14.9.1949
×

Hakkında

Künye

İletişim

2Eylül 1949

—Ankara

Çatal ağzı Elektrik Santralinden İstanbul enerji nakledilmesi için ilgili müessesele­rin faliyetle çalışmakkta oldukları ve teknik bütün hazırlığın tamamlandığı öğrenilmiştir.

3Eylül 1949

—Erzurum:

İçişleri Bakanı, halka hitap ederek dep­rem felâketzedelerine hükümetin tees­sürlerini bildirmek ve kış gelmeden ken­dilerinin bir dam altına yerleştirilmele­rini sağlayacak tedbirleri almak için geldiklerini ve Hasankale'lilerin istekle­rini dinliyeceğini söylemiş ve hububat İhtiyacının sağlanması için verilecek miktarın 6. 7 bin tona çıkarılması işile derhal alâkadar olacağını, hayvan yemi meselesini de halle çalışacağını vaadetmiştir.

—İstanbul:

Limanımızda misafir bulunan ingiliz fi­losu komutanı Amiral Sir Arthur J. Po-wer, bugün saat 10 da Taksim meydanına gelerek âbideye çelenk koymuştur.

— Ankara

12 Haziran 1948 tarihli Türkiye - Finlan­diya ödeme anlaşmasının 4 üncü madde­sinde Finlandiya tarafından memleketi­miz lehine tanınmış olan 500.00 a. b. d-doları nisbetindeki finansman haddinin 1.000.000 a. b- d. dolarına çıkarılması için 29 Ağustos 1949 tarihinde, Ankara'da Dı­şişleri Bakanlığımız ile Finlandiya Elçili­ği arasında mektuplar teati edilmiştir.

— İstanbul:

Cumhurbaşkanı ve Bayan İnönü bugün Dolmabahçe Sarayında memleketimizde misafir olarak bulunan ingiltere'nin eski Ankara Büyük Elçisi Sir ve Bayan Knatehbull Hughsen'i kabul buyurmuşlardır.

—İstanbul:

Cumhurbaşkanı inönü bugün Dolma­bahçe Sarayında memleketimizde misa­fir bulunan İngiltere Akdeniz Filosu Başkomutanı Amiral Sir Arthur j Power ve Kurmay Başkanı Tuğamiral H. Horman'ı kabul buyurmuşlardır.

4 Eylül 1949

—İstanbul:

Şehrimide misafir bulunan Napoli Hava Akademisine mensup İtalyansubayve talebeleri bugün saat 11 de Taksim Cum­huriyet Anıtına giderek İtalya Hava Akademisi adına törenle bir çelenk koy­muşlardır.

—Ankara:

Anî ölümü ilim âlemimizde büyük bir boşluk bırakan, değerli ilim adamımız, İstanbul Üniversitesi eski rektörü ve Samsun Milletvekili Cemil Biİsel'in ce­nazesi bugün öğle namazını müteakip Hacı Bayram camiinden kaldırılarak ebedî medfenine götürülmüştür.

—Ankara:

Bugün sabahleyin ve öğleden sonra An­kara tenis ihtisas klüp kortlarında bey­nelmilel tenis karşılaşmalarına devam edilmiştir.

Bugün maçların neticelerine göre Türk tenisçilerinden M. Gorodetsky b. Mus-luöğlu çifti çift bayanlar birincisi olmuş­lardır. Tek bayanlarda b. Musluoğlu fi-, nale kalmıştır.

—Kars:

Başbakan Şemseddin Günaltay bugün saat 17.30 da Kars'a geldi.

—Karadeniz Ereğîîsi:

Ereğli Gençlik Kulübü ile Kozlu takımı arasında yapılan maç 1-1 berabere ne­ticelenmiştir.

—Sivas:

Sivas kongresinin yıldönümü münasebe­tiyle bugün şehir sayılı günlerden biri­ni daha yaşamişdır. Şehir baştan başa bayraklarla donatılmış ve yer yer çalı­nan davulîlar otuz yıl evvelki dört Eylül heyecanını yaratmıştır.

—Sarıkamış:

Başbakan bugün Sarıkamış'a gelmiş halkla ve ilgililerle temas ettikten sonra Kars'a hareket etmiştir.

5 Eylül 1949

—İstanbul:

Akdeniz atletizm birinciliklerine iştirak edecek olan altı kişilik italyan ekibi Sin-yonMassi'ninbaşkanlığında Çarşamba akşamı hava yolu ile şehrimize gelecek­tir. italyan ekibi şu atletlerdenmüteşekkil­dir:

-Consolini,Olimpiyad Disk şampiyo­nu.

- Profeti, gülleci.

- Aîbanese, 110 engelli ve yüksek atlayıcı.

- Siddi, 400 metreci.

- Taddia, çekicci.

- Fragassi, 800 metreci.

—Ankara:

Bugün hava kara kuvveterimizin iştira­ki ile ilk defa olarak muharebe durumu çerçevesi içinde bir kıt'anm uçaklarla, nakli mevzuu üzerinde bir askerî tatbi­kat yapılmıştır. Bugün yapılan bu tatbi­kat takviyeli bir taburla bir batarya'nın Ankara'dan uçaklarla Konya'ya nakli şeklinde olmuştur. Tabur bu iş için An­kara'da bir hafta eğitim görmüştür. Tat­bikat esnasında indirme bindirme talim­leri ve havada uçuş sırasında gözetilme­si gereken hususlar dikkate alınmıştır. Ankara Etimesgut askerî alanından 12" şer uçaklık iki filo halinde yarımşar sa­at ara ile havalanan takviyeli tabur ve batarya Konya hava meydanına inmiştir. Tatbikatın mevzuunu dost kuvvetler elinde olduğu farzedilen Konya hava ala­nını desteklemek gayesile Ankara'dan bir taburluk kuvvet şevki teşkil etmek­teydi.

—Kars:

BugünBaşbakanŞemseddinGünaltay aşağıdaki hitabede bulunmuştur: Karslı hemşerilerim,

içine girdiğimiz yeni rejimi memleketin inkişafı için emniyetli bir yol,bir vasıta sa­yıyoruz. Bundan dolayı bunun, bir geliş­mesi başlıca hedefimiz ve emelimizdir. Bu yolda yürürken vatandaşlara düşen en önemli vazifeyi hatırlatmak isterim. O da. fikir ayrılığının vatandaşlar arasında husûmete ve nifaka yol açniamasidır. Aziz vatandaşlarım,

Hükümetinizazmettiğimizhedefe mem­leketin huzur vesükûnunu bozdurmak-

sızın varmak için her tedbiri alacak kud­rettedir. Biz yeni rejime memleketi yük­seltmek için girmiş bulunuyoruz. Yoksa memleketi inhilâle sürüklemek için de­ğil-

Bu vesile ile bir noktaya da işaret etmek isterim. Bu memleket için tek mesnet devlet ile millet arasındaki rabıtanın sa­mimî ve mütekabil itimad üzerinde de­vam etmesidir. Aziz vatandaşlarım,

Biz bu memleketin bütün çocukları ne tarzda düşünürsek düşünelim içimize belki bazı yerlerden sokulmuş beş on mahdut eşhas bir tarafa bırakılırsa he­pimiz vatan endişesi karşısında müşterek bir ruh taşımaktayız. Hakikî varlığımıza hâkim olan bu ruhtur.

Binaenaleyh istikbale itimadla bakabili­riz ve bu azim ile yürümekte devam ede­biliriz.

Türk milletinin lâyık olduğu mesut gün­ler gelecektir. Hepinizin bu mesut günle­ri görmesini temenni ederim.

6 Eylül 1949

istanbul:

4 gündenberi şehrimizde bulunan Napo­li Hava Okuluna mensup italyan hava subay ve talebeleri bugün saat 10 da hu­susî uçakları ile Napoli'ye müteveccihen şehrimizden ayrılmışlardır.

—Ankara:

Adalet yılı bugün saat 11 de Hukuk Fa­kültesinde yapılan bir törenle açılmıştır.

9 Eylül 1949

—Gemlik:

Sürekli bir sağnak halinde yağan yağ­murlar neticesinde ilçeyi sel basmıştır. Aralıksız yağmurdan dolayı mütemadi­yen beslenen sel, Perşembe sabahı saat yediden sonra korkunç bir âfet halini al­mış ve akşama kadar bütün hıziîe devam etmiştir.

İstanbul:

Trakya'deki büyük askeri tatbikat bu sabah erken saatten itibaren başlamış bulunmaktadır. Cumhurbaşkanı İnönü de

tatbikatın bugünkü safhasında hazır bu­lunmuş, harekât sahasını dolaşarak tat­bikatta vazife alan birlikleri mevzilerin­de görmüş, harekâtla yakından alakadar olmuşlardır.

11Eylül 1949

—Eskişehir:

Bugün vilâyetin Sivrihisar ilçesinin Po-lanto köyünde sekiz köyün bütün çiftçi­lerine 651 aile hesabile 28.867 dönüm top­rak dağıtımı yapılmıştır. Bu ailelere ay­rıca 247.325 lira kredi yardımı temin edil­miştir.

—İstanbul:

Sanayiciler İstanbul'un ilk sergisine dik­kati çeken bir ehemmiyet atfetmiş bu-ltmmaktadırlar.Bir çok sanayi .müesse-leri sergiye mahsus imalat yapmaktadır­lar.

12Eyîûl 1949

—İstanbul:

Bordeaux'da yapılacak ordulararası atle­tizm müsabakalarına iştirak eden atlet­lerimiz, bugün saat 15 te Ankara yolcu vapuru e gelmişlerdir.

9 millete mensub ordu atletlerinin katıl­dıkları müsabakalarda büyük bir başarı göstererek umumî tasnifte üçüncü olan ordu atletlerimiz başta bando olduğu hal­de rıhtımda Vali ve Belediye Başkanı Dr. Lütfü Kırdar, Merkez Komutanı General Reşîd Erkmen, Beden Terbiyesi Bölge mü­dürü, subaylar, askerî okul öğrencileri tarafından karşılanmış ve rıhtımda bu­lunan halk, atletleri şiddetle alkışlamıştır.

13Eylül 1949

—- Ankara:

Devletlerarası İmar ve Kalkınma Banka­sından bir heyet bugün şehrimize gel­miştir. Heyeti hava alanında Devlet Ba­kanlığı Bayındırlık Bakanlığı, Toprak Mahsulleri Ofisi ve Etİbank mensupları karşılamıştır.

Heyet, bankanın ikrazat dairesinden G. S. Tewart Mason'un başkanlığında j.r. Fargues, Eugene Halmos, James Mcansh'-dan müteşekkildir.

Türkiye Marshaîl Plânı yardımının bir neticesi olarak Marshaîl Plânı memleket­lerinden 53.3 milyon dolarlık mal ve hizmet elde edecektir. Bu miktar para kıymetle­rinin düşmesinden önceki kur üzerinden-dîr. Kanaatimce Türkiye Marshaiî planı devletleriyle munzam tiraj hakkı almak için müzakere etmektedir. Her .hâlde O.E.E.C bürosu size daha önce zikrettiğim 53.3 milyon dolarlık malların Türkiye'ye verilmesini kabul etmiştir. Bu miktar Amerika Birleşik Devletleri tarafından verilen dolarla finanse edilecek ve ödenek taahütleri bahis konusu olmıyacaktır. Önümüzdeki sene zarfında Türkiye Avru­pa memleketlerinden tiraj hakkı programı altında çok büyük bir ihtiyaca cevap vere­cek olan takriben 50.000.000 dolarlık mal, lüzumlu ve kıymetli malzeme olacaktır. Türkiye bunlar için hiçbir tediyatta bulunmayacaktır. Malların menşeini teşkil eden memleketlerin Türk ekonomisine yaptıkla­rı bu yardımdan dolayı zuhur eden açıklar Marshaîl Plânı tahsisatından verilen do­larla kapatılacaktır.

Marshaîl Plânı yardımı hususunda Tür­kiye şu bakımdan birinci derecededir : Bu sene Türkiye geçen sene aldığı miktar­dan ^de 281.07 nispetinde daha fazla para almaktadır ve bu miktarın takriben yarısı da ödünç değil tiraj hakkıdır. İkin­ci olarak Norveç gelmektedir ki, bu mem­leketin alacağı paradaki artış nispeti yÜ2de 44,04 dür.

— İstanbul :

Cumhurbaşkanımız İsmet İnönü, bugün DcJnıabahçe Sarayında saat 16 da büyük bir basın toplantısı yaptırmbişlardır.

Bu toplantıda gazetelerin başyazarları, yazı işler imüdürleri ve başlıca muharrir­lerden 70 kadar basm mensubu bulunmuş­tur.

Ve "vicdanlı bir insan karş lastiği her hadise karşısında kendisindeki kutsiyet duygusunun rehperliğle hareket eder. Ahlâk da bu demektir. Ahlâk, kutsiyet esasına dayanmazsa sağlam temele dayanmış ol­maz İnsanlar, kendi üstlerinde kadiri mutlak bir varlığın mevcudiyetini kabul etmedikçe ve hareketlerinde bu kadiri mutlaka âbit ve makes olan. vicdana karşı mesuliyet duygusu hissetmedikçe tekemmül etmiş sayılmazlar. Böyle fertlerden eşekkül etmiş cemiyetin de resaneti bulunmaz. Şu hâlde ilk meselelerden biri olan vatandaşları ruhan birbirine bağlamak, onlarda temiz duygular uyandırmak, vicdanlarını terbiye etmek ve her hâl ve hareketle­rinde mavera bir kuvvetin tesiri karşısında bulunduğuna onları inandırmak icabeder. işte ondan sonra kültür birliği yaratmak lâzımdır. Taki vatandaş­lar mukadderat birliğinde iştirak etsinler. Her vatandaş diğer vatandaşla­rın da kendisiyle mukadderat bakımından müşterek olduğunu anlasın. Bu anlayış, vatandaşları memleket meselelerinde dürüst düşünmeğe birbirleri­ne yardım etmeğe sevkeder.

Şimdi bütün esaslar temin edildikten sonra o vakit vatandaşlar bütün mem­lekete karşı mesuliyetlerini idrak etmiş bir seviyeye yükselirler. Biz halk idaresini sağlam temel üzerine kurmak için halk idaresinin serbestçe tecel­lisini esas olarak aldık. Yeni seçim kanununu bu kanaatle yapıyoruz. Bu kanun vatandaşlara iradelerini serbestçe kullanmalarını temin edecektir. Her hak bir vazife ile karşılanır. Yalnız hakir olup vazifeyi ihmâl etmek in­sanları doğru yola götürmez. Zararlı yollara sevkeder. Onun için vatandaş­lar bu salâhiyetlerini kullanırken her şeyden evvel düşünmeleri icabeder ki, bu memleketin mukadderatı vereceği reye bağlıdır.

Bu gün benim duyduğum mesuliyetin ağırlığını rey veren vatandaş da duy­malıdır.Yarınmemleketinmukadderatınıteslimedeceğiadamlarkimler olacaktır?Vatandaşreyini verirken bunu düşünmeğemecburdur.Şimdiki kimseler eğer memleket seviyesi yüksek, bilgisi engin, düşüncesi dürüst ah­lâklı olan insanlar olursa bu vatandaşlardan teşekkül edecek Büyük Millet Meclisi de o derece yüksek olur. Eğer böyleyapmazda bir takım hislere, şahsiihtiraslara,ailevihusumetlerekapılarakreyinilâalettayinverecek olursa mesuliyet hepimize aittir. Ve en başta o reyini verenin mesuliyet his­sesi gelir.Bir takım demagoglarbaşgösterebilir,halkınolgunluğudurki şap ile şekeri birbirindenayırır- Eğer biz, kafasıkemâle ermiş bir adamı bir macera prensibinden ayırabilirsek, bu memleket için parlak bir istikbal vardır. Aksi takdirde zuhur edecek tehlike hepimizi silip süpürebilir. Onun için demokraside idareyi eline almak zevki,görüyorsunuz ki, vatandaşları ağır mesuliyetlerle karşılaştırıyor. Halk idaresini ancak halk içinden çıkan halk ruhunu taşıyaanlar kurar. Ve bu idare ancak onların omuzları üzerinde yükselir. Kendilerim halkın üstünde sayan, halkı serf durumunda gören bir takım insanlarınyenidenaynihakimiyetiyaşatmakiçinhırkadeğiştirme­leri demokrasi yolunu açmaz. Onun içindirki ben devlet merkezinden kal­kıp buralara geldim ve size hesap vermeğe kendimimecbursayıyorum.

4 Eyiûl 1949 Tarihli «Ulus» dan

Cumhur başkam muhterem İnönü'nün Ege havalisinde yaptığı son seyahat Demokrat Partiyi çok sinirlendirdi. Bundan fena halde sıkıldıkları kendilerini zaptedemeye-rek açık ve imalı tarizlerinden anlaşılıyor. Demokrat Parti organlarına ve sözcülerine göre, Cumhurbaşkanı Halk Partisi Başkanı s;fatiyle hareket etmekte ve Halk Partisine propaganda yapmaktadır. Bu kadarla da kalmıyorlar. Celâl Bayar, meşhur miting nutkunda, isim zikretmeksizîn, fakat Cum­hurbaşkanını kastettiğinde hiç güphe bı­rakmaksızın, bu bahse temas etti; Halk arasına karışmalardan, kahvelerde halk ile dizdize oturmalardan, güler yüz göster­melerden, bütün bunlar sanki bir kabahat iirnş gibi, tarizli bir lisan ile şikâyette bu­lundu ve nihayet, böyle bir tezahüre ken­dilerinin sebep olduklarım kayıt ile bun­dan memnuniyet duyduklarını - lütfen! -ilân ye tebşir etti.

İsmet inönü uzun ve şerefli kariyerinde vatana yapmışı olduğu hizmetlerin en bü­yüğünü şimdi ifa etmektedir. Tek partili bir hükümet ve idarenin geniş ve adeta hudutsuz nüfuz ve kudreti haiz bîr şefi elan İsmet İnönü bütün vatandaşlarla müsavi, imtiyazsız ve yalnız vazife başında bulunduğu muvakkat müddet zarfında kanunun kendi mevkiine verdiği haklar . ve salâhiyetlerle mücehhez bir insan ola­rak yaşamayı istedi. Demokratik rejimin taîbikine geçilmesinde başlıca bir âmil olduktan sonra, Parti faaliyet iharicinde kalarak, sadece bir Cumhurreisi sıfatiyle demokrat prensiplerini halkın, büyük kütlenin ruhuna yerleştirmeyi memleket hesabına biricik kurtuluş yolu olarak ka­bul etti.

Bizler boğuşuyoruz, birbirlerimizi tırma­lıyoruz, kendimizden geçtiğimiz dakikalar

oluyor. Fakat başımızda bir ismet nönü vardır. O, sinirlerine daima hakim, gözleri nurlu ideal göklerinde, hedefe doğru mut­tasıl yürüyor. Vatandaşlar arasında dolaşı­yor, her gittiği yere kardeşlik, sükûn ve itidal ruhu serpiyor. Daima partilerin dı­şında ve üstünde. Hareketlerine ve sözle­rine bakanlar, eğer kalplerinde bir asalet ve samimiyet hissi taşıyorlarsa, teslim ederler ki o bir parti adamı değildir, sade­ce bu vatanın evlâdıdır ve demokrasi yolu üzerinde en halis bir niyet, en kuvvetli bir azim ve iman ile ilerlemektedir.

Türk İngiliz İttifakı bütün kuv-

5 Eyîûl 1949 Tarihli «Cumhuriyet'

Dost ve müttefik İngiltere'nin Akdeniz filosu Başkomutanı Amiral Sir Arthur J. Power ve Kurmay Başkam Amiral Nor-man ile iki İngiliz harb gemisinin mürette­batı, bu ayın başmdanberî Istanbulun mi­safirleridir.

İngiliz Filosunun İstanbulu ziyareti resmi mahiyette olduğu için Amiral Power ile kurmay başkanı evvelki gün Dohr.abahçe sarayında Cumhurbaşkanımız Sayın İsmet inönü tarafından kabul edilmişlerdir. İngiliz Filosu bugün İstanbul'dan ayrıla­rak îşmir'e gidecek ve orada 9 Eylüle ka­dar kalacakj bu suretle izmir'in kurtuluş bayramına iştirak etmiş olacaktır.

İngiliz Filosunun bu defaki ziyaretinin İstiklâl Harbimizin 27 yıl önceki büyük zaferinin yıldönümüne rastlaması, yalnız bir tesadüf eseri olmasa gerektir. Yazar, iki memleket arasındaki münase­betlerin kısa bir tariyçesini yaparak şb'yle diyor :

LausanneMuhadesi imzalandıktan sonra, Türkiyeileİngiltere'ninmenfaatleri,ikiimage001.gifdevletin sıkı bir dostlukla birbirlerine bağ­lanmaları lüzumunu ortaya koymuştur. Kral Sekizinci Edward 'in İstanbulu ziya­reti esnasında Atatürk'e İngiliz Hüküm­darı bu dostluğun temelini attılar. 1939 da ise dostluk, tedafüi bir ittifak halini aldı. Böylece ananavî Türk İngiliz dostluğu yeniden ve daha kuvvetli olarak teessüs etmiş oldu.

İkinci Dünya Harbinde, Türk İngiliz it­tifakı, büyük bir imtihandan tam numara alarakçıkmıştır.

Türkiye Cumhuriyeti, 10 yıl önce İngiltere ve Fransa ile imzaladığı tedafüi ittifak andlaşmaasiyle demokrasi cephesinde yer almışbr vo o vakittenberı bütün samimiyeti ve kuvvetiyle bu cephededir; Amerika ile mevcut dostluğuna olduğu gibi, İngiltere ve Fransa ile olan ittifakına da büyük kıymet ve ehemmiyet verecektir.

Geçenlerde yürürlükte olduğu İngiltere ve Fransa tarafından resmen hükümetimize bildirilmek suretiyle bir daha teyit edilmiş olan bu ittifaklar Yakın ve Ortadoğuda barışın garantisidir. Türkiye en buhranlı ve tehlikeli zamanlarda sadık kaldığı itti­faklarına ve dostluklarına riayetkar olarak Dünyanın bu nazik bölgesinde barışın koruyucusu ve demokrasinin kalesi olmak­la müftehirdir. İngiltere'nin Akdeniz Filo­su Başkomutanının son ziyareti münasebe­tiyle Türk-İngiliz ittifakının bütün kuvve­tiyle yaşamakta olduğunun bir defa daha tezahür etmiş olmasını memnunlukla kar­şılarız ve bugün limanımızdan ayrılacak olyn İngiliz Filosuna ve denizcilerine «güle güle gidiniz,gene bekliyoruz»deriz.

Demokratların Ödemiş nutku...

5 Eylül 1949 Tarihli «Ulus..dan

D. P. Genel Başkanı Ege bölgesinde bir­kaç Bakanın yaptıkları vazife gezisine bir politik mâna vermekle başladığı nutkunun ilk parçasında Sayın Cumhurbaşkanının zelzele dolayısiyle bu bölgeye gitmesini «yelzele felâketi dahi diğer bazı Vekillerin ve Halk Partisi Genel Başkanının Eğeyi ziyaretine sebep gösterildi» diyerek Devlet Reisinin bu seyahatini bir parti politikası gezisi mahiyetine sokarak onun dertli va­tandaşlarla hemhal olması gibi güzel bir hareketi küçültmek istemiştir. Şimdiden söyliyelim ki; bu boş bir gayrettir. Yurdun herhangi bir köşesinde milletin en küçük bir kütlesinin bir tabiat afetine uğradığı gün karşısında daima ilk gördüğü insan Sayın İnönü olmuştur. Şimdiye kadar ne­rede bir deprem, hangi bölgede su baskını oSmuş da Türk Milleti en kısa bir zamanda İnönü'nün orada vatandaşlarının acısını paylaştığını, oraya yüreğinin bütün sıcak­lığının aksettiği çehresiyle teselli götürdü­ğünü görmemiştir. Muhalefet ne söylerse söylesin, bunu kadirşinas Türk Milleti çok iyi bilir. Büyük Erzincan felâketinin ertesinde başını İnönü'nün göğsünde din­lendiren acılı ihtiyar ninenin resmi, Türk şefkatinin ebedî bir hâtırası olarak gelecek nesillere intikâl edecektir. Bir milletin ta­rihinin güzel sayfalarını teşkil eden bu gibi insani his tezahürlerini politika hırsına uyarak inkâr etmek iyiyi ve güzeli görme­mekten başka ne ile izah olunabilir.

D.P. Genel Başkanım nedense muhalefete teminat vermek meselesi de çok sinirlen­dirmiştir. Başkan nutkunda «Bir de muha­lefete teminat meselesi konuşulmağa baş­landı» söziyle bu sinirliliğini meydana vurmaktadır. Öyle ya, astığı astık kestiği kestik olmadıktan sonra muhalefetin ikti­dara gelmesinin ne zevki olur.

Eğer D P. olgun bir siyasi partinin hüviye­tini taşısaydi meşhur kongreleri her gün

bir demagojidein diğerine sürüklenmez ve «Husumet Andı» gibi bir ucube doğur­mazdı. Bunun'için D.P. idarecileri ne ya­parlarsa yapsınlar kendilerini günlük his­lerin arkasından sürüklenmek tehlike-ssinden kurtarmadan olgun bir siyasi par­ti haline gelemezler. D. P. içn bizim dileği­miz bir gün bu gayeye varabilmek üzere şimdiden gereken yolu tutmalarıdır. Bütün bunlara ve hatta D. P. ye ve onun kuru­cularına raağmen : «Bu vatanda düşmanlık olmıyacaktır»

Demokratik rejim memlekette yerleşe­cektir.»


Cirit atma finalinde:

I— İsmet Uysal, Türkiye, 55.202--Virsteeg,Hollanda,53.51

3— D. Kelver, Belçika, 51.20

IIEylül 1949

— Ankara :

Sofya Elçiliğimizden verilen malumata gö­re 9/10 Eylül gecesi saat 23 de Filibe Baş­konsolosluğumuz binasının kapısında bir bomba infilâk etmiştir.Vaka mahalline ge­len Bulgar milis memurları o civarda dev­riye gezerken înfüâkİ işitip koştuklarını Başkonsolosumuza ifade etmişlerdir. Baş­konsolosumuz derhâl Milis Amirliğine mü­racaatla tahkikat talep etmiş ve bunun üzerine Milis Âmiri ile milis mensupları konsoloshaneye gelerek tahkikat için içe­riye girmeğe müsaade istemişler ve verilen müsaade üzerine konsoloshaneyi gezmişler ve infilak neticesinde harap olan cümle ka­pısından, kırılan camlarla dökülen sıvalar­dan parçalar almışlardır.

Bombanın infilâkından konsolosluk me­murlarımız arasında hiçbir zayiat yoktur. .Ancak, o sırada sokaktan geçen bir kadın ensesinden yaralanmıştır.

Diğer yandan dün sabah saat 11 de Filibe Konsolosluğumuzda kançıların çalıştığı oda pencerelerinin birinin dışında bir kutu seklinde ve ucundaki fitili tamamen yan­mamış ve üzerinde Bulgarca «pencere» ibaresi bulunan infilâk etmemiş bir bomba görülmüştür. Milis derhâl haberdar edil­miş ve gelen mütahassıslar bombayı za­rarsız bir hâle sokmuşlardır.

Bu bomba hadiselerinin mahiyetim ay­dınlatmak ve tamamlayıcı malumatı tes­pit etmek üzere Sofya Elçimiz hemen gerekli tahkikata ve Bulgar hükümeti nezdinde teşebbüse geçmiş bulunmaktadır.

15 Eylül 1949

— Sofya :

Bası Direktörlüğü aşağıdaki hususları teb­liğe mezundur:

İçişleri Bakanlığı makamları, Filibe'deki Türk Konsolosluğunun kapısı önüne ko­nularak ehemmiyetsiz zarara sebebiyet ve­ren bombayı koyan kötü niyetli şahıslar tarafından yapılan tahrikin suçlularını aramak için en şiddetli tedbirleri almış­lardır. Araştırmalar devam etmektedir. Ve yakın bir gelecekte sona erecektir. Msmafi bir cihet açıktır : o da bu tahrik hareketinin failleri, güney komşusu Tür­kiye ile normal ve dürüst münasebetler idame etmek hususunda Bulgar hükümeti tarafından sarfedilen gayretleri baltalamak gibi cinai bir gayeden ilham almış bulun­maktadırlar.

19 Eylül 1949

—Viyana :

Viyana Fuarı Türk Pavyonu Komiserliği tarafından bir toplantı tertip edilmiş ve bu toplantıya ilgili baknlıklar mensupları bankalar mümessilleri, Avusturya ve ya­bancı basın temsilcileri davet edilmiştir. Davetlilere Türk içkileri ve sigaraları ikram edilmiştir.

Pavyon Komiseri Zeki Doğanoğlu, Türkiye ile Avusturya arasında son günlerde akdo-lunan ticaret ve tediye anlaşmaları üze­rine iki memleket arasındaki dostluğun ve ticari mübadelelerin harpten evvelki sevi­yeyi aşacağından ümitvar bulunduğunu söylemiş ve Avusturya halkının ve tüc­carlarının pavyona karşı gösterdikleri yüksek alâkadan memnun kaldığını te­barüzettirmiştir.

Gazeteler bilaistisna Türk Paviyonundan sitayişlebahsetmektedirler.

30 Eylül 1949

—Ankara :

Isviçrede toplanan Milletler Arası Beledi­yeler Kongresine iştirak eden Ankara Belediye Başkanı Doktor Ragıp Tüzün bu sabahkiekspresleşehrimizegelmiştir.

10 Eylül 1949

—Lake Sucess :

Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi, yeni 12 üyenin Birleşmiş Milletlere ka­bulü hususunda dün akşam henüz bir anlaşmaya varmış değildi. konsey. Salı günü tekrar toplanacaktır.

13Eylül 1949

—Atina :

Birleşmiş Milletler Balkan Komisyonu gerek Yunan, gerek Arnavutluk hükü­metince üzerinde durulan hudud hadise­leri hakkında müşahidlerinin vardıkları kararlarıkabuletmiştir.

Komisyon, Yunanlı askerler tarafından vuku bulan hudud tecavüzlerinin sebebi­ni, hududun nereden geçtiğinin bilinme­mesine veya Arnavutluk topraklarından yapılan tecavüzlere karşı nefis müdafaa­sı lüzumuna atfetmektedir.

Yunan ordususım Kamenik dağlarında yaptığı harekât esnasında çıkan hadise­lere gelince komisyon, müşahidlerin ra­porlarına dayananrak Arnavutluğun bu bölgedeki topraklarını âsîlerin emrine verdiği ve hududlarım murakabe etme­diği neticesine varmıştır.

14Eylül 1949

— Lake Supccess :

Arjantin, 13 memleketin toptan Birleşmiş Milletlere üye olarak katılması hakkında Sovyetler Birliği tarafından yapılan tek­lifi, Birleşmiş Milletlere üye olmağı isteyen memleketlerin taleplerini tetkike memur ve 11 millet delegelerinden mü­teşekkil konsey nezüinde desteklemeği reddetmiştir.

— Lake Success :

Pakistan Dışişleri Bakanı, Hindistan'ı Keşmir ihtilâfını uzatmak istemekle suç­landırmış ve Hindistan'ın Güvenlik Kon­seyine üye olması aleyhinde oy vereceği­ni, çünkü konseyce incelenmekte olan bir ihtilâfa dahil bir memleketin konseye kabulünün kanunsuz olacağını söylemiş­tir.

15Eylül 1949

—LakeSuccess :

Atom enerjisi kor.usyonu daimi üyeleri olan Birleşik Amerika, Sovyet Rusya, Fransa, İngiltere, Çin ve Kanada dün öğ­leden sonra toplanarak, görüş teatilerin­de bulunmuşlardır. Temsilciler atom enerjisi komisyonunun çalışmalarını ye­niden mümkün kılacak bir anlaşma ze­mini bulunup bulunmayacağı keyfiyetini araştırmağa devam etmişlerdir.

16Eyiûl 1949

—Lake Success :

Geçen sene vazife esnasında kateailerı Birleşmiş Milletler Fiîistin arabulucusu Kont Folke Bemadotte'un hatırasını ebe­dileştirmek İçin bugün öğleden sonra Ge­nel Sekreter Trygve Lie tarafından top­lantı salonuna bir levha asılacaktır.

Bu münasebetle Güvenlik Konseyinin şimdiki Başkam Sir Alexandre Cadogan, Birleşmiş " Milletlerdeki İsveç Temsilcisi Svengrafstrom ve Bemadotte'un yerine geçen Raîphe Bunche kısa konuşmalar yapacaklardır.

—Lake Success :

Birleşmiş Milletler Yugoslavya Delegesi Jesa Vilfan bugün Birleşmiş Milletler Genel Sekreterine, Yunan hükümet kuv­vetlerinin 21,2,30,31 Ağustos ve 3""Eylül'de 13 defa yeniden Yugoslav hududları île hava alanına tecavüz ettiklerini bildir­miştir. Vilfan Yugoslav tapraklarma Yu­nan bombaları düştüğü, Yunan askerle­rinin hudud karakollarına ateş edip hu­dudu aştıkları hakkında bir çok hadiseler de zikretmiştir.

Vilfan bu beyanatın Birleşmiş Milletler üyelerineverilmesiniistemiştir.

17Eylül 1949

—Lake Success :

Güvenlik Konseyi dün Rusya ve Ukran-ya'nın müstenkif kaldıkları bir oturum neticesinde 9 oyla Kanada'nın teklifini tasvibetmiştir.

Kanada bu teklifinde atom komisyonu'-nun vardığı neticeden Asambileyi haber-

dar ederek bir anlaşmaya varmak im­kânsızlığı karşısında bu komisyonun ça­lışmalarına nihayet verilmesini istemek­tedir.

18 Eylül 1949

— LakeSuccess :

59 millete mensup 300 e yakın delegenin iştirak edeceği Birleşmiş Milletlerin dör­düncü Genel Kurul toplantısı Salı günü burada açılacaktır. Bu delegeler, çoğu kendilerine yabancı gelmiyecek olan şu esas meselelerle karşılaşacaklardır :

-Eskİ italyan sömürgelerinin mukad­deratı.

- Yunanistan ve iç savaş.

-Endonezya ve Hollanda.

4.- Kardinal Mindszenty ile kiliseye men­sup diğer yüksek şahsiyetlerin yargılan­masında Bulgaristan, Macaristan ve Ro­manya taarfmdan barış antlaşmasının in­san haklarıyle İlgili hükümlerine aykırı hareket edilmiş olduğu yolundaki itti-ham.

-Gerikalmışmemleketlereyardim.

-Kudüs'ünmilletlerarasıhalegetiril­mesi, mukaddes yerlerinin korunması veFilistin mültecilerinin doğurduğu mesele.

- Kore ve Rusya tarafından destekle­nen Kuzey Kore hükümetiyleBirleşikAmerikatarafındandesteklenenGüneyKorehükümeti arasındakianlaşmazlık.

- Genel silahsızlanmaya doğru bir adımteşkiledecekolansilahsayımıhakkın­
daki plân.

-Atom silahlarının kontrolü ve imâli­nin yasak edilmesine dair olan plân üze­
rinde Batı ile Doğu bir anlaşmaya vara­mamaları.

10- Güvenlik Konseyinde veto hakkınınkullanılmasını cezrî bir şekilde tehdit et­
mek maksadiyle Birleşmiş Milletler Ana­yasasınıtekrargözden geçirmeküzerebir toplantı yapılması hakkındaArjantintarafından ileri sürülen teklif.

1 - Haberalma ve Basın Hürriyeti hak­kında bir mukavelenamenin kaleme alın­ması.

12 - .Dünyanın muhtelif yerlerinde bulu­nan Birleşmiş Milletlere mensup heyet­lerin müdafaasıyla görevlendirilecek bir Bileşmiş Milletler muhafız kuvvetinin teşkili.

13 - Güney Batı Afrika ve bu bölgenin Güney Afrika Birliği taarfmdan ilhak olunması tehlikesi.

Filipin Delegesi Carlos Romulo'nun' Genel Kurul Başkanlığına seçileceğine muhak­kak gözüyle bakılmaktadır.

Bundan başka Güvenlik Konseyinde müddetleri dolan üyelerden Arjantin, Kanada ve Ukranya yerine başka üç mil­letin temsilcileri seçilecektir. Bunların Ekvator ve Hindistan'la Çekoslovakya veya beyaz Rusya'dan birinin delegeleri olacağı katiyetle tahmin edilmektedir. Ayrıca iktisadî ve Sosyal Konsey için 6 Üye, vesayet konseyi içinde 3 üye seçil­mesi gerekmekledir.

Genel olarak delegeler bu dördüncü Ge­nel Kurul toplantısının verimli olacağını zannetmektedirler.

—Washington :

Amerika hükmeti, Birleşmiş Milletler Kore Komisyonunun, yeni teşkil edilen Güney Kore Cumhuriyetini Ruslar tara­fından idare edilen Kuzey Kore'den ge­lebilecek bir komünist taarruzundan ko­rumak için bir gözcü grupu sıfatile vazi­fesine devam etmesini Genel Kurula tek­lif edecektir.

20 Eylül 1949

FlushingMeadows :

Tito - Kominform anlaşmazlığı Birleşmiş Milletler, dördüncü devresi açılışının belli başlı hadiselerinden birini teşkil et­miştir. Yugoslav delegasyonu Kurul Başkanı ve komisyon başkanları seçim­leri sırasında boş oylar vermiştir.

Sovyet bloku ise başkanlıklar için adet dahi göstermişti. Yugoslavya'nın hareke­ti neticesinde Genel Kurul Başkanlığı adayı Çekoslovakya Dışişleri Bakanı Vladmir Olementis ancak 5 oy alabilmiş­tir. Siyasî ve iktisadi komisyonlar baş­kanlıklarına gösterilen diğer Sovyet adayları da aynı miktar oy almışlardır. Diğer taraftan Genel Kurulun ilk top­lantısında Flushing Meadows'ta hüküm süren hava, Romulo için hayırlı olmuştur.

Libya'nın istikbali hakkında da İngiltere ve Birleşik Amerika'nın müşterek düşün­celeri vr.rdir.

Bingazrnin yeni anayasası hükümlerine göre Arapça ve ingilizce resmî dil olarak tanınacaktır. Trablus'taki İtalyanların menfatîerini korumak lâzım gelirse Fran­sa'nın Fizan'da resmi dil olarak kendi di­lini intihap etmesi karşısında İtalyancayı da resmî dil olarak tanımamak güç ola­caktır.

Bingazi parasına gelince bu, Mısır lirası­na istinat etmektedir.

İşte Libya'nın bağımsızlık ve birliği yo­lunda karşılaşılan güçlüklerden bazıları bunlardır.

24 Eylül 1949

— Londra :

Birleşmiş Milletler nezdindeki basın mu­habirleri, Vişinsky tarafından dünkü nut­kunda ileri sürülen sulh tekliflerinin de­legeler tarafından ihtiyatla karşılandığı­nı bildirmektedirler.

Muhabirlere göre, Sovyetler Birliği ta­rafından ileri sürülen " arzularla M. Vi-şînski'nin demecinin diğer kısımları ara­sında büyük farklar bulunmaktadır. Sovyetler Birliğinin Yunanistan, Kore meselelerile atom enerjisinin milletler­arası kontrola tâbi tutulması meselesin­deki noktai nazarının değişmediğini gös­terir emareler mevcut olduğuna işaret olunmaktadır. — Washington:

Sovyet atom infilâkinin Başkan Trurnan tarafından haber verilmesi üzerine bunun ilk tepkisi şu olmuştur : Atom sırrının İngiltere ve Kanada'ya bil­dirilmesi hususundaki muhalefet hemen ortadan kalkmıştır.

Ayan Demokrat Lideri Lucas bu sahada artık, işbirliğinin sağlanacağını söylemiş­tir.

Lucas'nın bu mütaleasma iştirak eden ÂvanüyeleriarasındabulunanRussel

şunu da ilâve etmiştir ; atom bombası­nın imâli yine Amerrka;da teksif edilme­lidir. Çünkü Amerika en uzak memleket­tir.

Flushing Meadows :

Birleşmiş Milletler Kurulu Pazartesi gü­nü tekrar toplanacaktır. Umumî müzake­relerin o gün bitmesi bekleniyor.

Yugoslavya'nın Güvenlik Konseyine se­çilmesi meselesi de gelecek hafta bahis mevzuu olacaktır. Güney Amerika dele­gelerinin Yugoslav adaylığına olan müza­heretleri gitgide kuvvetlenmektedir. Amerika da Yugoslavya'nın seçilmesine taraftardır. Ancak, şimdiye kadar kesin bir vaziyet almışdeğildir.

25Eylül 1949

Flushing Meadows :

Yugoslavya Dışişleri Bakanı Kardelj. ya­rın Genel Kurul toplantısında söz alacak ilk hatip olacaktır. Haraketleri yakından takip edilen Yugoslavya Murahhas He­yeti Başkanının, Sovyet Rusya'nın peyk­lerinden birkıe tahsis edilmiş bir mevki olan Emniyet Konseyi azalığma memle­ketininamzetgöstermesimümkündür.

26Eylül 1949

Flushing Meadows :

Yugoslav Dışişleri Bakanı Edvard Kar-deli bu sabah Birleşmiş Milletler kürsü­sünden konuşarak Yugoslavya'nın hangi sebeplerden dolayı Sovyet bloku devlet­leriarasındanayrıldığınıaçıklıyacaktır.

Nevyork :

Yugoslav Dışişleri Bakan yardımcısı Bebler dün verdiği bir demeçte Birleş­miş Milletler Assamlesinde reyler veri­lirken Yugoslavya'nın takındığı hareket hattınıizahetmiştir.

Bebler, Yugoslavya'nın Assamlede Sov­yet namzedi lehinde rey vermediğini, çünkü Sovyet delege heyetinin Yugoslav­ya'ya karşı umumiyetle hasmane durum takındığını söylemiş, bununlp beraber bunun, gündemin muhtelif meseleleri hakkında iki memleket arasında muta­bakat mevcut bulunmadığı manasına gelmiveceğini ilâveetmiştir.

12 Eylül 1949

—Londra :

Telaviv Radyosunun dün bildirdiğine gö­re, Kudüs Belediye Meclisi, şehrin tam bir İsrail rejiminden başka hiçbir rejim kabul etmiyeceğini bir kere daha teyid eden bir takriri oybirliği ile kabul et­miştir.

Londra:

News Chronicle gazetesinin yazdığına gö­re, İsrail, iki denizde hareket edebilecek bir harp filosuna sahip olmuştur, korvet­lerle birkaç torpitodan ibaret olan bu fi­lonun üssü Kızıl Denizde Akabe Körfe­zinde Kuzey ucudur. Bu üssün kurulma­sına gerekli malzemeSüveyş Kanalıİsrailden çıkacak veya İsraile gelecek her şeye kapalı olduğundan kara yolu ile ge-1 tirtilmiştir.

14 Eyîûl 1949

— Kahire :

Mısır Dışişleri Bakanlığı sözcüsü, Ku­düs'ün milletlerarası bir rejime tâbi tu­tulmasını esas itibariyle Mısır'ın kabul etmekte olduğunu bildirmiştir.

Hatırlarda olduğu üzere Birleşmiş Mil­letler Filistin ara bulma komisyonu, Ku­düs'te milletlerarası bir idare kurulma­sını tavsiye etmiş ve İsrail makamları bunu kabul edemiyeceklerini bildirmiş­lerdi.


P. T. T. BakanıSchubert,

İaşeBakanıNiklas.

Alman Birliği BakanıJacob Kaiser,

ÇalışmaBakanıStorch,

MültecilerBakanıLukasheck,

Yeni hükümetin takdimi ve yemin ede­bilmesi için parlemento, bugün saat 14 te toplanmıştır. Bugün hükümet programı okunacak ve bu husustaki, tartışmalara yarın başlanacaktır.

—Bonn ;

Federal meclis oturumunun açılmasından sonra hükümetin beyannamesini okuyan Adenauer, müttefik yüksek komiserleri­nin, Federal Alman Hükûmetile istişare etmeden Almanya için hiçbir dış siyaset tedbiri almıyaeakları ümidinde olduğunu söylemiştir.

Adenauer'in ayrıca belirttiğine göre dış münasebetleri tanzim etmek üzere baş­bakanlığa bağlı bir sekreterlik kurul­muştur.

21EylûI 1949

—Bonn :

İşgal statüsünün resmen yürürlüğe gir­mesi münasebetile bugün yapılan töreni müteakib Almanya'da yüksek idareyi elinde tutacak Ali Müttefik Komisyonu kurulmuştur.

Bu münasebetle yeni Başbakan Adena­uer, İngiliz Amerikan ve Fransız yüksek komiserlerini ziyaretle kendi başkanlı­ğında yeni hükümetin teşekkül etmiş ol­duğunu resmen bildirmiştir.

—Bonn:

Batı Almanya'daki müttefikler arası as­kerî hükümet resmen sona ermiştir, in­giliz, Fransız ve Amerikan askerî valile­ri yüksek komiser namını almışlar ve Ba­tı Almanya'nın idaresi dün Federal Ai~ man Parlamentosu huzurunda yemin et­miş olan 14 Bakana tevdi edilmiştir. Ye­ni Başbakan Dr. Adenauer bu sabah as­kerî valileri ziyaret etmiş ve kendilerine işgal statüsünün yürürlüğegirdiğini ve

Alman Federal Parlamentosunun teşek­kül ettiğini bildirmiştir.

—Bonn :

Alman Federal Hükümetinin ilk kabul toplantısı bugün saat 18 de Başbakanlık merkezi olan Koenig Muzeum'da Başba­kan Konrad Adenaur'm başkanlığında yapılacaktır.

Alman hükümeti ingiliz devalüasyonu neticesinde husule gelen durumu tetkik edecektir.

Deutscherbank umum müdürü Bernhard toplantıda hazır bulunacaktır. İyi haber alan çevrelere göre Markin Rayici hak­kında bu akşam hiçbir karar alınamaya­caktır. Bu hususta karar almak, ilgili müttefik teşkilâtına ait bulunmaktadır. Diğer taraftan Alman ve müttefik malî eksperleri bu hususta tetkiklerde bulun­maküzerebirtoplantıaktetmişlerdir.

Bazı malî çevrelere göre, Markın yüzde yirmi nisbetinde devalüe edileceği sanıl­maktadır.

—Bonn :

Batı Almanyada bugün resmen teşekkül eden yüksek müttefik komisyonu tara­fından kabul edilen kanunlardan biri Alman'ları her hangi b:r üniforma nişan, alâmet Wermacht veya Nazi Partisi va buna bağlı nazi teşkillerinin nişan ve ma­dalyalarını taşımaktan menetmektedir. Bu kanun hükümlerine aykırı olarak ha­reket edecek Alman'lar beş seneye kadar hapis ve 25 bin markı geçen para cezası­na çarpılacaklardır.

—Bonn:

Alman Federal Kabinesi ingiliz Lirası ve sair paraların devalüasyona tabi tutulması neticesinde Markın vaziyetini tetkik etmek üzere bu akşam ilk defa olarak bir toplantı yapmıştır.

Bir buçuk saat süren bu toplantıdan son­ra öğrenildiğine göre, bakanlar, markın, diğer memleketler paralarının devalüas­yona tabi tutulmasından husule gelen şartlara göre ayarlanması ihtimali üze­rindegörüşmelerdebulunmuşlardır.

22 Eylül 1949

—Bonn:

iyi haber alan kaynaklardan Öğrenildiğine göre, Markın düşürülmesi hakkındaki karar ya bugün akşam üstü veya yarm veri­lecektir.

Bu devalüasyonun nispeti hakkında tam bir ketumiyet muhafazaedilmektedir.

23 Eylül 1949

— Bonn :

Alman Federal Hükümeti bu sabah Mar-kın düşürülmesi meselesini görüşmek üzere toplanmıştır.

Bir saatlik müzakerelerden sonra bakanlar kurulu toplantısı hiçbir karar almadan sona ermiş ve tebliğ yayınlanmamıştır. Yetkili müttefik çevrelerinde, işgal devlet­leri hükümetlerinin diğer Avrupa hükü­metleri ile yaptıkları istişareler henüz bitmediğinden kararın yarından evvel ve­rilmeyeceği zannedilmektedir.

28 Eylû 1949

— Londra :

Alman fabrikalarının sökülmesi meselesini yorumlayan Times gazetesi, sökülecek fabrikaların çoğunun İngiliz bölgesinde bulunduğunu ve bu yüzden Alman pro­pagandasının taarruzlarına en fazla Büyük Britanyanm maruz kaldığını belirtmekte­dir.Gazeteezcümleşöyle yazmaktadır :

Fabrikaların sökülmesine devam etmek kararı İngiliz,. Fransız ve Birleşik Amerika hükümetlerincemüşterekenalınmıştır.

Bu, İngilterenin tek başına verdiği bir ka­rar değildir. Şayet Birleşik Amerika ve Fransa hükümetleri hakikaten göründükleri gibi fabrikaların sökülmesine devam etmek niyetinde iseler, bu kararlarını Amerika hükümetlerince müştereken tatbik hususunda, sözleriyle ve hareketle­riyle ingilterenin yanında yer almaya da­vet edilmelidir.

—Frankfurt:
30 Eylül 1949

Batı Almanya hükümetleriyle Sovyet böl-sî arasında ticaret anlaşması akdetmek ürere yapılan müzakereler inkıtaa uğra­mıştır. Doğu Bölgesi iktisat komisyonuna mensup delegeler talimat almak üzere Berlin'e dönmüşlerdir.

İyi haber alan çevrelerde sanıldığına göre bu anlaşmaya Berlinin de dahil edilmesi hususu, son dakikada güçlük yaratmıştır.

—Londra:

Londra'da iyi haber alan bir kaynaktan öğrenildiğine göre Batı Almanya Müttefik Yüksek Komiserleri, Frankfurt'taki Joınt Export Import Agency Jeîa müessesesini ilgaya karar vermişlerdir. Bu müessese yerini Dış Ticaret Komitesi adlı temamen Almanlara ait bir teşkilata bırakacaktır. Komite, (Jeia) nın halledilmemiş işlerini tasfiye ile de vazifelidir. Bu tedbirlerin neticelerinden biri, Dr. Adenauer'in idare­sindeki Alman Hükümetinin, Birleşik Amerika ile Marshall Pânına dair iki taraflı bir anlaşma imzalanması ve bu su­retle Avrupa kalkınma programının bütün haklara sahip bir üyesi olmasıdır.

Bu kadar ileri gitmiyen gazateler ise or­tada müsbet bir iş göremiyorlar. Hani ne oldu, diyorlar? Filhakika, olmuş bir şey gösterilemez. Fakat resmî makamlar, usulü dairesinde, nikbin ve memnun -

rünüyorlar. Daha müzakereler başlarken Mösyö Herriot «bir çocuk büe doğarken tehlike geçirebilir» diyerek Konseyden birdenbire büyük şeyler beklenmemesine fikirleri hazırlamıştı. Toplantı nihayet bulduğu zamany Konsey Reisi Mösyö Spaak ise yaptıkları işi tebrike şayan gördü. «Mecîis bir akademi halinde kal­madı, bir parlâmento taslağı oldu» dedi.


4 Eylül 1949

— Londra :

Sunday Experss gazetesi İngiliz Ameri­kan iktisadî münasebetleri ve dolar buh­ranı hakkında şunları yazmaktadır : Milletlerarası ticaretin üçte ikisi sterlin esası üzerine cereyan etmekte idi. İnigl-tere, sömürgeler ve ingiliz milletleri ca­miasının ticarî ve iktisadî durumunu in­kişaf ettirmek suretiyle bu vaziyeti iade­ye çalışmalıdır. İngiltere bunda muvaf­fak olduğu takdirde dünyaya çökmüş olan harp tehlikesi bertaraf edilmiş olur. Dünyanın her tarafında toprağı bulunan İngiliz milletler camiası bir müstevlinin hücuma cesaret edemiyeceği kadar kuv­vetlenebilir.

Reynold News de şöyle demektedir: Amerika ile Avrupa arasındaki iktisadî münasebetlerde görülen muvazenesizlik, yarım asırdan fazla bir zamandan beri kendini göstermiş olan vaktiyle Avrupa sanayii için ham madde kaynağından başka bir şey olmayan Amerika'yı dün­yanın en büyük sanayi memleketi haline getiren temayüllerin neticesidir. Bu du­rumu önleyecek uzun vadeli bir hal ça­resi bulununcaya kadar Marşhall Plânı veya Ödünç verme veya kiralama sistemi gibi tedbirlere başvurmak zarureti var­dır. Bu tedbirler İngiltere ve diğer Avru­pa devletlerine olduğu kadar Amerika'ya da faydalıdır. Amerika, böyle bir hal tar­zını kabul etmediği takdirde ingiltere, gerek, ingiliz milletleri camiası ve sö­mürgeleri ile gerek Avrupa ile olan ti­caretini teksif etmelidir.

18 Eylül 1949

— Londra:

Devalüasyonyapıldığıtakdirde, İngiliz lirası kıymetinin 3 dolar 25 sent olarak

tesbit edileceği bildiriliyor. Sterling'in şimdiki kıymeti 4 dolar 3 senttir.

—Londra:

İngiliz Maliye Bakanı Sir Stafford Cripps bugün saat 11.45 te Londra Radyosunda yaptığı konuşmada İngiliz lirasının kıy­metinin 4.03 dolardan 2.0 dolara düşü­rüldüğünü ve altın fiatlarmm da buna göreayarlandığını bildirmiştir.

Radyo spikeri Fransız borsasının da Pa­zartesi günü kapalı olacağını söylemiştir. Bbc radyosuna göre, Fransa, Hollanda, Kanada, Güney Afrika, Danimarka ve Mısır da çok mühim resmî tebliğler neş­redeceklerdir.

20 Eylül 1949

Londra :

Bu sabah devalüasyon neticesinde Lon­dra borsası fiyatlarda bir yükselme kay­detmiştir. Başbakan hükümetin karşılaş­mış olduğu siyasî ve iktisadî buhranı in­celemek üzere parlamentoyu toplantıya davete hazırlanmaktadır. Sir Stafford Cripps hükümette derhal bir tasarruf mücadelesine bağlıyacaktır. İdarî masraf­larda yapılacak kısıntılar derhal yürür­lüğegirecektir.

Sterlin fiyatının düşürülmesi İşinde işçi hükümete hücuma hazırlanan muhafa­zakarlara komünistlerde katılmaktadır. Komünist Partisi, paranın kıymetinin düşürülmesine mukabil gündeliklerde 'yüzde 10 veya 15 bir arttırma yapılması­nı istemek suretiyle hükümetin iktisadî siyasetinin esasına hücum etmektedir,

—Londra :

İngiliz lirasının kıymetten düşürülmesi hadisesinin hersahada yarattığı tesir o

derece kuvvetlidir ki bu sabahki Londra basını bunun ehemmiyeti ve mahiyetinin şümulü bahsinde tereddüdlü görülmek­tedir.

Muhafazakâr gazeteler devalüasyon ka­rarını, siyasî ve içtimaî ehemmiyeti iti-barile gerek parlamentonun toplantıya daveti ve gerek demiryolu işçilerinin yer yer grev kararı bakımından büyük baş­lıklarla mütalaa ederken solcu basın, Maliye Bakanı Sir Stafford Cripps'in «li­ranın ayarlanması» adını vermeği tercih ettiği karar etrafındaki dünkü teknik "izahatınıyayınlamaktadır.

21 Eylül 1949

—Londra :

İngiliz lirasının devalüasyonundan sonra İngiltere'de geçim seviyesinde ilk artma, Maliye Bakanın tahmininden bir hafta evvel yani gelecek Pazar günü görüle­cektir. Bu artış ekmek fiatiarı üzerinde olacaktır.

—Londra :

ingiltere, barış andlaşmalarmı ihlâl et­tikleri hususunda Bulgaristan, Macaristan ve Romanya'ya Birleşik Amerika tara­fından yapılan ithamlara bir nota ile iş­tirak etmiştir.

ingiliz notasında belirtildiğine göre, Rus­ya ve adı geçen üç hükümet bir ihlâl aşikâr olduğu zaman barış andlaşmaları Itükümlerinin tatbik edilmesini kabul et­memişlerdir, ingiliz notasının metni aşa­ğıdadır :

ingiliz hükümeti bu ihlâl meselesini as­kıda bırakamıyacağı cihetle hükümetin bu meselede ilk atacağı adım, bu üç mem leketi Genel Kurula vererek bunların in­san haklarına ve esas hürriyete riayet etmediklerini isbat etmek olacaktır.

ingiliz hükümeti ile Birleşik Amerika hü­kümeti 1 Ağustos'ta ilgili 3 devlete no­talar vererek, barış andlaşmalarmda be­lirtildiği üzere, bu üç memlekete and-laşmalarda yazılı insan haklarına müteal­lik hükümleri ihlâl eyledikleri hususun­da yapılan ithamları incelemek için bîr komisyon tayininde kendilerine iltihak «tmeleriniistemişlerdir.


—Londra :

Sir StaffcrJ Cripps, sendikalar Genel Konseyine devalüasyon hakkında istemiş olduğu izahatı vermek için Pazartesi gü­nü bu teşekküle mensub bir heyeti ka­bul etmeğe razı olmuştur.

22Eyîûl 1949

—Londra :

ingiliz kabinesi bu sabah toplanarak Sir Stafford Cripps'in Washington müzake­releri hakkındaki raporunu dinlemiş ve parlamentonun toplantıya çağrılması hu­susundaki muhalefet teklifini incelemiş­tir. Kabine ingiliz lirasının devalüasyo­nundan doğan durumu da müzakere et­miştir.

23Eylül 1949

—Londra :

İngiliz basınının bugün yazdığına göre, ingiliz lirasının devalüasyonundanberi dövizi kuvvetli olan memleketlerde İn­giliz mallarının satışı artmıştır. Şimdi birçok Amerikan mağazaları yüzde 24 tenzilâtlıİngilizmallarısatmaktadır.

—Londra :

Sovyet Rusya'daki atom infilâkına dair ingiltere hükümetinin elinde delil bu­lunduğunu bildiren resmî tebliğde ez­cümle şöyle denilmektedir :

Atom enerjisi ilk defa olarak istihsal edildiği gündenberi bu yeni kuvvetin başka milletler tarafından da inkişaf et­tirilmesine intizar ediyorduk. 1945 sene­sinin Kasım ayında Birleşik Amerika Cumhurbaşkanile Kanada ve İngiltere Başbakanları tarafından yayınlanan üç­lü beyannamede, hiçbir milletin atom inhisrmı elinde tutmıyacağı belirtilmişti. Son hadiseler, atom enerjisinin bilfiil milletlerarası bir kontrole tâbi tutulması lüzumunu bir kere daha meydana koy­maktadır.

—Londra :

Rusya'nın atom bombasına sahip olduğu­nu iri harflerle bildiren gazetelerin son baskıları halk tarafından Londra sokak­larındakapışılmaktadır.Bununlabera-

ber resmî şahsiyetler, bu akşam Başba­kanlık tarafından yayınlanan tebliğ ha­ricinde tek kelime dahi söylememektedir­ler. Siyasî liderler ise bu hadisenin şü­mulünü müzakere etmektedirler. Londra'm ekseriyetle iyi haber alan çev­releri, atom tartışmaları pek yakında bağlıyacağına göre bu haberi vermek için seçilenzamanüzerindedurmaktadırlar.

27 Eylül 1949

—Londra:

ingiliz Parlamentosunun iki meclisi, sterlinin kıymetten düşürülmesi ve Va-şington görüşmeleri hakkında müzakere­de bulunmak üzre bu sabah toplanmış­lardır.

—Londra :

İngiltere Maliye Bakanı Sir Staffird Cripps bugün, ingiliz lirasının devalüas­yonu ve hükümetin umumi mahiyette iktisadi siyasetine ait olarak Avam Kama­rasında başlayan müzakereleri açmış ve-beyanatısırasında, İngiltere'ninsterlini

kıymetten düşürmekle, gerekli tedbirleri, almak yolunda göstereceği azimle güç­lükleri yenebilecek duruma girmek im­kânını bulacağını söylemiştir.

30 Eylül 1949

—Londra:

Atlantik Askeri Komisyonunun kurulma­sından sonra, ingiliz Amerikan Genel Kurmay Başkanları Komisyonunun lağ-vedildiğini Savunma Bakanlığı teyid et­mektedir.

—Londra :

Sterlin devalüasyonu ve hükümetin si­yaseti hakkında cereyan eden müzakere­ler sonunda Avam Kamarası 5 e karşt 342 oyla hükümete güvenini bildirmiştir-

2 Eylül 1949

—Roma :

Ücretlerin arttırılması için yapılan gö­rüşmelerin neticesiz kalması üzerine te­lefon şirketi işçi federasyonu, Cumartesi sabahından itibaren grev yapmağa karar vermiştir.

5 Eylül 1949

—Milano :

Bugün Milano'da endüstri bölgesinde po­lis ve komünist işçileri arasında büyük bir çarpışma olmuştur. Çarpışmaya zırh­lı otomobiller de iştirak etmiştir. Öğle­den sonra başlayan bu karışıkrık esna­sında bir polisin ve iki işçinin Öldüğü henüz teyid edilmemiş olan haberlerden Öğrenilmiştir.

10 Eylül 1949

—Palermo :

Gazetelerin tahrik saydıkları Sicilya is­tiklâl hareketi, parlamento Grupu üçlü İcra Komitesi, yayınladığı tebliğde hay-dud Guiiiano'yu, Sicilya istiklâlinin çok temiz kahramanı olarak tavsif etmekte­dir.

Adı geçen tebliğ, Guiliano'ya kardeşçe tesanüdhislerinibelirtmektevemahallî

meclis saylavı Concetto Gallo'nun meclis dokunulmazlığının kaldırılmasına karşı koymaktadır.

Tebliğ, bu saylavın polise karşı girişilen harekete iştirak ettiği için takibata uğra­dığı zaman merkezin meclis dokunulmaz­lığının ileri sürülemeyeceğini, çünkü mensubu olduğu meclisin muhtar olmak­la beraber egemen olmadığını bildirdiği­ni hatırlatmaktadır.

12 Eylül 1949

—Roma :

Deniz işçileri grevinin büyümesi yüzün­den binlerce yolcu İtalyan limanlarında kalmıştır.

Armatörlerle birlik başkanlarının görüş­meleri, hükümetin tavassut teşebbüsüne rağmen hiç bir netice vermemiştir.

Deniz Ticareti Bakanı dün, grevin siyasî sebepleryüzündençıktığını söylemiştir.

—Milano :

Milletlerarası ilk televizyon sergisi dün Milano'da açılmıştır. Televizyon sahasın­da Fransa ve Amerika'da elde edilen son gelişmelerin de teşhir edildiği bu sergiyi tertip eden italyan, sergi sonunda kendi televizyon şebekesi için ingiliz, Ameri­ka ve Fransız sistemleri arasında hangi­sini kabul edeceğine karar verecektir.

14Eylül 1949

Trieste:

İtalyan siyasi partilerini Trieste'nin İtal­ya'ya ilhakı lehinde yarın açık havada yapacakları nümayiş müttefik askeri hü­kümet taarfmdan menedilmiştir.

15Eylül 1949

—Napoli:

Napoli civarında Pouzzole kiliselerinden birinde ilâhiler okunmakta olan komü­nistler silahlı polisler tarafından dışarı atılmışlardır. Komünistler kilise papazı­nı kovduktan sonra ölen bir arkadaşları­na cenaze merasimi yapmakta idiler.

Papaz, kızıl bayraklarla, cenaze alayının geldiğini görünce kapıları tahkim etmiş, fakatkomünistleryankapıyıkırmışlar, ölünün etrafında mumlar yakmışlar, org Çalmışlar ve bir çarpışma sonunda dışarı atılmcayakadarmerasimyapmışlardır.

16 Eylül 1949

—Roma :

Dün bildirildiğine göre Rumen hüküme­tinin çalışmalarına müsaade etmemesi üzerine italya Romanya'dakî iki konso­loshanesini kapamağa karar vermiştir. Bir İtalyan sözcüsü, Milano'daki Rumen konsoloshanesinin de kapanacağım bildir­miştir.

—Roma :

İtalyan Başbakanı De Gasperi, grevci va­pur mürettebatını belki de zorla vapur­lardan çıkarmak lâzımgeleceğini söyle­miştir. Sekiz gündenberi bütün italyan limanları felce uğramıştır.

20 Eylül 1949

— Roma:

Başbakan De Gasperi dün akşam Maliye Bakanı Vannom ile müzakerede bulun­muştur.

Gazetecilerin suallerine cevap veren Baş­bakan demistirki:

«Sterlinin kıymetten düşürülmesinin hu­sule getirmesi lâzım gelen sarsıntının İtalya'da da tepkiler yaratmaması imkân­sızdı. Maamafih, piyasa mütesanit oldu­ğunu göstermiştir. Bizim durumumuz bü­yük Britanya'nmkinden başkadır.

— Roma :

Başbakan De Gasperi bugün Maliye Ba­kanı Varroni, Dış Ticaret Bakanı Berton, Maliye Bakan yardımcısı Malvestitu ile görüşmüştür. İngiliz devalüasyonunun dünyada yaratmış olduğu durum bahis mevzuu edilmiştir.

2Eylül 1949

—Londra :

Macar İşçi Partisi merkez kurulu tara­fından dün yayınlanan bir tebliğde, iş­çiler arasında müşahede edilen çalışma is­teksizliğinin, Devletin iktisadi plânının tahakkukunu geciktirdiği bildirilmekte­dir. Dün bir konuşma yapan Macar Ko-minist Partisi şefi ve Başkanı yardımcısı Rakoşi, işçiler arasındaki disiplinsizliği tenkit etmiş ve buna mutlaka bir son ve­rileceğinibelirtmiştir.

3Eylül 1949

—Budapeşte :

Macar işç Partisi Merkez Komitesi, istih­salin azalmasını önlemek için işçilere randmanlarını arttırmaları lâzım gel­diğini bildirmiştir. Partinin Sekreteri Matyas Rakoşi yaptığı bîr demeçte ko­münist rejimi altında idari makamlara getirilmiş olan eski işçilerin arkadaşları arasında disiplin tesis edemediklerini söylemiştir.

9 Eylül 1949

—Budapeşte :

Son zamanlarda Macar Dışişleri Bakan­lığında bulunmuş ve vezifesinden azle­dilmiş olan Macar komünist liderlerin­den Laszlo Rajk'm 16 Eylûl'de suç ortak­ları ile birlikte duruşmasının yapılacağı Macar hükümeti tarafından bildirilmek­tedir.

15 Eylül 1949

—Budapeşte:

Eski Bakanlardan Rajk ile başlıca 7 suç ortağının muhakemesi yarın sabah saat 9 da başlıyacaktır.

17 Eylül 1949

—Budapeşte:

Rajk ve suç ortaklarına ait davanın ikin­ci günü oturumu bu sabah mahalli saatle 9,05 de başlanmıştır. Halk Mahkemesi baş­kanı Üanko savcının ve bu müdafaa avukatlarının suçludan bir soracakları olup olmadığını öğrenmek istemiş ve iki taraf da böyle bir niyetleri bulunmadığı cevabını vermiştir.

Bundan softra, Rajk'm suç ortaklarından Macar Ordusu Eski Umumi Müfettişi Ge­neral Plaffey'nin sorgusu yapılmıştır. General şahsına tevcih olunan suçları ka­bul ettiğini söylemiş ve uzun "boylu iza­hat vererek Yugoslavya hesabına çalış­mış olduğunu ilave eylemiştir. Plaffey ile Rajk'm mahkemede yüzleşti-rilmesini müteakip Yugoslavya'nın Buda­peşte eski maslahatgüzarı Lazare Bran-kov'un isticvabına geçilmiş ve bu suçlu da kendisine atfolunan suçları kabul et­miştir. Brancov, 1948 Ekim ayında Yu­goslavya'ya gittiği sırada Dışişleri Baka­nı Rankovitch'in, Batılıların Titoyu tat­makta olduğu hususunda kendisine temi­nat ve Budapeşte'deki Anglo-Saksonlar-la teması sağlamak üzere talimat vermiş olduğunu söylemiştir. Muhakemeye öğ­leden sonra devam edilmiştir.

19 Eylül 1949

—Budapeşte:

Vatana ihanet suçu ile sanık olarak eski Dışişleri Bakanı Laszlo Rajk ile yargıla­nan doktor Tibdor Szonyi suçlu olduğu­nu bildirmiş ve komünist hükümetini de­virmek için hazırlanan suykastı Ameri­kalıların oynadıklarını iddia ettiği rol hakkında izahat vermiştir. Sekiz suçlu­dan dördüncüsü olan Szonyi 1944 de Is-

viçrede bulunduğu sırada Amerikan stra­tejik servisinin müdürü. Allan Dulles ile .temasa geçtiğini söylemiş ve Dulles'itı Doğu Avrupa memleketlerinde çalıştır­mak üzere isviçre'deki gruplar arasından casuslar temin ettiğini sözlerine ilâve et­miştir.

26 Eylül 1949

— Budapeşte :

Macaristan hükümeti diplomat olsun ve­ya olmasın Budapeşte'deki Yugoslav mas­lahatgüzarlık personelinin24 saat içinde hudud dışına çıkarılmasına karar ver­miştir.

Yugoslav maslahatgüzarı Jeanovİç, bu tedbir dışında kalmıştır.

28 lylûl 1949

— Budapeşte :

Dün akşam Budapeşte'de Yugoslav tem­silcisi tarafından büyük Britanya, Birle­şik Amerika ve Sovyet Rusya temsilcile­rine verilen mektupta Macaristan'ın sulh anlaşmasını ihlâl ettiği ileri sürülmekte­dir.

Bu mektupda, Yugoslav hükümeti, Maca­ristan'ın 1948 Eylül'ündenberi sulh antl-laşması mucibince kendiisne ödenmesi gereken tamirat bedellerini vermediğini hatırlatmakta ve 3 devletten bu mesele­nin incelenmesini istemektedir.

8 Eylül 1949

—Prag :

Katolik kilisesine mensup iyi haber alan çevrelerden bildirildiğine göre, bu gece­den itibaren Çekoslovak katolik kilisesi hükümetin yeni teklif ettiği kiliseler ta­sarısına karşı büyük bir mücadeleye giri­şecektir.

12 Eylül 1949

—Prag:

Çek gizli poİisi Bagpiskopes Josef Oatoc-ha'm etrafına çok sıkı bir emniyet kor-

donu koymuştu. Polis bu kordonun baş piskoposun kendi emniyeti bakımından konduğunu iddia etmektedir.

Ayni zamanda kilise makamları Oloraouc

kilisesine mensup 60 papazın maaşlarının kesildiğini bildirmiştir.

19 Eylül 1949

— Prag:

Resmî Çekoslovak Haberer Ajansı Baş­piskopos Josef Mattocha'nm vatana hi-yanet suçundan dolayı on sene hapse mahkûm edildiğini bildirmiştir.

6 Eylül 1949

— Viyana :

«Wiener Montag» gazetesinin bildirdiği­ne göre Stalingrad'da esir edilen Alman askerlerinin yüzde 96 sı esarette ölmüş-lerdr. Aynı gazeteye göre sağkalan 8000 esir de Ruslar tarafından harp suçları ile töhmetlendirümektedir.

— Londra :

Kremlin tarafından takip edilen siyaseti yorumayan economist ezcümle şunları yazmaktadır :

Bütün dünyadaki komünist partileri, 1939 senesinde naziler tarafından ilân edilen harbinyıldönümümünasebetiyle «sulh

günü» adını verdikleri bir takım nüma­yişler tertip etmişlerdir. Komünist parti­leri hatta referandumlara da başvura­rak oy toplamağa da kalkışmışlardır. Acaba Kremlin, 3 Eylül 1939 da Hitler'le birlik olduğunu ve' bir kaç hafta sonra da Polonya'yı istilâ için birliklerine Al­man birlikleri ile müştereken hareket etmek emrini verdiğini dünyanın unuttu­ğunu mu sanıyor?

29 Eylül 1949

— Londra :

Moskova Radyosunun bildirdiğine göre, sovyet hükümeti bugün Rus - Yugoslav dostlukantlaşmasınıfeshetmiştir.

Daha şiddetli...

Yazan: Abidin Dav'er

16 Eylül 1949

FiÜbe Başkonsolosluğumuzun kapısını yı­kan bomba hâdisesi üzerine hükümetimi­zin Bulgaristana «şiddetli» bir nota ver­diği hakkındaki ajans haberini okuduk. Bu notanın metnini değil, bir hulâsasını neşreden Ajansın ona izafe ettiği «şiddet­li» vasfını bu hulâsada göremediğimizi söylemek mecburiyetindeyiz.

Türkiyeye ve Türklere karşı sönmez bir kin ve husumetle daima hattâ Birinci Dünya Harbinde müttefik olduğumuz ve yanyana harb ettiğimiz zaman dahî düş­man olan Bulgaristan'da hükümetler, re­jimler değişse de Türk düşmanlığı asla değişmez.

Bulgarista'nm bize karşı fırsat ve vesile ile gösterdiği düşmanlık karşısında «Bul-

gardan vefa, zehirden şifa» sözüne inan­mış bulunuyoruz. Hattâ zehirden şifa ge­lir de Bulgardan düşmanlıktan başka bir şey beklenemez. Bu vaziyet karşısında Anadolu Ajansının «şiddetli» dediği no­tamızın bu vasfa uygun olduğunu kabul etmek mümkün değildir. Bulgaristana karşı daha şiddetli davranmak zamanı gelmiştir.

Bulgaristandak i soydaşlarımızın, nasıl bir tazyik ve tethiş siyasetile imhalarına ça­lışıldığı da malûmdur. Geçenlerde yaz­dığımız bir yazıda, hükümetimizin Bir­leşmiş Milletler Teşkilâtı nezdinde pro­testoda bulunmasını rica etmiştik. Bomba hâdisesi münasebetile, her vakada yaptı­ğımız gibi bir protesto notası verdikten sonra,meseleyikapanmıştelâkkietmek gibi faydasızliğı ve neticesizliği tecrübe ile sabit olan bu yumuşak siyasetten vaz­geçmek lâzımdır. Hükümetimizden Bul­garistana karşı hakikaten şiddetli bir yol tutmasını istiyoruz.

14 Eylül 1949

—Atina :

Yunan Kiralı bugün radyo ile Yunan milletine bir hitabede bulunacaktır.

Yunan kabinesi dün gece yayınladığı bir demeçte, şayet Yunan toprakları, komşu memleketlerdeki üslerden gelen âsiler ta­rafından tekrar istilâ edilecek olursa Bir­leşmiş Milletler Anayasasının 51 inci maddesini ileri sürmek niyetinde olduğu­nu bildirmiştir.

Bu madde hücuma uğrayan bir memle­kete kendini müdafaa etmek hakkını ver­mektedir.

16 Eylû! 1949

—Atina :

Yunan hükümeti dün akşam idam ceza­larının geciktirilmesi ve askerî mahkeme tarafından verilmiş her idam kararma karşı temyiz hakkının tekrar tanınması içinemirvermiştir.

Meriyette bulunan kanuna göre askerî mahkeme tarafından oybirliği ile alman idam kararları temyiz edilemiyordu ve mahkûm üç gün içinde idam olunuyordu. Temyize gitmek ancak karar ekseriyetle verilmediği zaman kabildi.

Dün verilen emre göre hüküm bir istinaf mahkemesince tasdik olunmadıkça hiç bir idam kararı infaz olunamıyacaktır.

—Atina :

Asayiş Bakanı Constantin Rendis Mak-ronissos adasında mahkûm bulunan 2325 siyasî suçlunun Cumartesi günü serbesrt bırakılacağını bildirmiştir. Ayrıca Extri-ker adasında bulunan 1118 kadın suçlu da serbest bırakılacaktır.

19 Eylül 1949

—. Atina :

Dün akşam radyoda beyannatta bulunan Başbakan Diomides Ingüiz lirasının kıy­metten düşürülmesi üzerine Yunan Hü­kümetinin mühim tedbirlere baş vurmak ihtiyacındakalacağınıbeyanetmiştir.

Bugün ve yarın Yunanistan'da bütün bankalar ve borsa kapalı olacaktır.

Diomides, son söz olarak halka vakitsiz teşebbüslere girişmemesini tavsiye etmiş­tir.

—Atina :

Haberler Bakanlığı tarafından bildirildi­ğine göre, sair mmeleketîer gibi, Yunanis­tan hükümeti dahi Milletlerarası Para Sandığına müracaat ederek ingiliz lirası­nın devalüasyonu hakkındaki görüşlerini bildirmiştir.

Bu hususta bir cevap alıncaya kadar bor­sa ve bankalar yarınki Salı günü kapalı kalacakdır.

24 Eylül 1949

<— Atina :

Bikini'de atom bombaları tecrübeleri ya­pılırken hasıl olan sarsıntıyı kaydetmiş olan Atina Sismograf aletleri 14 Eylül'de Rusya'nın Karadeniz bölgesinde ayni sar­sıntının vukubulduğunu kaydetmiştir.

27 Eylül 1949

—Paris :

«Hür Yunanistan Radyosunun burada zaptedilen bir yayınında şöyle denilmek­tedir :

«Doğu Makedonya'da Hayduk çevresinde 24 Eylül'de başlıyan savaşlar şiddetle de­vam etmekte ve bazı noktalarda süngü savaşma çevrilmektedir. Hükümet kuv­vetleri şimdiye kaadr 35 ölü, 60 yaralı vermişlerdir. Bir hükümet uçağına uçak­savar bataryaları tarafından isabet kay­dedilmiştir.

—Atina :

Genelkurmay tebliğine göre, birkaçgün-den beri Olimpos dağında takip olunan bir çeteci gurubu imha edilmiştir. Kaliv-rissideki hükümet müfrezesi üç kere Ar­navutluktan açılan makineli tüfek ateşi­ne maruz kalmıştır. Hükûmetçiler bir ya­ralı vermişlerdir. Çetecilerin kaybı ise 22 ölü ve 48 esirdir.

3Eylül 1949

Belgrad :

Tanjug ajansının tebliğinde bildirildiğine göre Yugoslav hükümetinin teklifi üzeri­ne, karma Sovyet-Yugoslav şirketlerinin feshi için, Sovyet ve Yugoslav hükümet­lerinin temsilcileri arasında Belgrad'da müzakereler cereyan etmiştir. Tebliğ mü­zakerelerin 31 Ağustos ta fesih protoko­lünün imzalanmasiyle sona erdiğini kay­detmektedir.

Bükreş :

Kominform gazetesi bütün Yugoslavya'da Tito aleytarı bir .beşinci kol teşkilâtlan­dırılmakta olduğunu yazmakta ve beşinci kolayardımvaadindebulunmaktadır.

4Eylül 1949

Belgrad :

Mareşal Tito, ölüm tehditlerine aldırmı-yarak Belgrad'a dönmüş ve Sovyetlerin baskı savaşma karşı bizzat-1 hükümetin idaresini ele almıştır. Tasrih edildiğine göre,. Mareşal Tito, Adriyatik'te küçük Brioni adasından 36 saat evveldönmüş-

Belgrad :

Yugoslav Komünist Partisinin organı olan. Borba gazetesi Sovyetlerin Yugos­lavya aleyhinde girişmiş oldukları pro­paganda üzerinde durmakta ve bu arada Sovyetler tarafından bugün kullanılan usullerle, bir zamanlar Hitlerin Avustur­ya ve Çekoslovakya'ya karşı kullanılmış olduğu usuller arasında benzerlik oldu­ğunu dair çıkan yazıları aynen naklede­rek yazısına şöyle son vermektedir.

«Bu bakımdan Sovyetler Birliğinin batı basını tarafından tenkit edilmesi kadar tabii bir şey olamaz.»

—Londra :

Obseryer gazetesi Sovyetler Birliğinin Yugoslavya'ya karşı açmış olduğu sinir harbinin tahlilini yapmakta ve şunları yazmaktadır:

Söylentilere bakılırsa Sovyetler'Yugoslav sınırına tank birlikleri tahşid etmekte­dirler. Şimdilik Yugoslavlar buna karşı bir tepki götermemişlerdir. Tito Sovyet askerî gösterilerini bir blöf addeder gibi görünmektedir. Haklı olması ihtimali vardır; fakat, bununla beraber Kuşların bu şekilde ateşle oynamaları, Başkan Tru-man'ın askerî yardım programında indi-meler yapmış olan Amerikan parlamento üyeleri dahil herkese, dünyanın çok müş­kül bir an geçirmekte olduğunu hatırlat­malıdır.

Belgrad :

Tanjug Ajansının bildirdiğine gere, Ma­reşal Tito, dün öğleden sonra, Milletler­arası İmar ve Kalkınma Bankası heye­tinemensuptemsilcilerikabuletmiştir.

Belgrad :

Yugoslav Komünist Partisinin organı olan Borba gazetesi bugün ingiliz ve Amerikan basınından iktibaslar yapmak suretiyle şimdiye kadar takip ettiği tabii-yeden ayrılarak Rusya'nın Tito Stalin an­laşmazlığını yanlış aksettirdiğini isbata çalışmıştır.

5 Eylül 1949

— Londra:

Dün Belgrad'da binlerce Yugoslav, Ma­reşal Tito hükümetine olan bağlılıkları­nı izhar etmiştir. Gönüllü işçi gruplarını karşılamak üzere yapılan bir toplantıda Tito'yaolansadakatlarmıgösterenteza-

hürcüler ellerinde kominformun hücum­larını protesto eden levhalar taşımışlar­dır. Yugoslav politbürosunun ileri gelen üyelerinden biri olan Pişade demiştir ki: Rusya Yugoslav halkını kendi hükümet­lerine karşı ayaklandırmaya teşebbüs et­miş, fakat buna da muvaffak olamamış­tır. Rusya bu hareketile sadece Yugos­lav halkı ile liderlerinin arasındaki itti­hadıdahasağlamlaştırmıştır.

6 Eylül 1949

—Moskova :

Pravda gazetesi diyor ki : Yugoslavya'da bir Komünist Partisinin kurulması için bütün şartlar bugün mev­cuttur. Bu yeni partinin üyeleri Sovyet­ler birliğine sadık olacaklar ve bugünkü Yugoslav idarecilerine karşı savaşmak üzere teşkilâtlandırılacaktır.

10 Eylül 1949

Belgrad :

Sovyetler Birliği ile girişilmiş olan soğuk harbin tam ortasında Mareşal Tito Yu­goslav dış siyasetini bizzat eline almış bulunmaktadır.

Belgrad Radyosunun yaptığı kısa bir ya­yınla Dışişleri Bakanı Kadelji'nin Bir­leşmiş Milletlerde Yugoslavya'y1 temsil etmek üzere Nevyork'a hareketinden sonra, Mareşal Tito'nun vekâleten Dışiş­leri Bakanlığı vazifesini uhdesine aldığı bildirilmiştir.

13 Eylül 1949

Belgrad :

Mareşal Tito dun Rusya'yı, Yugoslavya'­yı bir ziraat ve iptidaî madde memleketi halinde bırakmak istemekle itham etmiş­tir.

15 Eylül 1949

Belgrad :

Yugoslav Hükümeti bu gece yayınladığı bir beyanname ile Kremlini ikaz etmiş ve Rus peyki devletlerin Tito Hükümeti­ne bir darbe vrumak istemekle harbe doğru kışkırtıcı bir yol tuttuklarını bil­dirmiştir. Yugoslav hükümeti, Sovyet hü­kümeti, eski Macar Dışişleri Bakanı Las-

zo Rajk hakkında Macar hükümetinin ile­ri sürdüğü iddiaları çok genişletip bu iitihamlara devasaz bir mahiyet vermek gayreti göstermekle de İttiham etmiştir. Beyanname çok sert bir lisanla kominfor-ma hücum etmektedir. Beyannamede dünya sulhu bakımından bu muhakeme hadisesinin harp kışkırtıcı mahiyette ol­duğu ve Avrupa'nın bu bölgelerinde sulh için yapılmasına çalışılan devletlerarası işbirliğine de büyük bir darbe teşkil et­mekte olduğu söylenmektedir.

22 Eylül 1949

Bçlgrad :

Yugoslavya kominformla devam eden neş­riyat mücadelesinde bugün taarruza geç­miştir. Bu. Birleşmiş Milletler Genel Ku­rulunda Yugoslavya'nın Rusya ile şiddet­li münakaşalara girişmek niyetinde oldu­ğunu gösterir.

Yugoslav Komünist Lideri Pijade, Borba gazetesinin bütün ilk sahifesini kaplayan bir makale yazmıştır. Bu, seri halinde ya­zılacak makalelerin birincisini teşkil et­mektedir.

Pijade, Rusya'yı, bütün yabancı devlet­leri birer polis müdürlüğü haline getir­mek ve bu suretle dünyayı fethetmeğe çalışmakla ittiham eylemektedir.

30 Eylül 1949-:

—Lake Success :

Rus - Yugoslav dostluk andlaşmasınm feshini yorumlayan Yugoslav Dışişleri Bakanı Dr, Kardelj basma beyanatta bu­lunarak demiştirki:

«Sovyet Rusya'nın bizimle mevcut dost­luk ve karşılıklı anlaşma paktını feshet­miş olması. Yugoslavya'nın Genel As-pamble'deki durumun . dürüstlüğünü is­pat etmektedir. Bu tedbir, Yugoslavya'­nın daha sıkı bir baskıya maruz kalaca­ğını gösteriyor. BÖylebir tedbirin Sov­yet delegeleri tarafından barışın takvi­yesi yolunda burada verilen demeçlere ne dereceye kadar uyduğu düşünülecek birmeseledir.

Belgrad :

.Bir Macar elçilik memuru, Macaristanm Belgrat Elçisinin memleketi terkettiğini bildirmiştir.


Ne Kakla...

Yazan: Nadir Nadî

15 Eylül 1949 Tarihli «Cumhuri­yet» den

Yugoslavya'dan gelen muhacirin tüyler ürpertici feryadını dünkü Cumhuriyet'te dinlediniz mi? Kraldan Mihailoviç'e, Mi-haiİoviç'ten Tito'ya, Tito'dan Kominform'a kadar türlü rejim ve kader değişiklikle­rine uğrayan Yugoslavya'da değişmiyen bir şey varsa o da Türk ve Müslüman un­surunun hazin talihidir. Kinci ve haşin bir muhitte ekalliyet teşkil etmenin ve anavatandan yeter derecede ilgi görme­menin ne büyük bir felâket olduğunu gi­dip komşu memleketlerde yaşıyan Türk­lere sormalı. Çünkü, hâdise ne yeni ve geçici bir sinir buhranından doğmuştur, hattâ ne de yalnız Yugoslavya'ya münha­sırdır. Geçen yüzyılın kurtuluş harble-rindenberi, istisnasız bütün Balkan mem­leketlerinde, Türk azınlığı sistemli bir hu­sumet politikasına maruzdur. Kralcılığın, ırkçılığın yıkılması, bunların yerine önce liberal sosyalist, nihayet komünist rejim­lerinin geçmesi durumda iyiliğe doğru en ufakbir gelişme kaydettirememiştir.

Balkanlardaki Türk düşmanlığı hareket­leri karşısında Cumhuriyet hükümetleri­nin her zaman canlı bir politika güttükle­rini, ne yazık ki, göğsümüzü gere gere id­dia edemiyeceğiz.

«Kimsenin toprağında gözümüz yok» de­mek başka, fakat o topraklarda yaşıyan Türk ve Müslüman azınlığının hakkını korumak da başkadır. Fakat mazide kusur ettik diye artık ebe­diyen yerimizden kımıldamamağa da ka­rar veremeyiz. Bizden olan bir tek ada­mın dışarıda yaşadığını bildikçe ona kar­şı kayıdsız davranmamayı bir haysiyet ve şeref konusu yapmalıyız.

Balkanlarda geçimsizlik...

17 Eylül 1949 TarihU «Son Tel­graf» dan Balkanların hangi köşesine baksak, umu­mî bir rahatsızlık göze çarpıyor. Balkan­ları teşkil eden memleketlerin hiç biri huzur içinde değildir.

Mareşal Tito'nun afaroz edilmesindenberi, Yugoslavya'ya karşı kâh şiddetini artıran Rus tehdit ve tazyiki bu huzursuzluğu bir kat daha arttırmaktadır. Moskova Belgratla anlaşamıyor, Atina Tiranla anlaşamıyor. Bütün bu anlaşama-mazlıklar zincirleme bir mahiyet alıyor. Bir taraftan Yunanistan Arnavutluğu, bir taraftan da Sovyet Rusya Yugoslavya'yı tehdit etmektedir. Belki bu iki tehdit ara­sında bir muvazene güdülmektedir. Fakat her ne olursa oîsun, tehditler artık apaçık vâkidir.

Bu arada Arnavutluğun serancamını da meraretle görmemek mümkün değildir. Hiç de kendisine dost olmıyan iki kom­şunun arasında, karadan Sovyetlerle bü­tün irtibatı kesilmiş olan bu küçük Bal­kan memleketinde, dış ve iç hayat şartlan gittikçe güçleşmektedir. Arnavutluk, Mareşal Tito'nun aforozun-danberi, Sovyetler nazarında Akdeniz kı­yısı bir devlet olması itibarile ehemmi­yetini daha ziyade artırmış olabilir. Bir peyk devlet olarak, Yugoslavya'ya ve Yu-nanistana karşı girişilmiş olan savaşın bir seyri olmak vazifesini ifaya çalışabilir. Fakat böyle bir durum, bu küçük mem­leketi kaçınılması mümkün olmıyan ağır ve tehlikeli mes'uliyetler altında bırak­maktadır.

27 Eylül 1949

— Beyrut:

Eski Lübnan Cumhurbaşkanı Emile Edde 67 yaşındaolduğu halde bu gecekalb sektesinden ölmüştür.

3 Eylül 1949

— Londra :

:TimesMuhabirine göre, budurumun sebeplerinden birisi de, hükümetin Hüsnü Zaim'in seçim hakkından mahrum ettiği bedeviaşiretlerekarşıtakındığıhattı harekettir.Filhakikayeni hükümet de Zaim Hükümeti gibi bedevileri seçim hak­kından mahrum bırakmaktave onların kabile meclislerini kâfi görmektedir. Be­devileri kızdıran sebeplerden biri de, ken­dilerine tanınmayan parlamento üyeliğinin kültürlükadınlaratanınmışolmasıdır. Bu sabahki Times gazetesi, Şam muhabi­rindenaldığıbiryazıyıyayınlamıştır. Buyazıyagöre,Suriye,dehoşnutsuzluk ve menuniyetsizlik yeniden belimeğe baş­lamıştır. Yeni kabine üyeleri temiz ahlâk­lı eyi kimseler oldukları hâlde, halk yeni idareye itimat etmemektedir. Bu sebeple asap gergindir. Yüksek Askerî Meclis halâ faal bir vaziyettedir.

11 Eylül 1949

— Şam :

Bu ak§am yayınlanan seçimkanununa göre, 30 bin kişiye bir saylavseçilecek

ve Müslüman olmıyanlar da Parlamentoya girebileceklerdir. Diğer taraftan bedevi aşiretleri de İstişare Konseyinden seçilen. okur yazar altı saylavla temsil edilecek­lerdir.

18 yaşını dolduran bütün vatandaşlar oy hakkına sahip olmakla beraber kadınların ilk tahsili tamamlamış olmaları şarttır. Namzetlerin de okur yazar ve 30 yaşında olup oyların yüzde 40 lyla seçilmeleri gerekmektedir.

14 Eylül 1949

— Şam:,

Bakanlar kurulu bugün Suriye meclis seçimlerinin Kasım ayının 5 nde yapılma­sını kararlaştırmıştır. Diğer taraftan içiş­leri bakanının teklifi üzerine kabine evvelki hükümet tarafından feshedilen. siyasi partilerin -komünist partisi ve Fay­sal Assaîi tarafından idare edilen müfrit sağcı Suriye Halk partisi hariç olmak üzere- yeniden faaliyete geçmelerine-müsaadeetmiştir.

3 Eylül 1949

—Washington :

Başkan Truman dün 19 Eylûldan 5 Ekime kadar Paris'te toplanacak olan Unesco Konfransma iştirak eden Birleşik Ame­rika heyeti başkanlığına Bymdırlık Müs­teşarıGeorgeAllen'i tayinetmiştir.

Tucson(Arizona) :

Tucson civarındaki eski bir bakır ve gü­müş madeninde uranium. damarları bu­lunduğabildirilmektedir.

ilk yapıan anaaliz neticesinde damarın yüzde yirmi nispetinde saf uraniumu ih­tiva ettiği anlaşılmıştır.

6 Eylül 1949

—Washington :

Demokrat Parti'nin İşçi Kanunlarına ve Sosyal Mevzuatına muhalefet ve «Özel bencil menfaatlere» hücum eden Başkan Tramaan'm nutku Başkanı kayıtsız şart­sız tasvip eden sendikalist çevrelerde bü­yük bir memnunluk yaratmıştır.

S Eylül 1949

—Washington :

Ayan Meclisi Dışişleri ve Silâhlı Kuvvet­ler Muhtelit Komisyonları önünde ifade­de bulunan Birleşik Amerika'nın Uzak Doğu Deniz Kuvvetleri Eski Komutanı Amiral Badger Çin'de kominist olmıyan kuvvetlere silâh şevkine imkân verecek bir acık kapı siyaasetinin güdülmesmi is­temiştir.

10 Eylül 1949

New-York :

SarâtagoSprinı

Amerikan Kominist Partisi son toplantı­sında Wallace'm Ayan üyeliği için nam-

zetliğini koymadığı takdirde zenci Bariton Paul Robeson'un namzetliğini destekle­mek kararım vermiştir. Bu karan Nakiye işçileri Sendikası Başkanı olan Mîchael Qİ1İbildirmiştir.

Öiedenberi Wallace Amerikanîşçi Partisi listesinde kazanmaası muhel namzet olarak ileri sürülmekteydi, tieçen hafta ayaapılan bir toplantı esnasında Henry Wallace'm seçime iştirak etmemek istedi­ği rivayeti dolaşmaktaydı.

—Washington:

Ayan Dışişleri ve Silâhlı Kuvvetler Ko­misyonları. Uzakdoğuda kominizme karşı yapılan savaş için 75 milyon dolarlık bir kredi kabul etmiştir.

14 Eylül 1949

—Washington :

Cumhuriyetçi Ayan Üyeleri dünkü top­lantıda ingiltere'nin iktisadî güçlüklerini halletmek için alınmış ve İngiltere-Ame rika-Kanada Konfransmda görüşülmüş tedbirerin bazıarım tenkit etmişerdir. Bunlar İngiltere'yi MarshalI Plânı dolar­larını Birleşik Amerika Haricinde sarfet-meye mezun kılan konfransın plânına ve İngiltere'ye Amerika pazarları ile rekabet imkânını veren bir yardım teklifine itiraz etmişlerdir.

15EyrûU949

—Washington :

Amerikan Ayan Meclisi bugün, Başkan Truman'a, diğer memeketlerde tarife in­dirmeleri keyfiyetini müzakere yetkisini veren mütekabil ticaret andlagmaları ka­nun tasarısını oya koyacaktır.


Resmî Amerikan şahsiyetleri, ingiliz ve l'ransız hükümetlerinin de ayni suretle hareket edeceklerini zannettiklerini bildirm işlerdir.

Bu notalarda belirtilen meseleler arasın­da Macaristan'da Kardinal Mindszenty-,nin ve Bulgaristan'da Protestan papazla­rının yargılanmaların:, Romanya'da mu­halefet liderlerinin lâğvedilmeleri, basm serbestisininkaldırılmasıvardır.

— Washington :

Hoffmaii, İngilterenin yaptığı deveiüasyon neticesinde bazı Avrupa dövizlerinin çe­şitli fiatlarmın zail olmasını beklediğini söylemiş, fakat bu arada Fransa ve İtal­ya'yı zikretmeiriiştir. Hoffman istihsal sahasında Amerikan işçilerinin Avrupa işçlerine üstün olması keyfiyetinin her Amerikalı işçinin 7 beygir kuvveti bulan aletlere sahip bulunmasından doğduğunu .söylemiş, buna mukabil Avrupa işçileri­nin ancak 2.5 beygir kuvvetinde alet» sahip olduklarını ilâve etmiştir.

Hoffman devamla deraiştirki : «Şimdiki hâlde kambiyo meselesi tanzim yolunda olduğundan Avrupa'yı ifgâl et­mesi icap eden esas mesele işçilerin sana­yi sahasında olduğu kadar, ziraat sahasın­da da sahip oldukları muharip kuvveti -arttırmağagayretetmektir.»

23 Eylül 184

— Washington :

Kabul edilen 1.314-000.000 Dolarlık yardım kanunu Ödeneği şu suretle taksim edile­cektir:;

Atlantik Paktı imzacıları Avrupa memle­ketlerine 1 milyar dolar.

Türkiye ve Yunanistan'a :211 milyon 370 bin dolar. 27.640.000 İran, Kore ve Filipin-lere. 75 milyon dolar da Truman'ın şahsi yetkisi ile Çin bölgesinde harcanacaktır. Kanun gereğince bu memleketlere 450 milyon dolarlık harp fazlası malzeme de verilebilecektir. Kanun kati şeklini Ayan üyeleriyle Temsilciler toplantısında kabul edildikten sonra alacaktır. Çünkü Temsil­ciler Meclisi programı Ayanın kabul et­tiğinden 444.505.000 dolar eksiği ile •869.505.000dolarolarak tasvipetmişti.

Demokrat Ayan Üyesi Walter Geoge"un nakit yardımının 500 milyondan 300 mil­yona indirilmesi teklifini 32 ye karşı 46 oyla reddettikten sonra Ayan Meclisi 31 oya karşı 47 oyla programın derpiş ettiği Ödeneklerden, başka bir tarzda 200 milyon kısılarak yardımın 100 milyona indirilme­sini ileri süren Cumhuriyetçi Knowland'ın teklifini de reddetmiştir.

26 Eylül 1S49

—New-York:

Nuh'un Gemisini bulmak için yapılan mu-vaffakiyetsiz araştırmalardan dönen Ed-mond Newton, Ağustos içinde Erzurum civarında vukubulan sarsıntılardan Atom înfilâkinden dolayı olması ihtimalinden bahsetmiştir.

—New-York :

Ilohenzollern ailesine mensup olan ve 30 yaşında bulunan Prens Aleksandr dün gece intihara teşebbüs etmiştir. Prens kendisini göğsünün sol tarafından vurmuş­tur.

Doktorlar Prensin hayatını kurtarmağa çalışmaktadırlar. Ufak bir kurtulma ümidi mevcut olduğu bu gün söyelenmiştir. Polis makamları İntihara sebep olarak karısı île aralarında olan geçimsizliği göstermek­tedirler.

Prens Aleksandr'ın karısı Amerikalıdır. Biri yedi' diğeri dört yaşında İki çocuğu vardır.

Öğrenildiğine göre Prens üç hafta kadar bir akıl hastakhanesmde tedavi edildik­ten sonra Cumbartesi günü evine dönmüş bulunuyordu.

— Washington :

«Truman Programının meşhur dördüncü ntaddesi» ni tatbik sahasına koymak içini

Temsilciler Meclisi Dışişleri Komisyonu Sah günü serbest toplantılara başlaya-çaktır.

Dışişleri Komisyonunun bu hafta alenen müzakere deceği kanun tasarısı, Truman

Prcgranunın ilk kısmına, yani teknik yardım meselesine taaluk etmektedir.

—Washington :

Kasım1 ayında Amerika'ya gelmek isteyen İran Şahı, Truman'ın hususi tayyaresi İndependence ile seyahat edecektir.

Şak Amerika'ya geldiği zaman Truman'm misafiri olarak Blair-Lee malikânesinde bir kaç gün kalacaktır. Sonra üç hafta sürecek olan, bu seyahat esnasında edüstri merkezlerini, elektrik fabrikalarım, sulama ve kurutma tesislerini gezecektir.

29 Eylül 1949

—Washington :

Başkan Truman Gandi'nin hatırası için bir anıt'cÜkilmesine dair Kongre tarafından tasvip edilmiş olan bir kararı imzalamış­tır. Bu karar ile Hind Birliğinin veya her­hangi bir teşkilatın Washington'da Gan­di'nin hatırasına hürmeten bir anıt dikil­mesine izin verilmektedir. Anıtın . inşası için gereken 10.000.000 milyon Doların halktan tedariki için propagandaya bağ­lanmıştır.

-- Washington :

Bu akşam Amerikan Ayan Meclisi tara­fından tasdik edilerek Beyaz Saraya sevk-ediîen yardım tasarısında Marshall Plânı yardımından Türkiye ve Yunanistan'a gayri askerî yardım olarak 45.000.000 Dolar tasarıda Amerikan İşgali altında bulunan memleketler için 9.12.500,000 Polar tahsis edilmiş, 7.000.000 Dolar da Çin talebelerine yardımolarakayrılmıştır.

Mashall Plânına ayrılan miktardan 1.074,00.000 Doları bu senenin 30 haziran tarihin.de bitecek olan Önümüzdeki malî yıl için Mashall Plânı memleketlerine yardım olarak 3.628.380.000 Dolar ayrıl­mıştır. 150.000.000 Dolar ikrazat şeklin­dedir.

30 Eylûî 1949.

—Washington :

Ayan, yabancı memleketlere 1949-50seneleri zarfında, yapılacak 3.628.380.000Dolarlık yardım tasarısını tasvip ettiktensonra imza için Başkan ruman'a havaleetmiştir.

2 Eylül 1949

—Washington :

Japonlarla banş andlasmasi aktedilmesi lüzumuna dair General Mac Arthur ta­rafından yapılan beyanat Washington'da gerek Kongre mahfillerinde gerek -kümtet mahfillerinde iyi karşılanmıştır. Hatta bir Ayan üyesi, Rusya'nın iştiraki olmaksızın bir barış konfransı toplanmasını istemiştir. Böyle bir konfransm toplanma­sına mani olan başlıca âmilin Amerika iie Rusya arasında soğuk harp olduğun­da herkes müttefiktir. Bununla beraber büyük devletler arasında gerginlik devam etse bile bir hâl çaresi bulunacağı umul­maktadır.

—Tokyo :

Milletine hitaben bugün verdiği ve radyo ile yayınlanan bir deme çte Japon Başba­kanı Yoshia Japonya'dan harpten önce ya­bancı memleketlerden almış olduğu borç­lan tasfiye etmesini ve Bireşik Amerika tarafından yapılan para yardımı ödemesini istemiştir,

—Tokyo:

Amerikan 8 nci Ordu komutanı radyoda yayınlanan bir demecinde Japonya'daki işgal ordusunun bir işgal ordusu olmaktan ziyade bir koruma ordusu talini aldığını

bildirmiştir. General Japonya'nın mühim kalelerden biri olduğunu ve Amerikan mütehassıslarının memleketin durumunu tahkim için Japonya'ya yardımarda bu­lunduklarını ilâve etmiştir.

16 Eylül 1949

—Tokyo :

Bu sabah basma beyanatta bulunan Japon Maliye Bakam Hayato İkeda, Yen'in dü­şürülmesinin bahis mevzufa olmadığını beyan etmiştir.

Bakan, işgal makaniîariyle görüştükten sonra bu beyanatı vermiştir.

23 Eylül 1949

—Tokyo:

General Mac Arthur bugün işgal kuvvet­leriyle Japon milleti arasında dostluk mü­nasebetlerini tahdit eden bütün tedbirleri kaldırmıştır. General Mac Arthur, bu ka­ran, Amerika'da askerle siviller arasında mücadelesiz dostluğun Japonya'da da işgal kuvvetleriyle Japonlar arasında teessüsü için verdiğini bildirmiştir. Bundan böye Japonya'da işgal kuvvet­lerine mensup askerler tiyatrolara, otellere ve Japonlara ait başka yerlere gidebilecek Japon yemek -ve içkilerini kullanabilecek. Japonsporekiplerinekatılabilecektir.

2 Eylû! 1949

—Londra :

Çin komünist orduları tarafından işgal ediîen Kaıısu eyaletinin merkezi olan Laoçow'a Rus hava yollarının uçakları inmeye başlamıştır. Bu uçaklar Sinkian eyaletindeki Muşui şehrinden gelmişlerdir. Lançov şimdi Rusya'da Alma Ata ve Sergipol'den başlayan Kızıl hava yolunun bir ucunu teşkil etmektedir. Alınan ha­berlere göre Rusların Orta Asya'da şimdi otuzdan fazla hava alanı ve uçak merkezi vardır. Bu merkezler komünist ordularının ileri hareketi ile Asya'nın güneyine doğ­ru ilerlemektedir.

—Kanton :

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Li Tsung Yen, Japonya'nın ,' tesliminin dördüncü yılı münasebetiyle bugün verdiği beyanatta «Bütün demokrat memleketlerin komü­nizme karşı açılan savaşa katılmasını» istemiş ve bütün banşsecver milletlerin îkinci Dünya Harbini çıkaranlarla ayni fikri taşıyan mütecavizleri ezmek için kuvvetlerini birleştireceklerini ümit etti­ğini, söylemiştir.

7 Eylül 1949

—Kanton :

Yayılan resmî tebliğlere göre, 14 ncü ve 17 inci komünist orduları Honan'da Gü­ney ve güneydoğu istikametinde ilerle­mekte devam ederek Kuar.gtung eyaleti­nin sınırlarını aşmışlardır. Bu komünist kuvvetleri Kanton'un 230 kilometre Ku­zeydoğusunda bulunan Hisa'ya doğru ilerlemektedir. Bu kuvvetleri, ağır topçu desteklemektedir.

Milliyetçi hava kuvvetlerinin, komünist­leri hırpaladığı ve eyi neticeler aldığı tebliğdebildirilmektedir.

10 Eylül 1949

—Kanton :

Komünistler bugün 60 bin askerle Heng-yang'a taaruza başlamışlardır. Müşahitlere j/öre bu taaruz Kanton'a karşı girişilecek olan genel bir taaruzun başlangıcını teşkil etmektedir. Milliyetçi kuvvetler yeni iki müdfaa hattı hazırlamak suretiyle komü­nistler tarafından girişilen bu taaruz ha­reketini önlemişlerdir. Milliyetçilerin ha­zırladıkları hatlardan birincisi Kanton'un 100 bin kuzeyinde Yangtak üzerinde, ikin­cisi 230 mil Doğuda Swatow civarındadır.

12 Eylül 1949

—Kanton:

Çin Müslümanların! temsilen Wan Çeng ŞaiVm başkanlığında gayri resmi bir heyet yakında bir dostluk seyahatine çıkacak ve Ortadoğu memleketleri ile bilhassa Türkiye'yi ziyaret edecektir. Memleketindeki Müslümanlar arasında mümtaz bir şahsiyet olarak tanınmış olan M.Wâng Çeng Şan merkezî hükü mette mutelif zamanlarda mühim mevkiler işgal etmiş bir kimsedir. M.Wang Çeng Şan tahsilini istanbulda yapmış ve 1938 sene­sinde buna benzer bir heyetin başkanı olarak bir defa daha Türkiye'ye gelmiştir.

15 Eylül 1949

—: Kanton :

Milliyetçilerin askari sözcüsü bugünkü demecinde hükümet kuvvetleriyle komü­nistlerin Güney Çin'de nihai savaş için hazırlanmakta olduklarım kabul etmiştir. Sözcü Hunan' Kiangsi ve kuzey Kwang-tung eyaletlerinin mukadderatlarını tayin edecek bu savaş için her iki tarafın da hazırlıklarını tamamlamış olduklarını ilâve etmiştir.


16Eylül 1949

Hongkong :

Son üç hafta içinde Çungking'de çıkan üçüncü büyük yangında binlerce kişinin evi yanmıştır. Ateş üç saat mahalleleri kasıp kavumıuştur.

Resmi Haberler Ajansı şüpheli bir takım kimselerin tevkif edildiğini bildirmektedir. Ateş 3000 ev ve kulübeyi kül etmiştir.

17Eylül 1949

—Kanton :

Çin Milliyetçi hükümetinin bir sözcüsü yaptığı bir demeçte komünist ordu kuv­vetlerinin Kuang Tung eyaletinin Kuzey sınırlarında taarruza geçtiklerini bildirmiş­tir.

Gerginliğin artmakta olduğu Kanton'un Kuzey Doğusunda da komünist çeteleri­nin faliyetleri kaydedildiği ilâve olun­maktadır.

24Eylül 1949

—Kanton :

Çin Milliyetçi Ordusu Başkumandanının katledildiği, bu gün Çin basını tarafından yayınlanmıştır. Bu habere göre Alfaey Çan Çi Sing'in katli komünistler tarafından tertipedilmiştir.

25Eylül 1949

—Hong-Kong :

Milliyetçi resmi ajans «Central Newsoin bildirdiğine göre, Milliyetçi kuvvetlere ait uçaklar dün Şanghay üzerine bir akın yapmış v e orada komünistlere ait £0 ye yakın irili ufaklı gemileri batırmış veya hasara uğratmıştır. Milliyetçi tayyareler Şanghay'ın yüz mil kadar Günsyinde bu­lunan «Chusan» adasının etrafındaki ko­münistlere ait gemileri de bombalamış­lardır. Diğer taraftan «General Gordon» adındaki Amerikan gemisinin 1.275 yolcu ile bu sabah Şanghay'ı terkettiği öğrenil­miştir.

26 Eylül 1949 Tarihli «Cumhuri-

Fikirlerin Atom meselesiyle meşgul oldu­ğu bu sırada Uzak Doğuda bir «Halk Cumhuriyetimin kurulmuş olduğuna dair gelen haberleri yeni bir atom farzetmek mübalağa teşkil etmez zannederiz.

Çin'in batan başakomünist olduğunu ve komünist olmak hasebile Sovyet Rusya'ya başeğdiğini,onun emir vefermaniyle

hareket ettiğini, mukadderatını ve siyase­tini ona bağladığını iddia etmek gerçi he­nüz yersizdir, fakat Çin'de kurulan yeni

hükümetin de Sovyet lehdarı olduğu ve her yerde Sovyetleri destekliyeceği şüp­he götürmez.

Çin, Dünyanın en büyük devletlerinden BiriolduğuiçinGüvenlikKonseyinde

Büyük Beşler arasında yer almış bulunu­yor. Büyük Beşler içinde Sovyet Rusya'nın bulunması ve vetolarını kullanması, Bir­leşmiş Milletlerin ve Güvenlik Konseyinin faaliyetini felce uğratıyor ve herhangi' faydalı işin yürütülmesine ve başarılma­sına engel oluyordu. Buna bir de Çin devletinin katıldığını ve onun da Sovyet Rusya ile birlikte vetolarını kullandığını düşünecek olursak, durumun daha fazla müşkülieşeceği besbelli olur.

Muhakkak ki, Sovyet Atom bombası hi­kâyesinden ve gailesinden bu da. belki aynı vüsat ve cesamette bir gailedir. Fakat uğraşmaktan başka çare bulunmadığı için alâkalılar da durmadan uğraşıyor ve bir çıkaryolarıyorlar.Bunubulmanıngüç

olduğu şüphe götürmez. Fakat Asya'y1 Çin'in bulaşmasından kurtarmak ve As­ya'ya yeni bir ilerleme hızı vermek, her

halde çok faydalı olur ve bugünkü buhran içinde bir hayırlı sabah müjdesi verebilir.

10 Eylûîl 1949

HİNDİSTAN — Kaîküta :

Kalküta Üniversitesi idarecileri disiplin kurmak mülâhazasiyle, bugün üniversite­yi müsaadesiz olarak kapatmışlardır.

Bu karar, yapılan öğrenici nümayişi ve polisleöğrenicîlerarasında,10kişinin

yaralanmasına sebep olan bir çarpışma neticesindealınmıştır.

17 Eylül 1949

PAKİSTAN — Karaşi :

Yetkili bir kaynakta nbildirildiğine göre Pakistan Hükümeti kıtlığa maruz Müslü­man memleketlere yardım etmek için tah­minen 40.000 ton hububat ayırmağa karar vermiştir.

Pakistan'da buğday bolluğu vardır. Ve hükümet bazı Müslüman memleketlerin taleplerini incelemektedir.

Pakistan İran'a şimdiye kadar binlerce ton buğday sevketmiştir.

18 Eylül 1949 HİNDİSTAN

— Yeni Delhi :

Döviz muvazenesini temin maksadiyle Hindistan Hükümeti, yabancı memleket­lerden yapılacak ithalatı tahdide karar vermiştir. Dolar mıntıkasından getirilecek mallar makine ve endüstride elzem olan ham maddelere inhisar edecektir.Lüks maddeleri için Lisans verilmeyecektir. Otomobil ithalatı yalnız Sterlin mıntıkasın­dan yapılacaktır. Dolar mukabili Ameri­ka'dan otomobil getirilmesi için lisans verilmeyecektir.

A PHP Error was encountered

Severity: Notice

Message: Undefined index: query

Filename: libraries/Functions.php(679) : eval()'d code

Line Number: 106