcı ve bir de devlet müşavirinden müteşekkil bulunacak bu komisyon gayet geniş ad­li sel&hiyetlere salüp olacaktır. Komis­yon bakanlıklar arşivlerini ve tahkika­ta faydalı dlger bilcümle vesaiki incele­meye, evlerde araştırma yapmağa, bü-rojarı vesair müesseseleri araştırmağa, tahkikatı kolaylaştıracak malûmatı ve­rebilecek durumda bulunan her şahıs hakkında takibat yapmaya yetkili ola­caktır.

Tesfeit edilen suçların nev'ine göre suç­lular ya Disiplin Konseyine veya asliye -eza mahkemelerinesevikedileceklerdir.

22 Nisan 1952

— îsmailiye :

Mısır'daki îmgiliz kuvvetlerinin komu­tanlığı vazifesine başlamak, üzere Gene­ral Festiug tougün Ismailiye'ye gelmiş­tir.

General Festing, üç seneden fazla Ka­nal bölgesinde vazife gören ve Perşembe günü öğleden sonra buradan ayrılacak olan General ErskMe'in yerini almak­tadır.

1952

— Kahire :

Başbakan Necip Hilâlî Paşa'nra, ingi­liz - Mısır meselesiyle ilıgili olarak İngi­liz Hüikümetiyle müzakerelerde fouiun-inak. üzere Londra'ya gideceği yolunda Çıkan halberler bugün Kahire'de resmen tekzip edilmiştir.

image003.gifHilâli Paşanın yolu...

Yasan :Yeni Sabah

14

tan t

19|5İ2, taraMi Yeni Sabah'.

Anayasa hükümlerine aykırı olan. ve milletin, murakabesinden yakasını sıyır­mak istediği hissini,, dünyada, uyandıran Hilâli Paşa, Vaft Partisi ile ımıillet mu­vacehesinde .boy ölçüşmek kuvvet ve ce­saretini nefsinde bulamamıştır. Bu te­hiri haklı göstermek için uydurulan ba­haneler iltifat edilmeğe bile değmez. Doğru dürüst haröket İNLsan ayı içinde evvelce mukarrer olduğu veçhile, seçim^ ler-i yapma'k ve gelecek Meclise yeni bir intihap foanu'mi projesi sunmak idi. Meclisteki ekseriyete dayanan bir kabi­neyi bertaraf eden heyet yerine gelmiş olan Hilâlî Paşa, İngilizlerle yapılmakta olan müzakerelerde, az çok bir başarı sağlıyafrilse idi, «Mısır'ın d:âtvaBmx haî-lettianı, isterseniz ibana reyinizi verin» derdi. Halbuki İngiltere ile konuşmalar çıkmazdadır. Sudan İşinde îngiitere, bir oldu (bitti yaratmıştır. Süveyş tahliyesi de sürüncemede kalacak konuşmalara bağlanmıştır, Hilâlî Paşa için çıkar ~ek yolu şiddet ve baskı yolunu tutarak, hak­lı infialleri susturmaktır. Mısır lıiikim-dannın şahsen hal ve vaziyeti de, bu son çekişme ve didişmeler arasında I'uv-vetlenmiş sayılamaz, çünkü Vaft'ı ikti­dardan uzaklaştıran hükümdar i'ki defa ■kabine değiştirdiği halde, ingiltere iüü-za'kerelerinde henha.ııgi bir jlerl'eme ~:a.y-dedememiş, bilâkis gerilemeler o:muş-tur. NÜ vadisi, çok esaslı siyasi bir buhranın tâ merkezine doğru kayma Kta-dır. Millet Meclisinin tehiri, seçimlerin muayyen ohnıyan bir zamana (bırakıl­ması, hem hükümeti, -hem 'belki de tahtı 'büyük zorluklarla karşılaştırır. Antide­mokratik böyle bir hareketin Mısır'ın dış politikadaki itibarını arttıracağını ummak da bir vehimden başka bir ^ey değildir.

Yazan :Ahmet Emin Yalman­la Nisan 1952 tarihli Vaüaııı'dan :

Mısır'da 18 Mayısta yapılacsık olan se­çim, Kralın bir emirnamesi ile muayyen
olmayan >b;r zamana tehir edilmiştir.Emirnamede seçimlerin tehiri için baş­
lıca şu sebepler ileri sürülüyor:

1 — Veft
Partisi iza'maîiında hazırlanmış olan lis­telerin değru olmadığı, .bunların tetkik
edilmesi lâzım geldiği anlaşılmıştır.

2 —Seçimin selâmet içinde yapılması, için seçim dairelerinizi yeniden tâyin ■edime-
si lâzımdır; bu da zamana .muhtaçtır.
3 — Mecburî rey verme usulünün tat­biki hakkında tetkikler yapılması mu­
vafık görülmüştür.

4 — Seçim Kananunîsbî temsil esasına göre tadil edilecek­tir.

Mısır Anayasası mucibince örfî idare mevcutken seçimin tehiri caizdir. Bu se­beple neşredilen emirname kanuna uy­gundur.

Seçimlerin geri -bırakılmasının Vefd Par­tisine bir darbe olduğu ksıbul edilmek­tedir. Nitekim seçim ■ kararı üzerine İki liste neşreder ek: namzetlerini ilân et­mişti: haiıbuki diğer partiler hazırhks;z-diılar, namzetlerini her,üz kararlaatıra-raamı şiardır.

Hilâli Paşa ingilizlerle başlayan, müza­kerelerin de tou müddet zarfında Bite­ceğini ümit ediyor. In;gilizlerle, Mıs.rlı-lan memnun edecek bir anlaşmaya varı­lırsa bunun seçimler üzerinde büyük bir tesir yapacağı şüphesizdir. Seçim Kanununda yapılacak değişiklik münasebetiyle kadınların da rey vernae hakkına malik olmaları düşünül"iyor. Mısır'ın en büyük kadın teşkilâtı olan Bmt El NirCsmıiyeti ıbir (beyanname neşrederek dört kadının namzetliğini koyacağını ilân etmişti. Mısır seçim kanununda .kadınların nam­zetliklerini koymalarına mâni taraf yoktur. Fakat kadınların namzet olabile­ceklerine dair de bir .kayıt yoktur. Ka­dınlar, anayasa mucibince kadın erkek bütün Mısırlıların müsavi hakka mauBt olduklarını, binaenaleyh kadınların m-e-"bus olmalarına itiraz edilemiyçceğini ileri sürüyorlar. Kadınların rey vermesi esası kabul edilirse vaziyet çok değişe­cektir.

Mıs:r seçiminin geri (bırakıl m asının bir­çok bakımdan mühim1 neticeler vereceği anlaşıl maktadır.

MISIR - İngiliz görüşmeleri...

Yasan: Ahmet Şükrü Esmer

27Nisan1952 tarihliUlus'tan :

Mısır Kiralı Faruk'un «asayişi koruya-madiğr» bahanesiyle Nahas Paşayı Isaş-hakanlıktan azledell üç ay olmuştur. Na-"has Paşa iktidarda iken Süveyş bölge­sinden çekilmedikçe İngilizlerle görüş­meye yanaşmıyordu. Itfahas Paşa gl-ti, Ali Mahir Paşa geldi. Bu hükümet de­ğişmesi Üzerine İngiltere Dışişleri Baka­nı demişti ki :

— Hür dünyanın emniyetini tehlikeye düşür m eksizin Mısır'ın meşru millî emel­lerini tatmin etmek mümkündür. Mahir Paşa da bu sözlere cevap olarak ingil­tere'den gelebilecek her teklifi incele-miye yeni hükümetin hazır olduğunu "bildirdi.

Bunun üzerine Mahir Paşa hükümetiyle İngiltere arasında görüşmeler iba$2< di. İMahas Paşanın gitmesiyle Mahir Paşa­nın gelmesi bu bakımdan faydalı ol :juş-sa da başhyan görüşmeler eski çıkmaz içine girdi. Görüldü ki, İngiltere Sü~eyş-ten ve Sudan'dan şeklen çekilir gibi gö­rünmekle beraber, fiilen oralarda .'al­mak kararındadır.

Mahir Paşa gitti Hilâli Paşa geldi, in­giliz - Mısır görüşmeleri devam etti. Bi­lindiği gibi iki anlaşmazlık mevzuu ■/ar­dır:

1 — Süveyş Kanalı bölgesindeki İngiliz askerleri, ingiltere, 1936 da imzalanmış olan andlaşmaya dayanarak bu ask rle-rin, yeni bir andlaşmaya kadar orada ^kalacaklarını iddiaetmektedir. H j'j

Mısır şartların değiştiğini, 1936 an I1 aş­masının da yürürlükten' kalktığını Teri sürüyor. Esasen andlaşma geçen yun sonbaharında Nahas Paşa taraf.", .an feshedilmiştir. İngiltere tek taraflı fsafeiî de tanımıyor.

2 — İkinci ve datha zor bir mevzu Su­dan'ın mukadderatı meselesidir. Mısır Sudan'ı kendi parçasından saymakta­dır. Bu iddiayı, tarihi, kültürel ve eKo-nomik birtakım İddialarla desteklemek­tedir. İngiltere ise, Sudanlıların kendi mukadderatlarına ihâMm olacaklarını bahane ederek, boı memleköti Mısır'dan ayırmaya çalışmaktadır. Mısır Kiralı Faruk kendi kendisini Sudan'ın da hü­kümdarı ilân etmiştir. Mısır ve S'idan bu suretle birleşmiş oluyor. Fakat Mı­sır tarafından ilân edilen bu birleme nazariyatta kalırken.- İngiltere Sudan'ın Mısır'dan ayrı kalmasını sağ'uyacak amelî tedbirler almaktadır. Bir an /.asa taslağı hazırlatmış ve bunu Sudan Mec­lisine yollamıştır. Mısır'ı bir olupbitti karşısında bırakabilir.

işte görüşmelere mevzu olan mese ler üzerindeki anlaşmazlıkların hulasası budur. Her iki tarafın da samimi olarak anlaşmaya varmak, istediklerine şüphe yoktur. Faikat Süveyş'ten çekilmek 'cin bir formül bulunsa faile, ingiltere Su­dan'dan kolay kolay çekilemez. Sudan. İngiltere'nin Afrika İmparatorluğu kad­rosu İçinde çok 'büyük bir ehemmiyet taşımaktadır. Hindistan'dan ve Ya-tın Doğudan çekildikten sonra İmpav .tor­luk istratejisinin ağırlığı Afrika'da top­lanmıştır.

Mısır'a gelince; bu memleket için Sudan 'bir Ölüm kalım meselesidir. Çünkü Mı-sır'ın varlığı Nü nehrine dayanıyor. Nü nehrinin kaynakları da Sudan'dadır. Sudansız bir Mısır müstakil bir devlet bile sayılamaz. Esasen Shiç îbir Mısır hü­kümeti ne Süveyş meselesinde, ne de Sudan meselesinde bir fedakârlıkta bu-lunamaz. Vaft İktidardan uzaklaşmış ol­makla beraber, ingiltere Mısır arasıda­ki görüşmeleri yakından takip etmekte ve fırsat "kollamaktadır. İktidardan dü­şürülmüş ise de Vaft halk arasındaki kuvvetini kaybetmiş değildir. Secimi .tehir etmekle hükümet de bunu teslim etmiş demektir.

Japonya'nın işgalisona erer­ken...

Yazan : Ömer Sami Coşar.

28 Nisam 1932 tarihlî Cumhuriyet­ten :

San Francisco şehrinde, Japonya ile ge­çen sene aktedilmiş olan 'barış antlaş­ması :bu saban yürürlüğe girmiştir. Böylelikle de, bu memleketin, harbi-rt sonundanberi îtabi tutulduğu işgal sta­tüsü ortadan kalkmıştır. Fakat aynı zamanda, Washington ile Tokyo arpa­sında imzalanarak 'karşılıklı yardımlaş, ma paktının da yürürlüğe girmesi, düne kadar işgal kuvveti olarak Japon ada­larında bulunan Birleşik Amerika kuv­vetlerinin bugünden itübaren, müttefik birlikler olarak bu üslerde kalmalarını temin edecektir.

Bir müddettenberi Almanya etrafında cereyan etmekte olandan çok daha şid­detli bir mücadelenin şiımdi Japon ada­larında başg-östereceği aşikârdır. Krem­lin, Alman askerî kuvvetinden ürktüğü kadar Japon askerî gücünden de kork­muştur ve korkmaktadır. Bundan ta:n on bir sene evvel. Moskova garında ce­reyan eden bir hâdise Stalin'in bu kor­kusunu belirli bir şekilde göstermişti. O tarihte, Alman askerî gücünün .bir ta­arruzunu beklemekte olan Sovyet ida­recileri Japonya ile bir âdemi tecavüz paktı akdetmeğe muvaffak oluyorlar ve Stalin de <bu paktı, Tokyo namına im-zalıyan Japon Temsilcisini Moskova ga­rında yanaklarından öpüyordu. Sovyetlerin, îkinci Cihan Harbi sonun­da, bir taraftan Doğuda, diğer taraftan da Batıda bulunan bu iki memleketi ele geçirmek içinhazırladıklarıplânlar,

Batılıların önleyici tedbirleri ile boş çık­mağa mahkûm edilmiştir. Moskova, harpden bıkan müttefiklerin Almanya'­yı, Japonya'yı da, sulh antlaşmaların; imzaladıktan sonra teikedeceklerini, sa­nayii yıkıLmış, sefalet içinde kalmış bu eski düşmanların da kolaylıkla komü­nist darbelerine kurban gideceklerini tahmin etmişti.

Fakat San Francisco konferansında, Ja­pon sulh antlaşmasımüzakereedilir­ken .buhususlarınazarı itibaraalan Amerika idarecileri, bir taraftan Japon­ya'ya hür milletler arasındaki yerini ve­recek,diğer taraftan dabu topraklar­da, bir komünist darbesini imkânsız b:-' rakacak bir plân yap iknasım duşündJ-ler ve bunun üzerine de Japon barış ant­laşmasına bir «Amerikan -Japon ksr-şılıkh yarü-jm paktı» m eklediler. Sovyetler,'Asya'dagiriştikleri yayılma plânlarının muvaffakolması içinko­münist Çin'e ehemmiyet vermekte,Pe­kin üzerindeki baskılarını da bu sebeple arttırmaktadırlar. Stalin'e egröre, Demir Perde dışında kalmış olan Asya merale-ketlerinin komünist çemberi içinealın­malarında komünist Çin'e düşenvazife büyüktür. Yalnız Pekin'in ilânihaye S.a-lin hesabına ökse vazifesini görüp g'ö:~-mîyeceğ-j belli değildir. Diğer taraftan Birleşik Amerika'nın da. Asya kıtasındaki mücadelede, 'Stalin'in. komünistÇinine karşıdemokratikJa­ponya'yı ilerisürmesibeklenmedi! ir. Yavaş yavaş harekete geçirilmekte ols.n kuvvetliJaponsanayiininpiyasaları Asya topraklarındadırveburalardaki ■müşteriler bir gün kendilerindenTok­yo'ya döneceklerdir.Fakat bir zaman­lar «Asya Asyalılara» sözünü daha çok «Asya Japonlara» şeklinde tatbik mev­kiine-koyan Tokyo yarın da böyle bvyola sa/pmalk istemiyecek midir? Bir-'leşik Amerika - Japonya karşılıklı yar­dım paktı yürürlükte kaldıkça, Japon adalarında Amerika birilikleri «(mütte­fik» şeklinde de bulunmağa devam et­tikçe, böyle ibir ihtimal çok zayıf ikala-caktır.

Japonya ile barış...

Yasan :Ahmet Şükrü Esmer'

3D Nisan 1952. tarihli Ulus'tan :

Japonya ile San Fransisko'da imzalan­mış olasn ibarış aadlaşması geçen gün yürürlüğe girmiş ve Uzakdoğu'da 1941 yılı Aralık ayında başlıyan harp resmen ■nihayetienmiştir. Bir :gün önce Japonya Millî Çin Hükümetiyle de ibir andlaşma imzahyarak daha esk: bir harbe son vermişti. Uzakdoğu'da harp Japonya'­nın Mançurya'ya karşı tecavüze geçtiği zamandan beri devam etmekte idi. San Francisko barışının yürürlüğe girmesi ve Millî Çin'le andlaşmanın imzası yirmi yıldan beri sürmekte olan harp devrini kapatmakta ve, Uzakdoğu'da yeni bir deviraçmaktadır.

Barış tam değildir :

Fakat Uzakdoğu 'barışı tam değildir. Sovyetler Birliği San Francisko anciîaş-masını imzalamadığı gibi andlaşma-iın yürürlüğe girmesi üzerine beyanatta bu­lunan Rusya'nın Vaşington Elçisi Pan-yuşkin bunu «Uzakdoğu'da yeni bir harp hazırlığından» ibaret olduğunu bil­dirmiştir.

Rusya'nın Japon barışma karşı vaziyet simasının başlıca sebetbl, ■andlaşma üe birlikte Japonya'nın Birleşik Amerika ile bir askerî itifak 'imzalanmış bulun­masıdır. Bu ittifak andlaşmaslyle Ja­ponya kendi toprakların-da Amerika'ya üsler vermektedir. Yani (barışın kurul-rc.uş olmasına rağmen Amerika Japon topraklarında asker tutacaktır. Ru^ya, Amerikan askerlerinin Japon toprakla­rında kalmalarına itiraz ettiği için ba-■ rış andlaşmasmı imza etmemiştir.

Hindistan ve Birmanya da ıSan Fransis-ko Konferansına gitrr.emişlerdir. Fakat "bu iki AjSya devletinin Japonya ile ay-

rı -birer barış andlaşması imzalamaları ■beklenmektedir.

Japonya'nın kayıpları :

Sovyetlerle (birkaç Asya devletinin and-laşmayı imzalamamış olmaları, onun ehemmiyetini azaltmaz. Hakikat şudur ki, Japonya artık dünya devi elti erenin pek çoğu ile barışa varmış ve Uzakdo­ğu'da barış nizamı kurulmuştur.

Japonya'nın kayıpları az .değildir. Ja­ponya San Francisko <banşı ile dört bü­yük adanın dışında bütün topralklarm-dan mahrum kalmaktadır. 1875 te eline geçirdiği Kütü adaları Rusya'nın işgali altında kalmıştır. Ja.ponya, 1894 te Çin'le 1&05 te Rusya ile, 1914 te Almanya ile yaptığı harpler neticesinde aidığı yer­leri bırakmış Kore'yi terketmıiştir. Yüz yıllık çalışma ve ağır kan fedakârlığı ile temin ettiği menfaatlerden manrum kalmaktadır. «Uzakdoğu müşterek refalı sahası» kurmak için giriştiği harp Ja­ponya'ya çok ağır pahaya mal olmuş­tur.

Böyle olmakla beraber, İkinci Dünya Harbindeki yenilgi daıha ağır pahaya da :ma,I olabilirdi. «Müşterek refah saha­sı1» kurmak [bahanesiyle Japonya bütün Uzakdoğu'yu ve hattâ bütün Asya'yı ta­hakkümü altına almaya kalkışmıştı, Çin'in elinden Mançurya'yı aldı. Sonra Sonra Çin'in istilâsına başladı. Milletler Cemiyetine meydan okudu, ingiltere'yi korkuttu, Fransa'yı hesalba bile katma­dı. Bir ara Uzakdoğuda Japon emelleri­ni önîiyebileoek bir kuvvetin mevcut ol­madığı sanılmıştı.

Fakat Amerika Japon emellerine karşı mukavemet etti. Bu mukavemet Ameri-ka'yı Japonya İle hanbe götürdü. Ve ni­hayet Japonya'nın yenilgisi de Amerika­nın silâihlariyle sağlanmıştır. Bu sebep­ledir 'ki, Rusya'dan başka her devlet, Japon barışının hazırlanmasında ancak Amerika'nın söz sahibi olabileceğini tes­lim etmiştir. Japon -barışı Amerika ta­rafından hazırlanmıştır. Andlaşmayı ha­zırlamak için bir konferans (bile toplan­madı. Amerika, Japonya vea diğer 'IgLli devletlerle, muhabere ve temas yoilariy-le andlaşma müsveddesini hazırlamış, Bunu 1951 yazında Japonya ile harp ha.

Ünde olan devletlere yollamış, onlardan gelen teklifleri de ıgözönünde tutarak andlaşmamn son şeklini hazırlamış ve İmza için 'bütün devletleri iSan Francİs-ko'ya çağırmıştır.

Uzakdoğu'yu nüfuzu altına almaık teşeb­büsüne girişen Japonya Uzakdoğu'da bir Amerikan peyki halini almıştır. İkinci Dünya Harbinden önceki vaziye­te göre, bu harpten sonra Doğu Asya'-daki durum çok değişmiştir. İkinci Dün­ya Harbînden önce Aor.ıeri(ka Çin'i des-ı flu. Japonya ile de karşı karşı­ya idi. Bugün Japonya'yı desteklemek­tedir.Moskova'yadoğrukaymışolan

Çin ise Amerika iie karşı karşıya gel­miştir. Amerika ile münasebetler bakı­mından Japonya ile Çin yer ve roi de­ğiştirmişlerdir.

Hesaplı 'hareket ederse Japonya, Ame­rika ile giriştiği işbirliğinden, büyük isti­fadeler temin edebilir ve şimdiden te­min etmiş bulunuyor da.Korıkuttuiju Asya devletlerinin intik amil arından kur­tulmuş. Tazminat ödememiş. Endüstri ve ticaret sahalarında serbest kalinos. Silâhlanması ibile "kayıt altına alınma­mıştır. Amerika'nın himayesi olmasaydı sulh Japonya için >çok daha ağır ola­bilirdi.

1 Nisam 195i2;

— Tunus :

Başbakan [Bakkuş bugün öğle vakti Fransız Genel Valisini ziyaret eaerek 'bir görüşmede bulunmuştur.

Görüşmeyi müteakip Başbakan, Genel Vali de Hauteclcoque'a, Tunus îıükiim-darı ile son yaptığa görüşmeye snü'eal-IHî tebliğ:! tevdi etmiştir. Başbakanla yapılan bu son görüşme sırasında Tu­nus Beyi, Fransız Hükümetinin sunmuş olduğu ve kendisinin muvafakat ekliği İslâhat programını umumi efkâra açıik-lamayı kararlaştırmıştı.

3

—'- Tunus :

Kabinesini bugün ilânı tasarlamış - lan Başbakan {Bakkuş hu. sabah da, kendi­siyle (birlikte çalışmayı, kabul edecek 'bakanları aramakla meşgul olmuştur. UmumiyeÜe güvenilir kaynaklardan be­lirtildiğine göre, Başbakanın' iki gün daîıa istişarelere devam etmek ihtimali vardır.

7Nisam 1952

—Tunus :

Başbakan salâJıaddin Bakkuş'un 'kabine­yi kurmaya muvaffak oluşu .Fransız -Tunus ihtilâfının yakında halledileceği ümidini arttırmıştır.

Cumartesi günü Fransız Genel Valisi Jesn I>e 'Hautecloque, Tunus Beyi ve Sslâhaddin ıBakkuş arasında cereyan eden müzakerelerin de ümit verici ol­duğu sanılmaktadır.

8Nİ&an 1952

—Tunus :

Tunus'taki Fransız Genel Valisi De Iîautcclocque"un buakşam bildirdiğine

göre, Bakkuş kabinesi yaraı yeni kabi­nedeki 'bakanların tâyinleri üzerindeki emirnameye Bey tarafımdan beylik mü-hürünün basılmasını müteakip alenen bildirilecektir.

Mühür merasimi, Tunus Beyinin Kar-tacadaki yazlık sarayında cereyan ede­cektir.

—Tunus :

Bugün bütün Tunus toprakları üzerinde sükûnet hüküm sürmüştür. Son 24 saat zarfında .yalnız bir tek sui­kast olmuş ve Sus'daki bir Avrupalıya ait villa yakınında foir bomba patlamış ve sadece maddî hasara sebep olmuştur. 2 Nisanda bir el bombasının infilâkı ne- ' ticesinde ağır suretteyaralanmış olan Sus Belediye Reisi Zevaco tehlikeyi at­latmış bulunmaktadır.

10 Nisan 1952

—Tunus :

Başbakan Selâiıaddin Baikkuş, bu yabalı yeniden Kartaca ıSarayına gitmiştir. Saraydan çıktığı vakit gazetecilere de­meçte (bulunan Başbakan, Tunus Beyi­ne bakanların tâyinlerine dair kararna­meleri tevdi ettiğini, bunların 'bııgiin imza edilmesinin muhtemel oMuğıuid söylemiştir.

—Tunus :

Tunus Beyi, bugün de (bir kaibine kur­maya muvaffak olamamıştır. Başbakan Selâhaddin ıBakkuş, Tunus Beyini ziya­retini müteakip gazetecilere ibeyanatta bulunarak «Cumartesi günüce kadar kabineyi muhakkak teşkil edeceğini Be­ye söz verdim.» demiştir.

—Tunus :

Dün gece burada patlayan bir bomba yüzünden üç arap ölmüştür.

Yarımı saat arayla ikinci -bir (bomba patlamışla ela yaralanan veya ölen ol­mamıştır. .

—Tunus :

Bugün Tunus'ta umumiyetle sükûn, hü­küm sürmüştür.

Dün gece ise, Tunus şehrinin Araplarla heskûn mahallesinde bir bom>ba patla­mıştır.

infilak neticesinde sadece 3 kişi yara­lanmıştır.

Hasar İse ehemnriyetsizdir.

12 Nisan. 1952

—Tunus :

Başbakan :Selâhaddin 'Bakkuş, yeni ka­bineyi kurmuş ve Tunus Beyine takdim

eylemiştir.

—Tunus :

Tunus Beyinin, tasvibine arzedilen ve "bugün Tunus Resmî Gazetesinde yayın­lanan Bakkuş kaibîn esinin yeni (bakanla­rının listesi aşağıdadır :

Başbakan : Sel&haddin Bakkuş, Devlet Bakam: Taib Belkirya, Adalet Bakam: Sadık Cazirî, Ticaret Bakanı: Dr. Bin-rees, Sağlık Bakanı: Dr. Haşim, Çalış­ma Bakanı: Muham,me.d 'Dingizli, Tarım. Bakanı: Atodülaıziz Neşari.

19 Nisam 1952

— Tunus :

Yeni Tunus Hükümetinin kurulmuş ol­duğu haberi alınınca, Arap rragazaları, protesto olarak kapanmışlardır.

Fransız makamları, Şenik k£ibin?s:nin azimden sonra almış oldukları hususi tedbirlerin bazılarını dün aşkam kaldır­mışlardır.

Sürgün edilmiş olan .takriben119 Tu­nuslu serbest bırakılmıştır. Münakalâta,yolcuveşoförlerinhüvi­yetlerinin, teebitine,emteanm kontrolü­ne dair kütün tahditler kaldırılmıştır.

İdari m&kamlar, telefon ve telgraf mu­haberatının bundan (böyle sansüre tabi olmadığını 'bildirmişlerdir.

— Yeuidel'hi :

Seçimlerden îberi ilk defa olarak mü­him Ibir nutuk söyleyen Hindistan Baş­bakanı ve Dışişleri 'Bakanı Nehru ez­cümle demiştir ki :

«Şayet Birleşmiş Milletler Tunus mese­lesini tetkik etmeyecek olursa bunun ■bilhassa Asya, ve Afrika'daki neticeleri son derece vahim olacaktır.

Tunus'ta silâhlı kuvvetlerin istimalinin dünya sulhunu tehdit eden bir mahiyet iktisaib etmesine rağmen bazı büyük devletlerin bu meselenin tetkik edilmesi aleyhinde bulunmaları 'beni hayrete dü­şürdü. Bütün, 'dünya milletlerini bir ara­ya toplayan Milletlerarası toir teşekkü­lün vücudu sulhun idamesi için şarttı. Biz bu mülahaza ile Birleşmiş [Milletleri destekledik ve onun gayesine müzahir olmaya da devam edeceğiz. Fakat bazı büyük devletler Asya ve Afrika devlet­lerinin büyük ekseriyetinin haykırışla­rını 'boğacak olurlarsa Birleşmiş Millet­lerin prestiji to;r hayh sarsılacaktır. Tunus gitoi bazı devletlerin henüz istik­lale lâyık olmadıkları nazariyesini kim­se fcaibul etmez.

Bu arada Hindistan'ın Fransa ile hiçbir geçimsizliği olmadığını kaydeden Nehru sözlerine şöyle devam etmiştir :

«Yabancı devletlerin mıenıleketimi'Zin bir kısmında hükümranlık iddia etmesini asla hoş göremeyiz. Bu aslında çok kö­tü bir şeydir. Fransa'nın olsun Porte­kiz'inolsun(böyle bir hakimiyetiasla

kabul edecek bir durumda olmamakla beraber bu işinmuslihane'bir şekilde

halli maksadiyle birkaç sene dahi olsa beklemeye amadeyiz.

14Nisası 1952

— Tunus :

Yeni kurulan Tunus kabinesini protesto meıksadiyle dün âsiler Tunus'un 65 mil Güneylide bir -demiryolunu 'havaya uçurmuşlardır.

15Nisan 1952

— Tunus :

Yeni Düstur Partisi tarafından dün ge-oo neşredilen beyannamede yeni Hükümet memleketi İdare için lüzumlu sa­lâhiyetlere malik değildir denilmekte ve Fransız Genel Valisi tarafından İleri sürülen ıslâhat tekliflerinin de kabul edilemiyeceği belirtilmektedir.

16 Nisan 1953

Tunus :

Fransa'nın Tunus Valisi De Hauteclo-ugue'un yarın Paris'e gideceği sanıl­maktadır.

Genel Vali feu ziyaret esnasında Hükü­met mensupları ve btfhassa Başbakan­la temaslarda bulunmak niyetindedir.

— Yen: Delhi :

îyi haber alan çevrelerden bildirildiğine g-Öre, Hint Hükümeti, Tunus meselesini incelemek üzere Birleşmiş Milletler Ge­nel Kurulunu fevkalâde toplantıya ça­ğırmak içm Arap - Asya devletleri grupunun yapacağı her türlü teşebbüsü tam mânasiyle destekleyecektir.

Güvenlik Konseyinin bu meseleyi ince­lemek yolunda verdiği karar Delhi'de derin bir infial ve teessür uyandırmıştır. Bu münasebetle resmi çevreler Başba­kan ve Dışişleri Bakanı Nehru'nun ge-çen Pazar günü Tunus meselesi mevzu­unda yaptığı konuşmayı hatırlatmakta­dırlar.

Bilindiği gibi, ÜSTehru bu konuşmasında. Güvendik. Konseyi Tunus meselesini in­celemeyi reddettiği takdirde, Birleşmiş Milletlerin Asya ve Afrika'daki : itiba­rından bir hayli kaybedeceğini bildirmisti.

17 IVisan 195İ2

— Paris :

Fransa'nın Tunus Genel Valisi De Hau-tee!oque bu sabah, uçakla Paris'e gel­miştir.

Uçaktan inince, Genel Vali şu beyanatta , bulunmuştur :

«Par:Ve gelişim, Tunus'taki durumun memnuniyet bahş olduğuna delâlet eder. Başbakan Pinay ve Dışişleri Bakanı ile Tunusun umumi vaziyeti ve ıslâhat programını tetkik edecek olan Fransız -Tunus müşterek komisyonuna dair gö­rüşmeler yapacağım. Bu -komisyonge-

lecek ayın ortalarına doğru toplanacak­tır. Fakat ben daha evvel içtimaa davet edilerek gecikmeden çalışmaya başla-nıasım temenni etmekteyim. Paris'te üç dört gün kalacak ve Pazartesi veya Salı günü Tunus'a dönmüş bulunaca­ğım.

19Nisan 1952

—Tunus :

Tunus işçi Birliği, Brüksel'deki Millet­lerarası Serbest Sendikalar Konfederas­yonu Genel Sekreterine gönderdiği mek­tupta Tunus'taki işçilerin vaziyetini tet­kik için adı geçen 'konfederasyona men­sup bir temsilcinin Tunus'a gönderilme­sini talep etmektedir.

Ayn; mektubun 'birer nüshası Tunus Be­yine Fransa Dışişleri Bakanı Robert Schuman'a ve Fransız Genel Valisi Jean De Hautecloque'a da gönderilmiştir.

20Nisan 1952

—Tunus:

Tunus Daimî Askerî Mahkemesi, ruh­satsın silâh taşımak ve kanununa muha­lefetten sanık 22 Tunuslunun duruşma­sını yapmıştır.

Sanıldavdaa 16 sı 3 aydan bir seneye kadar muhtelif cezalara çarptırılmış, iç­lerinden bazılarının cezası da tecil edil­miştir.

S?n~.*dardan 1 i beraat etmiş >ve o kişi-n'n duruşması da yakm bir tarihe atıl­mıştır.

—Tunus :

150 kadar milliyetçi bir nümayişçi kala­balığı bugün Başbakan Bafcus'un 'kona­ğı önünde birikerek bağırıp çağırmış, tehditlerde bulunmuş ve üç tane el bom­bası atmîşlarsa da hiçbiri patlamamış-tır. Konak muhafızları nümayişçilerin üzerine ateş açmışlardır. Yaralananlar olmuş, içlerinden 15 tanesi de tevkif edilmiştir.

Tunus :

Bug-ün burada dolaşan rivayetlere gö­re, Tunus haîık efkârı ile Tunus Beyi­nin izhar edegeld>kleri düşmanca duy­gular yüzünden ıBskuş Hükümet: ya­kın;]?, i^'ifa zorunda kalacaktır.

image004.gifimage005.gifTunus Beyi bugün (huzuruna kabul etti­ği eski Şenik Hükümetinde ıSıhhat Ba­kanlığı yapmış olan damadı Doktor Mehmet Binsalim'e Paris Tıp Fakülte­sinde hocalıik etmiş bulunan Prof. Paul Chevalier acundaki »bir Fransız doktoru­na iftihar nişanını tevcih etmekle yeni Hükümete karşı duyduğu 'hoşnutsuzlu­ğu ifade etmiştir.

22 Nisan 1932

- - Tunus :

Tunuslulara daha geniş bir muMariyet verilmesi imkânları üzerinde 'beş gün-denber: Fransız Hükümetiyle istişareler­de bulunan Fransız 'Genel Valisi De HautĞclocque'un yarın Tunus'a döneceği zannedilmektedir.

İyi haber alan çevrelere göre, Genel Va-!:nin istişare mevzularından başlıcası, son bildirilen Fransız inkılâplarının tet­kiki meselesini incelemek üzere bir Frnnsız - Tunus komisyonu kurulmasıolmuştur.

Yansız Hükümeti Tunuslulara, her tür­lü siyasi âkidelere bağlı delegeler tara­fından temsil edilmek serbestisini tanı­mış olmakla beraber, yeni Destur Parti­sine mensup milliyetçiler daha evvelden bu komisyonla her hangi bir surette te­masta bulunmayı reddetmiştir.

21 Nisan 1952

Tunus :

Dün gece Tarım Bakanlığının bodru­munda bir bomba patlamış, bazı maddî hasarlara sebep olmuştur.

25 Nisan 1952

- Tunus :

Tunus komisyonunun,Fransız aprogramıhakkındakikati uları bugün Genel Valilik veTunus feükümeti tarafından incelenmiş ve bun­lar üzerinde çalışılmıştır.

Genel Vali De .'Hautec!ocque dün Tunus Beyine Paris'te komisyonun teşekkülü ve vazifeleri hakkında yapmış olduğu görüşmeler üzerinde izahat vermiştir. Tunus Başbakanı, Sa'hattin 'Bakuş, 'ko­misyonun 20 'Mayıs't a gûrecek olan Ra-mazaiv'dan evvel çalışmalara 'başlama­sını arzu etmektedir.

26 Nisam

— Tunus :

Tunus Başbakanı Salâhattin Bakkuş, Tunus'ta yapılacak meşruti ıslâhatı tetkik etmek üzeıe, Fransız ve Tunuslu üyelerden kurulması ileri sürülen ko­misyon hakkında Fransız bakanları ile istişarelerde 'bulunmak üzere önümüzde­ki PazartesiParis'e gidec&ktir.

Çarşamba efömü Paris'ten uçaütla bura­ya dönen Fransız Umumi Valisi De 'Ha-üteelocque,' Bakuş'un bu seyahati içingereken müsaadeyi getirmiş bulunmak­tadır.

Tunus :

Fransız Umumi Vaıliliği, eski Barbakan Muhammet Şenik ile diğer kafeine arka­daşlarının ikamete meöbur edildikleri Güneydoğu sahili açıklarındaki Cerba adasından serbest bırakılacaklarına dair Tunus'ta üolaşan rivayetlere bugün resmen yalanlamıştır.

Bakkuış'ım eski bakanları serbest bırak­maya niyetlendiği, tm keyfiyetin de ya-k:nda, herhalde, 25 Mayıs'ta (başlaya'cak 'RaTiazaır/dan evvel gerçekleşeceği bi-linme'ktedir.

— Tunus;

Başbakan Salâhaddin Bakkuş'un Paris'i ziyaret edeceğine dair bazı çevrelerde dolaşan haberler, resmî makamlar ta­rafından bugün tekizip edilmiştir. Resmî makamlar şimdiki halde Başba­kanın ıböyle ıbir ziyaret yapmasına im­kân olmadığını tasrih eylemektedirler.

Tunus'ta durum...

Yazan: Mücahit Topalak

2 Nisan 1952 taı-iMi Zafer Men :

Tunus'un Fransa. İle olan ihtilâfını Bir­leşmiş Milletlere aks ettirdiği, Fransa hakkında ağır lisan 'kullandığa, Harf kifayetsizlik göst erdiği ve nihayet hal­fa Fransa aleyhine ayaklandırdığı es­babı muciibesi ile üyeleri tevkif olunan Tunus Kabinesinin yerine matluba mu­vafık yeni bir Kabine kurmakla tavzif olunan M. ıSalâihattin Baikkuşun bu özel vaızifesinde ibüyük güçlüklerle karşılaş­tığı haber verilmektedir. Filhakika, büyük arazi sahibi olan ve sadıik bir Fransız dostu olarak tanınan yeni Başbakan, Dışişleri Bsikanlıgına bizzat Fransız Genel Valisi De Hautec-locque, getirince, mevzuu-bahis Kabine­nin hangi şartlar içinde-ısmarlanmış ve kendisinden ne gibi bir iş beklendiği hakkında en safdil kimselerde dahi şüphs kalmadığından ve Tunus Bey'inin Fransızlar elinde göz hapsinde ve zor altında bulunduğu hakkındaki kanaat kuvvetlendiğimden, Bakkuş Kabinesinin sandalyaîarı calibi arzu olmaktan çık­mıştır. Bu yüzden, yeni Başbakan Ka­binesini 'tamamlamakta güçlük çek­mektedir. Bu güçlükler ve bunların ya­rattığı asabiyet o kadar 'büyüiktür iki, dün milliyetçi liderlerin 'biri, Kabineye iştirak teklifini reddettiği için tevkif olunmuştur.

Vatanseverlik duygularına, istinat ettiği kadar, :(ilerde normal vaziyet geri ge­lince bir «ihanet kabinesi» addolunması ihtimal 'dâhilinde bulaman) Bakkuş ka­binesine (kaırşı duyulan korkunun da müessir bulunduğu tou redler karşısında, hani nerede ise Tunus'a başka memle­ketlerden, aneselâ Fransa'dan Bakan it­hal etmek lüzumunu ihdas edebilecek bir hava içinde bu sunî ve hazin olduğu kadar gülünç Kabine kurma ameliyesi devam ederken, diğer taraftan bir kıs­mı Tunus'un iç kısımlarında Fransızlar tarafından mevkuf tutulan, diğer ikfisi TCahire'defbulunanTunusluBakanlar,

hakikî hükümeti kendilerinin teşkil et­tiğini, asla istifa veya infisah etmiş bîr Kabinenin üyeleri olmadıklarını, ancak sorgusuz ve hükümsüz tevkif olunduk­larını beyanda müttefiktirler. Fransızların, «Yeni - Düstur» Partisinin hâkim olduğu (kabineden başka bir ka­bine kurmak yolunda uğradıkları bu güçlük, «Yeni - Düstur» un (memleket menfaatlerini temsil ve müdafaa1 etme­diği, şahsî ihtirasl-arla yabancı ve tehli­keli menfaatleriJn âleti olduğu tarzın­daki iddiaların müşahhas bir tekzibi sa­yılmak lâzıım .gelir. Nitekim, görülü­yor ki, milliyetçi liderler velevki zora başvurulmak suretiyle bertaraf edildik­lerinde, memleketi temsil için kendinde salâhiyet ve cesaret bulan kimse kal­mamaktadır.

«Yeni - Düstur» un mutalebelerine kar­şı, istiklâlin şimdi zamanı olmadığı, çün­kü çok kuvvetli bir haırici tehlikenin mevcut ve müşterek savunmanın zarurî ve binaenaleyh Fransa'nın, Tunus'un si­yasî ve iktisadî hayatına müdahalede devam etmesinin elzem olduğu yolunda ileri sürülen itirazın da pek :mukni oik •madıgı aşikârdır, zira komünizmin bir devlet sistemi olsrak teessüsü 35 sene­yi, bir komünizm emperyalizminin cid­dî surette ibaş göstermesi ise 15 seneyi bulmadığı halde Tunus'un muhtariyet dâvası 70 seneliktir. Kaldı ki, Tunuslu­lar, ciddî bir iç muhtariyete mukabil Fransa'nın Tunustaki bütün hak ve menfaatlerini garanti etmeyi taahhüt etmektedirler.

Hal böyle iıken, Fransa'nın bugün Tu­nus'ta, 'kendi bildiği gibi kurmağa ça­lıştığı Kabine (kurulsa ve bu Kabine ile açılacak müzakerelerde (bazı kararlara varılsa, bu kararların, bugün Susan Tu­nus için ilerde muteber sayılması ve bir sulh ve sükûn âmili olması düşünülebi­lir mi? Bütün bu süngü gölgesi altında başarılmağa çalışılan işler, sadece tola-liter sistemleri getirmek suretiyle dahi savunulmağa çalışılan büyük tehlikenin havasını ve tohumlarını da getirmek­tedir.

A PHP Error was encountered

Severity: Notice

Message: Undefined index: query

Filename: libraries/Functions.php(679) : eval()'d code

Line Number: 106